17 °C

MÜSİAD: Alaton'a kapımız açık

"Din eksenli değiliz" diyen MÜSİAD'ın Başkanı gündemi DÜNYA'ya değerlendirdi.

MÜSİAD: Alaton'a kapımız açık

Volkan ÖZSOY

İSTANBUL - Müstakil Sanayici ve İşadamları Derneği (MÜSİAD) Başkanı Ömer Cihad Vardan, 'din eksenli' bir kuruluş olmadıklarını ve 'MÜSİAD ile yola devam etmek istiyorum' diyen İshak Alaton'u da kabul edebileceklerini söyledi. MÜSİAD'ın gelecek dönem görevi devredecek Başkanı Ömer Cihad Vardan, dernek ve gündemle ilgili merak edilenleri DÜNYA'ya anlattı.

MÜSİAD'ın 'din eksenli' bir kuruluş olarak algılanılmasını doğru bulmadıklarını vurgulayan Vardan, "Bizim dine bağlı bir çalışmamız yok. Belki birçok kişi böyle düşünebilir. Bizim üyelerimizin büyük bölümü muhafazakar kesimden. Ama din eksenli bir kuruluş değiliz. Bu zaten, rapor ve çalışmalarımızdan da somut olarak görülecektir" ifadelerini kullandı.

Herkesi kucaklayabileceklerinin altını çizen Vardan, ancak MÜSİAD Teşkilatlanma Komisyonu'nun belirli bir çalışma şekli bulunduğunu ve üye olacak kişilerin iş ve sosyal yaşamlarında ahlaklı kişilerden oluşması gerektiğini kaydetti. İşadamı İshak Alaton'un, "Yoluma MÜSİAD ve TUSKON gibi kuruluşlarla devam etmek istiyorum" sözleri paralelinde "Kendisini MÜSİAD'a kabul eder misiniz?" sorusuna da yanıt veren Vardan şunları söyledi:

"Sayın Alaton'a gösterdiği teveccüh için teşekkür ediyorum. Artık dinamizm çağındayız. Her kurum, kuruluş gelişmelere göre kendini geliştirmek durumunda. Sayın Alaton'un bunları söyleyerek, üyelik değiştirmek düşüncesinde değil de, kendi derneğine mesaj vermek amacında olduğunu sanıyorum. Ama gelmek istiyorsa gelsin. Bu talebi kurullarımızda değerlendiririz. Tabii öncelikle bizim yaşam tarzımıza saygı duymalı ve değerlerimizi kabul etmeli."

"Think Tank kuruluşu gibiyiz"

Dernek bünyesindeki komisyonlarda Türkiye'yi ilgilendiren raporlar yayınladıklarını belirten Vardan, "Biz bu raporları, şu veya bu grubun değil, Türkiye'nin menfaatlerini dikkate alarak hazırlıyoruz" dedi.

Bugün kendilerinin mevcut hükümet tarafından biraz fazla dikkate alındığı yönündeki eleştirilere de yanıt veren Vardan, "1994'te hazırladığımız raporda, '1999 yılı iflas' demiştik. O günkü ekonomik uygulamaların devam etmeyeceğini öngörmüştük. Maalesef  bazı hükümetler bunları ciddiye almadı. Mevcut hükümete ise örneğin, "Kalkınma Bakanlığı kurulmalı" demiştik. GAP'la ilgili Devlet Bakanlığı kuruldu. "Sanayi Envanteri yapılmalı" önerisinde bulunmuştuk, "Kalkınma Ajansları devreye alınmalı", "teşvik sistemi yeniden uygulanmalı", "sermayenin bölgede kalması sağlanmalı" gibi birçok öneriler getirdik ve bunlar dikkate alındı. Biz bunları kendimiz için değil, tüm Türkiye için yapıyoruz  Şu artık iyi bilinmeli ki, biz bir 'think tank' kuruluşu gibiyiz."

"Biz söyleseydik, kapatırlardı"

Vardan, TÜSİAD'ın son anayasa çalışması ile ilgili tartışma ve eleştiriler için de, başka bir kuruluşun iç işlerine karışmanın doğru olmayacağını ancak kendilerinin hazırlattıkları her raporun arkasında durduklarını söyledi. "Biz hiçbir raporumuzu başkası hazırladı diye ötelemedik" diyen Vardan, "Beraber yapıp değerlendiriyoruz sonra imzamızı atıp, sahip çıkıyoruz" ifadelerini kullandı.

Çalışmayı "oldukça cesur bir adım" olarak niteleyen Vardan, sahip çıkılmamasını eleştirdi. Vardan sözlerini şöyle sürdürdü: "Eğer bu söylemleri biz yapsaydık, tepkiler çığ gibi olurdu. 'Zaten bunların amacı buydu, tamamen laik sistemi bozup, şeriat getirmek istiyorlardı. Şimdi fırsatını buldular' diyerek, önce topa tutarlar, daha sonra mahkemeler devreye girer ve bizi kapatırlardı."

"TÜSİAD'la ortak çalışabiliriz"

Kendilerinin de anayasa konusunda yeni bir çalışmayı yeni hükümete sunacaklarını bildiren Vardan, "TÜSİAD ile anayasa konusunda ortak bir çalışma yapar mısınız?" sorusuna, "Elbette. Zaten bu anayasanın toplumun tüm kesimlerinin görüşü alınarak hazırlanması ve uzlaşmacı olmalı gerektiğini hepimiz savunmuyor muyuz? Kendileri böyle bir teklifte bulunursa kabul ederiz" şeklinde konuştu.  

 MÜSİAD olarak, insan hak ve hürriyetlerinin Türkiye'de tam anlamıyla uygulanmasını canı gönülden arzu ettiklerini dile getirdi.

Anayasanın ilk 3 maddesi değişse bile, üniter yapının bundan zarar görmeyeceğini, çünkü ülkede artık sistemin yerine oturduğunu ve kimsenin kazanımlarından geri adım atmayacağını savunan Vardan, "Bakın 8 yıldan fazladır dini temellere dayalı olduğu söylenen bir hükümet iş başında. Ülkeye şeriat mı geldi? İnsanlar geçmişe göre ev sayısı, yol sayısı, gelir düzeyi vs gibi değerlerle mukayeseler yapıyor. Halen bu öcü korkusu niçin devam ediyor? Ne şeriatı? Söz konusu bile olamaz" diye konuştu. 

Ankara'nın hantal yapısı acilen değişmeli

Yeni hükümetten beklentilerini 'anayasa', 'eğitim' ve 'Kamu Yönetimi Reformu' olarak sıralayan Ömer Cihad Vardan, 'Kamu Yönetimi Reformu'nun mutlaka yapılması gerektiğini vurguladı. MÜSİAD Başkanı, "Bürokrasi kilitlenme noktasına geldi. Bu reforma ihtiyacımız var. Ankara'dan İstanbul'a dönerken müthiş bir hafiflik, ferahlık hissediyorsunuz. Ankara'nın hantal yapısının acilen değişmesi gerek" dedi.

Pasaportları yokken fuarlara götürdük

MÜSİAD'ın, ülkenin ekonomik olarak ilerlemesine katkıda bulunmayı, üyelerinin de gelişmesini sağlamayı ve topyekun bir gelişmeye hizmet etmeyi amaçladığını dile getiren Ömer Cihad Vardan, 20 yılda çok önemli mesafeler kat ettiklerini söyledi. Vardan, "Biz Anadolu'ya açıldık, oradaki insanları kucaklayıp, özgüven kazanmayı öğrettik. Birçoğunun pasaportu yokken, kendilerini inandırıp yurtdışına götürdük, fuarlarda yabancılarla tanışıp, müşteri kazandılar. Artık dünyayı öğrendiler" diye konuştu.

Makam odasındaki tek fotoğraf Atatürk'ün

Röportaj esnasında odasındaki tek fotoğrafın Atatürk'ün dua ederken çekilmiş bir fotoğrafı olması dikkatimizi çekince Vardan, "Bunu kolay bulamazsınız" dedi ve ekledi: "Şaşırmanıza gerek yok. Mustafa Kemal Atatürk, Türkiye Cumhuriyeti'nin kurucusu. Bizim de kendisine bakışımız, her Türk vatandaşınınki gibi. O ve silah arkadaşlarının ülkemize çok önemli katkılarını biliyoruz. Yani kendisine herhangi menfi bir görüşümüz söz konusu olamaz. Ama algıları değiştirmek ne yazık ki bizim elimizde değil. Böyle düşünen insanların bizi gelip görmesini, takip etmesini çok isterdim."