Terörle mücadeleye destek yasalaştı

Terörle mücadeleye destek amaçlı genelge Resmi Gazete'de yayımlandı

YAYINLAMA
GÜNCELLEME

Terörle mücadeleye destek amacıyla idarelere verilen dilekçeler hakkındaki Başbakanlık Genelgesi, Resmi Gazete'de yayımlandı.

Başbakan Binali Yıldırım imzasıyla yayımlanan genelgede, terör örgütleri veya Milli Güvenlik Kurulunca devletin milli güvenliğine karşı faaliyette bulunduğuna karar verilen yapı, oluşum veya gruplarla mücadeleye destek amacıyla idarelere sunulan dilekçelerin, sahibinin adı, soyadı ve imzası ile iş yeri veya ikametgah adresi bulunmaması halinde incelenmemesi talimatı verildi.

Türkiye Cumhuriyeti Anayasası ve 3071 sayılı Dilekçe Hakkının Kullanılmasına Dair Kanun'un 4. maddesindeki dilekçe hakkına ilişkin düzenlemelerde, dilekçelerde sahibinin adı, soyadı ve imzası ile iş yeri ya da ikametgah adresine yer verilmesi zorunluluğunun bulunduğu hatırlatılan genelgede, şunlar kaydedildi:

"Terör örgütleri ve Milli Güvenlik Kurulunca devletin milli güvenliğine karşı faaliyette bulunduğuna karar verilen yapı, oluşum ve gruplarla mücadele, idarelere dilekçe vermek suretiyle de desteklenmektedir. Ancak bu kapsamda; söz konusu örgüt, yapı, oluşum veya gruplara üyeliği, mensubiyeti veya iltisakı yahut bunlarla irtibatı olduğu iddia edilen kişilere ilişkin olarak idarelere verilen dilekçelerden; sahibinin adı, soyadı ve imzası ile iş veya ikametgah adresini ihtiva etmeyenler incelenmeyecektir."

Terörizmin finansmanı ile mücadele

Finansal sisteme karşı tehdit oluşturan suç gelirlerinin aklanması ve terörizmin finansmanı ile mücadeleye ilişkin düzenlemeler hakkındaki Başbakanlık Genelgesi, Resmi Gazete'de yayımlandı.

Resmi Gazete'de, "Mali Eylem Görev Gücü (FATF) 4. Tur Değerlendirmesi Hazırlıkları ve Ulusal Risk Değerlendirmesi Çalışmaları" başlığıyla yer verilen genelgede, küresel boyutları da olan suç gelirlerinin aklanması ve terörizmin finansmanı ile bağlantılı suçlarla uluslararası düzeyde mücadele etmek amacıyla oluşturulan FATF'nin 4. Tur Karşılıklı Değerlendirmesi öncesi Türkiye'nin yapacağı çalışmalar hakkında bilgi verilerek, tüm kamu kurum ve kuruluşlarından bu çalışmalar için her türlü destek ve yardımın titizlikle sağlanması istendi.

Genelgeye göre, Ekim 2018'de başlayacak karşılıklı değerlendirme ve bu süreçte FATF değerlendirme ekibinin Mart 2019'da Türkiye'ye yapacağı iki hafta sürecek ziyareti öncesi Ulusal Risk Değerlendirme Projesi ve Proje Eylem Planı hazırlanacak.

FATF değerlendirmelerine temel teşkil eden müktesebata, Türkiye'nin ulusal mevzuatının teknik uyumunun gözden geçirilmesi, tespit edilen eksikliklerin giderilmesi, suç gelirlerinin aklanması ve terörizmin finansmanı ile mücadelenin daha etkin sürdürülmesinin amaçlandığı bu risk değerlendirme çalışmaları, Maliye Bakanlığı Mali Suçları Araştırma Kurulu Başkanlığı (MASAK) koordinasyonunda ilgili kurumların katılımıyla yapılacak.

Türkiye'nin görev ve sorumlulukların belirleneceği söz konusu eylem planı, Başbakanlık internet sitesinden yayımlanacak, MASAK tarafından ilgili kurumlara gönderilecek ve paydaşlar tarafından uygulamaya konulacak.

Çalışmaların belirlenen sürede başarıyla gerçekleşmesi için gerekli koordinasyon ve iş birliğini sağlamak amacıyla Maliye Bakanlığı Müsteşarının başkanlığında ilgili kurum ve kuruluşların üst düzey temsilcilerinin katılımıyla Proje Yönlendirme Komitesi oluşturulacak.

Komitenin görevleri, çalışma usul ve esasları yine aynı komite tarafından belirlenecek. Sekreterya hizmetleri ve alınan kararların ilgili kurumlarca uygulanmasının takibi ve koordinasyonunu ise MASAK yürütecek.

Söz konusu komite bünyesinde Ulusal Risk Değerlendirmesi Çalışma Grubu oluşturulacak ve ihtiyaç duyulması halinde diğer kamu kurum ve kuruluşları ile sivil toplum kuruluşları ve özel sektör temsilcilerinin çalışma grupları da buna dahil olabilecek.

Başbakan Binali Yıldırım imzasıyla çıkan genelgede, tüm kamu kurumu ve kuruluşlarına, "komite tarafından yürütülecek çalışmalarda ve alınan kararların uygulanmasında ihtiyaç duyulacak bilgi ve istatistiklerin zamanında ve doğru bir şekilde temini de dahil olmak üzere her türlü destek ve yardımın titizlikle yapılması" talimatı verildi.

FATF'nin çalışmaları

Suç gelirlerinin aklanması ve terörizmin finansmanı ile uluslararası boyutta mücadele etmek amacıyla kurulan FATF, söz konusu suçlara ilişkin uluslararası standartlar oluşturma yönünde faaliyet gösteriyor. FATF, bu suçlara karşı getirilen yasal, finansal ve operasyonel tedbirlerin etkili uygulanmasını sağlamak için bir program dahilinde ülkeleri değerlendirmeye tabi tutuyor.

Türkiye'nin de 1991'den bu yana üyesi olduğu FATF'nin değerlendirme ve devamındaki takip süreçleri, uluslararası standartlara uyum eksikliği bulunan ülkelerin listelenmesi ve bu ülkelere karşı tedbir alınması amacıyla dünya kamuoyuna duyurulması gibi ilgili ülkenin finansal sistemdeki itibarı bakımından ciddi etkileri olan yaptırımlarla karşı karşıya kalmasıyla sonuçlanabiliyor.

Bu nedenle FATF'nin 2012'de güncellenen standartları doğrultusunda tüm ülkelerin, suç gelirlerinin aklanması ve terörizmin finansmanı ile bağlantılı suçlarla mücadele amacıyla Ulusal Risk Değerlendirmesi yapma zorunluluğu bulunuyor. FATF'nin 2014 yılında başlayan "4. Tur Ülke Değerlendirmeleri" olarak da ifade edilen bu yerinde denetimler çerçevesinde tüm ülkeler, oluşturulan standartlara göre denetleniyor.

FATF değerlendirme ekibinin Mart 2019'da yapacağı ziyaret sonrası Türkiye hakkında hazırlanacak Karşılıklı Denetim Raporu, Ekim 2019'da gerçekleştirilecek FATF Genel Kurulunda görüşülecek.

Bu konularda ilginizi çekebilir