16 °C

+18'lik film: Beyaz Şehirdeki İblis

Hakan SONOK

+18'lik film: Beyaz Şehirdeki İblis

"New York Çeteleri-Gangs of New York”, ”Göklerin Hakimi-The Aviator”,”Köstebek-The Departed”,”Zindan Adası-Shutter Island” ve “The Wolf of Wall Street” filmlerinde birlikte çalışan yönetmen Martin Scorsese ile oyuncu-yapımcı Leonardo DiCaprio altıncı ortak filmleri olarak 19. yüzyılda yaşanmış bir hikayeye dayanan “The Devil in the White City-Beyaz Şehirdeki İblis”i belirledi...

"Beyaz Şehirdeki İblis" Erik Larson'ın Türkiye'de İnkilap Yayınevi tarafından basılan kitabından beyazperdeye uyarlanacak...

Filmin senaryosunu “The Hunger Games-Açlık Oyunları" (2012) ile "Captain Phillips-Kaptan Phillips" (2013) senaryolarıyla tanınan, "Kaptan Phillips"le hem Oscar hem de İngiliz Film Akademisi ödüllerinde yılın en iyi senaryo yazarı dalında adaylık elde eden ve Martin Scorsese için "bir Frank Sinatra Biyografisi Senaryosu" üzerinde çalışan Billy Ray yazacak...

Scorsese, “Kızgın Boğa-Raging Bull”, “Günaha Son Çağrı-The Last Temptation of Christ”, “Sıkı Dostlar-Goodfellas”, “New York Çeteleri-Gangs of New York”, “Göklerin Hakimi-The Aviator”, “Köstebek-The Departed”, “Hugo” ve “The Wolf of Wall Street”le yönetmen dalında Oscar adaylığı elde etmişti... 

Scorsese, Hong Kong yapımı "Mou gaan dou-Infernal Affairs-Kirli İşler"in (2002; senaryo yazarları: Alan Mak ile Felix Chong ; yönetmenler: Andrew Lau Wai-Keung ile Alan Mak) Hollywood versiyonu olan "Köstebek"le şimdilik ilk Oscar ödülüne ulaştı...

“The Devil in the White City-Beyaz Şehirdeki İblis”

Londra'da hiç yakalanmayan "Karın Deşen Jack" 1888'lerde kurbanlarını öldürürken bir başka seri katil Kuzey Amerika'yı kan gölüne çevirmişti...

Uzay boşluğunda bilinen en tehlikeli, en acımasız, en gaddar, en vahşi, en zararlı canlının (Kartaca, Katyn, Oradour sur Glane, Halepçe, Hiroşima, Nagasaki gibi binlerce katliama imza atan) insan olduğunu anlatan “The Devil in the White City-Beyaz Şehirdeki İblis” ise Kuzey Amerika’nın çeşitli şehirlerinde, özellikle bir çeşit insan mezbahası kurduğu / inşa ettiği, labirent biçiminde tünellere, binbir türlü ölüm tuzağına sahip Chicago’daki gizemli otelinde, çoğu genç kadın 200’den fazla insanı acımasızca öldüren, yakalanınca idam edilen seri katil Henry Howard Holmes’un (1861-1896) tüyler ürpertici serüvenlerini konu alıyor…

Scorsese, “The Silence of the Lambs-Kuzuların Sessizliği”nden çok daha korkunç ve çok daha ürkütücü bir film vaad ediyor…

Holmes, Anders Behring Breivik (77 kişinin katili) , Jim Jones (917 kişinin katili), Andreas Lubitz (149 kişinin katili), Jeffrey Dahmer (17 kişinin katili) gibi canilerin öncülerinden…

DiCaprio’nun Scorsese Hayranlığı Nasıl Başladı?

Scorsese ile DiCaprio’nun yaşamlarındaki ortak nokta çocukluklarında sinema filmi hazinelerini babalarıyla (Charles Scorsese 1913-93; George Paul DiCaprio 1943 doğumlu) birlikte keşfetmeleri. Bu benzer geçmiş onları yakınlaştırmış. 

DiCaprio’nun babası, Scorsese-De Niro işbirliğine oğlunun dikkatini çekmiş. Leonardo DiCaprio “Taksi Şoförü”nden itibaren fanatik bir Scorsese hayranı olup çıkmış. DiCaprio küresel çapta popülerliğini Scorsese ile çalışmak için fırsatlar yaratmak için kullanmış. Adeta Scorsese’yi Robert De Niro’dan çalmış! 

“Aviator-Göklerin Hakimi” Scorsese ile DiCaprio dostluğunun temelinin atıldığı film olmuş; bu dönemde aralarından su sızmamaya başlamış. Scorsese “Göklerin Hakimi”nde canlandırılan iş adamı, girişimci,mucit Howard Hughes (1905-76) karakterinden adeta büyülenmiş. ”Adam usta pilottu, uçak kullanıyordu; ancak kapı koluna dokunamıyordu!” diyor. 

DiCaprio Brad Pitt’i Bozguna Uğrattı

DiCaprio “New York Çeteleri”ni de “The Wolf of Wall Street”i de Scorsese’ye getiren adam. “The Wolf of Wall Street”i bu filmde oynamak isteyen Brad Pitt’in elinden almış! 

DiCaprio’nun Scorsese’nin yaşamındaki yerini anlamak için 19. yüzyıldaki bir dostluk ilişkisini hatırlamak gerekiyor: Rus besteci Çaykovski’ye karşılık beklemeden sponsor olarak onun ölümsüz eserler vermesini sağlayan, ona hayatı kolaylaştıran Rus işkadını Nadezhda Nadia von Meck (1831-94) olmuştu… 

DiCaprio, ustaların ustası, toprağı bol olsun David Lean’in bile “Mahatma Gandhi Film Projesi”ne para bulamadığı, bir başka usta Visconti’nin Marcel Proust uyarlaması “Kayıp Zamanın İzinde” için yapımcı bulamadığı bir dünyada Martin Scorsese’nin yatırımcısı olmuş çıkmış. 

Bugün 245 milyon dolarlık bir serveti olan, 1998'den bugüne fillerin, Nepal kaplanlarının yok olmaması ve iklim değişikliğinin (küresel ısınmanın) yavaşlatılması için toplam 59 milyon dolar bağışlayan DiCaprio altıncı Oscar adaylığı olan "The Revenant-Diriliş"le ilk Oscar'ını elde etmiş...

Küresel Süperstar Leonardo DiCaprio’nun Film Film Kazançları: 

"* The Basketball Diaries / 1 milyon dolar

* J. Edgar / 2 milyon dolar

* Titanic / 2 buçuk milyon dolar

* The Beach / 20 milyon dolar

* Catch Me If You Can / 20 milyon dolar

* The Aviator / 20 milyon dolar

* The Departed / 20 milyon dolar

* Blood Diamond / 20 milyon dolar"

*The Great Gatsby / 20 milyon dolar

"*The Wolf of Wall Street / 25 milyon dolar

* Inception / 59 milyon dolar"

Scorsese ve DiCaprio’nun Diğer Ortak Filmleri: 

"* New York Çeteleri-Gangs of New York / Bütçe: 100 milyon dolar / Dünya sinema hasılatı: 193 milyon dolar.

* Göklerin Hakimi-The Aviator / Bütçe: 110 milyon dolar / Dünya sinema hasılatı: 213 milyon dolar.

* Köstebek-The Departed / Bütçe: 90 milyon dolar / Dünya sinema hasılatı: 289 milyon dolar.

* Zindan Adası / Bütçe: 80 milyon dolar / Dünya sinema hasılatı: 294 milyon dolar. "

*The Wolf of Wall Street / Bütçe: 100 milyon dolar / Dünya sinema hasılatı: 392 milyon dolar

76456456456-45645.jpg

Yorumlar

Yorum yapabilmek için lütfen giriş yapınız.
Giriş Yap