Tüketici güveninde ani kırılma
Gelecek dönemde maddi durumda iyileşme beklentisi ve artan harcama iştahının etkisiyle eylülde tarihi zirvweye ulaşan tüketici güveni, ekim ayında ise maddi durum ve gelecek beklentilerinde kötüleşme etkisiyle sert bir düşüş kaydetti.
Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) ve Merkez Bankası iş birliği ile her ayın 1-15’i arasında yürütülen Tüketici Eğilim Anketi sonuçlarından hesaplanan Tüketici Güven Endeksi, ekimde yüzde 7,7 oranında keskin bir düşüşle 84,8’e geriledi. Bunun Ağustos 2023’teki yüzde 15,1’lik düşüşten bu yana son 38 ayın en sert düşüşü olduğu belirlendi.
Şubatta 85,7 olan Endeks, ABD/İsrail ittifakı ile İran arasında sıcak savaşın yaşandığı martta ise yüzde 0,8 düşüşle 85’e inmiş, ateşkes ayı nisanda 85,5’e, mayısta yüzde 0,3 artışla 85,8’e, haziranda da yüzde 2,5 artışla 87,9’a, temmuzda yüzde 2,2 artışla yüzde 89,8’e, ağustosta yüzde 1 artışla yüzde 90,8’e yükseldikten sonra eylülde yüzde 1,3 artarak 91,9’e kadar çıkmıştı. Tüketici Güven Endeksi’nin, hane halklarının ekonomide genel gidişat ve kendi mali durumlarına ilişkin beklenti ve değerlendirmeleri ve geleceğe yönelik beklentileri ile harcama ve tasarruf eğilimlerini yansıtıyor. Ekonomiye ilişkin temel bir öncü gösterge olan bu endeksin 100’ün üzerinde olması tüketicilerde ekonomiye ilişkin “iyimser”; altında olması ise “kötümser” durumu gösteriyor. Endeks, ekimdeki sert düşüşle 100 puanlık nötr seviyenin oldukça altına inmiş bulunuyor.
Tüketici gerçeklik duvarına çarptı
Uzmanlara göre eylülde endeksi 8 yılın zirvesine taşıyan faktör halkın yaşamının rahatlamasından çok, “yakında her şey daha iyi olacak” beklentisiydi. Yaz aylarında enflasyonun baz etkisiyle düşeceği, Merkez Bankası’nın faiz indirimlerine başlayacağı ve sonbaharda piyasanın rahatlayacağı algısı ile oluşan psikolojik iyimserlik dalgası, endeksi yapay şekilde yukarı itmişti. Yaz aylarından bu yana enflasyonda yaşanan baz etkisi düşüşü ve yaklaşan faiz indirimi beklentileriyle beslenen psikolojik iyimserlik dalgası, güveni eylülde zirveye taşımıştı.
Ancak makro dengelerdeki düzelme algısının hane halkı cüzdanına yansımaması ve sıkı para politikasının yarattığı yüksek faiz kıskacının sürmesi, ekim ayında çok sert bir “gerçeklik şoku” üretti. Yıllık enflasyon yüzde 30’un altına inse de hayat pahalılığının yapısal olarak kemikleşmesi, ekimde manşet endekste sert kırılmaya yol açtı. Tüketicilerin mevcut dönemde hanenin maddi durumu algısı hızla kötüleşirken, geleceğe yönelik tasarruf yeteneğinin kaybolması ve genel ekonomiye güvensizlik; başta otomobil ve konut olmak üzere uzun vadeli tüm yatırım ve harcama iştahını bıçak gibi kesti.
Birikimli hayat pahalılığı, eriyen alım gücü
Manşet endeksin hesaplamasında kullanılan eşit ağırlıklı dört ana kalemde ekim ayı gelişmeleri şöyle:
-Mevcut dönemde hanenin maddi durumuna ilişkin alt endeks yüzde 9,3 düşüşle manşet endeksi en sert hırpalayan başat güç bu oldu. Yıllık enflasyonun kâğıt üstünde yüzde 30’un altına inmesi sokakta karşılık bulmadı; birikimli hayat pahalılığı ve eriyen alım gücü tüketicinin doğrudan “bugününü” vurdu. Cüzdandaki yangın, ekim ayının en ağır mali hasarını buraya yazdı.
-Gelecek 12 ayda genel ekonomik duruma ilişkin beklentideki yüzde 9’luk düşüş, manşetteki kırılmayı tetikleyen ikinci büyük faktör oldu. Makro ekonomiye inançtaki bu çöküş, sıkı para politikası, yüksek faizler ve kredi musluklarındaki kapalılığın daha uzun süre piyasayı sıkacağı algısındaki kitlelerin, yakın gelecekte ferahlama beklentisi ve ekonominin yarınına dair umutlarının tükenmesi işareti veriyor.
-Gelecek 12 ayda hanenin maddi durum beklentisi yüzde 7,7 kötüleşti. Bugününü kurtaramayan ve makro gidişattan umudunu kesen tüketici, kendi mali geleceğine dair de karamsarlaştı. Önceki aylardaki geleceğe yönelik iyimserlik ekim ayında yerini kaygıya bıraktı.
-Gelecek 12 ayda dayanıklı tüketim malı harcama düşüncesini gösteren alt endeks yüzde 5,6 düştü. Ana kalemler arasında en az hasar gören, endeks değeri olarak 102,7 ile iyimserlik eşiğinin üzerinde kalabilen tek bileşen bu oldu. Ancak faizlerin yüksekliği, kredi kartı taksit sınırlamaları ve nakit sıkışıklığı, tüketicinin beyaz eşya veya mobilya gibi zorunlu yenileme harcamalarında bile artık ciddi şekilde frene bastığını tescilledi.
Borçlanma eğilimi arttı
Güven göstergeleri içinde düşmeyen, aksine artış gösteren nadir kalemlerden biri “Gelecek üç ayda tüketimin finansmanı amacıyla borç kullanma ihtimali”. Buna ilişkin alt endeks ekimde yüzde 3 arttı. Bu veri, nakit döngüsü tıkanan hane halkının, harcamalarını döndürebilmek için yüksek faizlere rağmen kredi kartına ve borca sarılma zorunluluğunu yansıtıyor. Anket verileri, tüketicilerin işsizlik ve ücret kaygısının stabil olduğuna işaret etti. Gelecek 12 ayda işsiz sayısı beklenti endeksi yüzde 0,7 düşüş kaydetti. Bu endeksin düşmesi işsizlikte artış anlamına geliyor. Geçen 12 aya göre gelecek 12 ayda ücretlerin değişimine ilişkin alt endeksteki yüzde 2,7’lik düşüş ise tüketicinin iş gücü piyasasında henüz devasa bir istihdam krizi hissetmediğini ancak maaşların enflasyon karşısında erimeye devam edeceğinden kaygı duyduğunu gösteriyor.,
Tüketici enflasyonda hâlâ yükseliş bekliyor
Gelecek 12 aylık dönemde tüketici fiyatlarının değişimine ilişkin beklenti” alt endeksi ekimde yüzde 2,7 düşüş gösterdi. Bu endeksin düşmesi enflasyonda yükseliş, artması ise düşüş beklentisini gösteriyor. Eylül sonu itibarıyla yıllık manşet enflasyonun yüzde 30’un altına gerilemesine rağmen, TÜİK’in anketine yanıt veren tüketicilerin fiyat beklentisi ekimde tam tersi yönde esnedi. Eylül ayında 53,7 değerini alan gelecek 12 aya ilişkin fiyat artış beklentisi endeksinin ekimde 51,2’ye gerilemesi, halkın çarşı ve pazardaki etiketlerin gelecekte çok daha agresif yükseleceğine inandığını gösteriyor. Resmi dezenflasyon söylemi ile sahanın hissettiği katılık arasındaki bu derin psikolojik uçurum da ekim ayındaki “gerçeklik şokunun” göstergelerinin başında geliyor.
Ev, araba hayalleri söndü
Genel endeks hesaplamasına girmeyen ancak tüketicinin yatırım, tasarruf ve yaşam standartlarındaki radikal değişimi gösteren yan kırılımlar da güvendeki kötüleşmeyi ortaya koydu. Büyük yatırım planları bıçak gibi kesildi; gelecek 12 ayda otomobil alma beklentisine ilişkin alt endeks yüzde 17,6 ve konut alma beklentisi yüzde 12,3’lük sert düşüş kaydetti. Bu dramatik düşüşlerde, yükselen fiyatlar, yıllık yüzde 50’lere dayanan kredi faizleri ve bankaların kredi vermedeki isteksizliği gibi faktörler baş neden.
“Geçen 12 aylık döneme göre mevcut genel ekonomik durum” algısındaki yüzde 13,2’lik sert düşüş, halkın eylül ayındaki geçici umut dalgasından uyanıp reel duruma daha gerçeklik gözlüğüyle bakmaya başladığını gösteriyor. Gelecek 12 aylık dönemde tasarruf etme ihtimalinin yüzde 12,8’le çift haneli gerilemesi, tüketicinin artık kenara para koymak bir yana, günü gününe ay sonunu getirmekte bile tıkandığı bir bütçe açmazına işaret ediyor. “Mevcut dönemin tasarruf etmek için uygunluğu” da yüzde 8,7 düşüşle bunu doğruluyor.
