16 °C

”Kutuplaşmak terörün oyununa gelmektir”

Kurtulmuş, "Terörün önlenmesi konusunda OHAL gibi olağan dışı herhangi bir yöntemi hiç kimse teklif etmemeli." dedi.

”Kutuplaşmak terörün oyununa gelmektir”

ANKARA- Başbakan Erdoğan'la görüşen Saadet Partisi Genel Başkanı Numan Kurtulmuş, "Kutuplaşmak terörün oyununa gelmektir. Teröre dair TBMM'de ihtisas komisyonu oluşturulmalı" dedi.

Başbakan Erdoğan, siyasi partileri ziyareti kapsamında Saadet Partisi Lideri Kurtulmuş'u parti genel merkezinde ziyaret etti.

Görüşme sonrası açıklamalarda bulunan Kurtulmuş, siyasi partilerin birbirlerinin düşmanı değil siyasi rakipleri olduğunu söyledi.

Saadet Partisi Genel Başkanı Numan Kurtulmuş, "Terör konusuna mutlaka bir cephe oluşturulacaksa sağduyu cephesi oluşturulmalıdır" dedi.

Numan Kurtulmuş, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın, Saadet Partisi Genel Merkezini ziyaretinin ardından yaptığı açıklamada, yaklaşık 1 saat süren ziyaretin oldukça yararlı geçtiğini söyledi.

Ziyarette terör ve 12 Eylül'de yapılacak referanduma ilişkin görüşlerini paylaştıklarını belirten Kurtulmuş, siyasi partilerin kapılarını birbirlerine açık tutması gerektiğini, kutuplaşma ve kamplaşmadan kaçınılması gerektiğinin altını çizdi.

"Siyasi partilerin birbirinin düşmanı değil, sadece rakipleri olduğunu" vurgulayan Kurtulmuş, görüşmede terör, anayasa değişikliği ve referandum konularındaki görüşlerini ifade etme fırsatı bulduklarını söyledi.

Anayasa değişikliği konusuna da değinen Kurtulmuş, şunları kaydetti:

"Türkiye'nin, sadece birkaç madde üzerinde anayasa değişikliği değil, kapsamlı, demokratik, katılımcı bir üslupla yapılmış bir anayasa değişikliğine ihtiyaç duyulduğunu ifade ettik. Bu çerçevede hükümetin parlamentodan geçirdiği anayasa paketine destek vereceğimizi ilk günden beri söylüyoruz, ancak 12 Eylül 2010'da, Anayasa değişikliğine 'Evet' diyeceğiz, 13 Eylül 2010'da, Türkiye'de yeni, demokratik bir anayasanın yapılması için görüşlerimizi kamuoyu ile en yüksek sesle paylaşacağız."

"Terör konusu"

Numan Kurtulmuş, görüşmede terörle ilgili olarak da görüş alışverişinde bulunduklarını dile getirerek, "Bir taraftan terörün 1991 şartlarına geri dönme eğilimi göstermiş olmasının, diğer taraftan da siyasetin kamplaşma ve kutuplaşma ekseni içinde sürdürülmesinin Türkiye'de bir olağanüstü dönem tehlikesi oluşturduğunu" ifade ettiklerini kaydetti.

Yaşanan tecrübelerin, Türkiye'de, terör ve kamplaşmasının bir araya gelmesinin askeri ihtilalle sonuçlandığını gösterdiğine işaret eden Kurtulmuş:

"Bu çerçevede, bir taraftan terörün önlenmesi için gerekli tedbirler alınırken, diğer taraftan siyasetin hiçbir şekilde kamplaşma, cepheleşme aracı haline getirilmemesine gayret sarf edilmesi gerektiğini paylaştık. Bunun somut adımı olarak önümüzdeki referandum sürecinde, referandum kampanyalarının milleti ikiye bölerek değil. 'Evet' diyenlerin herhangi bir siyasi görüşü benimsemiş insanlar olduğu anlamına gelmeyeceği ya da bu referandumun iktidar partisine 'Evet' ya da "Hayır"a dönüştürülmemesi gerektiğini ifade ettik. Çünkü, referandum olup gidecektir. Referandum sırasında oluşacak kutuplaşma, kamplaşma Türkiye siyasetinde kalıcı bir takım sorunları ortaya çıkaracaktır."

Terör konusunda Başbakan Erdoğan'a, partisinin görüşlerinin ifade edildiği yazılı bir dosya verdiklerini dile getiren Kurtulmuş, terör konusunda herkesin daha özenli bir dil kullanması gerektiğini belirtti.

Kurtulmuş, "Terör konusunda kavga ve gerilim yerine herkesin birbirini anlamaya çalışan bir üslupla konuşmasının doğru olduğu kanaatindeyiz. Terör konusuna illa bir cephe oluşturulacaksa sağduyu cephesi oluşturulmalıdır" dedi.

Kurtulmuş, Türkiye'deki üniversite, siyasi partiler ve sivil toplum örgütlerinin, barış ve adalet içinde bir Türkiye için terör siyasetinin karşısına çıkması gerektiğini kaydetti.Kurtulmuş, " Terör konusunda siyasi bir dil kullanılmalı, terör mutlaka hukuk kuralları içinde önlenmelidir. "dedi. "Terörün önlenmesi konusunda OHAL gibi olağan dışı herhangi bir yöntemi hiç kimse teklif etmemeli" diyen Kurtulmuş, "TBMM'de terör konusunda lojistik destek verecek sürekli bir ihtisas komisyonu kurulmalı" dedi.

Kurtulmuş sözlerine şöyle devam etti: "Kutuplaşmak terörün oyununa gelmektir. Terörle ilgili herhangi bir konu gündeme geldiğinde, bunu bir kutuplaşma içinde ele almak aslında terör siyasetinin ekmeğine yağ sürmekten başka bir anlam taşımaz. Özel yetiştirilmiş anti-terör birimi oluşturulmalı. İstihbarat zaafiyeti önlenmelidir."

"Olağanüstü hal gibi olağan dışı bir yöntemi hiç kimse teklif etmemeli"

Numan Kurtulmuş, terörün mutlaka hukuk kuralları içinde önlenmesi gerektiğini belirterek, "Yani demokrasi, insan hakları ve hukuk devletinin temel kuralları çerçevesinde, terörist ile vatandaşı ayırt eden bir anlayışla terörün önlenmesi en temel ilkelerimizden biri olmalıdır" dedi.

Kurtulmuş, ziyaretin ardından teröre karşı alınması gereken tedbirlere ilişkin yaptığı açıklamada, terörün sadece sonuçları itibariyle değil öncelikli olarak gerekçeleri ortadan kaldırılarak ele alınması gerektiğini söyledi.

Terörün önlenmesi bakımından, ekonomik, sosyal ve kültürel sorunların çözülmesinin öncelikli adımlar olarak görülmesini isteyen Kurtulmuş, konuşmasını şöyle sürdürdü:

"Terör mutlaka hukuk kuralları içinde önlenmelidir. Yani demokrasi, insan hakları ve hukuk devletinin temel kuralları çerçevesinde, terörist ile vatandaşı ayırt eden bir anlayışla terörün önlenmesi en temel ilkelerimizden biri olmalıdır. Terörün önlenmesi konusunda olağanüstü hal gibi olağan dışı bir yöntemi hiç kimse teklif etmemeli, bu konu gündeme getirilmemelidir. Olağanüstü halin teklif edilmesi demek, biz siyasetçiler olarak bu sorunu çözmekten aciziz manasına gelir ve siyaseti minder dışına iter.

Kutuplaşmak terörün oyununa gelmektir. Terörle ilgili her hangi bir konuyu kutuplaşma içinde ele almak terörün siyasetinin ekmeğine yağ sürmek dışında bir anlam taşımaz. Terör gibi yaklaşık 30 senedir bu memlekette binlerce insanın ölümüne, milyarlarca dolar kayba neden olan bir konunun çözümünün bulunabilmesi için TBMM'de sürekli bir ihtisas komisyonu oluşturulması zorunludur."

Özel yetiştirilmiş bir antiterör birimi oluşturulmasını öneren Kurtulmuş, bu birimdekiler demokrasi, insan hakları, hukuk konusunda iyi eğitilmiş, gelişmiş teknoloji imkanlarına sahip ve siyasi iradeye bağlanması gerektiğini söyledi.

İstihbarat zafiyeti önlenmesine değinerek, Çukurca ve Çeliktepe katliamlarını anımsatan Kurtulmuş, "Yüzlerce teröristin geldiği ve askerlerimizi şehit ettiği olaylar göstermiştir ki çok ciddi istihbarat zafiyeti söz konusudur. Bunun nedeni, Türkiye'nin kendi istihbaratı üzerine değil de başkalarından, stratejik müttefiklerinden aldığı istihbarat üzerine hareket ediyor olmasıdır. Başkalarının istihbaratıyla terörün önlenmesi mümkün değildir. Türkiye'de, milli savunma sanayini güçlendirecek çalışmalar yapılmalıdır. "

 

Güncel gelişmelerden anında haberdar olun!
dunya.com'a girmeden de haberleri takip edebilirsiniz.