Ömer Çelik: Terörsüz Türkiye'de yeni aşama başladı

AK Parti Genel Başkan Yardımcısı ve Parti Sözcüsü Ömer Çelik, Terörsüz Türkiye sürecine ilişkin, "Burada esas olan her zaman söylediğimiz gibi Türkiye'nin temel değerlerini korumaktır. Türkiye'yi terör yükünden kurtarmaktır. Buraya kadar gelmek önemlidir. Şimdi daha ince işçilik aşamasındayız. Bir bakıma, bir başka boyutuyla mesele yeni başlıyor." dedi.

Dünya'yı haber kaynağınız olarak eklemek için tıklayın!
Ömer Çelik: Terörsüz Türkiye'de yeni aşama başladı

Çelik, parti genel merkezinde Cumhurbaşkanı ve AK Parti Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan başkanlığında gerçekleştirilen Merkez Yürütme Kurulu (MYK) toplantısına ilişkin açıklamalarda bulundu.

Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın toplantıdaki açılış konuşmasında, Terörsüz Türkiye süreci başta olmak üzere iç ve dış politikaya dair kapsamlı bir değerlendirme yaptığını, gelecek dönemdeki çalışmalarla ilgili talimatlar verdiğini anlatan Çelik, ilgili birimlerin bu talimatlara ilişkin çalışmalarını planlayacağını söyledi.

Toplantıda 14 Ağustos'ta AK Parti'nin kuruluş yıl dönümü dolayısıyla yapılacak etkinliğe ilişkin AK Parti Genel Başkan Yardımcısı, Tanıtım ve Medya Başkanı Faruk Acar'ın bir sunumu olduğunu dile getiren Çelik, Terörsüz Türkiye'nin ekonomik boyutuna ilişkin AK Parti Genel Başkan Yardımcısı ve Ekonomi İşleri Başkanı Nihat Zeybekci'nin sunum yapacağını ifade etti.

Çelik, toplantıda AK Parti Grup Başkanı Abdullah Güler'in TBMM çalışmalarına ilişkin bilgi vereceğini aktardı.

"Milletimizin değerlerine gölge düşürecek hiçbir şey yapılmadı"

Terörsüz Türkiye konusunda gelinen yeni aşamanın, silah bırakmanın temin edilmesi, Terörsüz Türkiye ve terörsüz bölge hedeflerine ulaşılması için bir yasal zeminin ortaya çıkması olduğunu anımsatan Çelik, bununla ilgili çok sayıda toplantı yaptıklarını, hemen her gün çalıştıklarını, istişareleri sürdürdüklerini vurguladı.

Bu sürecin siyasi, hukuki, istihbari, stratejik boyutları olan çok kapsamlı bir süreç olduğunu belirten Çelik, şöyle konuştu:

"Şimdiye kadar Cumhur İttifakı tarafından ortaya koyulan irade, TBMM'de bir komisyon vasıtasıyla Meclis Başkanımızın başkanlığında yürütülen çalışmalar, Cumhurbaşkanımızın verdiği talimatlarla bir devlet politikası olarak bunun yürüyor olması, Sayın Bahçeli'nin açıklamalarıyla bu konunun önünün açılmasına yönelik stratejik müdahalelerle bütün bu zaman dilimi son derece dinamik geçti. Bütün bu dinamizm içerisinde devletimizin niteliklerine ve milletimizin değerlerine gölge düşürecek hiçbir şey yapılmadı.

Burada esas olan her zaman söylediğimiz gibi Türkiye'nin temel değerlerini korumaktır. Türkiye'yi terör yükünden kurtarmaktır. Buraya kadar gelmek önemlidir. Şimdi daha ince işçilik aşamasındayız. Bir bakıma, bir başka boyutuyla mesele yeni başlıyor. Terörsüz Türkiye, terörsüz bölge hedeflerine ulaşmak bakımından tabi ki yasal bir zeminin oluşması son derece önemli ama aynı zamanda oluşturulan politik atmosfer önemlidir. Toplumsal atmosfere pozitif katkı sağlayıp, sağlamamak önemlidir."

Çelik, bu süreçte katkıların, yapıcı eleştirilerin çok değerli olduğunu ancak katkı adı altında dar mahalle ideolojilerinin gündeme gelmesinin, eleştiri adı altında yapıcı yerine yıkıcı eleştirinin son derece zararlı olduğunu ifade etti.

"Yapmaya çalıştığımız şey ölçek büyütmektir"

"Çünkü bu bütün Türkiye'yi ilgilendiren bir meseledir. Bu mesele sadece siyasi bakışlara göre var olan ya da yok olan bir mesele değil." diyen Çelik, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Türkiye uzun zamandır terörle mücadele ediyor ve biz hükümetlerimiz döneminde pek çok reformu hayata geçirerek Türkiye'nin demokrasi eksiğinin kapatılması, Türkiye'nin demokrasi eksiğinden doğan sorunların giderilmesi bakımından en zor zamanlarda, vesayetin en ağır ve en karanlık zamanlarında güçlü reformlara imza attık. Tabii ki en büyük takdir, en büyük gurur, en büyük değer milletimizin fertlerinindir.

Şimdiye kadar milletimizin arasına Türk, Kürt diye, Alevi, Sünni diye fitne sokmaya çalışan birçok istihbarat operasyonuna, birçok provokasyona, suikastlara hedef oldu ülkemiz. Siyasi tarihimizi şekillendirmek için, siyasi partileri şekillendirmek için birçok operasyonla karşı karşıya kaldı. Ama ister Türk olsun ister Kürt, ister Alevi ister Sünni olsun bütün bu povokasyonlar karşısında milletimizin sağduyulu tek bir ferdi bir diğerine yan gözle bakmadı. Kimse kimseyi incitecek bir iş yapmadı. Dolayısıyla ülkemizin bugüne gelmesindeki esas kahramanlar işte milletimizin bu makul çoğunluğudur. Milletimizin bu sağduyusudur, bu basiretidir."

Bu sağduyuyu, basireti, aidiyeti, kimliği ne olursa olsun toplumun her kesiminde gördüklerinin altını çizen Çelik, "Yapmaya çalıştığımız şey ölçek büyütmektir. Dar mahalle ideolojilerinin dışında, Türkiye'nin ölçeğini büyütmek, Türkiye'nin her bir ferdinin, her bir kesiminin, her bir kimliğinin, her bir aidiyetinin ve mensubiyetinin daha büyük bir birlikteliğin parçası olmanın hazzını yaşaması, daha büyük bir birlikteliğin sorunları gidermedeki oluşturacağı zemini, atmosferi herkesin soluması, bu son derece önemlidir." diye konuştu.

"Adlarımız farklı olsa da hepimizin soyadı Türkiye Cumhuriyeti'dir"

Türkiye'de ikinci sınıf vatandaş olmadığını, herkesin birinci sınıf vatandaş olduğunu vurgulayan Çelik, şu değerlendirmelerde bulundu:

"Türkiye'de vatandaşların bir kısmı ev sahibi, bir kısmı siyasi olarak, demokratik haklar açısından, Cumhuriyetin değerleri açısından bir kısmı kalıcı, bir kısmı gidici, bir kısmı asil, bir kısmı yedek değildir. Adlarımız farklı olsa da hepimizin soyadı Türkiye Cumhuriyeti'dir. O sebeple bütün bunları dikkate alan, dar mahalle ideolojilerinin dışına çıkan büyük bir zihinsel ölçekle konuşan, büyük bir demokratik perspektifle konuşan yapıcı bir dille konuşan bir yaklaşımı hep beraber üretmeliyiz ve sahiplenmeliyiz."

Yakın coğrafyalara bakıldığında Türkiye'nin pozitif olarak nasıl ayrıştığını, yüksek değerleri yüksek bir temsille koruduğunu herkesin gördüğünü söyleyen Çelik, "Sandık var, demokrasi var, siyasal katılımın, siyaset yapmanın önü açık, bir tezi olanın, millete ulaşma imkanlarının önü açık, bugünün dünyasına baktığınızda bunlar büyük değerler." dedi.

Eskiden bazı ülkelerin bunlara ulaşacak imkanlara, siyasi sistemlere, kurumsal kapasiteye sahip olmadığını dile getiren Çelik, şimdi ise bunlara ulaşan, yüksek kapasiteye sahip bazı devletlerin, bazı toplumların, kurumlarının, demokratik mekanizmalarının içinin boşaldığını, demokrasinin bir tür propaganda faaliyetine dönüştüğünü, demokrasinin yozlaştırılmaya, hukukun elastik hale getirilmeye çalışıldığını ifade etti.

Çelik, bu değerleri koruma konusunda daha hassas ve güçlü bir yaklaşımın ortaya koyulması gerektiğini ifade ederek, "Zaman propaganda zamanı değil. Zaman gerçekten doğru bir dille her bir vatandaşımıza ulaşabilecek bir zaman. Zaman sadece belli bir kesimin rengini diğerlerine dayatmasının zamanı değil, tek rengin Türkiye Cumhuriyeti vatandaşlığı olduğu ve bu rengin altında diğer bütün renklerin kendisine en anlamlı aidiyeti bulabildiği bir siyasal yaklaşımın ortaya koyulmasının zamanı." şeklinde konuştu.

"Şimdi geldiğimiz nokta daha kritik bir noktadır"

Aşırılıklardan kaçınmanın en temel ilke olması, her kesimin buna dikkat etmesi gerektiğine işaret eden Çelik, şunları kaydetti:

"Bugüne kadar gelinen yol kolay gelinmedi. Bir sürü provokasyonlara, bilinen ve bilinmeyen sabotajlara ve sabotaj teşebbüslerine rağmen hep şunu söyledik, 'Her ne olursa olsun bu meseleyi biz otobanda, anayolda tutacağız, yan yollara sapmasını engelleyeceğiz.' dedik. Gerek Sayın Cumhurbaşkanımızın verdiği mesajlar gerek Sayın Bahçeli'nin verdiği mesajlar bütün bu sabotaj faaliyetleri karşısında meseleyi anayolda tutma konusundaki hassasiyetimizin mihenk noktalarını oluşturdu. Meclisteki komisyona katılarak buna destek veren bütün partiler, burada DEM'den, CHP'den veya diğer muhalefet partilerinden pozitif dil kullananlar, aşırılıktan kaçınanlar, dar mahalle ideolojilerinden kaçınanlar buna büyük katkı sağlamış oldu. Şimdi geldiğimiz nokta daha kritik bir noktadır. Bir cümle kurulduğunda bu cümlenin sadece bir toplum kesiminde nasıl yankılandığı değil, toplumun bütün kesimlerinin aslında kabulüne mazhar olup olmayacağını iyi değerlendirmek lazım. Burada sokaktaki kardeşliğin, en sıkıntılı zamanlarda vatandaşlarımız arasındaki birlik ve beraberlik ruhunun bütün bu meselelere yansıtılması gerekiyor."

Retoriğin gerçekliğin önüne geçmemesi gerektiğinin altını çizen Çelik, "Birtakım ispat çabaları, birtakım olmayan şeyler üzerinden bu süreci sabote etme çabaları karşısında son derece duyarlı olmak gerekir. Dediğim gibi ne devletin niteliklerinden ne milletin değerlerinden verilen bir taviz yoktur." dedi.

Çelik, sürecin çok sağduyulu, doğru bir şekilde yönetilen bir yaklaşım ile alındığına işaret ederek, "Günün sonunda Türkiye Cumhuriyeti bütün bu kazanımlarla birlikte Terörsüz Türkiye hedefine ulaşmakla birlikte bütün Türk, Kürt, Alevi, Sünni, diğer aidiyetlere sahip bütün vatandaşlarımızın kendini daha iyi bir zeminde bulacağı bir noktaya ulaşacaktır. Bölgemiz açısından da emperyalistlerin terör örgütlerini birer vekalet savaşı unsuru olarak kullanıp bölge halklarına zarar veren bütün bu yaklaşımlarının elimizin tersiyle itileceği bir ortam çıkacaktır." ifadelerini kullandı.

Kaynak: Anadolu Ajansı - AA