Sanayici ekimde güven kaybetti, siperi terk etmedi

Dünya'yı haber kaynağınız olarak eklemek için tıklayın!

Reel Kesim Güven En­deksi; ekim ayında, si­pariş yetersizliği, üre­tim hacminde ivme kaybı ve genel gidişata yönelik bozulan moralin yarattığı aşağı yönlü baskıyla gerilerken, sanayici­nin artan ihracat beklentileri, güçlü istihdam inancı ve koru­nan yatırım iştahının sağladığı direnç sayesinde 100 puanlık kritik eşiğin üzerinde kalmayı başardı.

Merkez Bankası’nın bu ay 1.965 imalat iş yerinde yaptı­ğı İktisadi Yönelim Anketi so­nuçlarına göre mevsimsellik­ten arındırılmamış Reel Kesim Güven Endeksi ekimde önce­ki aya kıyasla 2,2 puan azala­rak 99,8’e inerken, mevsimsel­likten arındırılmış endeks de 1,4 puan düşüşle 101,1’e gerile­di. Anket sorularına ait yayıl­ma endeksleri incelendiğinde, mevcut mamul mal stoku, sa­bit sermaye yatırım harcaması, gelecek üç aydaki toplam istih­dam ve ihracat sipariş mikta­rına ilişkin değerlendirmeler endeksi artış; genel gidişat, ge­lecek üç aydaki üretim hacmi, son üç aydaki toplam sipariş miktarı ve mevcut toplam si­pariş miktarına ilişkin değer­lendirmelerin azalış yönünde etkilediği görülüyor.

Küresel olumsuzluklar, bitmeyen riskler

Güven endeksinde 100 se­viyesi referans (eşik) değeri ifade ediyor. Endeksin 100’ün üzerinde olması reel kesim temsilcilerinin ekonomik fa­aliyete dair güveninin arttı­ğını (iyimserliği) gösteriyor. Ekim ayındaki düşüşe rağ­men 100’ün üzerindeki düze­yi ile mevsimsellikten arındı­rılmış endeksin hâlâ iyimser tarafta kaldığı görülüyor.

Şu­bat 2026’da 104,1 seviyesine kadar tırmanan mevsimsellik­ten arındırılmış endeks, izle­yen aylarda küresel ekonomi­deki türbülans, yakın coğraf­yada derinleşen savaş iklimi ve jeopolitik risklerin gölgesinde kan kaybetti. ABD-İran ara­sında sıcak savaşın yaşandığı martta 100’e, nisanda da 98,6 ile referans noktasının altına inerek kötümser bölgeye ge­çen endeks, mayısta yeniden eşik değerin üzerine çıkmış, izleyen aylardaki sınırlı bir iv­me ile eylülde 102,5’e kadar yükselmişti. Endekste şubat­tan bu yana net 3 puanlık eri­me, içeride sıkı para politika­sının yarattığı talep daralma­sı yanında, dış dünyadan gelen ağır faturanın da sanayicinin omzuna bindiğini gösteriyor.

Reel sektörde güvenin is­tikrarlı bir çizgiye oturmama­sında etkili olan küresel olum­suzlukların başında lojistik hatlarındaki yangın ve navlun şoku geliyor. Yakın coğrafya­daki sıcak çatışmalar ve Kızıl­deniz-Hürmüz hattındaki gü­venlik krizleri, küresel lojistik zincirlerini kopardı, navlun fiyatlarını uçurdu. Sanayi­ci, şubattaki üretim iştahı­na karşılık, izleyen dönemde ham maddeye hem daha pa­halı hem de daha geç ulaşabil­di. Savaşın tetiklediği petrol ve enerji fiyatlarındaki öngö­rülemez dalgalanmalar, zaten yüksek seyreden yerli girdi maliyetlerini daha da besledi. Üretici, iç pazarın daralması nedeniyle bu maliyet artışla­rını satış fiyatlarına yansıta­mayınca kâr marjları eridi, sa­nayicinin geleceğe dair morali karamsar bir sınıra çekildi.

Avrupa’nın durgunluğu ve ihracat direnci de olumsuz faktörler arasında. Savaşın ve küresel enflasyonun vurduğu Türkiye’nin ana ihracat paza­rı Avrupa’da talebin sönmesi, yıl ortasında siparişleri baskı­ladı. Ancak sanayici, ekim ayı itibarıyla rotayı yeni pazarla­ra ve özellikle küresel çapta talebi patlayan savunma sa­nayisi gibi stratejik alanlara kırarak ihracat beklentilerini ayakta tutmayı başardı.

Şu­batta ucuz finansman ve canlı iç taleple moral bulan imalat sanayii, ekim ayına gelindi­ğinde jeopolitik risklerin, ar­tan lojistik maliyetlerinin ve küresel durgunluğun kıskacı­na girmiş bulunuyor. Çarklar hâlâ dönüyor ve endeks 100 eşiğinin üzerinde tutunuyor ancak sanayici önünü gör­mekte zorlanıyor; yatırımlar ve istihdam iştahı, bu ağır kü­resel konjonktürün baskısı altında temkinli bir bekleyi­şe geçiyor.

Genel gidişattan hoşnutsuzluk

Mevsimsellikten arındırıl­mış endeksin alt kalemlerin­deki yayılma endeksleri, sa­nayide iç talep tıkanıklığı ile geleceğe yönelik yapısal ka­rarlılığın çetin bir mücadele­sine sahne oluyor. Ekim itiba­rıyla reel sektörün nabzını tu­tan alt kalemlerdeki ayrışma ve kritik eşikler, ekonomide dengelenme sancılarının üre­tim sahasına nasıl yansıdığı­nı net bir biçimde ortaya ko­yuyor.

Şubat ayında gördüğü zirveden sonra nisanda ayın­da iyimserlik eşiğinin altına sarksa da çabuk toparlanan güven endeksi, ekimde yeni­den gerileyerek ivme kaybet­miş bulunuyor. İmalat sanayi­sinin manşet göstergesi olan bu endeksteki gerilemenin ar­kasındaki en büyük psikolojik kırılma, sanayicinin sektörel gidişata inancını gösteren ge­nel gidişat endeksinde yaşan­dı; şubatta 92,5 olan bu oran, ekimde 83,9’a kadar çakılarak yılın en karamsar seviyesine indi ve üreticinin moral cephe­sindeki ağır hasarı tescilledi.

Kapasite kullanımında sınırlı artış

İmalat sanayi genelinde mevsimsel etkilerden arındırılmış Kapasite Kullanım Oranı, ekimde önceki aya göre 0,2 puan artarak yüzde 74,3 seviyesinde gerçekleşti. Mevsimsel etkilerden arındırılmamış kapasite kullanım oranı ise 0,3 puan artarak yüzde 74,5 oldu.

Mal grupları bazında ekim ayının röntgeni çekildiğinde, üretim sahasında tam anlamıyla çift vitesli bir görünüm ortaya çıktı. İç piyasadaki sıkışmaya ve jeopolitik fırtınaya göğüs germeye çalışan sanayici, özellikle dayanıklı tüketim malları grubunda bantların temposunu belirgin biçimde yükseltti; bu grupta kapasite kullanımı eylüldeki yüzde 66,4’lük seviyesinden 2,1 puanlık güçlü bir sıçramayla yüzde 68,5’e ulaştı.

Benzer şekilde, toplam tüketim malları genelinde yüzde 72,3’e, dayanıksız tüketim grubunda ise yüzde 73,1’e doğru bir tırmanış yaşanırken, sanayicinin geleceğe dönük yapısal iştahını yansıtan yatırım malları kapasitesi yüzde 73,4’e çıktı; buna karşın imalatın temel girdisini oluşturan ara malları grubu bu canlanmaya ayak uyduramayarak yüzde 74,4’e geriledi. Sektörel kırılımda ise çarkların dönüş hızı, imalatın alt kolları arasındaki makasın ne denli açık olduğunu bir kez daha kanıtladı.

Ekim ayında fabrikalarda bantları en yoğun dönen sektör yüzde 84,7 ile tütün ürünleri imalatı olurken, bunu yüzde 84,5 ile ağaç ürünleri ve yüzde 82,8 ile kâğıt sanayii izledi; tekstil yüzde 69,4’te kalırken, lokomotif sektörlerden giyim imalatı yüzde 76,8, otomotiv yüzde 75,9 ve ana metal sanayii yüzde 75,4 kapasite performansıyla ayı kapattı. Zorlu konjonktürün faturasını en ağır ödeyen ve çarkları en zayıf dönen alan ise yüzde 59,3 kapasiteyle deri sektörü olurken, onu yüzde 64,7 ile makine-ekipman ve yüzde 68,8 ile içecek imalatı izledi.

Çarklar yavaşlasa da ihracatta umut var

Sanayinin can damarı olan sipariş cephesinde tam bir daralma var. Mevcut toplam sipariş endeksi yıl boyu 100 barajının altında kalarak kronik bir talep yetersizliğine işaret etti, eylüldeki 87,8’lik görece toparlanmanın ardından ekimde yeniden 85,3’e geri çekildi. Benzer şekilde son 3 aydaki toplam sipariş miktarı da şubattaki 110,7’lik zirvesinden kademeli gerileyerek ekimde 99,2 ile yeniden eşik değerin altına indi ve iç pazarın soğuduğunu teyit etti.

Gelecek 3 aya yönelik üretim hacmi beklentileri, şubattaki 118,1 ve ağustostaki 118,4’lük yüksek seviyelerin ardından ekimde 112,8’e gerileyerek iç talepteki zayıflamanın etkisiyle çarkların yavaşlayacağını gösteriyor. Buna karşın sanayiciyi ayakta tutan ana dış dinamik olan gelecek 3 ayda beklenen ihracat siparişleri, kasımdaki 119,2’lik rekor sonrası dalgalı bir seyir izlese de ekimde 113,4 puana yükselerek iç pazardaki kayıplara karşı güçlü bir tampon ve endeksi artış yönünde etkileyen temel itici güç oldu. Sanayicinin üretime dair kısa vadeli kaygılarına rağmen, yapısal ve uzun vadeli vizyonunda direnç sürüyor.

Gelecek 3 aya ilişkin toplam istihdam beklentisi, yıl genelindeki temkinli seyrini ekimde atağa kaldırarak 106,6 ile yılın en yüksek seviyesine ulaştı. Üreticinin kapasite ve büyüme iştahını yansıtan sabit sermaye yatırım harcaması da nisandaki 109,3’lük hareketliliğin ardından ekimde 107,2 puana yükselerek sanayicinin zorlu koşullara rağmen yatırımdan vazgeçmediğini ortaya koydu.

Sanayici ekimde güven kaybetti, siperi terk etmedi - Resim : 1

Yazara Ait Diğer Yazılar
Piyasa Özeti
Borsa 11.577,12 -1,87 %
Dolar 49,6214 0,12 %
Euro 55,7480 0,14 %
Euro/Dolar 1,1233 -0,01 %
Altın (GR) 6.578,59 0,14 %
Altın (ONS) 4.141,20 0,39 %
Brent 106,43 0,11 %