10 °C

"KGF sadece maddi değil manevi olarak da destek oldu"

Oda ve borsa başkanları KGF'ye ilişkin değerlendirmelerde bulundu, desteklerin artan bir ivme ile devam etmesi gerektiğine dikkat çekti.

KGF sadece maddi değil manevi olarak da destek oldu

Türkiye ekonomisinin can damarı olan KOBİ’lerin temsilcilerinin Kredi Garanti Fonu (KGF) mekanizmasına ve sistemin işleyişine yönelik değerlendirmeleri sürüyor. Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği (TOBB) bünyesindeki oda ve borsa başkanları, KGF’nin üretim ve ticarete destek olarak, ülke ekonomisinin canlanmasına önemli katkılar sağladığını belirttiler, KGF desteklerinin şirketlerin finansman ihtiyacını karşılamakla sınırlı kalmadığının altını çizdiler.

Başkanlar, Türkiye’nin maddi ve manevi sıkıntısı olmayan şirketlere ihtiyacı olduğunu ifade ettiler. KGF desteği varlığının, şirketleri manevi yönden de güçlü kıldığı ve önünü daha rahat gören şirketlerin, yatırımlarına buna göre yön verdiği vurgulanırken, desteklerin artan bir ivme ile devam etmesi gerektiğine dikkat çekildi. Ayrıca KGF’nin etkinliğinin arttırılması gerektiğine değinilirken, bir çok şirketin yatırıma karar vermesine de pozitif yönlü katkı sağlandığı dile getirildi.

Tekirdağ TSO başkanı ve yönetim kurulu üyesi Cengiz Günay:
KGF güçlenince piyasa rahatladı

TOBB Yönetim Kurulu Üyesi ve Tekirdağ TSO Başkanı Cengiz Günay, Türkiye ekonomisinin zor günlerden geçtiği dönemde devreye giren Kredi Garanti Fonu (KGF) mekanizmasının, çıkış yoluna ulaşmada büyük katkı sağladığını söyledi.

Günay, piyasalardaki sıkıntılı süreç ve ciddi durgunluğun, TOBB öncülüğüne uygulamaya konulan “nefes kredisi” ve KGF aracılığıyla piyasaya para enjekte edilmesiyle aşıldığını bildirdi. TOBB yönetiminin, ekonominin sıkıntılı olduğu dönemlerde, Ekonomi Koordinasyon Kurulu çerçevesinde sürekli ekonomi yönetimiyle işbirliği içinde olduğunun altını çizen Cengiz Günay, Hazine desteğiyle güçlenen KGF’nin buradan aldığı güçle sıkışık olan piyasaları rahatlattığını anlattı.

Cengiz Günay, bunun en somut ve güzel sonucunun, yılın ilk iki çeyreğinde yüzde 5’in üzerinde yakalanan büyüme ile ortaya çıktığını dile getirdi. Tarımsal faaliyetlerin yoğun olarak yaşandığı Tekirdağ’ın oldukça bereketli bir sezon geçirdiğine vurgu yapan Cengiz Günay, bunun yanı sıra sanayi üretimi ve hizmetler sektöründe de gözle görülür toparlanma yaşandığını söyledi.

Ekonomik hayatın, 2017'de 2016’ya oranla çok daha iyi noktaya ulaşacağını belirten Günay, Türkiye genelinde ise turizm verilerinin de belirleyici unsur olacağını dile getirdi. Cengiz Günay, piyasalarda ve ekonomide farklı gelişmeler yaşandığında yeni duruma uygun politikalar üretilmesi gerektiğine değinirken, firmaların sadece maddi, değil, manevi olarak da KGF’yi arkasında görmesinin moral açısından çok önemli olduğunu aktardı.

Afyonkarahisar TSO yönetim Kurulu Başkanı Hüsnü Serteser:
KGF Ülke ekonomimizin canlanmasına önemli katkılar sağladı

Kredi Garanti Fonu (KGF)desteğinin KOBİ ölçeğindeki işletmelerin ticari hayatlarının gelişmesine ve kaliteli üretim ile birlikte daha çok ihracat yapmalarına imkân sağladığını vurgulayan Afyonkarahisar TSO Yönetim Kurulu Başkanı Hüsnü Serteser, “KGF, ekonomimizin en önemli kurumu ve en büyük kredi garanti kurumu haline gelmiş bulunuyor. Böylece, KGF ülke ekonomimizin canlanmasına önemli katkılar sağlamaktadır” dedi.

KGF sisteminin işleyişini anlayabilmek ve öğrenebilmek için yabancı finans kuruluşları tarafından sürekli bilgi talep edildiğini aktaran Serteser, “Kurulan sistem çok başarılı ve mükemmel işliyor. Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği çatısı altında KGF’nin kefalet kapasitesinin artmasını talep ettik ve olumlu sonucu elde ettik. İhracat kredilerine kefalet oranının artması da sevindiricidir” diye konuştu.

“KGF desteği artarak ve düzenli olarak sürmeli”

Türkiye’deki firmaların çoğunu oluşturan KOBİ’ler için kredi olanaklarına kolay ulaşımın büyümeleri açısından önemli bir avantaj olduğunu dile getiren Serteser, “Bu nedenle yeniden yapılandırılan KGF’nin, sağladığı finansman imkânları başta KOBİ’ler olmak üzere, birçok firmaya güç sağladığı aşikârdır. Hükümetimizin istihdam ve üretime sağladığı destekler çok büyük, özel sektörümüzün azmi ve kararlılığı bu kapsamda çok önemledir” ifadelerini kullandı. Serteser, KGF desteğinin artarak ve düzenli olarak sürmesinden yana olduklarını vurguladı.

“İlimizde kefaletlerin karşılığında kullanılan kredi 1 milyon 52 bin TL”

Afyonkarahisar’da KGF Ofisinin, Ticaret ve Sanayi Odası binasında bulunmakta olduğunu ve 2014 yılından beri işletmelere hizmet verdiğini kaydeden Serteser, “Bölgemizdeki KOBİ ölçeğindeki işletmelerin KGF’ye karşı ilgileri oldukça iyi. İlimizde KGF’den yararlanan firma sayısı 1.885 adet ve verilen kefalet 931 milyon TL. Bu kefaletlerin karşılığında kullanılan kredi ise 1 milyon 52 bin TL oldu” ifadelerini kullandı.

KGF yetkililerinin Afyonkarahisar il ve ilçelerinde bütün oda, borsa ve STK’larda bilgilendirme sunumları gerçekleştirdiğini ve sık sık işyeri ziyaretleri yaptıklarını vurgulayan Serteser, “İlimiz harici Uşak ilinde de hizmet veren yetkililerin tanıtımları ve hizmetleri oldukça yerinde” dedi.

Diyarbakır Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı Ahmet Sayar:
KGF ile sadece işletmeler değil ülke ekonomisi de kazandı

Diyarbakır Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı Ahmet Sayar, Kredi Garanti Fonu kefaleti ile verilen kredilerin ödeme zorluğu çeken, finansmana erişimde sorun yaşayan ve darboğazda olan işletmelere derin bir nefes aldırdığını söyledi.

Bu finansman desteğinin sadece işletmelere değil, Türkiye ekonomisine de ciddi katkı sağladığını dile getiren Sayar, “KGF desteği ile sağlanmış olan bu rahatlama yeni destek ve tedbirlere ihtiyaç duymaktadır” diye konuştu.

Mevcut kredi kullananlar dahil, yeni kullanılacak kredilerde de firmalara daha uygun faiz sunulması gerektiğini belirten Ahmet Sayar, günümüzdeki faiz oranlarıyla yatırım ve kârlılığın çok zor olduğunu aktardı.

KOBİ ölçeğindeki imalatçılara, sanayicilere öncelik verilmek üzere yeni bir KGF desteğine ihtiyaç olduğunun altını çizen Ahmet Sayar, “Yeni dönemde bankalara, kullanılacak kredinin en az yüzde 50’sini yeni kredi olarak vermesi gibi bir şart koşulabilir” dedi.

İşletmelerin yüksek faiz sebebiyle yeni yatırıma girmeye çekindiğini belirten Sayar, “Kullanılacak kredide faiz desteği sunulması, faiz oranının belli bir oranda sabitlenmesi ve belli bir süre ön ödemesiz olmasında işletmeler için daha uzun vadede planlama yapmasına katkı sağlamış olacaktır” ifadelerini kullandı.

TOBB ve Odalar olarak KGF ile uyguladıkları Nefes Kredisinin bu konuda örnek olabileceğine dikkat çeken Ahmet Sayar, “Hazine, yüzde 10 üzeri faize destek vererek, faiz, komisyon ve masrafları belirleyebilir. Uygun finansman maliyeti desteği, yeni yatırımların yapılmasında, işletmelerin kapasitelerini arttırmasında da pozitif katkı sunacaktır” diye konuştu.
Ahmet Sayar, gerek KGF destekleri gerekse TOBB Nefes Kredisi geri ödemelerinde büyük çaplı sorun olmamakla birlikte, ödeme güçlüğü çeken firmalara yapılandırma konusunda kolaylık sağlanmasının yararlı olacağını vurguladı.

Trabzon TSO Yönetim Kurulu Başkanı Mustafa Suat Hacısalihoğlu:
KGF, şirketlerin yatırım yapma isteğini hayata geçirdi

Kredi ve finansmanın Türkiye ekonomisinin, özel sektörün ve işletmelerin en temel sorunu olduğunu vurgulayan Trabzon TSO Başkanı Mustafa Suat Hacısalihoğlu, “Türkiye büyümek istiyor. Özel sektörümüz, işletmelerimiz de büyümek istiyor. Daha fazla yatırım yapmak, ihracat yapmak istiyor. Ekonomimiz daha fazla katma değer oluşturarak sermayesini büyütmek arzusundadır” dedi. Türkiye’nin önünü açmak, özel sektörün ve işletmelerin yatırım yapma arzularına katkı sağlamak için finansman sorununun çözülmesi gerektiğini kaydeden Hacısalihoğlu, “Ama pahalı ve kısa vadeli değil, uygun ve uzun vadeli finansmana ihtiyacımız var. Kredi Garanti Fonu bu noktada devreye giriyor. Türkiye’nin, özel sektörün ve işletmelerimizin yatırım yapma isteklerini hayata geçiriyor” diye konuştu.

Kuruluşun ardından çok kısa bir sürede KGF marifetiyle hazine desteğinde Türkiye ekonomisinde işletmelere 300 milyar TL’ye ulaşan bir kredi kullandırıldığını hatırlatan Hacısalihoğlu, “Bu azımsanamayacak çok önemli bir bütçedir. Ve bütçe doğrudan yatırıma gitmektedir. Ülkemizin geleceği için çok önemli bir kredi hacmine ulaşılmıştır. İş dünyası olarak bu hacmin önümüzdeki süreçte aşılması en büyük arzumuzdur” ifadelerini kullandı.

“İş dünyası olarak fonun artırılarak devam etmesini bekliyoruz”

TOBB ve Trabzon TSO işbirliğinde üyelerine yönelik nefes kredisinin KGF desteği ile başladığını aktaran Hacısalihoğlu, “Trabzon’da üyelerimize 42 milyon liralık kredi kullandırıldı. Bundan esinlenen bankacılık sektörü üyelerimize çok daha fazla ve geniş kapsamlı kredi sağladı. Bu da piyasanın rahatlamasını sağladı ve üyelerimiz de daha fazla iş yapma şansına sahip oldu” dedi. Trabzon’da KOSGEB’e kayıtlı yaklaşık 16 bin kayıtlı isletmenin bulunduğunu ve bu işletmelerin çoğunluğunun KGF desteği ile devletin sağladığı sıfır faizli kredi desteği başta olmak üzere yeni girişimci ve KOBİ- GEL gibi projelerden yararlandığını belirten Hacısalihoğlu, “KGF, üyelerimiz, yatırımcılarımız, sanayicilerimizin çok işine yaradı. KOBİ’lerimizin finansal eksiklikleri çok fazla. Fonun artırılarak devamını da iş dünyası olarak beklemekteyiz” diye konuştu.

“Her KOBİ yanında KGF’nin bulunduğunu hissetmeli”

KGF’nin bu alanda daha büyük bir oyuncu olması gerektiğini vurgulayan Hacısalihoğlu, KGF’nin Türkiye’yi büyütecek yatırımların önünün açılmasında vesile olmalısı gerektiğini söyledi. KGF’nin sermayesini büyütmek isteyen, bunun için yatırım yapmaktan çekinmeyen özel sektöre, yatırımcılara, sanayicilere, ihracatçılara, girişimcilere ve KOBİ’leri teşvik edilmesi gerektiğini kaydeden Hacısaliğoğlu, “O zaman KGF şemsiyesini Türkiye ekonomisinde daha fazla genişletmemiz gerekiyor. Bu da ülkemizin yararınadır. İşletmelerimizin finanssal yönetiminde karşılaştıkları zorlukların aşılması, bir anlamda yönetilmesi konusunda da KGF etkin olmasında fayda görmekteyiz. Her KOBİ yanında KGF bulunduğunu hissetmeli” ifadelerini kullandı.

Adana Sanayi Odası Başkanı Zeki Kıvanç:
KGF devreye girmeseydi üretim ve ihracat düşer 600 bin kişi işsiz kalırdı

Adana Sanayi Odası Başkanı Zeki Kıvanç, ekonominin sıkıntılı döneminde KGF devreye girmeseydi, üretim ve ihracatın düşeceğini, 1 milyon 350 bin kişiye iş bulunması yerine, 600 bin kişinin işsiz kalacağını söyledi.

“15 Temmuz hain darbe girişimi sonrasında, küresel piyasaların da olumsuz etkisiyle yaşanan zor süreçte, piyasanın canlandırılmasına ve ekonomide çarkların dönmesine yönelik hükümetimiz tarafından oldukça stratejik adımlar atıldı” diyen Kıvanç, “Bu kapsamda, özellikle vergi yüklerinin azaltılması ve finansmana erişim noktasında alınan radikal kararlar biz sanayiciler için tam bir can suyu niteliğindeydi” dedi. Güven ortamının bozulduğu, nakit akışının durma noktasına geldiği, banka kredilerinin geri dönüşlerinde sıkıntılar yaşandığı bu süreçte finansman desteklerinin, zor dönemin atlatılmasında önemli bir itici güç olduğunu belirten Kıvanç, “Bu anlamda piyasaları rahatlatan en önemli kararlardan biri de Kredi Garanti Fonu’nun etkin şekilde devreye alınarak, finansman sıkıntısı çeken sanayicilerimize ve işletmelere alternatif bir finansman imkanı sağlanması oldu. Kredi Garanti Fonu ile sağlanan kredi kaynak miktarının 250 milyar liraya çıkartılması ve kredilere sağlanan teminat tutarının yüzde 7’lere çıkartılmasıyla piyasalar önemli ölçüde rahatladı. Finansman sıkıntısının giderilmesiyle rahatlayan birçok işletme, üretim, ihracat ve yatırım anlamında daha cesaretli adımlar atmaya başladı” ifadelerini kullandı.

Ekonomi yönetiminin zamanında ve yerinde aldığı bu tedbirlerin oldukça olumlu sonuçlar verdiğinin altını çizen Zeki Kıvanç, “Biz sanayicilerin belirsizliklere karşın, üretimden, ihracattan vazgeçmeyip sebat etmesi ile Türk ekonomisi bir kez daha büyümede başarı hikayesi yazmayı başarmıştır. Nitekim 2017 yılı üçüncü çeyreğinde büyüme oranının yüzde 11.1 olması, yılsonu oranın yüzde 6-7 civarında beklenmesi, büyük ölçüde uygulama konulan bu kritik kararlar sayesinde gerçekleşmiş olacaktır. Bu zor dönemde elde edilen bu başarı hepimiz için büyük bir moral kaynağı olmuş, gelecek için ümitlerimizi arttırmıştır” diye konuştu.

Kıvanç, “Kredi Garanti Fonu zamanında devreye girmemiş olsaydı, üretim ve ihracat anlamında önemli kayıplarla karşı karşıya kalınır, 1 milyon 300 bin civarında yeni istihdam yaratılamaz, tam tersi şekilde asgari 500-600 bin kişi işsiz kalırdı” değerlendirmesinde bulundu.
Hükümetimiz tarafından KGF uygulamasıyla 250 milyar lira kaynak yaratılıp, bunun yüzde 7’sine karşılık gelen 17.5 milyar liralık kısmı için verilen devlet garantisiyle belirsizliklerin azaltıldığının altını çizen Kıvanç, “Kötü senaryo gerçekleşmiş olsaydı; 600 bin kişi için yıllık 7-8 milyar liralık bir işsizlik maaşı ödemesi yapılacak, ayrıca 5 milyar liralık sigorta ve vergi kaybı ile karşı karşıya kalınacaktı. Devletimize 1 yıllık toplam maliyeti, devletimizin sigorta ettiği rakamın çok üstünde olacaktı” dedi.

Devletin bir taşla ağaçtaki tüm kuşları vurduğu benzetmesini yapan Kıvanç, şu bilgileri verdi: “Önlemler sayesinde, piyasalar rahatlamış, kayıplar oluşmamış, tam tersi önemli istihdam artışı yaratılmış oldu. Dünyada belki de ilk kez uygulamaya konan bu önlem gelecek dönemlerde ders kitaplarında okutulacak derecede önemli bir etki yaratmış oldu. KGF aracılığıyla 355 binin üzerinde işletmeye açılan kredi 220 milyar liraya, ilimizde ise 10 binin üzerinde işletmeye açılan kredi 6 milyar liraya ulaştı”

Mersin Ticaret ve Sanayi Odası Yönetim Kurulu Başkanı Şerafettin Aşut:
KGF sayesinde şirketler projelerine yoğunlaştı

Geçmişte yeterince kullanılmayan ancak Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği’nin (TOBB) öncülüğünde hazırlanan Nefes Kredisiyle birlikte ivme kazanıp çeşitlendirilen Kredi Garanti Fonu (KGF) destekli kullandırılan kredilerin, firmalar açısından büyük önem taşıdığını belirten, Mersin Ticaret ve Sanayi Odası Yönetim Kurulu Başkanı Şerafettin Aşut, “Ancak bu kullanılan krediler halen istenilen düzeyde değil” dedi. Geçmişte firmaların kredi talep ettikleri dönemde teminat arayışına girdiğini ve işlerine odaklanamadıklarını kaydeden Aşut, “Şimdi KGF destekleriyle birlikte yalnızca evler, arabalar, arsalar değil projeler de teminat olarak kabul edilebiliyor ve böylece işletmeler projelerine yoğunlaşabiliyorlar. Bunun da firmaların gelişimi üzerinde büyük önem taşıdığını düşünüyorum” diye konuştu.

“Bölgemizde 4 milyar 367 milyon 770 bin TL’lik kredi kullanıldı”

Türkiye’de kullanılan toplam kredinin yüzde 24’ünü KOBİ kredilerinin, yüzde 52’sini kurumsal ticari kredilerin ve kalanının ise kredi kartları da dahil olmak üzere tüketici kredilerinin oluşturduğunu aktaran Aşut, “Türkiye’deki toplam işletme sayısının yüzde 98’inin KOBİ’lerden oluştuğunu düşünecek olursak KOBİ’lerimizin toplam kredilerden aldığı payın yüzde 24’ler seviyesinde olduğu görülecektir. Yani asıl kredi garantisine ihtiyacı olan kesim KOBİ’ler çeşitli nedenlerle kredilere ulaşmakta zorlanıyor. Dolayısıyla KOBİ’lerimiz için KGF’nin mantık olarak son derece doğru olduğunu ancak KOBİ’lerimizin bunu yeterince değerlendiremediğinin altını çizmek isterim” diye konuştu.

Bölgelerinde de bu kredilerden aktif olarak yararlanıldığını dile getiren Aşut, “Kasım ayı sonu itibariyle kullanılan rakamlara bakacak olursak yaklaşık 5 bin firmamızın 7 bin 729 adet kredi kullandığı görülecektir. Yani bu da yaklaşık 4 milyar 367 milyon 770 bin TL’lik kredi kullanıldığı anlamı taşıyor. Bu kredilerin üzerindeki KGF kefaleti ise yaklaşık 4 milyar TL” dedi.

KGF’nin artık firmaların sadece kredibilitesini değil, projelerini de teminatlandırdığını aktaran Aşut, “Biz KOBİ’lerimizin projeleri için kullanacakları kredilerde Hazine destekli KGF teminatına devam edilmesi gerektiğini düşünüyoruz” dedi.

Kullanım koşullarının daha uygun hale getirilebileceğini ve üretime yönelik yatırım amaçlı, istihdamı artıracak projelerdeki kredi taleplerinin teminatlandırılmasında Hazine garantisinin artırılabileceğini vurgulayan Aşut, “Bunun kriterlerinin belirlenmesinde TOBB ile ortak bir çalışma yürütülebilir. Kaynaklarımız sınırlı ve bu sınırlı kaynakları en verimli şekilde kullanıp üretimi, istihdamı, ihracatımızı artırmak zorundayız. Bu süreçte KGF’yi özel sektörün sırtını dayayacağı güvenli bir ağabey olarak görüyorum” diye konuştu.

Sivas TSO Başkanı Osman Yıldırım:
Karar aşamasında KGF’nin etkinliği artırılmalı

Kredi Garanti Fonu’nun (KGF) Türkiye’nin büyümesi ve kalkınması açısından önemli bir misyonu yerine getirdiğini vurgulayan ve bu süreçteki çalışmaları başarılı bulduklarını belirten Sivas TSO Başkanı Osman Yıldırım, “KOBİ’lere KGF tarafından sağlanan kredilerin doğru olduğuna inanıyoruz. Devletimizin KGF gibi enstrümanları güçlü bir şekilde devreye sokarak işletmelerimizin finansa erişimini devam ettirmesi gerekiyor” dedi.
Hükümetin, yeni istihdam imkânlarının yaratılması ve ihracatçı KOBİ’lerin desteklenmesi için seferber olduğunu kaydeden Yıldırım, “Oysa bankalar kendi teminatlarını güçlendirmek için çalışıyor. Karar aşamasında KGF’nin etkinliğinin artırılması gerekiyor. Bu noktada bankalara yüzde 100 inisiyatif bırakılmasını doğru bulmuyoruz” diye konuştu.

"Destekler sürdürülmeli ve kredi kuruluşları da desteklemeli”

Küçük ve orta büyüklükteki işletmelerin istikrar ve dinamizmlerini korumak adına sağlanan teşviklerin sürdürülmesi ve kredi kuruluşları tarafından da desteklenmesinin önemine vurgu yapan Yıldırım, “İşletmelerin hem yatırım aşamasında hem de işletme aşamasında sürdürülebilir bir şekilde desteklenmesi sağlıklı büyüme için son derece önemli bir mesele. Bunun içinde KGF desteklerinin artarak devam etmesi, bankaların keyfiyetine bırakılmaması ve özellikle üretim alanında yeni kurulan şirketlerin de bu kapsama alınması gerekiyor” ifadelerini kullandı.

“Bölgemizde bin 250 üyemiz 750 milyon TL kredi kullandı”

Bölgelerinde coğrafi ve ekonomik anlamda zor şartlarda mücadele eden işletmelerin ayakta kalabilmesi için teşviklerin hayati önem taşıdığını dile getiren Yıldırım, “Bu noktada bölgemiz bu desteklerden büyük ölçüde faydalanmıştır. Kredi Garanti Fonu, Odamız bünyesindeki şubesiyle Sivas ve Tokat’a hizmet veriyor. Son dönemde yaklaşık bin 250 üyemize 750 milyon TL kredi kullandırılmıştır” dedi. “Bölgemizde bin 250 üyemiz 750 milyon TL kredi kullandı” TOBB öncülüğünde başlatılan Nefes Kredisi Projesi’ne, 365 oda ve borsa içerisinde en büyük katkıyı veren oda olduklarını vurgulayan Sivas TSO Başkanı Osman Yıldırım, “300 Üyemize 28 Milyon 956 Bin 500 TL kredi kullandırmış bulunmaktayız. Ayrıca, bankaların mantalitesi ve kafa yapısı bu destek kredilerinin kullanım amacına paralel olmuş olsaydı ilimiz ve bölgemiz bu desteklerden çok daha fazla yararlanmış olurdu” diye konuştu.

Ordu TSO Başkanı Servet Şahin:
İflas eden kefil dönemi artık geride kaldı

Kredi Garanti Fonu’nun (KGF) mikro ve orta ölçekli işletmelerin finans ihtiyaçlarının karşılanmasında en çok ihtiyaç duydukları ve problem yaşadıkları, kefalet desteği ile ekonomiye çok ciddi imkânlar sağlandığını vurgulayan Ordu TSO Başkanı Servet Şahin, “Geçmiş dönemlere baktığımızda KOBİ’lerin kefalet ihtiyaçlarının karşılanması için yaşanılan sorunlar, parçalanan aileleri ve ifl as eden kefiller sisteminin KGF ile ne kadar rahatladığını daha iyi anlamamızı sağlar” dedi. Şahin, bugün için KGF tarafından yüklenilen mesuliyetin sistemin ihtiyaç duyduğu finans akışını sağlayabilecek düzeyde olduğunu söyledi.

“Sistemde küçük işletmeler için sıkıntılar var”

Kredi ihtiyacı olan özellikle mikro ölçekli işletmeler ile orta boy KOBİ’lerin finans ve kredi imkanlarından tam olarak faydalanamadığını kaydeden Şahin, “Çünkü finans kredi sisteminin kendi içindeki yapılanması açısından önemli olan bazı kriterler küçük işletmelerin kredi imkanlarını azaltmaktadır” diye konuştu.

Asıl kredi sisteminin bankalar üzerinden hareket etmekte olduğunu ve KGF’nin burada kefalet temini üzerinden etkin rol oynadığını aktaran Şahin, “Bankacılık sisteminde ise talepçi firmanın banka ile olan müşteri ilişkileri, bilanço hareketleri, devresel ve yıllık ciro hareketleri ile yine sistemin taraf olduğu BASEL 2 ve yeni devreye girmekte olan BASEL 3 kriterleri gibi nedenlerle bankalar firmaların kredibilite notlarına göre hareket etmekte ve kredi tercihlerini cirolar üzerinden dönüşebilirlik ilkesine göre vermeyi tercih etmektedir. Bu da küçük işletmeler açısından sistemin dar boğazını oluşturmaktadır” ifadelerini kullandı.

“Küçük işletmelerin daha çok kredi kullanma imkanı olmalı”

Sistemin mikro ölçekli ve orta ölçekli firmalar açısından daha verimli olabilmesi için sadece KGF’nin şartlarını düzeltilmesinin yeterli olmayacağını belirten Şahin, “Burada finansın kaynağı olan bankacılık sisteminin de öncelikle bilinen, güvenilir ve kendisiyle iş yapım riski az olan müşterileri tercih etme mantalitesi değiştirilmeli ve kefalet teminat açısından KGF’nin, dolayısıyla hazinenin güvencesi altına alınmış olan, özellikle de imalat sektöründe faaliyet gösteren küçük işletmelerin daha çok kredi kullanma imkanına kavuşturulması sağlanmalıdır” diye konuştu.

Güncel gelişmelerden anında haberdar olun!
dunya.com'a girmeden de haberleri takip edebilirsiniz.