Enflasyonda psikolojik sınır kırıldı

Dünya'yı haber kaynağınız olarak eklemek için tıklayın!

Eylülde TÜFE artışı yüzde 1,84’le beklentilerin altında geldi, yıllık enflasyon yüzde 29,73’le son 57 ayın en düşük düzeyine indi. Enflasyonun ana kaynağı olan gıdada eylülde yaşanan düşüş, endeksteki ağırlığı ile orantılı biçimde aylık manşet enflasyonu aşağı çekti.

Aylık enflasyon, eylülde gıda fiyatlarındaki ge­rilemenin de etkisiyle piyasa beklentilerinin altında gelirken yüzde 29,7’ye düşen yıllık enflasyonda 57 ay sonra ilk kez yüzde 30’un altının gö­rülmesiyle birlikte bu alanda bir psikolojik sınır kırıldı.

Türkiye İstatistik Kuru­mu’nun (TÜİK) açıkladığı ve­rilere göre, eylülde Tüketici Fiyat Endeksi (TÜFE) önceki aya göre yüzde 1,84 arttı. Ay­lık artış, Piyasa Katılımcıla­rı Anketinde yüzde 2,12 çıkan beklentinin altında geldi. TÜ­FE’de ocak-eylül dönemindeki kümülatif artış yüzde 24,32’ye ulaştı. Aylık oranın geçen yılın eylül ayındaki yüzde 3,23’ün al­tında kalması, yıllık enflasyonu ağustosa göre 1,78 puan düşü­rerek yüzde 29,73’e çekti. Yıllık enflasyon bundan önce en son Kasım 2021’de yüzde 21,31’le bu seviyenin altındaydı. İzle­yen aylarda yükselişe geçen, 2022 eylülünde yüzde 85,5’i gö­ren enflasyon iniş çıkışlı bir se­yir izlemiş, ancak bu dönemde yıllık bazda hep yüzde 30 bara­jının üzerinde kalmıştı.

Psikolojik sınırın kırılması önemli

Yıllık enflasyonun yüzde 30’un altına inmesi, ekonomik aktörlerin zihnindeki “enflas­yonist katılık” algısını kıran sembolik bir dönüm noktası olarak değerlendiriliyor. Bu dü­şüş, piyasa profesyonelleri için dezenflasyon sürecinin kalıcı hale geldiği yönünde güçlü gü­ven sinyali potansiyeli taşır­ken; şirketlerin önden yükle­meli fahiş zam yapma eğilimini hafifletici ve TL varlıklara olan ilgiyi psikolojik olarak destek­leyici bir gelişme olarak değer­lendiriliyor. Ancak bu kırılma­nın toplumsal tabana yayılması ve kalıcı bir davranış değişikli­ğine dönüşmesi, sokakta hisse­dilen alım gücü istikrarına ve oranların önümüzdeki aylarda da kesintisiz gerilemeye devam etmesine bağlı bulunuyor.

Aylıkta gıdadaki düşüş rahatlattı

Eylül ayında manşet enflas­yonu açık ara en çok rahatlatan harcama grubu gıda ve alkolsüz içecekler oldu. Endekste yüz­de 24,44 gibi oldukça yüksek bir ağırlığa sahip ve manşet enflas­yonun birincil kaynağı olan bu grupta fiyatların aylık bazda art­mak bir yana yüzde 0,20 düşme­si, manşet enflasyona eksi 0,05 puanlık bir düşürücü etki sağ­ladı. Gıdadaki bu mevsimsel ra­hatlama, diğer kalemlerdeki sert artışların dengelenmesinde ana bariyer görevi gördü. Eylül ayı, özellikle taze meyve ve seb­ze olmak üzere tarımsal üretim­de yaz sezonu ürünlerinin hasat döneminin sonuna denk geli­yor. Tarla üretiminin hala piya­sada bol miktarda bulunması ve arzın yüksek olması, işlenme­miş gıda fiyatlarında mevsimsel düşüşleri beraberinde getiriyor. Arz fazlası, tezgahlardaki etiket fiyatlarını belli oranda da olsa aşağı çekiyor.

Ulaştırma, konut ve eğitim yükseltti

Eylül ayında aylık enflasyo­na en yüksek yukarı yönlü bas­kı ise ulaştırma grubundan gel­di. Ulaştırma sektöründe yaşa­nan yüzde 2,79’luk aylık fiyat artışı, manşet enflasyona tek başına 0,49 puanlık bir yükse­liş katkısı yaptı. Bu grubu ya­kından izleyen konut, su, elekt­rik, gaz ve diğer yakıtlar kalemi ise aylık yüzde 2,71’lik artışla genel endekse 0,33 puanlık bir katkı verdi. Akaryakıt, enerji fiyatları ve kira/aidat gibi ka­lemlerin oluşturduğu bu iki grup, eylül ayı enflasyonunun neredeyse yarısını tek başına gerçekleştirdi.

Yeni eğitim-öğretim döne­mi ile birlikte eğitim hizmet­leri aylık bazda yüzde 14,19 ile eylül ayının en yüksek oransal artışının yaşandığı alan oldu. Ancak grubun sepet içindeki ağırlığı yüzde 2,02 ile düşük olduğu için bu artışın man­şet enflasyona yansıması 0,30 puanla sınırlı kaldı. Sonba­har-kış sezonuna geçişin et­kisiyle hareketlenen giyim ve ayakkabı grubu yüzde 3,98’lik artışla manşete 0,26 puan, ay­lık yüzde 3,40 artan sigorta ve finansal hizmetler ise ağırlı­ğının çok düşük olmasından dolayı genel endekse yalnızca 0,04 puan artış yönlü etki etti.

Diğer harcama grupların­da fiyat hareketleri görece da­ha sakin ve manşet üzerinde­ki etkileri sınırlı gerçekleşti. Bütçede önemli yer tutan lo­kantalar ve konaklama hiz­metleri aylık yüzde 1,41 arta­rak manşet enflasyona 0,16 puan eklerken, mobilya ve ev eşyası grubu yüzde 1,83’lük artışla 0,14 puanlık bir katkı yaptı. Teknolojik ürünleri ba­rındıran bilgi ve iletişim gru­bu 0,07 puan, kişisel bakım ve sosyal koruma grubu 0,05 puan, eğlence ve kültür gru­bu 0,03 puan, alkollü içecekler ve tütün 0,02 puan ve sağlık grubu aylık bazda sadece 0,01 puanlık çok kısıtlı bir yukarı yönlü etki yaptı.

Enflasyonda psikolojik sınır kırıldı - Resim : 1

Maliyet yönlü baskı canlı

Yurt İçi Üretici Fiyat Endeksi (Yİ-ÜFE) ise eylülde yüzde 2,07 ile TÜFE’ye göre daha yüksek artış kaydetti. Yİ-ÜFE’de ilk dokuz aydaki artış yüzde 23,38, yıllık bazdaki yüzde 27,38, on iki aylık ortalamalara göre artış da yüzde 27,81 oldu.

Aylık Yİ-ÜFE artışının TÜFE’dekinin üstünde gelmesi, maliyet yönlü baskıların canlı kaldığı ve izleyen aylar için risk biriktirildiği anlamına geliyor. Bu makas, sanayide ve üretim kulvarında yapısal katılıklar ve hammadde/ finansman maliyeti yükünün canlı olduğunu gösteriyor. Yüksek faiz ve sıkılaşma nedeniyle iç piyasada talep daralırken, üreticiler sırtlandıkları yüksek girdi ve enerji maliyetlerini etiketlere serbestçe yansıtamıyor, kâr marjından fedakârlık ediyor. Yİ-ÜFE’nin TÜFE’nin üzerinde kalmaya devam etmesi, üretim tarafında birikmiş bir maliyet baskısının hala masada olduğuna işaret ediyor. İzleyen aylarda talebin biraz gevşemesi veya kurlarda yaşanabilecek bir hareketlilik, bu birikmiş maliyetlerin doğrudan tüketiciye yansımasına ve dezenflasyon sürecinin sekteye uğramasına yol açabilecek bir unsur olarak duruyor.

Faiz indirimine destek

Eylül ayında enflasyonun aylık bazda piyasa tahminlerinin altında kalması ve yıllık oranın sembolik eşiğin altına sarkması, Merkez Bankası’na ekim ayında faiz indirim döngüsünü başlatması için aradığı hareket alanı için güçlü destek. Mevcut yüzde 37’lik politika faizi, gerileyen cari enflasyon karşısında piyasaya oldukça güçlü bir “gerçekleşen reel faiz” sunarken; rasyonel patika gereği 22 Ekim’deki PPK toplantısında ölçülü bir indirimle politika faizinin aşağı çekilmesi şansı arttı.

Ancak sanayide biriken üretici maliyeti ve hizmet sektöründeki yapısal katılık, Merkez Bankası’nın aceleci ve agresif bir gevşeme lüksünün olmadığını gösteriyor. Dolayısıyla Banka’nın faiz indirim tuşuna bassa bile, likiditeyi sıkı tutan “şahin” tonunu koruyarak veri odaklı ve temkinli adımlarla politika faizinde yılı yüzde 37’nin az altındaki bir düzeyde tamamlaması güçlü olasılık olarak görülüyor.

Eylül kira artış tavanı %31,49

Eylülde manşet enflasyondaki kayda değer düşüşe rağmen kira artış tavanını belirleyen on iki aylık TÜFE oranındaki düşüşün daha sınırlı oldu. Konut ve işyeri kira sözleşmelerinde üst sınır olarak baz alınan 12 aylık ortalamalara göre yıllık TÜFE artışı, eylül sonu itibarıyla yüzde 31,49’a indi. Ekim ayı içinde yenilenecek kira sözleşmelerindeki artış, bu oranı geçemeyecek. Geçen yılın eylül ayında (ekim kiraları için geçerli) oran yüzde 38,36 düzeyinde bulunuyordu. Bu yıl ağustos ayında (eylül kiraları için geçerli) 12 aylık TÜFE artış oranı yüzde 31,79’a gerilemişti. Kira artış tavanı önceki aya göre 0,30 puan, bir yıl önceye göre ise 6,87 puan düşmüş oldu. Geçen yıl eylülde 5,07 puan olan yıllık manşet enflasyonla 12 aylık ortalamalara göre yıllık TÜFE enflasyonu arasındaki makas da bu yıl aynı tarih itibarıyla 1,76 puana geriledi.

Yazara Ait Diğer Yazılar
Piyasa Özeti
Borsa 12.443,92 1,42 %
Dolar 49,1467 0,01 %
Euro 55,1513 0,00 %
Euro/Dolar 1,1223 0,00 %
Altın (GR) 6.566,25 -0,19 %
Altın (ONS) 4.144,59 0,10 %
Brent 99,4905 -2,33 %