9 ayda 5 trilyona yakın yeni borçlanma
Hazine’nin ilk dokuz ayda faiz ödemesi 2,2 trilyon liraya ulaştı, bu da 1,9 trilyon liralık nakit açığına yol açtı. Hazine, devasa nakit açığının finansmanı ve vadesi gelen 3 trilyonun üzerindeki itfaları gerçekleştirebilmek için dokuz ayda 4,7 trilyonluk yeni borçlanmaya gitti. Faizde yılın tümü için 2,8 trilyon TL öngörüsünün tutması için ilk 9 ayda ortalama 273,6 milyar TL olan tutarın son 3 ayda 212,1 milyar TL’ye düşmesi gerekiyor.
Kamuda harcamaların kısılmasıyla ilk dokuz ayda elde edilen hatırı sayılır faiz dışı fazlaya rağmen, 2,2 trilyon liraya ulaşan yüklü faiz ödemeleri yüzünden Hazine’nin nakit dengesi 1,9 trilyon lira açık verdi. Nakit açığının ve vadesi gelen 3 trilyon liranın üzerindeki eski borçların geri ödemesi için yoğun bir ihraç trafiği gerçekleştiren Hazine 5 trilyon liraya yakın yeni borçlanmaya gitmek zorunda kaldı. Hazine ve Maliye Bakanlığı’nın açıkladığı verilere göre ocak-eylül döneminde Hazine’nin nakit bazda gelirleri geçen yılın eş dönemine göre yüzde 34,6 artışla 12 trilyon 340,3 milyar, harcamaları ise yüzde 31,2 artışla 14 trilyon 216,4 milyar lira oldu. Özelleştirme ve fon geliri olarak 4,8 milyar liralık da giriş kaydedilen bu dönemde Hazine nakit dengesi 1 trilyon 871,3 milyar lira açıkla bağlandı. Nakit açığı geçen yılın aynı dönemindekinin yüzde 14,2 üstünde olmak üzere ilk dokuz aylık dönemler itibarıyla tüm yılların en yüksek düzeyinde gerçekleşti.
Açık, rekor faiz ödemeleri kaynaklı
İlk dokuz ayda rekor düzeyde verilen nakit açığı tamamen, faiz ödemelerinden kaynaklandı. Hazine’nin bu dönemdeki nakit harcamalarının 12 trilyon 27,8 milyar liralık bölümünü oluşturan faiz dışı harcamalar önceki yıla göre artış yüzde 29,7 ile enflasyona paralel artarken, başka bir deyişle “reel” aynı kalırken, faiz ödemeleri yüzde 40,1’le yıllık enflasyonun çok üzerinde bir artışla 2 trilyon 188,6 milyar liraya ulaştı. Bunun da ilk dokuz aylık dönemler itibarıyla tüm yılların en yüksek faiz ödemesi olduğu belirlendi. Hazine, ocak-eylül döneminde geçen yılın aynı dönemine göre 626,4 milyar lira daha fazla faiz ödedi. İlk dokuz aylık dönemler itibarıyla faiz ödemelerinin geçen yıl nakit bazda toplam giderler içindeki yüzde 14,2 olan payı, bu yıl yüzde 15,4’e yükseldi. Hazine’nin geçen yılın ocak-eylül döneminde 101,1 milyar TL açık veren faiz dışı dengesi bu yılın aynı döneminde 312,5 milyar lira fazla vermesine rağmen, Hazine’nin nakit açığı dokuz aylık dönemlere göre 233,1 milyar lira büyüdü.
Yıllık gerçekleşme tahmini aşılacak mı?
Geçen yıl eylül ayında hazırlanan Orta Vadeli Program’da (OVP) 2026’nın tümünde 2 trilyon 741,7 milyar TL olarak öngörülen faiz ödemeleri ilk dokuz ayda 2 trilyon TL’yi aşarken, 2027-2029 dönemine ait yeni OVP’de bu yılın tümündeki faiz ödemelerinin 2 trilyon 824,9 milyar liraya ulaşacağı tahmin edildi. Faizde OVP’deki gerçekleşme tahmininin tutabilmesi için yılın geri kalan üç ayındaki faiz ödemelerinin 636,3 milyar TL’yi aşmaması gerekiyor. Bu da Hazine’nin ilk dokuz ayda ortalama 273,6 milyar TL olan faiz ödemesinin kalan dönemde 212,1 milyar TL’ye düşmesi demek. Ancak yüksek düzeylerdeki iç borç döndürme oranı ve devam eden borçlanma gereği nedeniyle sonraki aylarda faiz ödemelerinin bu düzeyde kalması zayıf olasılık. Bu da 2026 için yapılan gerçekleşme tahminin aşılması anlamına geliyor. Yeni OVP’de faiz ödemelerinin 2027’de 3 trilyon 975 milyar, 2028’de 4 trilyon 693,9 milyar ve 2029’da 5 trilyon 244,8 milyar liraya ulaşacağı öngörülmüştü.

Yoğun borçlanma trafiği
Geçmişten devralınan ağır faiz yükünün etkisiyle yılın ilk dokuz ayında 2 trilyon liraya yaklaşan rekor nakit açığının büyük bölümü yine piyasadan yapılan net borçlanmalarla kapatılabildi. Hazine, ilk dokuz ayda devasa nakit açığının finansmanı ve vadesi gelen eski borçlarını döndürmek için piyasada çok yoğun bir borç trafiği yönetti. İlk dokuz ayda, piyasalardan toplam 4 trilyon 694,7 milyar TL tutarında brüt borçlanma gerçekleştiren Hazine, bu taze kaynağın 3 trilyon 112,1 milyar TL’si ile vadesi gelen eski borçların anaparasını ödedi. Bunun sonucunda Hazine’nin elinde net finansman sağlayacak 1 trilyon 582,6 milyar TL’lik net kaynak kaldı. Piyasadan sağlanan net borçlanma, rekor nakit açığını kapamaya tek başına yetmediği için Hazine finansmanda borçlanma dışı kurumsal kaynaklar ve likidite havuzlarına başvurdu. Net borçlanma dışında en büyük finansman desteği 248,7 milyar TL ile kasa/ banka kullanımı kaleminden geldi. Kurumsal kaynaklardan bütçeye sıcak para akışı olarak TMSF’den yaklaşım 34 milyar TL aktarılırken, devirli garantili borç geri dönüşlerinden de 6 milyar TL dolayında bir tahsilat gerçekleşti. Kur farklarından gelen 49,2 milyar lira ile kasa/banka bakiyesinde net azalma 199,5 milyar lira oldu.
Net iç borçlanma geçen yılın altında
Hazine’nin borç karma kompozisyonu incelendiğinde, Hazine’nin ihtiyaç duyduğu finansmanın en büyük bölümünü sağladığı iç borçlarda net kullanımının geçen yıla göre azaldığı, dış borçlanmada ise arttığı görülüyor. Ocak-eylül iç borçlanmasında piyasadan alınan brüt borç (kullanım) geçen yıla göre yüzde 42 artışla 4 trilyon 146,2 milyar TL’ye ulaşırken, vadesi gelenler dolayısıyla yapılan geri ödemeler yüzde 254,5 gibi rekor bir artışla 2 trilyon 692,2 milyar TL oldu. Bunun sonucunda Hazine’nin net iç borçlanması geçen yılın eş dönemine göre yüzde 32,7 azalarak 1 trilyon 454 milyar TL düzeyinde oluştu. Hazine geçen yılın aynı dönemine göre net bazda 705,5 milyar lira daha az iç borçlanma gerçekleştirdi. Hazine’nin net iç borçlanmayı düşürmesinde, yüksek yerel faiz ortamında iç piyasayı daha fazla sıkıştırmama ve faiz baskısını azaltma stratejisi etkili oldu. Buna karşılık Hazine yüzünü dış kaynaklara net bazda daha fazla başvurdu. Dokuz ayda yaklaşık 420 milyar liralık dış borç itfasına karşılık 548,6 milyar liralık yeni dış borç alan Hazine’nin net dış borçlanması, geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 19,2 artışla 128,6 milyar TL’ye yükseldi. Böylece, sınırlı da olsa iç piyasadaki likidite sıkışıklığı dış finansman kanallarıyla dengelenmeye çalışıldı.