Hizmet ve perakendede güz güneşi inşaatta erken kış
Parasal sıkılaştırma sürecinde; iç talep, geleceğe güven, tüketim/yatırım dengesi, istihdam ve genel ekonomik seyir için vizyon sunan sektörel güven endeksleri sonbahara girerken hizmetlerde yerinde saydı, perakende ticarette sezonluk etkiyle arttı, inşaatta ise kan kaybetmeye devam etti.
Türkiye İstatistik Kurumunun (TÜİK) mevsim etkilerinden arındırılmış verilerine göre, güven endeksleri hizmet sektöründe önceki aya göre değişmeyerek 111,9 değerini korudu, perakende ticaret sektöründe yüzde 1,1 artışla 111,3’e yükselirken, inşaat sektöründe de yüzde 0,2 düşüşle 83’e geriledi. Her sektörde cironun yüzde 70’ini gerçekleştiren girişimleri kapsayan endekslerin 100’den büyük olması sektörün mevcut ve gelecek döneme ilişkin iyimserliğini, 100’den küçük olması ise kötümserliğini yansıtıyor.
TÜİK’in açıkladığı Eylül 2026 dönemi Sektörel Güven Endeksleri, ekonomik aktivitenin kalbindeki üç ana sektördeki farklı dinamikleri ortaya koyuyor. Veriler; perakende ticaret kesiminde sezonsal canlılık ve stok tahkimatı yaşandığına işaret ederken, hizmet sektöründe mevcut durumun korunduğunu ancak geleceğe yönelik iştahın kaçtığını, inşaat sektöründe ise yüksek maliyet kıskacında faaliyetlerin sert fren yaptığını net bir biçimde gösteriyor.
Hizmetlerde patinaj
Güven endeksinin eylülde aynı düzeyde kaldığı hizmet sektöründe bu durağan genel görünümün altında, geleceğe yönelik ciddi bir kaygı birikimi yatıyor. Sektörün son 3 aydaki iş durumu alt endeksindeki yüzde 1,10 ve hizmetlere olan talepteki yüzde 0,46 artış eylül ayında işlerin döndüğünü, ciro yapıldığını gösteriyor.
Buna karşın, gelecek 3 aya yönelik hizmet talebi beklentisindeki yüzde 1,28 gerileme, şirketlerin mevcut canlılığın sonbaharın ilerleyen aylarında sürdürülemeyeceği kaygısını yansıtıyor. Geleceğe dair bu talep karamsarlığının, firmaları savunma pozisyonuna ittiği görülüyor. Sektörde gelecek 3 aydaki çalışan sayısı beklentisi yüzde 1,52 düşerken, talep yetersizliği endişesiyle satış fiyatı beklentisinin de yüzde 1,29 aşağı çekildiği dikkati çekiyor. Hizmet sektörü, kış dönemi için şimdiden kemer sıkma moduna girmiş görünüyor.
Eylül ayında güven endeksi yükselen perakende ticaret, en dinamik ve iyimser sektör olarak öne çıktı. Bu canlılığı ise okul ve sonbahar etkisi satış beklentisi kamçıladı. Sektör aktörlerinin önümüzdeki 3 aya ilişkin iş hacmi ve satış beklentisi de yüzde 3,56 gibi güçlü bir oranda arttı. Okulların açılması ve sonbahar-kış sezonu geçişi, perakendecide güçlü bir ciro iyimserliği yarattı.
İnşaatta sıkıntı devam ediyor
Gelecek 3 ayda satışlarda artış beklentisinin perakendeciyi harekete geçirmesi ile tedarikçilere verilecek sipariş beklentisi yüzde 2,99 artarken, anketin metodolojisi gereği düşüşü “stok artışı” anlamına gelen mevcut mal stok seviyesi yüzde 1,40 geriledi. Buna göre tüccar, raftaki malını satacağını öngörerek eylülde deposunu doldurdu. Talep ve sipariş cephesindeki bu hareketlilik, fiyatlama davranışlarına da yansıdı. Gelecek 3 aydaki satış fiyatı beklentisi yüzde 1,95 yükseldi. Bu durum, perakende enflasyonunun önümüzdeki aylarda da katı kalmaya devam edeceğinin sinyalini veriyor.
Eşik değer olan 100 puanın altındaki seyrini uzun dönemdir sürdüren inşaat sektörü güven endeksi, eylülde de bu trendi sürdürdü. Sektör, makroekonomik istikrar programının ve yüksek borçlanma maliyetlerinin baskısını en ağır hisseden alan olmaya devam ediyor.
Sektörün en çarpıcı ve alarm veren verisi, son 3 aydaki inşaat faaliyetlerinin yüzde 6,19 oranında çakılması oldu. Yüksek kredi faizleri nedeniyle konut talebinin bıçak gibi kesilmesi ve artan girdi maliyetleri, şantiyelerdeki çarkların yavaşlamasına, hatta birçok projenin durma noktasına gelmesine neden oldu.
Sektörün tek pozitif verisi, alınan kayıtlı siparişlerin mevcut düzeyindeki yüzde 1,9’luk sınırlı toparlanma oldu. Kamu projeleri veya önceden sözleşmeye bağlanmış işler sektöre cılız bir nefes aldırsa da bu durum mevcut faaliyet krizini çözmeye yetmiyor. İnşaat sektöründe işçi çıkarma sinyali ve fiyatta zararına satış eğilimi dikkati çekti.
Faaliyetlerin yüzde 6’yı aşan oranda gerilemesi, istihdamı vurdu. Gelecek 3 ayda çalışan sayısı beklentisi yüzde 2,06 azaldı. Buna göre müteahhitler iş gücü daraltmayı planlıyor. Daha da önemlisi, nakit sıkışıklığı yaşayan ve elindeki konut/proje stokunu eritmek isteyen sektör temsilcileri, gelecek 3 aydaki satış fiyatı beklentisini yüzde 2,09 düşürdü. Buna göre inşaatçı, ayakta kalabilmek için fiyat kırma eğiliminde.
Sektörel güvende ilk dokuz ayın seyri
Eylül ayı verileri, iç talepteki dengelenme ve sıkı para politikası adımlarının sektörler üzerinde asimetrik etkiler yarattığını teyit ediyor.
Ticaret kesimi dönemsel faktörlerle canlılığını koruyup fiyat artış eğilimini sürdürürken, hizmet sektörü temkinli ve duraklama döneminde, inşaat sektörü ise net bir daralma ve finansman krizi sarmalında bulunuyor. İzleyen aylarda perakendedeki iyimserliğin kalıcı olup olmayacağını ise makro politikaların seyri belirleyecek. 2026 yılının ilk dokuz ayındaki seyre bakıldığında, sıkı para politikasının gölgesinde sektörel güven endekslerinde tam bir “kırılma ve ayrışma” dönemine sahne olduğu görülüyor.
TÜİK verileri; yüksek enflasyonist ortamda hizmet sektörünün direncini koruduğunu, perakende ticaretin iç talepteki oynaklıkla dalgalandığını, inşaat sektörünün ise finansman kıskacında ağır bir kriz yaşadığını belgeliyor. Yıla ücret artışları ve öne çekilen talebin rüzgarıyla giren hizmet sektörü ocakta 113,8, perakende ticaret ise şubatta 115,9 puanla yılın zirvesini görmüştü.
Ancak mart ayından itibaren tırmanan olumsuz etkiler iç talebi baskılamaya başladı; anılan ayda inşaat 80,6 puana çakılırken, mayısta hizmet sektörü 109,0 puanla yılın en zayıf performansını kaydetti. Yaz aylarında turizm dopingiyle hizmet sektörü yeniden 112 bandına tırmanarak kalıcı bir direnç sergiledi. Buna karşılık perakende ticaret, alım gücündeki erimeyle kan kaybederek ağustosta 110,1 puana geriledi. İnşaat sektörü ise konut kredilerine erişim engelleri nedeniyle yılın ikinci yarısı boyunca 83 puan bandında adeta felç oldu.
Eylül ayında; hizmet sektörü 111,9 puanda yatay dengeye otururken, perakende kesimi sonbahar ve okul sezonunun getirdiği stok tahkimatıyla yönünü yukarı çevirip 111,3 puana ulaştı. Yıl boyunca 100 eşik değerinin yanına bile yaklaşamayan inşaat sektörü ise 83,0 puanla dönemi en karamsar seviyede tamamladı.
Sektörel güven göstergelerine göre uygulanan ekonomik program tüketime dayalı hizmet ve perakendede canlılığı tamamen söndüremezken, krediye bağımlı inşaat sektörünü net bir resesyona sürüklemiş bulunuyor.

