21 °C

Konuşmazsan gensoru vereceğiz

CHP Genel Başkanı Kılıçdaroğlu, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın Alman vakıfları ve CHP'li belediyelere ilişkin bildiklerini anlatmasını istedi.

Konuşmazsan gensoru vereceğiz

ANKARA - CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, Başbakan Yardımcısı Beşir Atalay'ın hakkındaki iddialara ilişkin verdiği yanıtı eleştirerek, "Beşir Atalay yazılı bir açıklama yaptı. Dedi ki 'bunların tamamı külliyen yalandır'. Vallahi de billahi de anlattıklarımın tamamı külliyen doğru" dedi.

Kılıçdardoğlu, partisinin grup toplantısında yaptığı konuşmada gündemdeki konulara ilişkin değerlendirmelerde bulundu.

Geçen hafta partisinin grup toplantısında Deniz Feneri  soruşturmasıyla ilgili açıklamalar yaptığını ve "köstebeği" açıkladığını ifade eden Kılıçdaroğlu, bu açıklamalarının televizyon kanallarında büyük ölçüde sansürlendiğini savundu.

İddialarını yeniden özetleyen Kılıçdaroğlu, bu iddialarına ilişkin Hükümetten gelecek açıklamaları beklediğini kaydetti. Kılıçdaroğlu, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Önce Sayın Beşir Atalay yazılı bir açıklama yaptı. Dedi ki 'bunların tamamı külliyen yalandır'. Anladım ki tamamı külliyen doğrudur. Çünkü bana demesi lazım 'şurası yanlış, şurası yalan' demesi lazım. Diyemiyor. Ne diyor, 'külliyen yalan'. Vallahi de billahi de anlattıklarımın tamamı külliyen doğru."

"Bizi aldatacaklarını sanıyorlar"

Gazeteci Ahmet Hakan'ın 14 Ekim 2011 tarihli yazısında "odağın merkezindeki belediye başkanıyla" konuştuğunu ifade eden Kılıçdaroğlu, şunları kaydetti:

"Diyor ki '2 yıl önce sizi İçişleri Bakanı'nın telefonundan kim aradı? Koruma müdürü mü? Özel kalem müdürü mü?' Veli Korkmaz diyor ki 'dönemin milletvekili Beşir Atalay, bizim ilimizin milletvekili' Birinci yalan bu. O tarihte senin ilinin milletvekili değil. Daha cümleye yalanla başlıyor. Sen koskoca belediye başkanısın, senin bölgende şu anda milletvekili olanın o tarihte milletvekili olmadığını bilmiyor musun? Biliyor. Ama sanıyor ki ben bunu söylerim, kimse bunun üzerinde durmaz. Ve diyor ki 'Sayın Bakanın gerek özel kalem müdürü, gerek koruma müdürü beni sık sık arar ve Bakanın taleplerini iletirler' İtiraf bu. 'Arama yapılacak hazırlıklı olun' Bakanın talebini iletecekler. Kime iletecekler? Kırıkkale Belediye Başkanına iletecekler."

Koruma müdürleri bakanların taleplerini bildirmezler. Bakanların talepleri varsa bildirecek olan özel kalem müdürüdür. Sanki biz bu ayrıntıları, devleti bilmiyormuşuz gibi. Sanki milleti enayi yerine koyarak bu yaptıklarını, bizi aldatacaklarını sanıyorlarmış gibi." diye konuştu.

Bir hafta süre verdi

Kendilerine atılan yalan ve iftiraların peşini bırakmayacaklarını kaydeden Kılıçdaroğlu, Başbakan Erdoğan'ın, "Alman vakıfları ve CHP" konusunda yaptığı açıklamayı anımsatarak, şöyle devam etti:

"Bunu 2 Ekim 2011 Pazar günü söylüyor. Ben salı günü çağrı yaptım ve 'Bir Başbakan karnından konuşmaz. Başbakan vakit geçirmeden, hemen bugün ima ettiği CHP'li belediyelerin isimleri ile birlikte bildiği her şeyi kamuoyuna açıklasın. Şerefli Başbakan'ın yapması gereken budur' dedim. Bu konuda ne bilgi belge varsa gizlice benimle değil basının önünde Türk halkı ile paylaşsın. Sesini çıkarmadı. Ben bir yalanın peşindeyim. CHP'li belediyelere iftira atıyorsun. Yalan söylemek, iftira atmak bir Başbakan'a yakışır mı? Çıkıp konuşsun. Bir tek CHP'li belediyeyi suçlayamaz. Bir hafta süre var. Konuştu konuştu. Konuşmadıysa gensoru vereceğiz, gelip Mecliste konuşsun.

Güncel gelişmelerden anında haberdar olun!
dunya.com'a girmeden de haberleri takip edebilirsiniz.