Yüzde 50’si devletin kalanı şirketlerin olsun

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın çağrısının ardından, 'Yerli otomobile talibiz' açıklamasını yapan Sanko Holding'in Yönetim Kurulu Başkanı Abdulkadir Konukloğlu, yerli otonun dünyadaki yarışa katılabilmesi için olabilecek şirket modeli konusunda görüşleri

YAYINLAMA
GÜNCELLEME

Handan Sema Ceylan

İSTANBUL - 'Yerli otomobile talibiz' açıklamaları ile gündeme gelen Sanko Holding Yönetim Kurulu Başkanı Abdulkadir Konukoğlu, "Bunun için en önemlisi şirket. Devlet işin içinde olsun. Yüzde 50'si devletin olsun. Kalan yüzde 50 halka açılsın biz şirketler oradan hisse alalım, konsorsiyum olsun" dedi. Konukoğlu, başlangıçta bir yabancı ortağın da işin içinde olabileceğini belirtti.

Sanko Holding Yönetim Kurulu Başkanı Abdulkadir Konukoğlu, yerli otomobille ilgili DÜNYA'nın sorularını yanıtladı. Konukoğlu, otomotiv yatırımının büyük çaplı bir yatırım olduğunu kaydederek, "Bu riski özel sektör tek başına alamaz. Aslında Sanayi Bakanlığı'nın gözetimi altında bir konsorsiyum olsa iyi olur. Bu riski özel sektör alamaz. Alabilmesi için büyük teşviklerin olması gerek" diye konuştu. Avrupa'daki güçlü firmalar arasında tek başına bir firmanın mücadele etmesinin zor olduğunu dile getiren Konukoğlu, "Ama tek başımıza girebilir miyiz? Yabancı bir ortakla olursa o da olur" diye konuştu.

İş makineleri sektöründe üretim yapan bir fabrikaları olduğunu anımsatan Konukoğlu, geçmişte Koreli Daewoo'nun distribütörlüğünü üstlendiklerini belirterek, "O firma ile birlikte Gaziantep'te bir otomotiv tesisi zaten düşündük. Ancak o firma battı, biz otomotiv yatırımını çok arzuladık ama olmadı. İş makinelerini yaptık. Gaziantep'te iş makineleri ürettiğimiz alan çok büyük. 500 dönüme yakın. Biz orayı sırf otomotiv kurulsun diye yapmıştık ama sadece iş makinelerinde kaldı. Orası ilerde çok büyüyecek, hedefimiz bu" şeklinde konuştu. 

"Bir Türkiye otosunun Türkiye'de imal oluşu hayalimiz" diyen Konukoğlu, "Bunun tamamının yerli olması elbette ki arzumuz. Belki ilk başta motorunu alabiliriz. İlk anda yüzde 100'ü olmasa bile, bunun kademeli olarak yerlileştirilmesini ve en nihayetinde yüzde 100 Türk olmasını sağlayabiliriz. Bunun için gereken iş planı çıkartılabilir" ifadelerini kullandı.

"Yerli oto elektrikli olmalı"

İş makineleri alanındaki üretimlerinde 'elektrikli forkliftler' konusunda çalıştıklarını dile getiren Konukoğlu, "Zaten yüzyılımızın gerektirdiği elektrikli, akülü arabalar bir benzinli motor kadar zor değil. Yeni Türk otomobilinin elektrikli olması daha doğru olur. Dünya nereye gidiyor, tekrar benzinliye dönmek ne kadar doğru olur? Hem benzinli hem elektrikli olan araçlar var. Belki küçük bir motorla yolda kalmaması için hem elektrikli hem de benzinli olarak dizayn edilebilir" diye konuştu.

Yerli otoyu yapalım diyenin çok olduğunu ancak ortaya gelen olmadığını belirten Konukoğlu,  şöyle devam etti: "Ancak yedek parça olarak girmek isteyen çok. Türkiye bu konuda çok gelişti, yan sanayi konusunda endişelenmemize gerek yok. Türkiye'de un var, şeker var, yağ var bunu helva yapacak,  Sayın Başbakanımızın dediği gibi, bir babayiğit lazım" dedi.  Konukoğlu, "Bir işe ilk önce teşebbüs edersiniz, konuşursunuz, sonra da oluşur. Bu işler konuşa konuşa olur. Konuşulur, konuşulur bir gün bakmışsınız ki helvayı yapmışsınız" diye konuştu.

"Vergide destek sağlanmalı"

Yapılacak yerli otonun maliyetinin ilk zamanlar yüksek olacağının altını çizen Abdulkadir Konukoğlu, şunları söyledi: "Nasıl geçmişte Türkiye'de uçak yapılıyordu. Yabancılar ne yaptılar 'biz size daha ucuz uçak verilim' dediler. Sübvansiyon yaparak Türkiye'de uçak yapımını kaldırdılar. Yoksa neden yapılmasın, biz o ülkelerden akıl yönünden daha mı geriyiz? Bence Türkiye'de çok iyi, akıllı ve deneyimli mühendislerimiz var. Bugün dünyada Türkiye'nin beyin gücü var, çok ihraç ettiğimiz beyin var. Avrupa'da Amerika'da çalışıyorlar. Bugün artık Türkiye çok ülkeyle baş edebilecek durumda. Ama bu işin sürdürülebilir olması için devletin bir el atması lazım" diye konuştu. Konukoğlu, "Mesela kurulacak şirketin şu kadarı devletin, geri kalanı özel sektörün dense, konsorsiyum kurulsa veya bu şirket halka açılsa daha güçlü olur. Şirketin yüzde 50'si devletin yüzde 50'sini halka açacak ama yönetimi devlette olmayacak. İdaresini özel sektöre bırakacak. Devlet 'Yüzde 50'sini ben veriyorum. Geri kalanı da halka açık, belirli gruplarda girsin hisseleri alsın' derse bu daha rahat olur."

Öte yandan yerli otonun dünya piyasasında yarışabilmesi için devlet desteğinin şart olduğunu da kaydeden Konukoğlu, "Onun için ilk zamanlarda hem ÖTV yönünden hem vergiler yönünden hem KDV'si yönünden devlet yerli otoyu desteklerse bu ayakta kalır. Yok derse ki 'Haydi herkes yarışsın' böyle bir yarışa girebilecek bir Türk şirketi yok dünya piyasasında. Elbette devlet koşulları değerlendirecek, ona göre bir teşvik verecek şimdiden bunun nasıl olacağını tahmin etmek zor" açıklamasını yaptı.

"Kamu alım garantisi yetmez"

Yerli otonun desteklenmesi için kamu alım garantisinin yeterli olamayabileceğini de anlatan Abdulkadir Konukoğlu, "Sadece kamu alım garantisiyle yerli otomotivi besleyemeyiz. Onu yaptığınız zaman hem iç piyasaya hem dış piyasaya satmanız lazım. Kamular bunu alsın diye yola çıkarsanız yolda kalırsınız. Sadece kamu alımı bir otomotiv tesisini beslemez" dedi. Üretilecek otonun modeli ile ilgili de bir değerlendirme yapan Konukoğlu, "Bir modeli yaptığınız zaman diğerleri arkasından gelir. Önemli olan ilk modeli yapabilmek. Bir halk tipi yapacaksınız, bir orta sınıf bir de lüks yapacaksınız. Bunun yanında ticari aracın da yapılması lazım" diye konuştu. Yerli oto yatırımını bütün illerin istediği, hangi ilin daha uygun olacağı sorusuna ise Konukoğlu şöyle cevap verdi: "Biz Gaziantepli olduğumuz için hep şunu söylüyoruz 'dünyada Türkiye, Türkiye'de Gaziantep' biz tabi ki orada kurulmasını arzu ederiz. Hangi şehir olursa olsun yeter ki olsun. Ama tabi Antep'te olursa iyi olur yani."

Bu konularda ilginizi çekebilir