Nükleer Zirve tamamlandı

Başkan Obama Nükleer Zirve'den sonra dünyanın daha güvenli olduğunu belirtti.

YAYINLAMA
GÜNCELLEME

WASHINGTON - ABD Başkanı Obama, Washington'da yapılan nükleer güvenlik zirvesinde atılan adımlardan sonra Amerikan halkı ve dünyanın daha güvenli hale geldiğini söyledi.

Obama, zirvenin ardından düzenlediği basın toplantısında, zirveye katılan liderlerin 4 yıl içinde korunmasız durumda olan tüm nükleer materyallerin güvenliğinin sağlanması konusunda görüş birliğine vardığını ifade etti.

Basın toplantısında nükleer programı nedeniyle İran'a yaptırımlar uygulanması çabalarına da değinen Obama, zirve arasında Çin Devlet Başkanı Hu Jintao ile yaptığı görüşmede, İran'a yaptırımlar uygulanması konusunda adım atılması gerektiği uyarısında bulunduğunu ifade etti.

"Çin tabii ki bunun genel hatlarıyla ekonomi üzerinde ne gibi sonuçlar doğuracağından kaygı duyuyor. İran petrol üreticisi bir ülke. Sanırım dünyadaki pek çok ülkenin İran ile ticari ilişkileri var ve biz buna dikkat ediyoruz" diye konuşan Obama, buna karşın ülkeler arasında söylenen sözlerin ve verilen vaatlerin bir anlamı olması gerektiğini ve dünya ülkelerinin her geçen gün İran'ın nükleer programının sınırların dışına çıktığına daha fazla ikna olduğunu söyledi.

Obama, BM Güvenlik Konseyi üyelerinin "esaslı sayıdaki" üyesinin, nükleer programı nedeniyle İran'a yaptırımlar uygulanmasının doğru bir hareket olduğuna inandığını sözlerine ekledi.

Basın toplantısında nükleer silahlara sahip ülkelerde biri olan Pakistan'a da değinen Obama, bu ülkenin nükleer programının güvenli olduğundan emin olduğunu söyledi.

"Pakistan'ın nükleer silah programından kuşku duymuyorum"

Obama, Pakistan'ın nükleer silahlarına ilişkin programının güvenli olduğundan kuşku duymuyorum. Ancak bu, tüm nükleer güvenlik programlarımızda iyileştirme yapmayacağımız anlamına gelmez" diye konuştu.

Konuşmasında Pakistan ile Hindistan arasında yaşanan nükleer gerginliklerin azaltılması için gayret sarf ettiğini ifade eden Obama, "Nükleer programlar söz konusu olduğunda, tüm Güney Asya'da gerginlikleri azaltmak istiyorum" diye konuştu.

Obama, Pakistan'ın Washington'daki nükleer güvenlik zirvesindeki varılan bir dizi ortak taahhüdü imzalama kararı almış olmasının, kendisinin yürüttüğü Güney Asya'daki gerginliklerin azaltılması çabalarını güçlendireceğini sözlerine ekledi.

Nükleer Zirve Sonuç Bildirisi

Öte yandan, 47 ülkenin katılımıyla ABD'nin başkenti Washignton'da yapılan nükleer güvenlik zirvesinin sonuç bildirisi yayınlandı.

Nükleer terörizm tehdidinin dünya güvenliği açısında en zorlu tehditlerden biri olduğu vurgulanan sonuç bildirisinde, nükleer güvenlik sahasında sağlam önlemler alınmasının önemine işaret edildi.

Obama'nın 4 yıl içinde tüm korunmasız nükleer materyallerin güvenliğinin sağlanması konusunda yaptığı çağrının memnuniyetle karşılandığının belirtildiği 12 maddelik sonuç bildirisinde, tüm nükleer materyallerin etkili bir şekilde güvenliğinin sağlanmasının, ülkelerin uluslararası sorumluluklarından doğan bir yükümlülüğü olduğu hatırlatılarak, zirveye katılan devletlere, uluslararası toplumun bir parçası olarak, nükleer güvenliğin ileriye götürülmesi ve nükleer güvenlik için destek istenmesi ve bu ülkelere destek sağlanması konularında işbirliği yapmaları çağrısında bulunuldu.

Uluslararası Atom Enerjisi Kurumu'nun (UAEK) uluslararası nükleer güvenlik konusundaki temel rolünün bir kez daha teyit edildiği bildiride, zirveye katılan ülkelerin bu kurumun, "kendi tüzüğü, ilgili Genel Konferans kararları ve kurumun kendi Nükleer Güvenlik Planları uyarınca, uygun yapıya, kaynaklara ve yetkilendirildiği nükleer güvenlik faaliyetlerine sürdürebilmek için gerekli uzmanlığa sahip olarak görevini sürdürmesini temin etmek için çalışacağız" ifadeleri yer aldı.

Bildiride BM'nin, Küresel Nükleer Terörizmle Savaş İnisiyatifi ve G8 ülkelerinin yönetimindeki Kitle İmha Silahları ve Materyallerinin Yayılmasına Karşı Ortaklık adlı kuruluşların, nükleer güvenliğin sağlanması konusundaki katkılarına da atıfta bulunuldu.

Sonuç bildirisinde, "ülkelerin, nükleer enerjiyi ve teknolojiyi barışçıl amaçlarla geliştirme ve kullanma hakkını aşmayacak, sağlam nükleer güvenlik uygulamalarının hayata geçirilmesinin desteklendiği" vurgulandı.

Nükleer silah yapımında kullanılan yüksek oranda zenginleştirilmiş uranyum ve ayrıştırılmış plütonyum üzerinde yeni kontroller yapılmasının talep edildiği bildirildi.

@page@

47 ülkeden temsilcilerin katıldığı zirvenin sonuç bildirgesinin taslağını ele geçiren uluslararası haber ajansları, taslakta bütün ülkelerin nükleer silahları teröristlerden uzak tutmak konusunda sorumlu olduğunun belirtildiğini duyurdu. Taslaktaki kilit hedeflerden birinin, "devlet dışı aktörlerin" bu maddeleri kötü amaçlarla kullanmalarının önlenmesi için nükleer maddelere ilişkin bilgi ve teknolojiye ulaşmalarının engellenmesi olduğu belirtildi.

Gelişmekte olan ülkelerin nükleer enerjiyi barışçıl amaçlı kullanma haklarını ihlal etmeyecek şekilde, güçlü nükleer güvenlik prosedürleri uygulanması da desteklenen taslakta, devletlerin yüksek oranda zenginleştirilmiş uranyum kullanılan nükleer reaktörlerini, düşük oranda zenginleştirilmiş uranyum kullanılan reaktörlere dönüştürmesi de cesaretlendirildi.

Uluslararası Atom Enerjisi Kurumu'nun (UAEK) üstlendiği önemli role bir kez daha işaret edilen taslak metinde, kurumun görevini yerine getirebilmesi için yeterli kaynağa sahip olmasının sağlanacağı vaadinde bulunuldu.

Taslakta, yasadışı nükleer ticaretinin etkin bir şekilde engellenmesi için daha fazla uluslararası işbirliği yapılması da talep edildi.

Davutoğlu: Üçüncü taraflar gölge etmezse bağlarız

Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu'nun, Nükleer Güvenlik Zirvesi sırasında yaptığı ikili temaslarda, İran ve Ermenistan konuları ön plana çıktı.

Davutoğlu'nun görüşmelerde, Ermenistan ile normalleşme sürecine Türkiye'nin bağlılığını tekrarladığı, İran'a yaptırımları ise uygun bulmadıkları mesajını verdiği öğrenildi.

Edinilen bilgiye göre, Davutoğlu, Ermenistan konusunda gerek Ermenistan Dışişleri Bakanı Eduard Nalbantyan, gerekse ABD Dışişleri Bakanı Hillary Clinton'a, "Biz sürece bağlıyız ve sürecin ilerletilmesi için yaratıcı fikirler üzerinde de çalışıyoruz" mesajını verdi.

Davutoğlu'nun Clinton ile görüşmesinde, 3 konunun ele alındığı belirtildi. Görüşmede Clinton, Minsk sürecinde meydana gelen gelişmeler hakkında bilgi verirken, Türkiye-Ermenistan ilişkilerinin normalleştirilmesi ve Bosna-Hersek'teki reform çalışmaları konuşuldu.

Bakan Davutoğlu'nun Clinton'a, Azerbaycan'ın da zirveye davet edilmesi gerektiğini söylediği kaydedildi. Davutoğlu'nun, Ermenistan konusunun "Türk-Amerikan ilişkilerine her yıl mütemadiyen gölge düşürmesine mani olunması amacını" dile getirdiği ifade edildi.

Diplomatik kaynaklar, Clinton ve Davutoğlu'nun, yarın tekrar görüşeceğini de bildirdi.

Davutoğlu'nun, zirve kapsamında Clinton ve ABD Enerji Bakanı Steven Chu tarafından verilen öğle yemeği sırasında, Ermenistan Dışişleri Bakanı Nalbantyan ile rica üzerine yan yana oturduğu belirtildi. Yemekte, Nalbantyan ile Davutoğlu'nun uzun süre sohbet ettiği, başka bir konuğun, "Bu işi galiba burada bağlayacaksınız" esprisi üzerine, Davutoğlu'nun da diğer masaların da duyabileceği kadar yüksek sesle "Üçüncü taraflar gölge etmezse bağlarız" dediği öğrenildi.

Davutoğlu'nun, zirve sırasındaki görüşmelerinin İran ile ilgili bölümlerinde de "net bir şekilde Türkiye'nin tutumunu yinelediği ve yaptırımların uygun bir araç olduğunu düşünmediklerini" söylediği ifade edildi. Buna karşın, ABD ve Birleşik Krallık Dışişleri Bakanlarıyla yapılan görüşmelerde, karşı tarafın Türkiye'nin bu konudaki desteğinin "çok önemli" olduğunu belirttiği kaydedildi.

Ayrıca Davutoğlu'nun, Birleşik Krallık Dışişleri Bakanı David Miliband ile görüşmesinde, İran'a yaptırım konusunda "Türkiye'nin de aynı amaca yönelik çalıştığı, etrafında ve komşusunda nükleer silah istemediği ama bunu temin etmek için İran'ın psikolojisinin doğru anlaşılıp, doğru adımlar atmak gerektiğini, bu nedenle Türkiye'nin yaptırımları istemediğini" ifade ettiği belirtildi. 

Davutoğlu'nun, Brezilya Dışişleri Bakanı Celso Amorim ile önceki günkü görüşmesinde de Davutoğlu'nun Brezilya ziyaretinin detayları ve İran olmak üzere iki ana unsur konuşulduğu öğrenildi.

Obama, Lula ve Erdoğan'ın İran'a yaptırıma sıcak bakmadığını gördü

Brezilyalı diplomatik kaynaklar, nükleer güvenlik zirvesi çerçevesinde yapılan görüşmede Lula ve Erdoğan'ın BM Güvenlik Konseyi tarafından İran'a yeni yaptırımlar ilan edilmesini onaylamadıklarının Obama tarafından görüldüğünü belirtti.

ABD ve müttefiklerinin gelecek haftalarda İran'a yaptırımları Güvenlik Konseyi'nde gündeme getirmesi bekleniyor.

BM Güvenlik Konseyi'nin daimi olmayan üyeleri Türkiye, Brezilya ve Lübnan yaptırımlara karşı çıkarken, daimi üyelerden yaptırımlara sıcak bakmayan tek üye ülke Çin'in son haftalarda, diğer daimi üyelere yakın bir tutum sergilemeye başladığı bildiriliyor.

Zirvenin ardından gazetecilerin sorularını yanıtlayan Başbakan Erdoğan, bir gazetecinin Brezilya Devlet Başkanı Lula da Silva ve Obama ile bir araya geldiklerini hatırlatması üzerine Erdoğan, "O görüşmenin Nükleer Güvenlik Toplantısı ile ilgili olduğunu" söylemişti.

İran'la ilgili olarak Brezilya'nın da Türkiye'nin yanında yer alacağına yönelik iddiaların olduğunun hatırlatılması üzerine Erdoğan, "Zaten Brezilya'nın açıklamalarını, bizim açıklamalarımızı takip ettiğinize göre, şu anda farklı düşünmüyor" karşılığını vermişti.

Obama: İsrail'in TNP'ye katılmasını diliyorum

Zirvenin kapanışındaki basın toplantısında soruları yanıtlayan Başkan Obama, İsrail'in Nükleer Silahların Yayılmasının Önlenmesi Anlaşması (TNP)'na katılmasını dilediğini söyledi.

Tüm ülkeleri bu anlaşmanın parçası olmaları için cesaretlendirdiklerini belirten Obama, İsrail'in sahip olduğunu hiçbir zaman teyit etmediği atom silahı konusunda bir açıklama yapmayı reddetti.

Medvedev: Nükleer Zirve tam bir başarıdır

Rusya Devlet Başkanı Medvedev, ABD Başkanı Barack Obama'nın eve sahipliğini yaptığı, 47 ülkenin katılımıyla gerçekleyen nükleer güvenlik zirvesini "tam bir başarı" olarak niteledi

Medvedev zirve sonrasında, "Brookings Institution" adlı stratejik araştırma kuruluşunda yaptığı konuşmada, Washington ve Moskova yönetimleri arasında oluşan yeni atmosferi överek, bu işbirliğinin sonuçlar vermeye başladığını söyledi.

Konuşmasında İran'ın nükleer programına da değinen Medvedev, dünya güçlerinin, İran'ın dünya ülkelerine nükleer amaçlarının barışçı olduğu konusunda garanti vermemesi halinde dünya güçlerinin bu ülkeye karşı yaptırımlar uygulamayı düşünmek zorunda kalacağı uyarısında bulundu. Ancak sakatlayıcı derecede ağır yaptırımlara da karşı olduğunu vurguladı.

Kırgızistan'daki gelişmelere de konuşmasında yer veren Medvedev, bu ülkenin iç savaşın eşiğinde olduğunu belirterek, Kırgızistan'ın ikinci bir Afganistan olabileceği uyarısında bulundu.

"İran bir yıldan önce nükleer silah kapasitesine ulaşamaz"

Öte yandan, ABD Savunma Bakanı Robert Gates, çıktığı Latin Amerika ülkeleri turunun ilk durağı Peru'ya gider uçakta yaptığı açıklamada, İran'ın bir yıldan önce nükleer silah kapasitesine sahip olamayacağını söyledi.

İran ABD'yi BM'ye şikayet etti

İran, kendisine karşı "nükleer silah kullanma tehdidinde bulunduğunu" iddia ettiği ABD'yi BM'ye şikayet etti.

İran'ın BM Daimi Temsilcisi Büyükelçi Muhammed Hazayi, BM Genel Sekreteri Ban Ki-mun, BM Güvenlik Konseyi'nin dönem başkanı Japonya'nın BM Daimi Temsilcisi Yukio Takasu ve BM Genel Kurul Başkanı Ali Treki'ye birer mektup göndererek, ABD'yi, "6 Nisanda açıkladığı nükleer silahların kullanımını sınırlayan yeni planında, İran'a karşı nükleer tehditte bulunmak"la suçladı.

Gilani, Hindistan Başbakanı Singh'i davet etti

Pakistan Başbakanı Yusuf Rıza Gilani, Hindistan Başbakanı Manmohan Singh'i ülkesine davet ettiğini, Singh'in de bu davete olumlu yanıt verdiğini söyledi.

Pakistan'da yayın yapan GEO News televizyon kanalının haberine göre, Wasington'daki Nükleer Güvenlik Zirvesi sırasında Singh ile planlanmamış şekilde iki kere bir araya gelen Gilani, Hindistan Başbakanı Singh'i Pakistan'a davet etti.

Gilani, sohbet şeklinde geçen görüşmede Hindistan Başbakanı'nın davetine olumlu karşılık verdiğini, iki ülke yetkililerinin yapacağı istişareler sonucu bu ziyaretin gerçekleşebileceğini belirtti.

1947'de İngiltere'den bağımsızlıklarını kazanan Güney Asya'nın nükleer güce sahip iki ülkesi, o tarihten sonra 3 kez savaştı. 2008'de Mumbai'de düzenlenen kanlı saldırılar nedeniyle kesilen hassas diyalog süreci, şubat ayında yeniden başlamıştı.

Bu konularda ilginizi çekebilir