25 °C

Yıldız: IŞİD'den petrol almadık

Gazetecilerin sorularının yanıtlayan Enerji Bakanı Yıldız, Türkiye'nin IŞİD'den petrol aldığı iddialarını yalanlarken, Soma'da yaşanan facianın ardından üretime yeniden başlanacağını duyurdu

Yıldız: IŞİD'den petrol almadık

ANKARA - Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Taner Yıldız, Ekonomi Muhabirleri Derneği üyeleriyle bir araya geldiği toplantıda soruları yanıtladı.

Irak'tan petrol akışı ve sevkıyatının son durumunun sorulması üzerine Yıldız, Kuzey Irak petrolünde 13. tankerin sevkıyatının tamamlandığını, petrol akışının günlük 180 bin varil civarında olduğunu bildirdi.

Bu konuda spekülasyonlara meydan verilmemesi gerektiğini ifade eden Yıldız, Türkiye Cumhuriyetinin bir hukuk devleti olduğunu ve bütün bunları hukuk sınırları içerisinde yapmak durumunda olduğunu belirtti.

Yıldız, şunları kaydetti:

"Geçenlerde IŞİD'den petrol aldığımıza dair 'böyle iddiaların olduğu söyleniyor' tarzında haberler görüyoruz. Haberi yapanlarla alakalı bu ifade hukuki bir bağlayıcılık oluşturmuyor. Ama şunu söylemem lazım: IŞİD'den petrol aldığımız külliyen yalandır. 'İsrail'e jet yakıt ihracatı yapılıyor' iddiasından beslenemeyenlerin yeni bir yemeği olarak görünüyor. Ama tabii ki bunu kimse yemez. Bizim aldığımız petrol Irak'ın petrolüdür. Bağdat ile Erbil o manada kendi içerisinde bir düzenlemeyi daha iyi yapamıyorsa bunun müsebbibi tabii ki Türkiye olarak görülmez. Irak petrolünün, yine kendilerinin yaptığı ihaleyle, Ceyhan'dan sevkıyatını kendileri yapıyorlar. Biz Irak'ın petrolünü değerlendirmiş oluyoruz, Türkiye'nin petrolünü değil."

Soma'da üretim başlıyor

Soma'da yaşanan maden faciasının ardından gelinen son durumun sorulması üzerine Yıldız, bakanlığın bu kazadan çok önemli dersler çıkardığını söyledi.

Bu kazadan çıkartılan dersler nedeniyle 130'dan fazla madenin kapalı olduğunu ifade eden Yıldız, "Ocak işleticilerinden rica ediyorum, mühürlü olan ve çalışması yasak bir ocakta lütfen işçi çalıştırmasınlar ve mührü kırmasınlar. Oradaki iş kazalarının müsebbibi direkt kendileridir" diye konuştu.

Kazanın yaşandığı işletmenin kontrollerden geçtiğini dile getiren Yıldız, şunları kaydetti:

"Soma'da yaklaşık 1000 megavatlık bir santral var. Yerli kömürle çalışıyor. Şu ana kadar bir aksama olmadı ama kömür üretilemezse aksama beklemek zorundayız. Bu da bizim için iyi bir şey değil. Az yağış yağdı yerli kaynağı oradan kısalım, az kömür çıktı kömürü de buradan kısalım. Doğalgaza bağımlılık kaçınılmaz olur. Bu tercih ettiğimiz bir durum değil.

Çalışma ve Enerji bakanlıklarından iki müfettiş grubu oraya gitti ve oranın en büyük ocağı olan Işıklar'ın kısmen faaliyete geçebileceğine dair raporlamalarını yaptılar. Rapor yayımlandıktan sonra işçi kardeşlerimiz önümüzdeki haftadan itibaren bir plan, program dahilinde Işıklar'da çalışmaya başlayabilecekler. Altını çizerek söylüyorum kısmen, tamamı değil ama çalışabilecekleri bir alan oluşturuyoruz."

Kazanın olduğu Eynez'de bir çalışma olmayacağını ifade eden Yıldız, Atabacası ocağının da çalışmaya hazır olmadığının tespit edildiğini kaydetti.

Enerji sektöründeki her yatırımın olabildiğince yerli kaynaklardan oluşturulması için çalışmalarının sürdüğünü dile getiren Yıldız, üniversite-sanayi işbirliğinde daha iyi bir yapı kurulması gerektiğini vurguladı. 

Geçen yıl ağustos sonunda 61 bin 151 megavat olan Türkiye'nin toplam enerji kurulu gücünün bu yılın aynı ayında yüzde 11,5 artışla 68 bin 236 megavata çıktığını ifade eden Yıldız, bunun birçok ülkenin kurulu gücünü geçtiğini söyledi.

Petrol aramaları için 10 yılda 14 milyar dolarlık yatırım yapılacağını anlatan Yıldız, sismik arama gemisinin yerli tersanelerde inşasına başlandığını kaydetti. Bakan Yıldız, 2 yıl içerisinde Türkiye'nin hemen hemen yüzde 100 yerli sanayiyle üretilmiş sismik gemisinin hizmete alınmış olacağını ifade ederek, "Maliyeti 1 milyar dolar olacak sondaj gemimizin siparişini vermeye hazırlanıyoruz. Hem Karadeniz hem de Akdeniz'de yapacağımız sismikler yol haritamızı ne kadar hızlandırmamız lazım geldiğini söyleyecek" diye konuştu. 

"Nükleer için 11 ilde yerli üretim yapabilecek tesis var"

Bakan Yıldız, daha sonra EMD üyelerinin sorularını yanıtladı.

"Akkuyu Nükleer Güç Santrali (NGS) inşaatının ÇED raporu nedeniyle geciktiği" iddiaları anımsatılarak, inşaatın başlangıç tarihinin sorulması üzerine Yıldız, santralin son ÇED başvurusunda şekli şartlarla ilgili bir sıkıntı olmadığını Çevre ve Şehircilik Bakanlığının açıkladığını, bu sayede sürecin ilerlediğini söyledi. Fukuşima faciası sonrası güvenlik sistemlerinin artırılması için 1,5 yıllık gecikme yaşandığını, 186 kalem üzerinde tekrar tekrar irdelemeler yapıldığını belirten Yıldız, şirketin bu gecikmeyi kapatmaya yönelik çalışma yaptığını, santralden 2019 veya 2020 yılında elektrik üretimi hedeflediklerini bildirdi.

Japonya'nın Türkiye'de kurulacak üçüncü santralin yerini değiştirmeyecek şekilde sonuç almaya çalıştığını ifade eden Yıldız, üçüncü nükleer santralin yerinin belirlenmesi için 5 ayrı yerde 5 aydır çalışma yapıldığını, 2015 yılı sonunda yerin belirlenmiş olacağını vurguladı. 

Nükleerde yerli sanayinin yatırımlarının yer almasını istediklerine işaret eden Yıldız, santralin 515 bin parçasının üretiminin nerede yapılacağına ilişkin envanter çalışması yapıldığını ve 11 ilde bu alanda üretim yapan 460 firma bulunduğunu tespit ettiklerini söyledi.

"Konya'daki güneş çiftliği yüzde 100 yerli üretimle kurulacak"

Başka bir soruyu yanıtlarken de Yıldız, Konya'da kurulacak güneş santralinin hemen hemen yüzde 100'ünün yerli sanayi tarafından oluşturulacağını, bunun ihalesini 500'er megavatlık 6 blok halinde yapmak istediklerini belirterek, lisanslama dışında bir yapıyla 6 milyar dolara kurulacak santralin 2018 yılında üretime başlamasını hedeflediklerini bildirdi. Yıldız, "Yalnızca Avrupa'nın değil, inşallah dünyanın en büyük güneş çiftliğini kurmuş olacağız" diye konuştu.

Bir basın mensubunun Karaman'da güneş santrali için İngiliz bir şirketin girişimde bulunduğunu hatırlatması üzerine de Yıldız, bu konuda hedefleri belirleyip altyapı oluşturdukça istekli firma sayısının artacağını vurguladı. 

"Arz talepten yaklaşık yüzde 10 fazla" 

Yıldız, "Elektrik arzıyla ilgili bir sıkıntı var mı?" şeklindeki soruyu yanıtlarken, elektrik üretiminde suyun kullanım oranının dörtte birden beşte bire düştüğünü, bu yıl yağış azlığı nedeniyle HES'lerden istenilen miktarda elektrik elde edilemeyeceğini kaydetti. Türkiye'de elektrik tüketiminde ağustosta 41 bin megavatlık puantlara ulaşıldığını ancak emre amade kurulu gücün aynı ayda 45-46 bin megavat olduğuna dikkati çeken Yıldız, bunun, arzın talepten yaklaşık yüzde 10 fazla olduğunu gösterdiğini vurguladı.

Irak'tan petrol sevkiyatında yaşanan sorunlara ilişkin bir soruya karşılık Yıldız, Irak petrolünün sevkiyatının ticari bir mesele olduğunu, siyasi meselenin Bağdat ve Erbil arasında çözülmesi gerektiğini belirtti. Petrol sevkiyatından Türkiye'nin elde ettiği toplam geliri, bunların tümü banka hesaplarına aktarıldığında açıklayacaklarını da bildiren Yıldız, "Yalnızca taşımadan kaynaklanan varil başına bir dolar bizim Bağdat ile yaptığımız anlaşmadan kaynaklanıyor. Bize aktarılan miktar, Birleşmiş Milletler hesabına aktarılan yüzde 5'ten biraz düşük. Bağdat'ın hesabına mahsuben aktarılan para 180 milyon dolardı. Diğerleri de inşallah yapılacak" diye konuştu.

"Akkuyu Sokak" espri konusu oldu

Bir basın mensubunun, Bakan Yıldız'ın Kayseri'deki evinin bulunduğu sokağın adının "Akkuyu" olduğunu hatırlatması üzerine Yıldız, "Evet Akkuyu Sokak'ta oturuyorum. Sonradan fark ettik madem Akkuyu'ya bir santral yapalım, dedik" şeklinde espri yaptı.

Çiftçilerin elektrik borçlarının tarımsal destek ödemelerinden mahsup edilmesine yönelik düzenlemeye ilişkin soru üzerine Yıldız, tarımsal desteklerin toplamının 9,3 milyar lira olduğunu söyledi.

Kamu hizmetini kamu adına yapan bir özel sektör tahsilatının söz konusu olduğunu dile getiren Yıldız, tarımsal sulamaya yönelik tahsilatta oluşan aksaklıkların mutlaka telafi edilmesi gerektiğini ifade etti. Borcunu ödemeyen çiftçilere elektrik verilmesinin doğru olmadığını belirten Yıldız, tarımsal desteklerden pay ayrılarak kamu alacağına yine bir kamu finansmanından mahsup işlemi yapıldığını ve bunun hukuki olduğunu kaydetti.

Elektrik borcu bulunan çiftçilerden şu ana kadar ödeme planı sunanların oranının son derece düşük olduğunu ifade eden Yıldız, önümüzdeki haftalarda bu oranın artacağına inandıklarını dile getirdi.

Dicle bölgesinde yılda 5,2 milyar liralık elektrik satıldığını anlatan Yıldız, bunun 1,6 milyar liralık kısmının tarımsal sulamadan kaynaklandığını, bazı bölgelerde yüzde 95'lere varan ödeme oranları bulunduğunu söyledi. Yıldız, "O bölgedeki 1,2-1,3 milyar liralık kısmın tüm vatandaşlarca ödenmesini doğru bulmayız" diye konuştu.

Bakan Yıldız, ödemi planı sunan borçlu çiftçilere elektrik verileceğini, sunmayanların elektriğinin kesileceğini ifade etti.

Su seviyesinin düşmesi enerji maliyetlerini artırdı

Taner Yıldız, yağışların azalmasına bağlı olarak HES'lerdeki su seviyesinin düşmesinin Türkiye'nin enerji maliyetlerini artırdığını söyledi.

Türkiye'de üretilen elektriğin 4'te 1'i sudan kaynaklanırken, şimdi hemen hemen 5'te 1'inin sudan kaynaklandığına işaret eden Yıldız, aradaki farkın düşük maliyetli kaynaklar yerine yüksek maliyetli kaynaklardan telafi edildiğini, bunun da maliyet baskısı yarattığını belirtti. 

TANAP boru ihalesinde sona gelindi

TANAP Boru Hattı'nın yapımında yerli firmaların rol almasını istediklerini vurgulayan Yıldız, bin 800 kilometre uzunluğunda ve 1,3 milyar dolarlık bu işin yüzde 75-80'ler civarındaki kısmının yerli çelik boru üreticilerince karşılanmasından yana olduklarını ifade etti. 

Söz konusu ihaleye 19 uluslararası yeterlilik alan firma ile 6 yerli firmanın katıldığını anlatan Yıldız, "Nihai karar önümüzdeki hafta açıklanacak. Hedefimiz ihtiyacın yüzde 75-80'ler civarında yerli boru üreticileri tarafından karşılanmasıdır. Firmaları ve yerli oranını önümüzdeki hafta açıklamış oluruz. Tek bir firma bin 800 kilometrelik boru hattını yapmayacak. En az 3-4 konsorsiyum tarafından yapılması ve 4 yılda bitirilmesi gerekiyor" diye konuştu.

İran'la tahkim duruşmaları tamamlandı

Bakan Yıldız, İran'la devam eden tahkim görüşmelerinde duruşmaların bittiğini bildirdi. Avukat ve uzmanların katılımıyla bu ay içinde nihai bir toplantı yapılacağını ifade eden Yıldız, daha sonra kararın bekleneceğini belirtti.

İran'dan alınan doğalgazın fiyatının, dünyada satılan doğalgaz fiyatlarının üzerinde olduğuna dikkati çeken Yıldız, şöyle konuştu:

"Sanayicimize, vatandaşımıza daha pahalı gaz tedarik etmemiz doğru değil. Bakanlığın en önemli ve öncelikli görevlerinden bir tanesi bu. Ben ülkeme pahalı gaz alamam, İranlı kardeşlerimiz de bunu anlayışla karşılayacaktır, onlar da doğru bulacaktır bu kararı. Tahkim bittikten sonra yeni doğalgaz dönemiyle ilgili kararı hep beraber yine oturacağız. Anlaşılamayacak bir nokta yok. Pazar ve satışlar belli, bununla alakalı çalışmalarımızı kendilerine sunacağız. OPEC'in dönem başkanlığını yaptıkları için doğalgaz piyasasını en az bizim kadar hatta bizden daha iyi bildiklerine inanıyorum, onlar da bize kolaylık göstereceklerdir." 

"Irak'tan tadilat için yardım talebi yok"

 Irak'ta zarar gören boru hatlarının tadilatıyla ilgili bir gündemleri olup olmadığı yönündeki soru üzerine Yıldız, oluşan yeni tadilat ihtiyaçlarıyla ilgili Türkiye'den yardım istenmediğini söyledi. Yıldız, Türkiye'nin asıl amacının Kerkük-Yumurtalık Ham Petrol Boru Hattı'nın günlük 1,5 milyon varil kapasiteyle çalışmasının sağlanması olduğunu, bu durumun Irak'ın normalleşmesi, Türkiye'nin gelirlerinin artmasına katkı sunacağını ifade etti. Yıldız, "Bazı arkadaşlar, 'Irak'ın petrolü satılacak, bize ne bundan' diyorlar. Irak'ın petrolü satılacak, bizim de gelirimiz artacak" dedi.

Yıldız, Rusya ile Ukrayna arasındaki gerilimin Türkiye'ye yönelik olası sonuçlarına ilişkin soruyu yanıtlarken, Rusya ile geliştirilen ilişkilerin stratejik işbirliğine dayalı olduğunu ve bu krizin iki ülke ilişkilerini olumsuz etkilemeyeceğine inandığını belirtti. Bakan Yıldız, Türkiye'nin, Rusya'nın AB ile yaşayacağı her problemin parçası olmayacağını kaydetti.

İran'dan gelecek boru hattının da bir proje olduğuna değinen Yıldız, Türkiye'nin, İran'dan Avrupa'ya geçecek gaza izin vereceğini söyledi.

"Bir bakan 4 yıl dinlenilmez"

Taner Yıldız, dinlemeler konusunda bir önlem alıp almadığı, toplantılara telefonuyla katılıp katılmadığı yönündeki soruyu yanıtlarken şunları söyledi:

Dinlemelerle ilgili hukuki süreci başlattıklarını anımsatan Yıldız, "Cumhurbaşkanımızın Obama ve Merkel ile yapacağı görüşmede tabi ki bu da konu edilecektir. Türkiye Cumhuriyeti Hükümeti'nin, vatandaşımızın saygınlığı vardır, bunun korunması lazım. Dinleyen hangi yapı varsa, başta paralel olmak üzere, bununla alakalı bütün önlemleri alacağız. Şahsen hissettiğimi de söyleyeyim, kim ne öğrenmek istiyorsa kamuoyuyla bunu paylaşabiliriz. Bu kadar şeffaf bir yapıyı dinleme ihtiyacı başka gerekçelerden kaynaklanıyor diye düşünüyorum. Bir bakan 4 yıl dinlenilmez" değerlendirmesinde bulundu.

"Enerji fiyatlarıyla ilgili şimdiden bir şey söylemek doğru değil"

Enerji fiyatlarının enflasyona etkilerinin Hazine tarafından değerlendirildiğini ifade eden Yıldız, Merkez Bankası ile fiili bir görüşmeleri olmadığı, bu konuyu Hazine ile değerlendirdiklerini belirtti. Bakan Yıldız, "Enerjinin enflasyonu hangi oranda etkileyebileceğini biliyorum, bunların hesaplamaları elimizde var. Enerji fiyatlarıyla ilgili şimdiden bir şey söylemek doğru değil. Her ay sonunda doğalgazın, her 3 ayda bir de elektriğin maliyetini elden geçiriyoruz" ifadelerini kullandı.

"Baraj kenarında piknik, uçak pistine çıkmak gibi"

Alkumru'da barajda su boşaltılması sırasında yaşanan olaya ilişkin soruları yanıtlayan Taner Yıldız, bu tür olayları önlemek için illa tel örgüye gerek olmadığını dile getirdi. Yıldız, şunları kaydetti:

"3 gün önce aynı barajda piknik yapmak isteyen vatandaşlarımız oldu, bu doğru bir şey değil. Orada enerji üretim talimatlarıyla baraj 1haftada 10 defa devreye girip çıkabilir. Bölgenin enerji ihtiyacına göre o baraj ve diğer HES'ler, 1 saat sonra devreye girmek zorunda kalabilir, 3 saat sonra devreden çıkabilir. Bizim orada 'acaba piknik alanında kaç kişi var' dememiz doğru değil. Bu vesileyle vatandaşlarımızdan bir kez daha rica ediyorum, lütfen HES'lerin mensap kısmında, suyun aktığı yerde piknik yapmayın. Tel örgü için binlerce kilometrelik bir alandan bahsediyoruz, bunun pratiği yok. Alkumru'dan sonra 46 kilometrelik bir piknik alanı var, belli duyurular yapılıyor. O alanda bulunmak, uçak pistine çıkmak gibi bir şey."

Güncel gelişmelerden anında haberdar olun!
dunya.com'a girmeden de haberleri takip edebilirsiniz.