Yatırımcının alışveriş listesinde tahvil ve borsa var

Küresel ekonomik toparlanmaya dair şüpheler nedeniyle yatırımcı emtia piyasalarından çıkışa yönelmiş durumda. Likiditenin rotasında ise tahvil piyasaları ve gelişmiş borsalar var.

YAYINLAMA
GÜNCELLEME

 

 

 
 
Evrim KÜÇÜK
 
İSTANBUL - Son haftalarda gündemin tepesinde altın ve diğer emtia fiyatlarındaki düşüş var. Yurtdışı piyasalarda altın fiyatları 30 yılın en sert düşüşünü yaşarken, petrol 100 doların altına çekildi, bakır da ayı piyasasına sürükleniyor. Peki merkez bankalarının parasal genişleme politikalarına tam gaz devam ettiği bu ortamda emtia piyasalarından çıkan para nereye park ediyor?
Küresel ekonomik toparlanmaya dair şüpheler ve enflasyonun ciddi bir risk olarak görülmemesi nedeniyle yatırımcı emtia piyasalarından çıkışa yönelmiş durumda.
 
Emtia piyasalarında yıllarca süren yükselişin arkasındaki para, yönünü borsalara ve tahvil piyasasına doğru değiştirdi. Altına dayalı fonlarda 10 Nisan’a kadar olan dönemde 11.2 milyar dolarla 2011’den beri yaşanan en sert çıkış oldu. 2013 başından bu yana bakıldığında, altına dayalı işlemlerde 37.2 milyar dolarlık düşüş yaşanırken son iki yılın en düşük seviyelerine gelindi. Başta altın olmak üzere emtiadan çıkan paranın destinasyonlarından biri borsalar oldu. Zaten haftalardır yatırımcının altına şüpheyle yaklaştığı ortamda, ABD’de geçtiğimiz haftalarda Dow Jones Sınai endeksi ve SP 500 endeksi rekor seviyeye yükledi. MSCI Dünya Endeksi yılbaşından bu yana yüzde 7.5 yükseldi ve 2013’te hisse senedi piyasalarında büyüklük 2.28 trilyon dolar arttı.
 
Yatırımcının alışveriş listesindeki bir diğer yatırım aracı tahviller. Japonya Merkez Bankası’nın
(BOJ) agresif tahvil alımı yapacağı açıklaması sonrasında daha iyi getiri arayışındaki Japon yatırımcılar gözlerini yurtdışına çevirdi. Japonya’dan gelen para borsalara, tahvil piyasasına ve gelişmekte olan ülke paralarına değer kazandırdı. Veri şirketi EPFR Global’a göre BOJ’un parasal genişlemeye gideceğini açıklamasını takip eden haftada gelişen ülke tahvili alan fonlara giriş, 438 milyon dolarla ocaktan bu yana en yüksek seviyeye çıktı. Gelişen ülke hükümetleri ve şirketleri, 12 Nisan’da sona eren haftada 17.9 milyar dolarlık tahvil ihracı gerçekleştirdi.
Euro Bölgesi’nde krizin patlak verdiği 2010 yılından bu yana hem Almanya hem de diğer Euro Bölgesi ülkelerinin tahvil piyasasından kaçan yatırımcı 2013’te geri döndü ve Avrupa’da tahvil faizleri gerilemeye başladı. Uzmanlara göre kendisine liman arayan bol likiditenin sonucu olarak Avrupa’da tahvil piyasası güçlü bir performans gösteriyor.
 
Almanya’da 3.35 milyar euroluk satışın yapıldığı 10 yıl vadeli tahvil ihalesinde, ortalama faiz yüzde 1.28 ile rekor seviyeye düştü. Maksimum satış hedefinin 4 milyar euro olduğu ihaleye 5.23 milyar euroluk alım teklifi geldi. Böylelikle Almanya’da gösterge tahvilin maliyeti rekor seviyelere indi.
 
Amerikan varlıklarına ilgi artıyor
 
Yatırımcının alışveriş listesinde  Amerikan Hazine kağıtları da var. Emtia piyasalarından kaçan paranın adreslerinden biri olan 10 yıllık ABD tahvilinin getirisi önceki gün yüzde 1.73’ten yüzde 1.704’e indi. 30 yıllık tahvillerin faizi de yüzde  2.91 seviyesinden 2.88 düzeyine geriledi. Yabancıların ABD tahviline ilgisinin gelecek aylarda da sürmesi bekleniyor.
Amerikan varlıklarına pozitif yaklaşım dolarda da hissediliyor. ABD ekonomisinin Avrupa’dan daha iyi bir görünüme sahip olması ve Fed’in teşvikleri sonlandırabileceği algısıyla dolar endeksi yılbaşından bu yana yüzde 4 yükseldi.
 
Emtiadan çıkış sürüyor, bakır ayı piyasasında
 
[PAGE]
 
Emtiadan çıkış sürüyor, bakır ayı piyasasında
 
Çin ve ABD’nin yatırımcıyı tedirgin eden verilerinden sonra Uluslararası Para Fonu’nun (IMF) küresel ekonomik büyüme tahminini aşağı çekmesinin etkisiyle emtia piyasalarında düşüş sürüyor. Düşü özellikle endüstriyel metallerde hissediliyor. Bakır Londra’da, talebin düşeceği endişesi ile, yaklaşık 18 aydır ilk kez ton başına 7,000 doların altına düşmesinin ardından, ayı piyasasına girmeye yönlendi. Üç ay vadeli bakırın fiyatı gün içinde 6.800 dolarla 20 Ekim 2011’den bu yana en düşük seviyeye indi. Yılbaşından bu yana yüzde 12 değer kaybı yaşanan bakır gün içinde kayıplarını yüzde 1.2 ile sınırlandırarak 6.992 dolar seviyesine toparlandı.Comex’de mayıs vadeli kontrat gün içinde 3.1755 dolar/lb seviyesine kadar indi ve Şubat 2012’de gördüğü 3.9785 dolarlık zirvenin yüzde 20 altına gerileyerek ayı piyasasına kısa bir süre girdi. Uzmanlar bakırda aşağı yönlü hareketin devam edeceğini düşünüyor. Bakırda yaşanan sert kayıp diğer metallere de satış getirdi. Gün içinde alüminyum, nikel, çinko fiyatlarında gerileme yaşandı. Daha sonra alüminyum pozitif bölgeye geçti ve yüzde 0.3’lük artışla 1.901 dolar/ton seviyesinden işlem gördü. Nikel, neredeyse 4 yılın en düşüğü olan 15 bin 180 dolara indiktan sonra 15 bin 415 dolara çıktı. Dün kalay fiyatlarında da yüzde 0.44 düşüş yaşandı.
 
Petrol 97 dolara indi
 
Bu arada, petrol fiyatlarındaki sert geri çekilme dün de sürdü. Hafta başında Temmuz 2012’den bu yana ilk kez 100 dolar sınırının altına inen Brent  petrolünün daha sonra gösterdiği toparlanma yerine yeniden düşüşe bıraktı. Dün gün içinde 96.73 dolara kadar gerileyen Brent tipi ham petrolün varil fiyatı daha sonra 97.56 dolara çıktı, ABD ham petrolünün varil fiyatı ise 86.60 dolardan satıldı. Uzmanlar Amerikan petrolünde 89 dolar direncinin kritik olduğunu, bu bariyerin altında kalındığı müddetçe aşağı yönlü baskının devam edeceğini söylüyor.