Yeni SPK Kanunu yatırımcıyı nasıl koruyacak?

Ahmet ARSLAN / MBA, CPA, SMMM

YAYINLAMA
GÜNCELLEME

 

Dünyada finansal piyasalarda son yıllarda meydana gelen büyük değişimler ve düzenleme (regulation) uygulamaları ülkemizde de etkisini göstermiş ve bu nedenle 1981 yılından beri uygulanmakta olan Sermaye Piyasası Kanunu'nun yerine yeni bir kanun hazırlanmıştır.
30.12.2012 tarihinde yayımlanarak yürürlüğe giren 6362 sayılı Sermaye Piyasası Kanunu getirdiği düzenlemeler arasında yatırımcıları korumaya yönelik önemli hükümler bulunmaktadır.
Kanunda ilk önemli düzenleme kanunun kavram olarak tasarruf sahipleri ile yatırımcıları birbirinden ayıracak şekilde tasarruf sahiplerinin değil yatırımcıların hak ve menfaatlerinin korunmasının amaç kapsamına alınmasıdır (Md.1) Zira ülkemizde her tasarruf sahibinin yatırımcı olmadığından hareketle bu tanımlamanın isabetli olduğu düşünülmektedir. Kanun ile getirilen diğer önemli düzenlemeler aşağıda sıralanmıştır.

I- Kamunun aydınlatılması
Finansal tablo ve raporların kurulca belirlenen düzenlemelere uygun olarak hazırlanmasından, sunulmasından ve gerçeğe uygunluğu ile doğruluğundan ihraççı ihraççının yönetim kurulu üyeleri sorumlu tutulmuş ve kurul ayrıca kanunda tanımlanan önemli nitelikte işlemlerde ve ortaklığın faaliyetlerini ve finansal durumunu önemli derecede etkileyen olay ve gelişmelerde, işlemin tarafı ortaklıklardan da bağımsız denetim raporu istemeye yetkili kılınmıştır. (Md. 14).
Sermaye piyasası araçlarının değerini, fiyatını veya yatırımcıların yatırım kararlarını etkileyebilecek nitelikteki bilgi, olay ve gelişmelerin, ihraççılarca veya ilgili taraflarca kamuya açıklanması gerektiği ve söz konusu bilgi, olay ve gelişmelerin kamuya açıklanması, ilgili ihraççıya bildirimi, istisnai hâllerde açıklamanın ertelenmesi veya açıklama yapılmamasına ilişkin usul ve esasların kurulca belirleneceği hükme bağlanmıştır (Md. 15).
Kanaatimizde kanunun getirdiği en önemli düzenleme budur. Kanunun söz konusu hükmü gereğince yapılacak bilgilendirmeler piyasa katılımcıları arasında haksız rekabetin önlenmesi ve bilgi sızlamalarından kaynaklanan hisse senetlerinde aşırı dalgalanmalar nedeniyle mağduriyetlerin önüne geçilmesi açısından oldukça önemlidir.

II. Kurumsal yönetim konusunda açık ve ayrıntılı düzenlemeler
Halka açık ortaklıklarda kurumsal yönetime usul ve esasların kurulca belirlenmesi ve ortaklıkların, ilişkili tarafları ile gerçekleştirecekleri kurulca belirlenecek nitelikteki işlemlere başlamadan önce, yapılacak işlemin esaslarını belirleyen bir yönetim kurulu kararı almaları ve söz konusu yönetim kurulu kararlarının uygulanabilmesi için bağımsız yönetim kurulu üyelerinin çoğunluğunun onayını almaları zorunluluğu, öngörülmüştür (Md.17).

III. Ortaklıklarda "önemli nitelikteki işlemler"in tanımlanması
Halka açık ortaklıklarda önemli nitelikte işlemler kanunda sayma yoluyla belirtilmiş ve kurula kanundaki "gibi" ifadesinden dolayı önemli nitelikteki işlemler ile önemlilik ölçüsü de dâhil olmak üzere bu nitelikteki işlemlerde bulunulabilmesi veya kararların alınabilmesi için uyulması zorunlu usul ve esasları belirleme yetkisi verilmiştir (Md. 23).

IV. Bazı genel kurul toplantılarında ağırlaştırılmış nisap
Halka açık ortaklıklarda, yeni pay alma haklarının kısıtlanmasına, sermaye azaltımına ve kanunda belirlenen önemli nitelikteki işlemlere ilişkin kararların genel kurulca kabul edilebilmesi için, esas sözleşmelerinde açıkça oran belirtilmek suretiyle daha ağır nisaplar öngörülmediği takdirde, ortaklık genel kuruluna katılan oy hakkını haiz payların üçte ikisinin olumlu oy vermesi şartının aranacağı öngörülmüştür (Md. 29).
Kanunda yapılan ve özellikle önemli nitelikteki işlemlerde ağırlaştırılmış nisabın öngörülmesi, özellikle bazı şirketlerce oldubittiye getirilen fakat hisse senedinin değerini önemli ölçüde etkileyen şirket yapılanmalarının önüne geçilmesi açısından oldukça önemlidir.

V. Ayrılma hakkı
Kanunda yapılan düzenlemeye göre; kanunda belirtilen önemli nitelikteki işlemlere ilişkin genel kurul toplantısına katılıp da olumsuz oy kullanan ve muhalefet şerhini toplantı tutanağına işleten pay sahipleri, paylarını halka açık ortaklığa satarak ayrılma hakkına sahiptir. Halka açık ortaklık bu payları pay sahibinin talebi üzerine satın almakla yükümlüdür.

VI. İmtiyazlı paylara ilişkin sınırlama
Ortaklıkların sermaye piyasası araçlarının ilk halka arzında mevcut tüm imtiyazların şeffaf ve anlaşılır detayda kamuya duyurulması zorunludur.
Mevzuata uygun olarak hazırlanmış finansal tablolarına göre üst üste beş yıl dönem zararı eden halka açık ortaklıklarda, oy hakkına ve yönetim kurulunda temsil edilmeye ilişkin imtiyazlar Kurul kararı ile kalkar (Md. 28).

VII. Kâr payı ve bedelsiz pay dağıtımı ile bağış yapılmasında yeni düzenleme
Bu konuda kanunda getirilen yeni düzenlemeye göre; Halka açık ortaklıklar tarafından bağış yapılabilmesi veya pay sahibi dışındaki kişilere kârdan pay dağıtılabilmesi için esas sözleşmede hüküm bulunması şarttır. Yapılacak bağışın sınırı halka açık ortaklık genel kurulunca belirlenir. Kurul, bağış tutarına üst sınır getirmeye yetkilidir.

VIII. Bağımsız Denetim Kuruluşlarının Sorumluluğu
Yeni kanuna göre bağımsız denetim kuruluşları denetledikleri finansal tablo ve raporların mevzuata uygun olarak denetlenmemesi nedeniyle doğabilecek zararlardan sorumludur. Bağımsız denetim kuruluşları faaliyetleri neticesinde düzenledikleri raporlarda yer alan yanlış, yanıltıcı ve eksik bilgiler dolayısıyla neden oldukları zararlardan sorumludurlar (Md. 63).
Dolayısıyla kanundaki yeni düzenlemeye göre bağımsız denetim kuruluşları sadece yanlış ve yanıltıcı bilgilerden dolayı değil aynı zamanda finansal tablo ve raporların mevzuata uygun olarak denetlenmemesi yani denetim raporlarının eksik düzenlenmesi nedeniyle de sorumlu olacaklardır.

IX. Örtülü kazanç aktarımı işleminin kapsamının genişletilmesi
Yeni kanunda örtülü kazanç aktarımı işlemleri daha geniş şekilde; ilişkili taraflarla emsallerine uygunluk, piyasa teamülleri, ticari hayatın basiret ve dürüstlük ilkelerine aykırı olarak farklı fiyat, ücret, bedel veya şartlar içeren işlemlerde bulunmak suretiyle kârlarını veya malvarlıklarını azaltarak veya kârlarının veya malvarlıklarının artmasını engelleyerek kazanç aktarımında bulunmak şeklinde tanımlanmıştır (Md. 21).
Ayrıca; kurumların basiretli ve dürüst bir tacir olarak veya piyasa teamülleri uyarınca kârlarını ya da malvarlıklarını korumak veya artırmak için yapmaları beklenen faaliyetleri yapmamaları yoluyla ilişkili taraflarının kârlarının ya da malvarlıklarının artmasını sağlamaları da örtülü kazanç aktarımı sayılmıştır.

X. Piyasa bozucu eylemlere idari para cezası
Makul bir ekonomik veya finansal gerekçeyle açıklanamayan, borsa ve teşkilatlanmış diğer piyasaların güven, açıklık ve istikrar içinde çalışmasını bozacak nitelikteki eylem ve işlemler, bir suç oluşturmadığı takdirde, piyasa bozucu nitelikte eylem sayılır. Kurulca belirlenen piyasa bozucu eylemleri gerçekleştiren kişilere kurul tarafından idari para cezası verilir (Md. 104).

XI. Sermaye piyasası suçlarının yeniden tanımlanması
Kanunda sermaye piyasası suçları; bilgi suistimali (içerden öğrenenlerin ticareti, insider trading) ve piyasa dolandırıcılığı (Md.107) olmak üzere yeniden tanımlanmış ve "Güveni kötüye kullanma ve sahtecilik" suçu da sermaye piyasası suçları arasında sayılmıştır.
Bilgi suiistimali suçunu işleyebilecekler kapsamına "Bu bilgileri suç işlemek suretiyle elde eden kişiler" ile "Sahip oldukları bilginin bu fıkrada belirtilen nitelikte bulunduğunu bilen veya ispat edilmesi hâlinde bilmesi gereken kişiler" de dahil edilmiştir (Md. 106).
(Nitelikli) güveni kötüye kullanma güveni kötüye kullanma suçunu oluşturan fiiller; a) Tevdi veya teslim edilen sermaye piyasası araçları, nakit ve diğer her türlü kıymeti kendisinin veya başkasının menfaatine satmak, kullanmak, rehnetmek, gizlemek veya inkâr etmek, b) İlişkili taraflarla örtülü kazanç aktarımı işlemlerinde bulunarak halka açık ortaklıkların zararına hareket etmek, şeklinde sayılmıştır (Md. 110).

Sonuç
6362 sayılı Sermaye Piyasası Kanunu'nda yatırımcıların hak ve menfaatleri açısından getirilen düzenlemeler esas itibariyle sorumlulukların artırılması ve ortalıklarla ilgili işlemlerde SPK ve bireysel yatırımcılara daha fazla söz hakkı verilmesi şeklindedir.
Söz konusu kanunda yapılan düzenlemeler içerik bakımından bizce çok önemli görülmekle birlikte gerçek amacına ulaşması bunların kararlılık ve disiplinli bir şekilde uygulanmasıyla mümkündür. Bu konuda personel ve teşkilat bakımından güçlendirilen düzenleyici ve denetleyici kurum olarak kurula büyük görev ve sorumluluklar düşmektedir.
Yeni kanunun sermaye piyasasında bireysel yatırımcıların hak ve menfaatlerinin korunmasında gelişme sağlaması temennisiyle herkese mutlu yıllar...

Bu konularda ilginizi çekebilir