Tüketici güveninde tarihi zirve
Tüketici güveni, gelecek 12 ayda hem kendi maddi durumunda iyileşme beklentisi hem de özellikle konut, otomobil ve dayanıklı tüketim malları tarafında artan harcama iştahının etkisi ile eylül ayında tarihi zirveye ulaştı.
Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) ve Merkez Bankası iş birliği ile her ayın 1-15’i arasında yürütülen Tüketici Eğilim Anketi sonuçlarından hesaplanan Tüketici Güven Endeksi, eylülde yüzde 1,3 artışla 91,5’e yükseldi. Bunun Temmuz 2018’den bu yana olan 8 yıl 2 aylık dönemin en yüksek düzeyi olduğu belirlendi. Endekste kesintisiz yükseliş süreci de altı aya ulaştı. Şubatta 85,7 olan Endeks, ABD/İsrail ittifakı ile İran arasında sıcak savaşın yaşandığı mart ayı ölçümünde ise yüzde 0,8 düşüşle 85’e inmiş, ateşkes ayı nisanda 85,5’e, mayısta yüzde 0,3 artışla 85,8’e, haziranda da yüzde 2,5 artışla 87,9’a, temmuzda yüzde 2,2 artışla yüzde 89,8’e, ağustosta yüzde 1 artışla yüzde 90,8’e yükselmişti.
Hane halklarının ekonomide genel gidişat ve kendi mali durumlarına ilişkin beklenti ve değerlendirmeleri, geleceğe yönelik beklentileri ile harcama ve tasarruf eğilimlerini yansıtan ve ekonomiye ilişkin öncü bir gösterge olan Tüketici Güven Endeksi’nin 100’ün üzerinde olması tüketicilerde ekonomiye ilişkin “iyimser”; altında olması “kötümser” durumu gösteriyor. Endeks, son aylardaki kesintisiz yükselişi ile tarihi bir düzeye erişmekle birlikte 100 puanlık nötr seviyenin altında kalmaya devam ediyor. Ancak güvende son aylardaki belirgin artış ivmesi ekonomik göstergelere olası pozitif etkileri dolayısıyla kritik önem taşıyor.
Tüketicinin eylül ayı profili
Yılın son çeyreğine yaklaşılırken Tüketici Güven Endeksi’nin alt kırılımları incelendiğinde; tüketicinin mevcut nakit sıkışıklığına rağmen, geleceğe yönelik tasarruf, otomobil ve konut edinme eğiliminde çok agresif bir vites büyümesi yaşandığı görülüyor.
Eylül ayında alt kırılımlar arasında dikkat çekici bir sıçrama, hanelerin birikim yapma iştahında yaşandı. Tüketicilerin “gelecek 12 aylık dönemde tasarruf etme ihtimali” endeksi, bir önceki aya göre yüzde 5,9 gibi çok güçlü bir ivmeyle yükselerek 48,6 puana ulaştı. Her ne kadar mutlak değer olarak kötümser bölgede kalsa da tasarruf eğilimindeki bu ani canlanma; hane halkının izleyen dönemde finansal dengelerini rasyonel bir patikaya oturtma ve kenara para koyabilme inancının pekiştiğini gösteriyor.
Otomobil ve konutta ertelenen talep sahaya dönüyor
Yüksek faiz ve kredi kısıtlarına rağmen, tüketicinin büyük bütçeli varlıklara yönelme iştahı anketin en dinamik motoru oldu. Endekste uzun yıllardır en düşük değeri alan alt kırılımlardan “gelecek 12 aylık dönemde otomobil satın alma ihtimali” eylülde yüzde 7,9’luk rekor artışla 30 düzeyine çıkarken, “konut satın alma veya inşa ettirme ihtimali” de yüzde 7,1 gibi sert bir yükselişle 15,9’a yükseldi. Bu iki dev pazarın dipten dönüş sinyali vermesi, ertelenen talebin piyasaya geri dönmeye başladığının ve tüketicinin önümüzdeki süreçte finansmana erişim umudunun arttığının göstergesi.
Dayanıklı tüketim ve konut yenileme canlanıyor
Hane halkı, beyaz eşya, mobilya ve mülk bakımı gibi harcamaları yapmak için mevcut dönemi çok daha elverişli görmeye başladı. Eylül ayında “geçen 12 aya göre gelecek 12 ayda dayanıklı tüketim mallarına harcama düşüncesi” yüzde 3,6 artarak 108,8’e çıkarken, “mevcut dönemin dayanıklı tüketim malı satın almak için uygunluğu” da yüzde 3,4 artışla 61,3’e yükseldi. Bu tabloyu yüzde 6,3’lük artışla 44,8 puana ulaşan “konut tamiratına para harcama ihtimali” destekledi. Tüketim harcamalarındaki bu kararlılık, iç piyasada çarkların hızlanacağının öncü habercisi.
Mevcut dönem makro şokların kıskacında
Geleceğe dönük iyimser beklentiler tablosuna karşılık, tüketicinin mevcut ekonomik gerçekleri ve geçmiş 12 ayın birikimli hasarı güncelliğini koruyor. Geçen 12 aylık döneme göre “mevcut dönemde genel ekonomik durum” endeksi eylül ayında yüzde 3,6 gibi çok keskin bir düşüşle 62,3’e geriledi. Benzer şekilde hane halkının “mevcut maddi durumu” yüzde 0,1, “işsiz sayısı beklentisi (kötümser yönde)” yüzde 0,9 ve “mevcut dönemin mali durumu” da yüzde 0,9 gerileme kaydetti.
Enflasyon beklentisinde kırılma
Mevsimsel etkilerden arındırılmış verilere göre geçen 12 aylık dönemde tüketici fiyatlarının (TÜFE) değişimine ilişkin algıyı yansıtan alt endeks yüzde 0,3 artışla yüzde 32,2 olurken; geçen 12 aya kıyasla gelecek 12 ayda tüketici fiyatlarının değişimine ilişkin beklentiyi yansıtan alt endeks de yüzde 0,4’lük bir düşüşle 53,7 değerini aldı. Bu endekslerin düşmesi enflasyonda artış; yükselmesi ise düşüş beklentisine karşılık geliyor. Gelecek 12 aya ilişkin beklentiyi gösteren endeks bir önceki ay (enflasyonda yükseliş anlamında) yüzde 5,8 gerilemişti. Buna göre enflasyonda yükseliş beklentisi eylülde önceki aya göre kırıldı.
Yaz coşkusunun ardından son iki ayda gelen veriler, enflasyon beklentilerinin daha gerçekçi ve temkinli bir zemine oturduğuna işaret ediyor. Ağustos ayındaki değişim, mevsimsel fiyat avantajlarının bitişiyle tüketicinin yeniden gerçeklerle yüzleştiğini göstermişti. Eylül ayında ise yaşanan yüzde 0,4’lük sembolik düşüş, fiyat artış hızı beklentisinde yeni bir panik dalgasının olmadığını, aksine algının yatay ve kontrollü bir denge noktasına ulaştığını doğruluyor.
Maddi durum ve ekonomik beklentiler dengede
TÜİK’in manşet endeks hesaplamasına doğrudan dahil ettiği gelecek beklentileri, ılımlı ve istikrarlı duruşunu korudu. “Gelecek 12 aylık dönemde hanenin maddi durum beklentisi” yüzde 0,6 artışla 93,7’e, “genel ekonomik durum beklentisi” de yüzde 0,5 artarak 89,8’e yükseldi. Bu kırılımlar konut ve otomobil kadar agresif yükselmese de dengeli duruşlarıyla manşet endeksin 8 yılın zirvesine oturmasını sağlayan rasyonel tabanı oluşturdu.
Tüketicinin alışveriş eğilimindeki canlanma, borçlanma eğilimindeki artışla da paralellik gösteriyor. “Gelecek 3 aylık dönemde tüketimin finansmanı amacıyla borç kullanma ihtimali” endeksi, Eylül’de yüzde 2,3 oranında artarak 64,8 puana tırmandı. Halkın gelecekte borçlarını ödeyebileceğine yönelik psikolojik zeminin güçlenmesi, taksitli ve kredili harcamalara yeşil ışık yakıldığını gösteriyor.
