19 °C

"Terör örgütüyle görüşmeyiz"

Başbakan Erdoğan, "Terör örgütünün eylemsizlik kararı ve buna bağlı olarak hükümetin ya da devletin terörist başı ile irtibat kurduğu" yönündeki iddiaları yanıtladı.

"Terör örgütüyle görüşmeyiz"

ANKARA - AK Parti Genel Başkanı ve Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, hükümet olarak hiçbir zaman terör örgütü veya temsilcileriyle masaya oturup görüşme yapmayacaklarını vurgulayarak, "Şu veya bu şekilde çeşitli kurumlarıyla bu tür bazı münasebetler gerekirse devlet onu kendisi yapar. Burada bunu birbirine karıştırmamak gerekir" dedi.

Erdoğan, Show TV'de Siyaset Meydanı'nda Ali Kırca ile Tuba Atav'ın sorularını yanıtladı. "Terör örgütünün eylemsizlik kararı ve buna bağlı olarak hükümetin ya da devletin terörist başı ile irtibat kurduğu" yönündeki iddialar anımsatılarak, "Sizin danışmanlarınızdan Yalçın Akdoğan'ın bir yazısı çok çarpıcıydı, 'Evet hükümlü ile bir görüşme olmayabilir bir temas olabilir' şeklinde. Böyle bir temas var mı?" sorusu üzerine Başbakan Erdoğan, şunları kaydetti:

"Burada bir şeyi birbirine karıştırmayalım. Biz siyasi iradeyiz, siyasi iktidarız. Biz siyasi iktidar olarak, siyasi hükümet olarak hiçbir zaman bir terör örgütüyle veya temsilcileriyle masaya oturup görüşme yapmayız. Böyle bir şeyimiz bizim asla olmamıştır, yoktur, olamaz da. Şu veya bu şekilde çeşitli kurumlarıyla bu tür bazı münasebetler gerekirse devlet onu kendisi yapar. Burada bunu birbirine karıştırmamak gerekir."

"Devlet kurumları" ile neyi kastettiğinin sorulması üzerine Erdoğan, şunları söyledi:

"Mesela, devletin istihbarat kurumu vardır. Bu bir istihbari görevdir. Bu istihbari görev de nedir, bazı kilitleri açmak içindir, çözmek içindir. Bunları yapar ama hiçbir zaman siyasi irade kalkıp da muhatap alıp masaya asla oturmaz, böyle bir şey olamaz. Dünyanın neresinde olursa olsun, istihbarat örgütlerinin görevi de nedir, ağırlıklı olarak zaten bu tür görevlerdir. Bunları yaparlar. Bunu yaparken de niçin yaparlar, bir çözüm kilidi açmak için yaparlar. Kalkıp da burada muhalefetin söylediği gibi benim arkadaşlarımın veyahut siyasi iradenin görüşmeler yaptığı, masaya oturduğu yani bu, ağır konuştum ama bu bir şerefsizliktir. Böyle bir şeyi kimse bize yıkamaz. Böyle bir şeyi ne ben, ne arkadaşlarım, ne benim bilgim dahilinde siyasi iradeden hiçbir kimse bugüne kadar yapmamıştır, yapamaz."

"HSYK'ya üye seçilecek istemiyorlar çünkü arka bahçeleri bozuluyor"

Anayasa Mahkemesi ve HSYK'nın yapısıyla ilgili dünyadan örnekler alarak karma bir sistem oluşturduklarını belirten Erdoğan, şunları kaydetti:

"Anayasa Mahkemesi'nin yapısıyla alakalı şu anda 11 artı 4, 15 kişilik bir yapı var. 4 yedek üye, değişiklikle beraber asıl olacak. Buraya yeni 2 ilave olacak. Bu yeni ilave edilen 2 kişinin üzerindedir sıkıntı. Nedir? Cumhurbaşkanı buraya hukukçuların dışında her hangi birini sokmasın. O da kabul edildi. Şimdi buraya teklifler yapılacak ve Cumhurbaşkanı 2 hukukçu atayacak. Bu teklifler Barolar Birliği ve Sayıştaydan gelecek ve bunun neticesinde bu adım atılacak. Şimdi zaten daha önce Cumhurbaşkanının bu konuda yetkileri vardı. Böylece 17 teşekkül etmiş olacak.

HSYK'da değişen bir şey var mı? Sayıda var. Sayı 7'den 22'ye çıkıyor. Hükümetin burada elemanı olarak Adalet Bakanı ve Adalet Bakanı Müsteşarı var. Bunlar bizden önceki dönemlerde de vardı, bu yeni değil. Fakat bu mevcut 7 kişinin 2'si Adalet Bakanı ile Müsteşar diğer 5'i ise Yargıtay ve Danıştay üyeleri, Meclisten filan gelmiyor. Bunlar teklif olarak Cumhurbaşkanına gönderilir, Cumhurbaşkanı önüne gelen isimlerden 1'ini seçer HSYK'ya gönderir. Yoksa Cumhurbaşkanı istediğini seçme hürriyetine sahip değil. Bunun seçimi Yargıtayda, Danıştayda yapılır oralardan gelir. Şimdi ise sayı 7'den 22'ye çıkıyor. Adalet Bakanı ile Müsteşar yine orada. 20 kişi var. Bu 20 kişinin de 5'i mevcut. Bu 5'in dışında 15 kişi seçilecek. Sıkıntının kaynaklandığı nokta şu: İlk derece mahkemesi denilen, diyelim ki Van'ın herhangi bir ilçesinden savcı, hakim oy kullanacak. Hakkari'deki, Sinop'taki hakim, savcı oy kullanacak. Ve bunlar seçim yapacaklar. Toplamda 11 bin civarında hakim, savcının yapacağı oylamayla 10 tane, HSYK'ya üye seçilecek. Bunu istemiyorlar. Niye? Çünkü bu mevcut arka bahçelerini bozuyor. Biz de diyoruz ki 'niye rahatsız oluyorsun? Onlar da hakim, savcı'. Katılımcı demokrasi... Ben mi atıyorum bunu? Hayır. Bütün hakim, savcılar bu işe katılacaklar. Meclis burada seçim yapmıyor, seçim hakkı yok, bizim yok."

"Gelin işçi ve memur ayrımını ortadan kaldıralım"

Başbakan Erdoğan, referanduma sunulan Anayasa değişikliği paketinde, işçilerin iki sendikaya üye olması, memurlara toplu iş sözleşmesi hakkı tanınması gibi konuların da yer aldığına dikkati çekerek, "Anamuhalefet Partisi, 'memura niye grev hakkı vermiyorsun' diyor. Grev hakkı mesele değil ki. Sen bu konuda kararlıysan ben sana yeni bir teklif getiriyorum, gelin işçi ve memur ayrımını ortadan kaldıralım, bunları birleştirelim, grev hakkını da lokavt hakkını da verelim. Hodri meydan. CHP gelsin desteğini versin. Hemen bu teklifi hazırlamaya hazırım. Bundan kaçmak diye bir şey yok. MHP geliyorsa o da gelsin. Batı'daki gibi işçi ve memur olmasın, sadece çalışanlar diyelim" dedi.

Bu teklifi siyasi partilere ve sendikalara daha önce ilettiğini dile getiren Erdoğan, "Yanıt vermediler. Niye? Çünkü hiçbiri koltuğu kaptırmak istemiyorlar. Çünkü bütünleşecek bunlar. Bütünleşince bu sendikalar azalacak. Bu mevzilerin kaptırılmaması lazım" diye konuştu.

Kırca'ya, "Sizin gazetede herkes A'dan Z'ye sendikalı mı?" sorusunu yönelten Erdoğan,  "Değil" yanıtı üzerine, "Sıkıntı burada işte. Niye değil? Bunu başka yerde söylediğimde üzerime saldırılıyor. Üzerimize saldıran medyanın içinde sendikalı olmayan binlerce kişi var. Patronlar acaba ne der bu işe" karşılığını verdi.

"İş adamlarımızın siyasi kanaati şudur diye ayırmadık"

Başbakan Erdoğan, "hiç bir zaman iş adamlarını siyasi kanaatleri şudur, bizden yana değildir" diye ayırıma gitmediklerini vurgulayarak, şunları kaydetti:

"Birçoklarının açılışlarını ben yapıyorum. Benim partilim değil ki bunlar. Kendileri de kazanıyor ülkem de... Sadece verginizi verin diyorum, vergi kaçırmayın, ülkemin hakkı var diyorum. Benim bir rahatlığım var, huzurum şunda, biz onlarla beraber iktidar olmadık, onlara rağmen iktidar olduk. Asla sermaye düşmanlığı içinde olan bir iktidar değiliz. Liberal ekonomiyi savunan bir partiyiz. Ülkede bir Anayasa paketi oylanırken 'Bizim düşüncemiz şudur' diye açıklayın, kendinizi saklamayın... Çıksın açıklasın ben şu maddeye 'hayır' diyorum desin. İşçilerin sendikaya üye olmasına, memurların toplu iş sözleşmesi hakkına, kadınlara pozitif ayrımcılığa, ombudsmanlık kurumuna mı 'hayır' diyorsun, gel bunları açıkla. Anayasa Mahkemesinin, HSYK'nın nesine 'Hayır'? Adalet Bakanı, müsteşara mı 'Hayır' diyorsun? Bunu biz mi getirdik. Yıllardan beri var bunlar."

Erdoğan, siyasi parti liderlerinin referandum meydanlarındaki üsluplarıyla ilgili bir soru üzerine de bundan duyduğu rahatsızlığı ifade etti. Meydanlarda dile getirilen bazı sözlere "ister istemez yanıt vermek durumunda kaldığını" belirten Erdoğan, "Bir lider, siyasetçi tezini dürüstlük üzerine bina eder. Örneğin, 'Ben başörtüsü sorunu çözeceğim, bunu ancak ben çözerim' diyor. Buna cevap vermek zorundayım... Halkıma hakikati anlatmam lazım" dedi.

Güncel gelişmelerden anında haberdar olun!
dunya.com'a girmeden de haberleri takip edebilirsiniz.