Kredi kartı mevzuat değişikliklerinin etkisi

YAYINLAMA
GÜNCELLEME

DR. EBRU SONBUL İSKENDER / Kıdemli Bankalar Yeminli Başmurakıbı

 

Ülkemizde kredi kartı sisteminin tarihi 1960’lı yıllara uzansa da bankaların kredi kartı uygulamasına başlaması 1980’li yıllara denk gelmektedir. Bugüne gelindiğinde, kredi kartı sayısı 57 milyonu aşmış, yıllık ciro ise 397 milyar TL düzeyinde oluşmuştur. Kredi kartı, bankalar ve müşterileri açısından cazibesi yüksek bir üründür. 2014 yılının ilk çeyreği itibarıyla bireysel kredi kartları alacaklarının sektörün toplam kredileri içerisindeki payı %7.3 iken, bu oran Avrupa Bölgesi ülkelerinin tamamından yüksektir. BKM tarafından yaptırılan Kart Monitor araştırmalarına göre son dört yılda sahip olunan kredi kartı sayısında azalma gözlenmektedir. Bu durum denetim otoriteleri tarafından olumlu yönde değerlendirilebilecek yönde bir gelişmedir.

Kart piyasası yoğunlaşması yüksek bir piyasadır. İlk beş bankanın payı %73, on bankanın ise %93 düzeyindedir. 2014 yılının ilk çeyreği itibarıyla 397 milyar TL yıllık kredi kartı cirosu içerisinde taksitsiz işlemler %66, taksitli işlemler %25 ve nakit çekme işlemleri %9 oranında paya sahiptir. Kredi kartlarının hem bankalar açısından hem de müşteriler açısından önemli bir avantajının kredilendirme imkanı olduğunu belirtmiştik. Kredilendirme oranı sektörde yaklaşık %20 civarındadır. Bu oran, Avrupa bölgesi ortalamasından (%59,4) daha düşüktür. Ülkemize has bir uygulama olan taksitlendirme, nakit avans işlemlerinin de taksitli yapılmaya başlanması ve yıllar içinde makas önemli ölçüde daralmış olsa da, kredi kartı faiz oranlarının ihtiyaç kredisi faiz oranlarının üzerinde seyretmesi, kredilendirme oranının Avrupa Bölgesi genelinden düşük olmasına ve yıllar içerisinde azalmasına yol açmıştır.

Değişiklikler neler getirdi

10. Kalkınma Programı’nda yer alan kredi düzenlemeleriyle tasarrufların özendirilmesi hedefi çerçevesinde, ilki Ekim 2013 ikincisi Aralık 2013’te olmak üzere kredi kartları mevzuatında bazı değişiklikler yapılmıştır.

İlk değişiklik paketiyle; kart limitine göre değişen asgari ödeme oranları bir miktar daha artırılmış, yeni müşterilerin kredi kartı limitleri gelirlerinin dört katıyla sınırlanmış, mevcut müşterilerin limit artışlarında bu sınırın kontrol edilmesi gereği getirilmiş ve gelirin teyit edilmesinde değerlendirilebilecek konulara müşterinin yükümlülükleri ve ödeme gücünün değerlendirilmesinde etkili olabilecek diğer hususlar ilave edilmiştir. Ayrıca değişiklik paketiyle, üst üste üç kez asgari tutarı ödenmeyen kredi kartlarının nakit kullanımı ile mal ve hizmet alımına kapatılacağı düzenlenmiş, kredi kartları alacaklarının risk ağırlıkları ve genel kredi karşılıkları artırılmıştır.

2013 yılsonunda yapılan düzenlemeyle ise taksit sayısı dokuz ile sınırlandırılırken, telekomünikasyon, kuyumla ilgili harcamalar ile yemek, gıda ve akaryakıt alımlarında taksit yapılamayacağı düzenlenmiştir.

Düzenleme değişiklikleri, taksitli kredi kartı artışını sınırlamıştır. 2013 yılı başlarında %50’ler civarına yükselen yıllık artış oranı 2014 yılı Mayıs ayına gelindiğinde negatif %7.6 düzeyine gerilemiştir. Taksitsiz kredi kartı alacaklarında bir artış gözlense de, bu artış toplam kredi kartı alacaklarının azalmasını engelleyememiştir.

Düzenleme sonrası toplam alış verişlerde taksit süresi iki ay civarında azalmış, sigorta sektöründe bu azalma üç ayı bulmuştur. Her iki sektörün toplam cirosunda da azalma gözlenmiştir. Diğer taraftan, son değişiklikle gıda, yemek ve akaryakıt işlemlerinde taksit yapılamayacağı hükme bağlanmakla birlikte, Otoritenin şifahi yönlendirmelerine bağlı olarak zaten bu işlemlerde taksit uygulaması bulunmamaktaydı. Son değişiklikle bu husus düzenlemeye bağlanmıştır.

Asgari ödeme oranlarının artırılması, kredilendirme oranının gerilemesi ve takibe dönüşümlerde bir artışa neden olabilecek olmakla birlikte, asgari ödeme oranlarının 2010 yılında önemli ölçüde artırılmış olması, yeni değişikliğin daha düşük bir artış öngörmesi ve kademeli yapılmasının etkiyi sınırlandırdığı değerlendirilmektedir. Benzer şekilde üç defa üst üste üç defa ödenmeyen kredi kartlarının işleme kapatılacağı yönündeki düzenlemenin, bankalar uygulamada bu tür kredi kartlarını iptal ettiklerinden, fiili etkisinin sınırlı olduğu düşünülmektedir.

251.jpg

 

Bankalarımız açısından bir diğer önemli düzenleme değişikliği kredi kartlarının risk ağırlığının artırılmasıdır. Taksit sınırı dolayısıyla sektörde en önemli etkinin 1-6 ay arası vadedeki alacaklardan kaynaklanmış olup, sermaye yeterlilik oranı üzerindeki azalmanın ise çeyrek puandan az olduğu düşünülmektedir. Artırılan genel kredi karşılığı ise üç yıla yayılmak üzere yaklaşık 3 milyar TL düzeyinde hesaplanmaktadır.

Düzenleme değişiklikleri içerisinde belki de en önemlisi müşteri limitinin gelirin dört katıyla sınırlandırılmasıdır. Bu değişikliğin limit artış oranının gerilemesine neden olduğu gözlenmektedir. Bununla birlikte, düzenlemenin etkili olabilmesi için müşterilerin gelir bilgisini isabetli bir şekilde tespit edebilmek önemlidir. Bankalar bu noktada müşterilerinin beyan ettiği geliri dikkate alacak, bununla birlikte müşterilerinin kredi ödeme performansı, varlık ve yükümlülükleri, sosyal statüsü, eğitim düzeyi, yaşı ve benzeri ödeme gücünün değerlendirilmesine ilişkin isteyecekleri beyan ve belgelerle geliri teyit edecektir. Tüketicinin korunmasını amaçlayan bu düzenlemeyle, gelişmiş ülkelerde kredi kullandırımında önemli bir kıstas olarak benimsenen “ödeme gücü” kavramı yazılı mevzuatımıza girmiştir. Düzenlemenin bankaları gelir tahmin modeli geliştirmeye teşvik etmesi, uzun vadede ise müşteri gelir bilgisinin ortak bir veri tabanında depolanması yönündeki girişimlere yol açması beklenebilir. Diğer taraftan, düzenlemenin kart piyasasında güçlü oyuncular arasındaki rekabeti artırıcı etkisinin olduğu da söylenebilir. Bununla birlikte, sistem geçmişte olduğu gibi bugün de zorluklara karşı çözümlerini geliştirdiğinden, sektörde satış esnasında kredilendirme yönünde uygulamaların arttığı gözlenmektedir.

Sonuç olarak kredi kartlarına yönelik oldukça kapsamlı bir şekilde yapılan düzenleme değişikliklerinin kart piyasasındaki etkileri net bir şekilde izlenebilmektedir.