2 °C

Nefesini bankacılığa adadı

Gentleman'ın bu ayki konuğu; DenizBank'ı bugünlere getiren isim Hakan Ateş.

Nefesini bankacılığa adadı

İSTANBUL - Bankacılık sektörünün duayen isimlerinden DenizBank Finansal Hizmetler Grup Başkanı Hakan Ateş, banka kurup zirveye çıkarmasıyla da bilinir.

Başında bulunduğu DenizBank, bugün marka bilinirliği açısından üst sıralarda. İş hayatındaki başarıları malum; peki özel yaşamı? Aslında dışa kapalı bir yapısı yok Hakan Ateş'in. Ama işi her zaman ön planda. Gentleman Dergisi, kasım sayısında işte bu çok yönlü bankacıyı kapağına taşımış.

İlkokuldan üniversiteyi bitirene kadar hep seslendirme ile haşır neşir olan Hakan Ateş'in Okul Radyosu, Çocuk Saati, Arkası Yarın gibi radyo programlarıyla başlayan seslendirme serüveni, "Kaçak", "Dallas" gibi popüler TV dizileriyle devam etmiş. Ateş, ODTÜ'deki eğitimi boyunca aletli jimnastik, kule tramplen atlama sporları ile seslendirme sanatçılığını bir arada yürütmeyi başarmış. Üniversite yılları bittikten sonra da İş Bankası'nda müfettiş yardımcısı olarak çalışmaya başlamış.

"Seslendirmeden daha fazla kazanıyordum"

Bankacılığı tercih etmesinde, eşi İş Bankası'nda müfettiş olan apartman komşusu Noyan Hanım'ın etkisi olmuş. Ateş, bankacılıkla tanışmasını şöyle anlatıyor: "Noyan Hanım anneme 'Perihan hanımcım İş Bankası bize o kadar çok para veriyor ki nereye koyacağımızı bilemiyoruz, bir ay tek bir ay çift' dermiş. Annem 'Sen de böyle bir okul bitirdin' dedi. Benim de ilgi alanıma girdi. Sonra sınavına girdim kazandım."

Aslında seslendirmeden iyi para kazanan Ateş, bankacılığı tercih ederken biraz tereddüt de yaşamış:

"Beyaz Gölge'nin her bir başrol seslendirmesinden 1745 lira para alıyorduk. Ben ODTÜ'de dersten çıkıp şehre gidip bir prova yapıp, sonra iki derse girip gelip tekrar kayda giriyordum. Ve tek bir cümle kullansanız 500 lira bir ücret vardı. Dolayısıyla hepsini topladığınızda 30-35 bin lira para alıyordum. İş Bankası'na ilk girdiğim tarihte ücretim 25 bin liraydı. Tereddüt de ettim açıkçası."

Hakan Ateş müfettişlik yıllarını "Ülkemi öğrendim. İşin üniversite duvarlarının arkasından görüldüğünden farklı olduğunu öğrendim. Hiç kimseyi azımsamamak gerektiğini öğrendim" sözleriyle anlatıyor. Ateş, Kelkit'te yaşadığı bir olayı da bu döneme örnek olarak gösteriyor:

"Okul yıllarında briçe düşkündüm, çok oynardım. Kelkit'te teftişteydim, han gibi bir yerde kalıyorum. Aşağıda şehir kulübü var. Oradan benim odaya tahta zeminin budak deliklerinden sigara dumanı ve ışık sızıyor. Orada kağıt oynayalım diyorlar. Ben de diyorum 'Allahım bunlar blum mü oynar, pişti mi oynar' diye 'nefret ederim' diyorum. Bir gün yolumuz şehir kulübüne düştü. Kulağıma çalındı briç terimleri. Bir baktım bütün salon briç oynuyor. Meğer ata sporlarıymış. Buna benzer çok güzel anekdotlar yaşadım."

"Meslek hayatımda 4 kilometre taşı var"

30 yıllık kariyerinde iki bankayı sıfırdan kuran Hakan Ateş'in imzasını taşıyan Garanti Bank Moskova bir başarı hikayesi olarak devam ediyor. Yine Ateş'in kurduğu DenizBank ise şu ana kadar kaydedilmiş en büyük çarpan ile el değiştirdi. Hakan Ateş bu iki olayın yanı sıra hayatında 4 önemli kilometre taşı olduğunu düşünüyor:

"Meslek itibarıyla hayatımda dört tane kilometre taşı vardır diyebilirim. Biri İzmir'e gitmeyi Interbank'ta kabul etmek. Yani İstanbul'dan ayrılmak. Hep ayrılışlar acıdır ama gelişmenin alternatifi yoktur. İkinci dönüm noktası, Rusya'ya gitme tercihim, rahmetli Ayhan Şahenk ve Akın Öngör'ün teklifi üzerine. Ve orada bir bankayı sıfırdan kurmak. Üçüncüsü DenizBank'ı kabul etmek. Sonuçta Doğuş'ta genel müdürsünüz. DenizBank'ta hiçbir şey yok. 1 sicil numarasıyla başlıyorsunuz. Üç dört arkadaş yanınızda. Genel müdürlük yok, şube yok, teknolojik donanım yok, personel yok. Sekreterinizi alıyorsunuz 2 sicil numarası oluyor."

"Tarımda bir misyonu yerine getiriyoruz"

Hakan Ateş, dördüncü noktayı da Tarişbank'ın satın alınması olarak açıklıyor. Tarişbank'ın satın alınmasıyla Tarım kredilerinin mümkün olabildiğine dikkat çeken Ateş, "Bugün kamunun en büyük, bu işe ağırlık vermiş Ziraat Bankası'na bile bazı iş konularında öncülük edebiliyoruz" sözleriyle bu satınalmanın önemine işaret ediyor.

Türkiye'de tarım politikalarının son dönemde düzelmesine karşın daha önce çok ihmal edilmesi nedeniyle kırsal kesimde büyük sorunlar yaşandığına dikkat çeken Ateş, Denizbank'ın tarımdaki öncü rolünü "para kazanmaktan ziyade bir misyon" olarak niteliyor.

Ateş'in başarı anahtarları

"Eksper gücümle anılmak isterim"

İnsanlarda üç temel motif vardır derler: Biri güç, biri sosyal, biri başarma motifi. Bendeki başarma motifi diğerlerinden daha fazla. Arkasından sosyal ve daha sonra güç motifi geliyor. Ben her zaman eksper gücümle anılmak isterim. 'Bu adam işini iyi yapıyor' demeleri benim için çok daha önemli.

"Hiçbir fikri sabitim yoktur"

Sizi pohpohlayanları şu veya bu nedenle dinleyebilirsiniz. Ama bu sizi yanlış yönlendirir. Ben hep astlarımı bu konuda özendirmişimdir. Ben bir odadan siyah dediğim şeye beyaz diyerek çıkabilirim. Ve beni beyaza ikna ettiğiniz için size teşekkür ederim. Hiçbir fikri sabitim yoktur.

"Kendinizi çek etmeniz çok önemli"

Kariyer basamaklarını yükselmede hiçbir üst yönetici ben buraya rahatça geldim diyemez. Çünkü her şeyden önce tepedeki adamın patolojik yalnızlığını yaşarsınız. Sesli düşünebilmeniz çok önemlidir. Pirlerinizle bunu yapabilirsiniz ama bu sınırlıdır. Kendinizi çek etmeniz önemlidir.

 

Dunya.com

Güncel gelişmelerden anında haberdar olun!
dunya.com'a girmeden de haberleri takip edebilirsiniz.