22 °C
Hakan GÜLDAĞ
Hakan GÜLDAĞ EDİTÖR'DEN hakan.guldag@dunya.com

"Bunlar Türkiye’yi uçuracak işler"!

Bir grup ekonomi gazetecisi, Akfen Holding Yönetim Kurulu Başkanı Hamdi Akın ile sohbetteyiz. Mürver lokantasında... Mürver, Hamdi Akın’ın Fransız Accor Grubu ile Karaköy’de açtığı Novotel’in terasında. Manzarayı tahmin edersiniz. Şef Yılmaz Öztürk. Dünyanın ilk 50 aşçısı arasında yer alan Mehmet Gürs’ün danışmanlığında... “Çok sevdiğimiz çağdaş bir ortam oluştu. Türk yemeklerinde de bir füzyon mutfağı olarak iddialıyız” diyor Akın. Kendisi de menü için önerilerde bulunuyormuş...

Neyse...

İşin ekonomi tarafında söz, dünyanın önde gelen alacak sigortası şirketi Coface’ın 2018 toplantısından açıldı. Ocak sonunda Paris’te yapılan “Ülke Riski Konferansı”na ilişkin gözlemlerimi gazetemizde aktarmıştım. Coface yetkililerinin ağzından aktardığım “Dünya önce işe bakıyor. İş deyince de Türkiye” başlıklı yazımızı ilgiyle okumuş Akın. Yararlandığını söyledi, teşekkür ettik...

Sonra söz kısa bir süre önce yine DÜNYA’da Ece Ceyhun’un kendisiyle yaptığı röportaja geldi. Bu röportaj hayli ses getirmiş, pek çok televizyon kanalı da kullanmıştı. Özetle, “Yeni başlayacak konutların yerine bitmiş projelerden ev almak daha avantajlı” diyordu bu röportajda Hamdi Akın.

Nedenini bir kez de bize anlattı: “İki yıldır hiç kimse konutlara zam yapamadı. Bugün bitmiş 100 konut satan, aldığı parayla ancak 75 konut yapabilir. Yıllık 9-10 enflasyon. İki yılda kabaca yüzde 20. Bu da aşağı yukarı aylık yüzde 1 zamma tekabül eder. Ama bu zamların hiç biri yapılmadı. Yapamadığımıza göre, konut fiyatları yüzde 20 ucuzladı demektir.”

Ya bundan sonra?

“Bundan daha fazla ucuzlayamaz” dedi Hamdi Akın, “Maliyetler de yükseliyor. Temelden almak yerine bitmiş konut almak çok daha kârlı. Yeni temeli atılacakların satılması için de bitmişlerin satılması lazım. Bitmişler satılmazsa önü açılmayacak piyasanın. Kendiliğinden kitlenecek.”

Peki, bu neyi getirecek? Sorun nasıl çözülecek?

Akın devam etti:

“Toplu alımı getirecek. Parası olanlar portföy şirketleri kuracak. Düzenleme SPK’dan da çıktı. Önü açık. Gayrimenkul portföy yönetim şirketi kuruyorsunuz. Vergisiz. GYO gibi... Portföye konut, ofis, alınca alım satım vergisiz. Onun üzerinden de gelir vergisi ödemiyorsunuz. Şimdi ya dışarıdan fonlar gelecek pazarlığa oturacaklar, ya Türkiye içinde fonlar kurulacak, 100’er, 200’er toplu alımlar yapılacak. İş oraya gidecek.”

Hamdi Akın, “Bugünkü tıkanıklık arz-talep dengesizliğinden, bir balondan kaynaklanmıyor” görüşünde. Nedeni; "Faizlerin yüksekliği... Faizler aylık yüzde 1’in üzerine çıktığı zaman banka kredileri çalışmıyor konutta. Kimse kredi almıyor. 0.80’lere indiğinde tekrar çalışmaya başlıyor.” Ya kentsel dönüşümdeki sorunlar? Fikirtepe’de yaşananlar…

“Güçsüz ve ehliyetsiz müteahhitler” dedi Akın, “İşi bilmeyen o kadar çok insan girdi ki bu alana. Benim arkadaşlarım da var aralarında. Hükümet o kadar destek vermesine rağmen, yönetemediler. Herkesi memnun edelim istediler. Herkesi ev sahibi yapmak bazen mümkün değil.”

★ ★ ★

Konut işi önemli ama Akfen’in protföyündeki en büyük işi değil…

Aslına bakarsanız, holding, geçen yıl epey bir işini sattı. Akfen Yenilenebilir Enerji, TAV Havalimanları ve Mersin Uluslararası Limanı’ndaki hisselerinin devrini tamamladı. Bu hisse satışlarıyla uluslararası dört şirketten Türkiye’ye toplam 1 milyar 229 milyon dolarlık yatırım girişi sağladı.

2017 yılında Türkiye’ye yapılan toplam uluslararası doğrudan yatırım 10.8 milyar dolar. Türkiye’den yapılan yurtdışına yapılan yatırım ise 2.7 milyar dolar. Net doğrudan yatırım ise 8.1 milyar dolar. Bu veriyle karşılaştırırsak, Akfen’in hisse satışları Türkiye’ye gelen doğrudan yatırımın yüzde 15’ine denk geliyor. Geçen yılki 8.1 milyar dolarlık net doğrudan yatırımın 4.6 milyar doları gayrimenkul alımı için geldi. Çıkarıp hesaplarsak, yüzde 35’e denk geliyor…

★ ★ ★

Sohbetin sonuna yaklaşırken, sordum:

Havalimanı sektörü Akfen’in ana işleri arasından çıktı. Mersin Limanı’nda hisse sattınız… İDO’dan da yavaş yavaş çıkıyorsunuz…

Soruyu tamamlamadan yanıtladı Akın:

“İDO’da yüzde 30 ortaklığımız sürüyor. Ama en büyük işimiz enerji şimdi. 600 megavatlık yenilenebilir enerji var. 2019 sonunda kadar yaklaşık 2 milyar liralık daha yatırım yapacağız. Orada 7-8 sene rahatım.”

Soruya devam ettim:

Peki, o işlerden çıkarken, girmeyi düşündüğünüz başka alanlar var mı? Sizce şu sıralarda Türkiye’de para kazandıracak hangi işler var?

“Mesela maden işine girdim” dedi Akın, “Kastamonu’nda Hanönü bölgesinde Türkiye’nin en büyük bakır madenlerinden biri... Haziranda işletmeye başlayacağız. Burası, Türkiye’nin en büyük açık ocak bakır madeni olacak.” Ne kadar yatırım yapacaksınız? “300 milyon dolarlık bir yatırım olacak.” Ne bekliyorsunuz? “10 yılda 2 milyar dolarlık ciro elde etmeyi hedefliyoruz...”

Ardından, madencilik alanında son dönemdeki önemli yatırımlara, Ciner Grubu’nun kısa süre önce devreye aldığı Kazan Soda Elektrik, Zorlu Grubu’nun Manisa Gödes’teki Nikel Kobalt, Cengiz Holding’in Mardin’deki Eti Bakır Mazıdağı Fosfat Tesisleri’ne dikkat çekti.

“Bunlar” dedi, “Türkiye’yi uçuracak işler...”

6.3 milyar lira yatırım yapacak, 2425 kişiye istihdam yaratacak

Hamdi Akın’a önümüzdeki yıllarda yapacağı yatırımları sorduk. Bazılarını söyledi. Daha sonra Kurumsal İletişim Müdürü Ünsal Ereke Akfen Holding’in iki yıllık yatırım paketinin listesini paylaştı. Listede şehir hastanelerine yapılacak yatırımlar dikkat çekiyor. 2018’de Eskişehir Şehir Hastanesi’ne 1.7 milyar lira yatırım yapılacak. 2019’da ise Tekirdağ Şehir Hastanesi’ne 990 milyon lira yatırım planı var. Akfen Yenilenebilir Enerji’ye bu yıl ekim-aralık döneminde 676.4 milyar liralık, 2019 ekim-aralık döneminde ise 1 milyar 121 milyon liralık yatırım planlandı. Bakır madeni işinde Acacia Madencilik’e bu yıl 988 milyon lira yatırılacak. Bulvar Loft, Bodrum Loft projeleri için de 500 milyon liranın üstünde yatırım var. Bu yıl ki toplam yatırımlar 3.9 milyon liraya ulaşacak. Akfen, 2018 ve 2019’u kapsayan iki yılda toplam 6 milyar 272 milyon liralık yatırım yapacak. Bu süreçte, 2250’si Eskişehir ve Tekirdağ şehir hastanelerinde olmak üzere 2 bin 425 kişiye ilave istihdam sağlayacak.

"TAV’ı satmasam ölürdü…"

Hamdi Akın ile sohbetimizde söz döndü dolaştı, son dönemde büyük holdinglerimizin yaşadığı mali sıkıntılara geldi. Koca koca dünya şirketlerini proje finansmanı ile almak yerine ‘köprü kredi’ ile adeta bir telaş içinde satın alma tercihleri konuşuldu. Değerlendirmesini sorduk şunları söyledi:

“Ben 10 yıl hırdavatçılık yaptım. Mal girdi mi, dükkanda tozlanmaya başladı mı, kurtlanmaya başlarım. Şimdi de 10 yıl bir şirkette kaldım mı, beni rahatsız ediyor. Hep al, hep al. Nereye kadar? Devamlı alırsan obez olursun. Şirkette de, hisse senedinde de öyle… Obezlik iyi değil. Rahatsızlık kaynağı...”

Devam etti:

“Şirket kendi başına bir varlık. İnsanların çalıştığı, sahiplendiği bir yapı. Biz sadece onun hisselerine sahip ortağıyız. Başka ortakları da olabilir. Bir zaman sonra o ortaklık yapısının değişmesi lazım. Değişmezse şirket kendini yenileyemez.

Ben TAV’ı satmasam, TAV benimle beraber ölürdü. Ama şimdi sıkıysa ölsün. Adamlar 1 milyar dolardan fazla para koydu içine. Yaşatmak için çok daha fazla çaba sarf edecek. Şirketler satıldıkça, ortaklar değiştikçe yaşama şansı artar, ömrü uzar.

General Electric’i kuran Thomas Edison. Edison mu var şimdi? 50 defa değişmiş. Steve Jobs ve Apple olayı keza... Bizim için de geçerli bu. Bugün sıkıntı yaşayan kimi holdinglerimiz şirketlerin bir bölümünü satsalardı ülkeye daha fazla katkıları olurdu. Daha fazla istihdam yaratırlardı. Ben öyle düşünüyorum. Öyle de yaptım. Hisseleri satınca, ‘Türk olmaktan çıkar’ demek doğru değil. Şimdi TAV ne kadar Fransız şirketi? Çalışanlarının yüzde 98’i Türk. Borsa İstanbul’a kayıtlı. Vergisini Türkiye’de ödüyor. Yarın bir Amerikalı alır, bu gene değişmez. Ondan da bakarsanız bir Türk alır.

Şirketler satmakla ölümsüzleşiyor. Bunu ısrarla söylüyorum. Yılanın kabuk değiştirmesi gibi... Değiştirdikçe ömrü uzuyor. Belli bir boyuta geldikten sonra şirketleri satmamak vatana ihanettir.” Bunu “biraz iddialı, biraz abartarak” söylediğini belirtiyor Hamdi Akın, “ama anlaşılsın istiyorum...”

"Ege Cansen haklı ancak…"

Sohbetimizde “Şirketlerin dışarıya satılması direkt yabancı sermaye girişi sağlamak demek. Bu ihracatla eşdeğer” görüşünü tekrarladı Hamdi Akın... Ege Cansen’in bu konuyla ilgili yazdığı yazıyı hatırlattım. Cansen, bir süre önce Sözcü’deki “Hamdi Akın yanılıyor” başlıklı köşe yazısında “Ne yabancı sermaye girişi ihracat ne de Türklerin yurtdışında yatırım yapması ithalattır... Bunlar sermaye hareketleridir. Cari açıkla ne toplanır ne çıkartılır” diye yazmıştı.

“Ege Bey, haklı... Tabii ki, bu bir ihracat değil, bir sermaye hareketi. Belki biraz yanlış anlaşıldı. Ama kuşkusuz cari açığın kapatılmasında etkili bir sermaye hareketi. Bir nevi hisse ihracatı... O manada ihracata eşdeğer” dedi Akın, sonra da gülümseyerek devam etti: “Tabii, hisse ihraç edenlere Türk Eximbank kredi versin demiyoruz. Ama Türkiye’nin bu işlemleri ayrı bir kalem olarak izlemesi lazım. Odaklanmak için önemli. Çok kıymetli olduğunu vurgulamak için önemli. Özellikle dışarıya satışı daha önemli buluyorum. İçeriden birisi isterse de vermem demem. Ama dışarıya satarsam, daha değerli hissederim. Hepsi bu...”

"Ben Yahudi değilim ama…"

Sohbetimizde Hamdi Akın, ‘şirketin hisselerini satabilmenin önemini’ vurgularken, Yahudilerin ticaretteki maharetlerini hatırlatarak konuya ilginç bir bakış getirdi: “Bakın ben Yahudi değilim ama bir tutumları hoşuma gidiyor. Biliyorsunuz, inançları gereği toprak sahibi olamıyorlar. Tevrat’a göre toprağın sahibi Allah’tır. Sen ancak işleyen kişi olursun. 7 yıl bir ‘şabat’ yılıdır. 7 şabat yılı da, yani 49 yıl da ‘jübile’ yılıdır. Bugün neredeyse bütün dünyada uzun kiralamalarda süre neden 59 değil de, 49 yıldır diye hiç düşündünüz mü? Bugün dünyada büyük bankaları yöneten genellikle Yahudilerdir. Kültür öyle oluşmuştur. Finansman buna göre belirlenir. Birinci yıl Allah için, ikinci yıl fakirler için çalışılır. Üçüncü yıldan sonrası sizin içindir. Onun için bakın birçok kredi 2 yıl ödemesiz 7 yıllıktır. Yatırım fonlarının da bir çoğu öyle. Bir yatırıma 7 yıllığına girer sonra çıkar. Yaklaşım şu: Senin hayatında verimli olarak kullanabileceğin 7 tane 7 yıl var. Kendini 7 yılda bir yenileyeceksin...”

Güncel gelişmelerden anında haberdar olun!
dunya.com'a girmeden de haberleri takip edebilirsiniz.