Sanayiden ekonomi için erken uyarı sinyali

Dünya'yı haber kaynağınız olarak eklemek için tıklayın!

Sanayinin eylül ayı röntgeni, ekonomide stagflasyon sarmalına gidiş sinyali verdi. Türk sanayisi siparişlerde daralma yaşıyor, işçi çıkarıyor ancak maliyet yükü altında ezildiği için zam yapmaya devam ediyor.

İçeride parasal sıkılaşma ön­lemleri, faiz-kur dengesiz­liği ve dışarıda jeopolitik riskler, savaş ve küresel ekono­mide daralmanın ağır baskısı al­tındaki Türk imalat sanayisinin eylül ayı röntgeni, genel ekono­mide bir stagflasyon sarmalına doğru gidiş yönünde ciddi uyarı sinyalleri verdi. İstanbul Sanayi Odası’nın (İSO) imalat sektörü­nün röntgeni niteliğindeki “Tür­kiye Sektörel Satın Alma Yöne­ticileri Endeksi” (Purchasing Manager’s Index / PMI) eylülde 47,9’a geriledi. İmalat sanayiinin on temel alt sektöründen yakla­şık 800 şirketten oluşan panel­deki satın alma müdürleri ile yapılan ankete verilen yanıtlar, ülke ekonomisinin lokomotifi konumundaki imalat sanayiinde yaşanan tıkanmaya net biçimde işaret etti. Uzmanlar, yılbaşın­dan bu yana aylık verilerin satır araları dikkatle incelendiğinde, sanayi cephesinde kronikleşen sert büzüşme ve maliyet baskısı­nın, hane halkından finans sek­törüne kadar genel ekonomiyi esir alabilecek bir stagflasyon (durgunluk içinde yüksek enf­lasyon) sarmalına doğru sürük­lediği görüşünde.

Dokuz aydır patinaj

Mevsimsellikten arındırılmış PMI değerindeki düşüş ve genel olarak 50’nin altındaki değer­ler sektörde daralmayı gösteri­yor. Sanayinin genel gidişatını özetleyen manşet PMI’nin ise bu yılın ilk dokuz hiçbirinde bu eşik değerinin üzerine çıkama­dığı görülüyor. Özellikle ABD-İ­ran sıcak savaşanın küresel çap­ta yol açtığı olumsuz sonuçların netleştiği nisan ayında 45,7’ye kadar inen endeks, en yüksek düzeyi ise 49,8’le mayısta gör­dü. Yıl boyu daralma bölgesin­den çıkamayan endeks bu eğili­mi eylülde de gösterdi.

Normalde fabrikaların kapı­sına kilit vurduracak çapta ta­lepsizlik ve sipariş erimesine rağmen; ana metal sanayi ve ka­ra/deniz taşıtları başta, üretici­lerin girdi maliyetleri ve nihai ürün satış fiyatlarındaki artış­lar ise son dört ayın en yüksek hızına ulaştı. Bu durum sanayi­cilerin, küresel jeopolitik risk­lerin tetiklediği lojistik ve enerji maliyetlerini taşıyamadığı için müşteri bulamamasına rağmen zam yapmak zorunda kaldığını gösterdi. Uzmanlar bu dinami­ği, sanayiden başlayıp tüm eko­nomiye yayılacak arz kaynak­lı bir stagflasyon kapanı olarak adlandırıyor. Normalde iç talep ve üretimin daraldığı dönem­lerde fiyat artış hızının yavaş­laması beklenirken, dokuz aylık karne, bu mekanizmanın tama­men kırıldığını gösteriyor.

Sanayideki yapısal tıkanıklık, fabrikaların duvarları arasında kalmayarak doğrudan toplumsal refahı ve iş gücü piyasasını vur­maya başladı. Yılın ilk aylarında büyüme bölgesinde olan ancak nisan ayından bu yana 50 bara­jının üzerine çıkamayan tekstil ürünleri sektörü, sipariş yeter­sizliği nedeniyle istihdamda son on ayın en sert düşüşünü eylül ayında yaşadı. Aynı şekilde ağaç ve kâğıt ürünleri sektörü de Ma­yıs 2020’den bu yana olan döne­minin en yüksek oranda iş gü­cü kaybına uğradı. Yüksek ma­liyet ve düşük talep kıskacında kalan üreticinin işçi çıkarmaya başlamasının, harcanabilir hane halkı gelirini düşüreceği, işsizli­ği artıracağı ve genel ekonomik durgunluğu daha da derinleşti­receğini belirten uzmanlar, ge­liri eriyen geniş kitlelerin tüke­timi kısmasının fiyatları düşür­meye yetmeyeceği; piyasanın hem işsiz hem de sürekli zam­lanan bir süreçte stagflasyonla yüzleşebileceğini belirtiyor.

Sanayiden ekonomi için erken uyarı sinyali - Resim : 1

Harcama sadece gıdaya sıkıştı

Eylül PMI raporunun en çar­pıcı ve genel ekonominin gidi­şatını özetleyen bulgusu ise 10 ana alt sektörün 9’unda PMI ge­rilerken 51,5 değeri ile büyüyen tek sektörün ise gıda ürünleri olması. Ocaktaki 50,8 ve şubat­taki 52,9 düzeyleri ile yaşanan canlılığın ardından mart ayıyla birlikte sert bir gerileme döne­mine giren ve temmuzda 45,7 ile dip yapan gıda sektörü, eylül­deki bu “U” dönüşüyle sanayiyi tek başına sırtlayan alt sektör konumuna geri geldi. Bu veri, toplumun giyim, mobilya, oto­motiv veya elektronik gibi iste­ğe bağlı tüm harcamalarından elini çekerek bütçesini sadece en temel hayati ihtiyaç olan gı­daya kilitlediği yönünde güçlü bir gösterge. Uzmanlar, bir eko­nomide büyüme sadece gıda ile sınırlı kalıyor, sanayinin ve tica­retin geri kalan dokuz alt kolun­da küçülme yaşanıyorsa, orada nitelikli bir büyümeden ve iç ta­lep canlılığından söz edileme­yeceğini belirtiyor.

İmalat, dominonun ilk taşı

İSO PMI, düz bir sanayi en­deksi olmanın çok ötesinde, makroekonomik bir erken uya­rı sistemi niteliğinde. İmalat sa­nayii ise Türkiye ekonomisi için kaderi belirleyen domino taşla­rının ilki konumunda bulunu­yor. Bu alandaki üretim ve istih­dam daralması ile maliyet odaklı zorunlu zamlar, çok yakın bir ge­lecekte hizmetler sektörünü, pe­rakende ticaretini ve finans ba­cağını da içine alacak topyekûn bir stagflasyon sarmalının ayak sesleri olarak nitelendiriliyor. Ekonomi yönetiminin, sadece faiz silahı ve talep baskılamaya odaklanan dezenflasyon progra­mını, sanayideki bu arz ve mali­yet kilitlenmesini çözecek yapı­sal reformlarla desteklemesinin artık bir tercih değil, bu büyük kapandan kaçış için son zorun­luluk olduğu vurgulanıyor.

Sanayiden ekonomi için erken uyarı sinyali - Resim : 2

Sanayi odaklı acil yapısal reform önerileri

Sanayideki maliyet kaynaklı kilitlenmeyi ve makro planda stagflasyon riskini kırmak için acilen hayata geçirilmesi gereken sanayi odaklı acil yapısal reform adımları konusunda ekonomi çevrelerinde başlıca şu görüşler öne çıkıyor:

* Sanayinin en büyük girdi maliyeti olan elektrik ve doğal gaz fiyatlarında, özellikle ara malı üreten lokomotif sektörlere yönelik dönemsel ve hedefli enerji sübvansiyonları ya da vergi indirimleri.

* Jeopolitik krizlerin tetiklediği nakliye fiyatlarındaki artışa karşı, sanayi bölgelerinin limanlar ve demiryollarına entegrasyonunun hızlandırılması; yerli lojistik ağları.

* İstihdam şoku yaşayan tekstil ve giyim gibi lokomotif sektörlerde kitlesel işten çıkarmaların önüne geçmek için, geçici süreyle SGK prim desteklerinin artırılması, iş gücü maliyetleri üzerindeki kamusal yükün azaltılması.

* İthalata ve döviz kuruna bağımlı olunan kritik hammadde ve kimyasal ara mallarının yurt içinde üretilmesi için nokta atışı yatırım teşvik belgeleri ve uzun vadeli, düşük faizli “üretim odaklı” selektif kredi mekanizmaları.

Alt sektörler bazında ilk 9 ay

* Gıda Ürünleri: Mart-ağustos dönemindeki 6 aylık yavaşlamanın ardından eylülde güçlü bir “U” dönüşü yaparak sanayide tek alt sektör oldu.

* Kara ve Deniz Taşıtları: Marttaki 42,2’lik dipten sonra toparlanmaya çalışsa da yıl boyunca 50 barajını aşamadı, yeni siparişlerdeki daralma eğilimi 34’üncü ayına ulaştı.

* Elektrikli ve Elektronik Ürünler: Yıla güçlü başladı, temmuzda geçici bir ivme yakaladı, ancak son iki aydır ihracat kaybıyla daralmaya geçti.

* Makine ve Metal Ürünler: 9 ayın tek bir ayında bile 50 eşiğini aşamayarak yıl boyunca üretimi kesintisiz daralan en zayıf halkalarından biri oldu.

* Tekstil Ürünleri: Ocak ayındaki büyümenin ardından sürekli daralan sektör, eylülde son 10 ayın en sert istihdam düşüşünü yaşadı.

* Giyim ve Deri Ürünleri: Yıl ortası temmuzda 54,2’le zirveyi görse de son iki ayda sert çakılarak eylülü daralmayla kapadı.

* Metalik Olmayan Mineral Ürünler: Yıl boyu zayıf seyreden sektör, temmuzda 50,3’le geçici nefeslenmenin ardından son iki aydır yeniden sert büzüşme patikasına girdi.

* Ağaç ve Kâğıt Ürünleri: Eylülde yeni siparişlerin en sert düştüğü sektör olurken, istihdamda Mayıs 2020’den bu yana en sert düşüşü yaşadı.

* Ana Metal Sanayi: Dokuz ay boyunca 44- 47 bandına sıkışarak hiçbir dönem büyüme kaydedemedi, eylülde ürünlerine en hızlı zam yapmak zorunda kalan sektör oldu.

* Kimyasal, Plastik ve Kauçuk: Yıla 52,8’le en güçlü başladı, haziranda 51,2 ile yeni çıkış yaşadı, son iki ayda çok sert kan kaybederek en dibe demir attı.

Yazara Ait Diğer Yazılar
Piyasa Özeti
Borsa 12.270,18 0,17 %
Dolar 49,1285 0,09 %
Euro 55,2778 0,16 %
Euro/Dolar 1,1256 -0,04 %
Altın (GR) 6.579,01 0,13 %
Altın (ONS) 4.142,66 0,05 %
Brent 101,87 0,38 %