Batık kredide taşra patlaması
İlk dokuz ayda takipteki kredi borcu en hızlı büyüyen il yüzde 152,3’le Edirne, onu yüzde 142,2 ile Karabük, yüzde 137,7 ile Adıyaman izliyor. Ordu, Bitlis, Niğde, Kayseri, Uşak, Bartın ve Siirt ilk onda yer alıyor.
Yüksek faiz, daralan iç talep ve sıkı para politikasının reel sektör ile hane halkı üzerindeki baskısı, bankacılık sisteminin en hassas barometresi olan takipteki alacaklar cephesinde giderek tüm ülke sathına yayılan bir borç ödeme krizine dönüşüyor.
Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu (BDDK) verilerine göre, 31 Aralık 2025 ile 30 Eylül 2026 arasındaki dokuz aylık dönemde, yurt içi toplam nakdi krediler yüzde 24,1 artışla 29 trilyon 292,7 milyar liraya ulaşırken, bunun içinde bankaların tahsil edemediği ve takibe aldığı sorunlu alacak stoku yüzde 55 gibi yüksek bir hızla artarak 912,4 milyar TL’ye fırladı. Yurt içi toplam kredilerde 2025 sonu itibarıyla yüzde 2,5 olan takibe düşme oranı, bu yıl eylül sonunda yüzde 3,1’e çıktı. Yurt dışına açılan kredilerdeki 4,7 milyar liralık tutar da dahil edildiğinde sektörün takibe düşmüş toplam kredi alacağı 917,1 milyar liraya ulaştı.
Bankacılık kredilerdeki bozulmanın anatomisine bakıldığında, sorunun metropollerden çok, Anadolu illerinde büyüdüğü görülüyor. Bazı illerde takipteki alacakların büyüme hızı kredi büyümesini katlamış durumda. Ocak-eylül döneminde takipteki kredi hacmi 81 ilin tümünde artarken, özellikle 7 ilde yüzde 100’ün üzerinde ve 57 ilde yüzde 50-100 arasında yaşanan artışlar dikkati çekti. Parasal sıkılaştırmaya bağlı likidite kuruluğu, krediye ulaşamayan Anadolu esnaf ve KOBİ’sini hızla bankaların kara listesine taşırken, taşradaki bu hızlı bozulmanın istihdam ve üretim kayıpları üzerinden metropollere sirayet etmesi, izleyen dönemin en büyük makroekonomik riski olarak masada duruyor.
Takipteki borcu en hızlı büyüyen on il
İlk dokuz ayda takipteki kredi hacmindeki artışlar özellikle şu on ilde aşırı büyüyen risk ve ekonomik durum hakkında olumsuz bir tablo ortaya koyuyor.
Edirne: Sınır ticareti ve tarımsal ekonomideki nakit akışı tıkanıklığı, ili takipteki kredi büyümesinde zirveye taşıdı. İlin Aralık 2025’te yüzde 1,82 olan takipteki alacak oranı, 30 Eylül 2026 itibarıyla yüzde 3,54’e çıktı. Bu dönemde Edirne’nin takipteki alacak tutarı yüzde 152,3’lük alarm veren bir oranında net 2 milyar liradan fazla artış göstererek 3,4 milyar liraya ulaştı.
Karabük: Ağır sanayi, demir-çelik ve girdi maliyetlerinin baskısı altındaki sanayi kentinde takipteki kredi oranı keskin bir sıçramayla yüzde 1,81’den yüzde 4,08’e ulaştı. İlin takipteki borcu yüzde 142,2 oranında 1,3 milyar TL artışla 2,3 milyara çıktı.
Adıyaman: Deprem sonrası finansal erteleme dönemlerinin bitmesiyle acı tablo su yüzüne çıktı. Yüzde 2,73 olan takipteki alacak oranı yüzde 5,17’e fırlarken, bu alacaklar hanesine 9 ayda yaklaşık 2 milyar TL daha eklendi ve toplam hacim yüzde 137,7 büyüyerek 3,4 milyar liraya ulaştı.
Ordu: Tarımsal maliyetlerdeki fahiş artışlar ve fındık üreticisinin finansman yükü, kentteki takip oranını yüzde 2,13’ten yüzde 3,48’e çıkardı. Takipteki alacak tutarı yüzde 106,1 oranında net 2,6 milyar TL artışla 5,1 milyar TL’ye çıktı.
Bitlis: Kamu yatırımlarının yavaşlaması ve bölgesel ticaretin daralmasıyla yıl başında yüzde 2,71 olan batık oranı yüzde 4,40’a tırmandı. Kredi pastasındaki payı düşük illerden biri olan Bitlis’te takipteki alacak hacmi yüzde 104,1 oranında net 712,6 milyon TL’lik büyüme ile 1,4 milyar TL’ye yükseldi.
Niğde: Tarımsal depolama ve KOBİ kanadındaki durgunluk, takip oranının yüzde 2,09’dan yüzde 3,36’ya çıkmasına yol açtı. Bankaların takibe aldığı toplam tutar yüzde 103,5 oranında 1,3 milyar liralık büyüme sonrası 2,6 milyar TL’yi geçti.
Kayseri: Anadolu Kaplanlarının merkezinde, mobilya ve tekstil ihracatındaki küresel durgunluk finansal dengeleri bozdu. Önde gelen sanayi merkezlerinden ve kredi pastasında önemli paya sahip illerden biri olan Kayseri’nin 2025 sonunda yüzde 1,91 olan takipteki alacak oranı bu yıl eylülde yüzde 3,0’e yükselirken, batık kredi stoku oransal bazda yüzde 101,4, hacimsel olarak 5,8 milyar TL artarak 11,6 milyara çıktı.
Uşak: Tekstil sanayisindeki kapasite daralması ve istihdam kayıplarının etkisiyle ilin 2025 sonunda yüzde 2,96 olan takip oranı yüzde 4,52’ye yükseldi. Kentteki toplam takibe düşmüş kredi miktarı yüzde 97,3’le bir kata yakın büyüyerek 3,5 milyar TL oldu.
Bartın: Hizmet ve yerel ticaret sektöründeki daralma, takip oranını yüzde 2,86’dan yüzde 4,72’ye taşıdı. Borç ödeme sıkıntısı yaşayan işletmeler nedeniyle takipteki alacaklar yüzde 96,1 artışla 1,4 trilyon TL düzeyine çıktı.
Siirt: Bölgesel finansa erişim kısıtları ve borç çevrim zorlukları nedeniyle takip oranı yüzde 3,13’ten yüzde 3,80’e çıktı. Kentteki batık alacak stoku dokuz aylık dönemde yüzde 92 büyüyerek 1,5 milyar TL’ye ulaştı.

İstanbul “batık havuzu”
Anadolu taşrasında batık hızı yüzde 100’leri aşan oranlarla adeta bir yangına dönüşürken, finansman pastasında asıl aslan payını elinde tutan büyük illerin oransal bazda Türkiye ortalamasının sınırlarında gezinen takibe düşmüş kredilerinin ise hacimsel büyüklüğü ürkütüyor. Özellikle İstanbul adeta “Batık Havuzu” konumunu koruyor. Yurt içi takipteki alacakların 265,8 milyar TL ile neredeyse üçte biri tek başına İstanbul’a ait. Kredi pastasında en büyük paya sahip il olan İstanbul’da nakdi krediler yüzde 21,6 artışla 9 trilyon 865 milyar liraya çıkarken, bunun içinde yer alan takipteki kısım yüzde 39 artış gösterdi. İlde takip oranı dokuz ayda yüzde 2,36’dan yüzde 2,69’a çıktı. İlin takipteki kredi oranı eylül itibarıyla yüzde 3,11’lik Türkiye ortalamasının altında kalsa da hacimsel büyüklük finansal sistem üzerindeki en büyük stres kaynağı olmaya devam ediyor. Devlet mekanizmasının ve savunma sanayisinin kalbi Ankara, kredi kalitesi bakımından metropoller arasında daha iyi durumda. İlin takipteki alacakları dokuz ayda yüzde 49,15 artışla 77,5 milyar TL’ye çıksa da takip oranının yüzde 1,82 seviyesinde kalması, kentin borç ödeme sadakatinin ve kurumsal kredi yoğunluğunun bir yansıması. İzmir’de ise sanayi ve ticaret adeta alarm veriyor. Üç büyük il arasında kredi kalitesi en hızlı bozulan metropol de İzmir. Kentte takipteki alacak stoku 9 aylık dönemde yüzde 70,92’lik bir sıçramayla 59 milyar TL’ye ulaştı. İzmir’in takip oranının yüzde 2,72’den yüzde 3,73’e yükselmesi, Ege Bölgesi’ndeki tarıma dayalı sanayi, turizm ve ihracat eksenli işletmelerin finansman yükü altında ne denli zorlandığını gösteriyor.
Sorunlu kredilerin üçte ikisi 10 ilde toplanıyor
Takipteki kredilerde hacimsel bazda üç büyük ili 33,7 milyar lira ile Bursa 33,1 miyar lira ile Gaziantep, 30,9 milyar lira ile Adana, 29,8 milyar lira ile Antalya, 26,5 milyarla Kocaeli, 23,9 milyarla Konya ve yaklaşık 20 milyar lira ile Mersin izliyor. Üç büyük ilde takibe düşmüş krediler 402,2 milyar lira toplam hacmin yüzde 43,8’ini ilk on ildeki ise 600 milyar 73,3 milyar lira ile yüzde 65,4’ünü oluşturuyor. Toplam kredi pastasının yaklaşık üçte birine sahip olan diğer 71 ilin takipteki toplam kredi tutarı ise dokuz ayda yüzde 66,4 ile ilk ona göre çok daha hızlı bir artış göstererek 312,3 milyar liraya ulaştı. Yılbaşından bu yana ilk on ilde takipteki oran yüzde 2,37’den yüzde 2,84’e çıkarken, 71 ilde yüzde 2,87’den yüzde 3,82’ye ulaştı.
Takipteki kredi oranı en yüksek olanlar ise pastada küçük paya sahip Doğu ve Güneydoğu illeri. Bu rasyoda yüzde 9,7 ile başı çeken Mardin’i yüzde 8’le Diyarbakır, yüzde 7,6 ile Şırnak, yüzde 7,4’le Şanlıurfa, yüzde 7,1’le Hakkâri izliyor.