Yumuşak iniş yaptık, fırtına arkadan geliyor

DÜNYA Gazetesi ve Edirne Ticaret Borsası'nın düzenlediği "Para Politikaları" konferansında konuşan Başçı, Türkiye ekonomisini havadaki bir uçağın piste inişine benzetti.

YAYINLAMA
GÜNCELLEME

EDİRNE - Ekonomiyi havadaki bir uçağın piste inişine benzeten Merkez Bankası Başkanı Erdem Başçı, "Türkiye de yumuşak iniş gerçekleşti. Uçağın tekerlekleri yere değdi, piste hareket etmeye devam ediyoruz. Kemer ikaz ışıkları henüz sönmedi. Lütfen kemerlerinizi çözmeyiniz uçak henüz park etmedi. İşin zor kısmını geçtik, yumuşak iniş gerçekleşti, fırtına arkadan geliyor, fotoğraf böyle" dedi.

DÜNYA Gazetesi ve Edirne Ticaret Borsası'nın düzenlediği "Para politikaları" konulu konferansta konuşan Başçı, küresel parasal genişlemeye ülkelerin farklı farklı yaklaştığını belirterek, Türkiye'nin de küresel parasal genişlemeye farklı yaklaştığını söyledi.

Başçı, şöyle konuştu:

"Türkiye'nin tercihi sermaye akımlarına set çekmek, vergi getirmek değil; kısa vadeli faizleri cazip olmaktan çıkarıp, daha ziyade makro ihtiyati dediğimiz tedbirlerle, bu akımların açtığı riskleri azaltıcı bir politika uyguladı. Türkiye'nin yaklaşımı ilgi ve rağbet görüyor. Türkiye Cumhuriyeti Merkez Bankası'nın üzerinde makro ihtiyati araçlardan zorunlu karşılıklar vardı, bir yandan kısa vadeli faizler düşük tutulurken, kredilerde olağanüstü artış vardı, sınırlamak açısından zorunlu karşılıkları sıkılaştırıcı araç olarak, Merkez Bankası bunu kullandı.

Bir de faiz koridoru var, Merkez Bankası borçlanma faizini kasım 2010'da çok kuvvetli bir şekilde yüzde 1 buçuğa kadar indirmişti. Bunu yaparken de gecelik faizlerde oynaklığa izin vermek amacıyla bunu yapmıştı. Kısa vadeli gecelik Türk lirası üzerindeki pozisyonların engellenmesi amacıyla yapılmış bir eylemdi, amacına ulaştı. Karşılaştığımız yeni durumda, bu iki politika araçlarının nasıl uygulanması noktasında çalışmaları yaptık, bunu piyasalara anlattık."

Politika faizi ekonomiyi destekleyici durumda

Türkiye'nin politika faizinin ekonomiyi destekleyici durumda olduğunu bildiren Başçı,"Gelişmiş ülkelerde politika faiz oranları çok hızlı bir şekilde Lehman krizi sonrası indirilmişti. Gelişmekte olan ülkelerde de faiz indirimi söz konusuydu. Konjonktür gereği bunu yapmışlardı. Türkiye ile gelişmekte olan ülkelerin faiz farkları ise, belki tarihinde hiç görülmemiş bir şekilde, ilk kez sıfıra hatta eksiye indi. Dolayısıyla Türkiye politika faizi açısından, ekonomiyi destekleyici bir konumda" dedi.

En sağlam ve en sıkı merkez bankalarından biriyiz

Parasal anlamda Türkiye Cumhuriyeti Merkez Bankası'nın, dünyadaki merkez bankaları arasında en sağlam, en sıkı, en muhafazakar olduğunun altını çizen Merkez Bankası Başkanı Başçı, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Para miktarı açısından bakıldığında, Türkiye'nin resmi likitide, fazla rezerv açısından iyi durumda olduğunu görüyoruz. Şuanda bizde bu anlamda fazla para yok, hiç yok. Çıkış stratejimizi 2010 yılı nisan ayında başlayıp yılın son aylarında tamamlamıştık. Merkez Bankası'ndan alınacak tutarı sıfıra indirmiştik. Ona karşı dolaşımdaki para ekonomideki büyümeyle orantılı artmaya devam ediyor. Parasal anlamda Türkiye Cumhuriyeti Merkez Bankası, dünyadaki merkez bankaları arasında en sağlam, en sıkı, en muhafazakar merkez bankalarından birisi, para miktarı açısından.

Gelişmekte olan ülkelerle kıyasladığınızda da öyle, çünkü gelişmekte olan ülkelerde çok kuvvetli sermaye akımlarına karşı döviz alarak bilançolarını yükselttiler. Brezilya, Güney Kore gibi ülkeler, yüklü miktarda döviz alarak karşılığında kendi paralarını ihraç ederek bilançolarını büyüttüler. Bizde toplam 26 milyar dolar tutarında döviz satın aldık, fakat bu bizim bilançomuzda fazla rezerv olarak görülmüyor. Çünkü zorunlu karşılıkları arttırdık. O anlamda Merkez Bankasının sıkı bir para politika izlediğini görüyoruz. Özetlersek, politika faizi boyutu, burada genişletici durumda olduğumuzu düşünüyoruz.

Türkiye'nin enflasyon görünümü diğer ülkelere göre daha olumlu

Ekonomiyi destekleyici durumda olduğumuzu düşünüyoruz. Borç verme faizimiz, bir hafta vadeli, repo ihale faizimiz 5,75. İkinci boyut, likidite politikası boyutu, burada da sıkılaştırıcı olduğumuzu düşünüyoruz. Bankaların serbest, Merkez Bankasında rezervi sıfıra yakın durumda, bu açıdan enflasyonist değil. Üçüncü olarak finansal sektör politikası var. Burada da BDDK'nın aldığı tedbirlerle son derece muhafazakar, risklere karşı olumlu tedbirler olarak baktığınızda, enflasyon açısında bize yardımcı olan durumdu. Üçünün net durumuna baktığımızda enflasyon açısından sıkılaştırıcı olduğunu görüyoruz. Enflasyon üzerinde kuvvetli bir enflasyonist baskı yok, bilakis nispi olarak Türkiye'nin enflasyon görünümü diğer ülkelere göre daha olumlu bile diyebiliriz."

Başçı, ekonomiyi havadaki bir uçağın piste inişine benzetti ve verdiği örnekle özetleyerek, "Türkiye de yumuşak iniş gerçekleşti. Uçağın tekerlekleri yere değdi, piste hareket etmeye devam ediyoruz. Kemer ikaz ışıkları henüz sönmedi. Lütfen kemerlerinizi çözmeyiniz uçak henüz park etmedi. İşin zor kısmını geçtik, yumuşak iniş gerçekleşti, fırtına arkadan geliyor, fotoğraf böyle" dedi.

 

Bu konularda ilginizi çekebilir