20 °C

Tutukluluğun cezaya dönüşmesi üzücüdür

Cumhurbaşkanı Abdullah Gül, CNN Türk'te Taha Akyol'un sorularını yanıtlıyor.

Tutukluluğun cezaya dönüşmesi üzücüdür

 

 

İSTANBUL - Cumhurbaşkanı Gül'ün konuşmasından satırbaşları: 
 
Kürt meselesi olarak baktığımızda geçmişin bazı yanlışların bugünlerde maliyeti ödenmektedir. Türkiye'de yanlışlar sadece Kürt vatandaşlarımızın şikayetleri ile ilgili değildi. 
 
Hepimizin vicdanı olması gerekir. Vicdanımıza ters gelen şeyler varsa buna açıkça karşı çıkmamız lazım. Kayseri'de çocukluğumda Kürtçe konuşan görmedim ama Diyarbakır'a gittiğimde herkes Kürtçe konuşuyordu. Bu çerçeveden bakarsak inanıyorum ki sorunları çözebiliriz. 
 
Terör arttı, şiddet arttı buna bir çözüm bulalım içerisinde değiliz. 
 
Farklılıkları saygı ile karşılar ve zenginlik olarak görürsek farklılıklar zenginlik oluşturur. Tehdit olarak görmeye başlarsak o zaman farklılıklar tehdit olur. 
 
Bir şiddet karşısında sıkışırsınız ve pazarlığa oturursunuz. Türkiye bu noktada değil. Bugün güvenlik güçlerimiz büyük bir koordinasyon ve işbirliği içerisinde belki de bütün dönemlerden çok daha iyi bir şekilde yapmaktadırlar. Biz hem vicdanımıza ve Türkiye'nin demokratik standartlarını yükseltmek için böyle bir süreç ortaya çıktı. 
 
Her iki sisteminde noksanlıkları var. Siyasi tercih yapılırken şuna dikkat edilmesini isterim. Tercih yaparken konjoktürel olmaması gerekir. İyi tahlil edilmesi gerekir. Anayasa yapmak ile ilgili yola çıkıldı. Herkes tekliflerini verdi. Bir uzlaşma olmazsa iktidar partisi alternatif bir teklif olarak verdi. Ne olursa olsun bu sistemlerin içine bakmamız gerekir. Hangisi olursa olsun, temel prensipler sağlanmalı. 
 
Türk usulü demokrasimiz vardı ama noksandı. Kriterler önemli. Hangi standartları tercih ediyorsunuz bu önemli. Türkiye’nin yüksek standartlarda demokrasisi olmalı.
 
Kurunun yanında yaş da yanıyor misali daha titiz davranmalıyız.
 
Askeri disiplin içerisinde bulunan insanlar nasıl hareket edebilirdi, ne olurdu bakımından onları daha iyi anlamalıyız. O bakımdan sıkıntılar olabiliyor. 
 
Bu belli. Suçlamalara baktığımızda seçilmiş hükümetin çalışmalarına mani olma veya seçilmiş hükümetin çalışmalarına suçlamalar bütün bunlar terör olarak sınıflandırılınca bu rahatsız edici bir ortam çıkartıyor. 
 
Hakimleri de suçlayamayız. Kanunlar onları bağlıyor. 
 
Biz vatan millet meseleleriyle çocukluğumuzdan beri içinde bulundum. Hiç özel hayatımız olmayacak şekilde bu hareketlerin içinde gençliğimiz geçti. Sadece yurtdışında çalıştığım süre içinde Türkiye'den uzak kaldım. Tabi ki hep milletin hizmetinde olmaya devam edeceğim. Allah sağlık sıhhat ömür versin. Zamanı gelince düşüneceğiz. Ama somut söylecek bir şey yok.
  
Önemli platformlarda bu konuyla ilgili görüşlerimi açıklıyorum. TBMM'nin açılışında yaptığım konuşmalarda da söylediğim gibi tutukluluğun bir cezaya dönüşmesi üzücüdür. Tutukluluk hukuki bir araç ama tutukluluk başvurulabilecek son çare. İki unsur var. Biri kaçma diğeri delillerin yok edilmesi. Bu noktalarda usul yönünden tartışmalara hiç fırsat verilmemesi gerekir. Bunlar takip edilen davalar olduğu için tartışmalara fırsat verilmemesi gerekir. Usul konusunda daha dikkatli davranılması gerektiğine inanıyoruz. Tutukluların yaşları ve sağlık durumları da dikkate alınmalıdır.
 
Anayasa yapımında uzlaşma komisyonunun kurulması önemliydi.Ayrıca uzlaşma komisyonu gelene kadar çok güzel çalışmalar yapıldı.Anadolu'nun birçok şehrinde katılımcı sayıları bir hayli yüksek toplantılar yapıldı.
 

Güncel gelişmelerden anında haberdar olun!
dunya.com'a girmeden de haberleri takip edebilirsiniz.