Kral Şakir’in tam 150 ülkede hayranı var

Varol Yaşaroğlu’nun yaratıcısı olduğu Kral Şakir, TİAK (Televizyon İzleme Araştırmaları) verilerine göre Türkiye’de en çok izlenen çizgi film. Kitapları on milyondan fazla satıyor, vizyona giren filmi kısa sürede iki milyonun üzerinde izleyiciye erişiyor. Aslında ilk kez kitap karakteri olarak doğan Kral Şakir’in markalaşmasının arkasında Yaşaroğlu’nun idealleri, bilgisi ve yeteneği bulunuyor.

Haber Merkezi
YAYINLAMA
GÜNCELLEME

Günay DEMİRBAĞ

Çocuklar tarafından çok sevilen Türk animasyon karakteri Kral Şakir’in yaratıcısı Varol Yaşaroğlu hem analitik hem de sanatsal düşünen bir yapıyla markasını oluşturmuş. Çocukluğundan beri ideallerinin peşinden koşması ve pazarlama konusundaki ön görüleri ile iki milyonun üzerinde izleyiciye, yaklaşık on milyon okuyucuya ulaştı ve bu sayılar her geçen gün daha da artıyor. Varol Bey ile bol kahkahalı geçen sohbetimizde asıl konu doğal olarak bir dünya markası olma yolunda ilerleyen Kral Şakir oldu.

DÜNYA Gazetesi Haftasonu sayfaları okuyucuları için kendinizi kısaca tanıtır mısınız?

68 yılında İzmir’de doğdum Atatürk lisesini bitirdim İTÜ İnşaat mühendisliğini bitirdim Para Banka bölümünde master yaptım. Fakat çocukluktan, özellikle Pembe panteri izlediğimden beri çizgi film yapma hayalim vardı. Babamın yurtdışından getirdiği defterleri çizgi roman haline getiriyordum. Yani benim yolum çocukluktan belli olan bir süreçti. Ekonomist ve Capital dergilerinde vinyet karikatürler çizdim. Güneş gazetesinde Haberlere bağımlı olarak karikatürler çizdim. Devlet yurdunda kaldığım dönemlerde gırgır dergisinde orayla ilgili karikatürler çiziyordum. Asıl amacım animasyon yapmaktı.

Animasyonun pek çok analitik aşamaları bulunuyor

Eğitiminizin daha çok sayısal bilimler üzerine olması animasyona geçiş sürecini nasıl etkiledi?

Eğitimimde inşaat mühendisliği analitik düşünmemi sağladı. Şu anda ben bir sektörü, markayı yönetiyorum, bunun için de sadece işin sanatsal kısmından beslenseydim yetmeyebilirdi. Hatta bir animasyonu yapma biçimi, projenin hayata geçirme süreci içerisinde pek çok analitik aşama var. Çıkışım sanatsal yönümden oldu fakat eğitimim olmasaydı markalaşmaya doğru yönlenemeyebilirdik.

“İlk Türk çizgi film dizisi Pembe ve Mavi”

Bilgisayarda ki ilk çalışmalarınızdan bahseder misiniz?

Ne zaman ilk 486 işlemcili ilk bilgisayarımı aldım, tablet ve kalemle bilgisayarda çizimlere başladım. Bu anlamda Türkiye’nin ilklerinden biriyim. ’99 senesinde Grafi2000.com sitesini kurdum ve yaptığım flash animasyonları internette yayınlamaya başladım. Şu anki ortağım olan Berk Tokay’la o dönemde tanıştım. Can Dizdaroğlu gibi kreatif ekipte yer alan ve şu anki ekibin çekirdeğini oluşturan yapı o dönemde belirlendi ve kopmadık birbirimizden. Zor, mücadeleli bir yol olsa da zevk alarak yaptık hep. Kanal D’de büyükler için ilk Türk çizgi film dizisi olan Pembe ve Mavi’yi gerçekleştirdim. Grafi2000.com uzantısı olarak Grafi2000 Comedy diye bir program yaptım. Ünlüleri konuk aldığım bu programın sunuculuğunu da ben üstlenmiştim. Sohbet sırasında animasyon karakterler de programa katılıyordu ve çok ilgi çekti. Özel Radyo Televizyon Yayıncıları Derneği En İyi Program ödülü verdi.

Bir dönem çok ilgi ile izlenilen Baba Haber Bülteninin başlama hikâyesini anlatır mısınız?

Tüm çalışmalarım sonucunda Koca Kafalar’ı yaptım. Rahmetli Mehmet Ali Birand haber öncesi bir şey istiyorum demesiyle Koca Kafalar ile Baba Haber Bültenini binin üzerinde programla yaptık. Habere seyirci taşıyan, tutunması zor bir çalışmaydı fakat çok beğenildi. Hatta son politik komedilerden biri olduğunu söyleyebilirim. Hakikaten toplumsal bir muhalefet yapılıyordu. Koca Kafalar’ın senaryolarını da ekibimiz yapıyordu fakat arada çok değerli mizah yazarlarımızın da çalışmaları oluyordu.

Fırıldak Ailesi hala internette çok izleniyor

Fırıldak Ailesi’nin internette eski bölümleri yayınlanıyor ve çok yoğun bir ilgi görüyor. Kral Şakir ile büyüyen çocukların birçoğu ergen oldu ve daha yetişkinlere hitap eden 15+ olan Fırıldak Ailesi’ne ilgi göstermeye başladılar diye düşünüyorum. Fırıldak ailesine ait kendi oluşturdukları Tik Tok fan gruplarından, neden yeni bölümlerin başlamadığına dair mesajlar alıyorum sürekli. Büyük ihtimalle Fırıldak Ailesi’nin bir sinema filmi ile geri dönüşünü yaptıracağız veya iyi bir mecra bulursak onlarla çalışacağız ya da en son kendimiz Youtube’da devam etme kararı alacağız. Bunu biraz süreçler gösterecek.

Yaşaroğlu’nun ustalık dönemi eseri ‘Kral Şakir’

Benim Pembe Panter’den gelen bir hayvan sevgim vardı zaten. İlk olarak hikâyeler oluşturuldu ve Fil Necati’nin şekillerini tamamen içgüdüsel olarak çizmeye başlamıştım. Kral Şakir karakterinin oluşması beni en ustalık dönemime denk geldi. Çizgideki stilizasyonu kendimi en rahat hissettiğim bir dönemde yaptım. Tüm birikimlerimle sadeleşmenin en son geldiği noktada Kral Şakir’i kolay ürettim diyebilirim.

“Üzerinde titizlikle çalıştım”

Kral Şakir’in yaratım aşaması nasıl geçti, neler hissettiniz?

Kral Şakir’i oluştururken aşırı özendim, çizdiğim bir şey üzerinde çok düşünüp, yorum yapıyordum. Hatta ortağıma bizim karakterimiz de aynı Mickey Mouse gibi olmalı, küçük bir siluetinden tanınmalı diyordum. O yüzden üzerinde titizlikle çalıştım. Tüm çizgilerin milimetrik ölçüleri, hangi renklerin daha iyi olabileceği nasıl daha büyük etki yaratabileceğim konusunda detaylı çalıştım. Her şeyi kafamda oturtup öyle başladım, o yüzden şu anda Kral Şakir’in bıyığı başka olsaymış diyecek, çizgisel fazlalıkları olan bir durumum yok. Gerçekten sevimli ve silueti görüldüğünde tanınan bir karakter oldu. Kral Şakir’in tüm imgeleri oturdu.

“Bilinçli olarak çok basit çizgilerle yaptık”

Kral Şakir’in elleri, kolları daha realisttik olsaydı animasyona yapımı dönüşmesi zahmetli ve ekonomik olarak zorlayacak boyutlara varabilirdi. O yüzden bilinçli olarak çok basit çizgilerle yaptık. Çalıştığımız insanlar için de kolay oldu, teknik olarak optimum düzeyde mizahımızı verebildik. Bilgisayar, çizim ve seslendirme ile animasyon yaptım. Bilgisayarda tüm yenilikleri takip edip kullanmaya çalışıyordum. İlk yaptığımız animasyonlar çok ilkeldi sadece ağız oynamasına rağmen beğenilmesi bize içeriğinde ne kadar önemli olduğunu gösterdi. Verilen senaryo, tipleme, karakterin en doğru senkronla anlatım bakış açısı her şeyi belirliyor. O yüzden ben Türkiye’deki birçok animasyon stüdyosundan çok farklı hareket ettim. Herkes Disney gibi kusursuz yapmaya çalışıyordu. İşte o mükemmeliyetçilik birçoklarının hiçbir şey yapamamasına, yarıda kalmasına neden oldu. Çöpten adam animasyonu yapalım ama insanları güldürelim diyordum.

Kral Şakir'in daha sonra sinema filmi haline geliş sürecini anlatır mısınız?

İnternetten yayınlayıp para kazanmaya başlayınca onu yatırıma dönüştürüp biraz daha kaliteli bir animasyona çevirdik ve en son sinema filmi haline getirdik. Sonrasında her yeni filmimiz kalitesini arttırarak devam etti. Bize de şu anda 200 milyon dolar verseler çok güzel bir film yapabiliriz, yabancılardan pek bir farkımız yok. Türkiye’de bu sektörde onların çok altında bütçelerle hareket etmek zorundayız. Bizim en son filmimiz Kral Şakir Geri dönüşüm tüm dünyada yayınlanmaya başladı. Şu anki amacım yurtdışına açılarak bir dünya markası haline gelebilmek.

Farklı ülkelerde çeşitli dillerde yayınlandı

İlk kez kitapları ile tanınan Kral Şakir özellikle küresel şifresiz yayın yapan Cartoon Network’de de yayınlanıyor. Ülkemizde ve dünyada ki izlenme oranlarından bahseder misiniz?

2018 yılında Kral Şakir Oyun Zamanı, 2019 yılında Kral Şakir Korsanlar Diyarı vizyona girdi. 2022 yılında da Kral Şakir Geri Dönüşüm disney+’ta yayımlanmaya başladı. Kral Şakir’in film 6 haftada 346.964 kişi tarafından izlendi. Korsanlar Diyarı ise açılış hafta sonunda 504.303 kişilik rekorunu takiben iki milyondan fazla kişi tarafından izlendi.

Disney Plus Kral Şakir konusunda anlaştık ve dünyada ilk kez yerli bir çizgi filmi orijinal bir film olarak aldı. Tüm dünyada 150 ülkede çeşitli dillere çevrilerek Kral Şakir Geri Dönüşüm filmini yayınladılar. MENA Bölgesinde 26 ülkede hatta Arapça lehçelerine çevrilerek Cartoon Network’de yayınlandı.

Şu anda orada bir Youtube kanalı ile anlaştık ve iki ay içerisinde inanılmaz bir ivme ile yükselmekte. Amacım insanlara nereden ulaşıyorsam orada markalaşmak. Bunun da olabileceğini görüyorum. Dijital platformlar, yeni dijital bazı akımlar bizimle irtibata geçiyor. Dünyada neler yapabiliriz diye sürekli araştırıyoruz. Bu yüzden dünya fuarlarında stantlar kurmaya başladık.

Kral Şakir’in lisanslı ürünlerinde amiral gemisi diyebileceğimiz ürün hangisi oldu?

Aslında lisanslı ürünler kategorisinde dünyada en çok satan lokomotif konumunda oyuncaklar yer alır. Türkiye’de ise en büyük lisans başarısı kitapta oldu ve on milyonun üzerinde Kral Şakir kitabı satıldı. Bu sayı okuma oranı yüksek olmayan bir ülkeye göre devrim yarattık diyebiliriz. Hiç kitap okumayan çocukların bile ilk kitabının Kral Şakir olduğunu ailelerinden duyduk. Güzel bir şey bu, okumaya teşvik etmesi benim için çok önemli.

“Öngörülerim markalaşabileceğimiz yönündeydi”

Sizin için markalaşmak önemli bir pazarlama atağı, sizin için neyi ifade ediyor?

Markalaşmanın en temel noktası kreatif ekibin bakış açısının doğru olması. Tamamıyla içgüdüsel, içeriğimizin gücüyle hareket ediyoruz. Benim en iyi yaptığım, en iyi bildiğim şey alametifarikam karakter tasarımı yapabilmem ve dünya ile yarışacak ölçüde olduğumu da hissediyorum.

Markalaşma gerçekten benim için zor oldu. Türkiye’de olmayan bir sektör üzerinde çabalayıp marka çıkartmak çok zor. Destek olursa daha güzel olurdu çünkü yurt dışında daha kuluçka döneminde keşfediliyor. Bize ne özel ne de devletten hiçbir şekilde destek olmadı. Cartoon network ile yaptığımız anlaşma gereği defalarca yayınlanmaya başladığından itibaren lisans şirketi ile anlaşarak başladık. Öngörülerim markalaşabileceğimiz yönündeydi. O zaman Disney gibi büyük markalarla çalışan lisans şirketleri beni kabul etmemişlerdi ama şimdi hepsi pişmanlar. Şu anda Türkiye’de lisans anlamında en güçlü marka Kral Şakir ürünleri oldu. Vizyonla alakalı bir şey, kim Kral Şakir’in geleceğini gördüyse lisanslar onlara nasip oldu.

“Kim işini iyi yapıyorsa onlarla birlikte çalışmam gerektiğinin farkındayım.”

Lisans gelirlerimizi paylaşıyoruz fakat çok firma ile çalıştığımızda küçük yüzdeler bütün olarak ekonomik sistem oluşturuyor. Oradan kazandığımız gelirle sinema filmi yaparak yatırıma dönüştürebiliyoruz. Sinema filmi tuttuğu anda çok büyük bir gelir elde edilebiliyor. Sinemada veya dijital platformda filmi tek başıma yapıyorsam ben daha bağımsızım. Ne arada lisans şirketi var ne Cartoon Network var tamamen bizim yapımımıza dönüştüğü için sinemayı çok önemsiyoruz.

Animasyon filmleri arasında büyük bir başarı elde ettiniz, pandemi döneminin ne gibi etkisi oldu?

İkinci filmimizin Türkiye’de animasyon dalında tüm filmleri geçip rekor kırmasına rağmen, pandemi ortamında yeni filmimizi giremedik ve o filmimizi Disney Plus’a verdik. İsabetli bir karar oldu çünkü bu işi hakkıyla yapıp, dünyaya yayan, ödemelerini düzenli yapan bir firmada çok değer gördük. Benim açımdan mutluluk verici bir deneyim oldu. Şu anda beşinci sayılabilecek başka bir filmimizde ilerliyoruz, bomba gibi bir film yapıyoruz ve bu filmimiz 16 Şubat 2024’ te sinemada izleyicilerle buluşacak.

Seslendirmede ki başarı karakterleri daha da sevdirdi

Kral Şakir’in başarısı bütünsel bir şey. Seslendirme konusunda çok ciddi çalışmalar ve ses seçimlerini yaptık. Kafamızdaki karakterle sesin uyumuna önem verdik ve bu da karakterlerin sevilmesini sağladı.

Lisans başarımızda kitap bir numara iken tekstil öne geçti. DeFacto, LC Waikiki iki dev firma ile anlaşmamız var. Ağırlıklı Türkiye’de satılıyor ama yurt dışı satışları da yavaş yavaş başladı.

Kral Şakir’i takip eden hedef kitle yaş grubu nedir?

Bizim yaş gurubumuz 6-11 fakat artık bu yaş gruplarının altına da üstüne de ulaşılıyor. Kral Şakir’in ilginç bir şeyi var ailelerin ifadesine göre küçük çocuklar, belki renklerinden dolayı dikkatle izliyorlar. Otistik çocukların odaklanarak izledikleri yönünde ailelerinden geri dönüşler aldım.

Sizin sosyal sorumluluk projelerine çok önem verdiğiniz çalışmalarınız da var. Bu amaçla Kral Şakir’e yeni karakter de eklendi.

Sosyal sorumluluk projelerinde mümkün olduğu kadar çok yer almaya çalışıyorum. Dolayısıyla engelli aileleri ve çocuklarıyla görüşme imkânım oluyordu, benden sorunlarını dile getirmemi istiyorlardı. Biz de Kral Şakir’e yeni olarak en bitirim karakterlerden bir tanesi olarak engelli Filsu karakterini ekledik ve çocuklar tarafından gerçekten çok sevildi. Yeni karakterler eklemeyi ve yeni senaryolar yaratmayı planlıyoruz.

“Hikâyelerimiz için hep yeni yazarlar arayışındayız”

Özellikle gençlerle, yeni nesil ile çalışmak bizi besliyor ve zenginleştiriyor. O yüzden senaryolarımız tek düze değil. Başlangıçta kendi bakış açımızı absürt mizah anlayışımızı devam ettirmelerini sağlayan bir eğitim veriyoruz. Bakış açımızın oluşturduğu bir denetim mekanizmamız var.

Eğitim konusuna da önem veriyorsunuz, bununla ilgili projeleriniz oldu mu?

Bazı öğretmenler matematik öğretmek için Kral Şakir karakterlerini kullanıyorlarmış. Kral Şakir dizisi, filmleri, kitaplarının içerisinde öğretici, sosyal sorumluluk taşıyan bir tarafı var. Birleşmiş Milletler Kalkınma Programı bizimle irtibata geçip, sürdürülebilir dünya konusundaki içeriklerimizin onların on yedi küresel amacına yönelik verdiği mesajlarla birebir örtüştüğünü, bununla ilgili bir çalışma yapmak istediklerini ilettiler. Kapağında Kral Şakir’in olduğu bir takvim oluşturup tüm dünyaya pdflerini yaydılar. Böyle bir çalışmayı Milli eğitimizle de yapmak isterdim çünkü dünya eğitim ile eğlencenin birleştiği bir öğretim sistemine dönüştü.

Yayınevimiz Eksik Parça ile interaktif çarpım tablosu çıkarttık. Muhteşem Kartlar yaptık ve o kartlarda mesela iki ve ikiyi yan yana koyup arasına cep telefonunu okuttuğunda Fil Necati çıkıp hem cevabı söylüyor hem de espriler yapıyor.

Eğitim konusuna çok meraklıyım. Çocuk Fakültesi diye bir oluşumumuz var. Her meslek tanıtılıyor, mesela animasyon bölümü var ve ben animasyon dekanıyım. Burada Kral Şakir’i nasıl yaptığımızı gösteriyoruz.

Filmin galasını deprem bölgesinde çocuklarla yaptılar

Deprem bölgesindeki çocuklarımıza ulaşabilmek için Exxen platformunda yayınlanmış bir filmimizin galalarını şehir şehir dolaşarak yaptık ve ücretsiz izlemelerini sağladık. Hatta Acun Ilıcalı’yı da aldık yanımıza. Çocukların mutluluğu muazzamdı.

Yeni projeler arasında ‘Yapay Zekai’ karakteri de yer alıyor

Süper Takım diye yeni çok özendiğimiz Kral Şakir gibi çok büyüyebilecek bir projemiz daha var. Orada günümüze göndermeler var, Türk yapay zekâsı bir robot ve adı Yapay Zekai, ismi bile gülümsetiyor. Kral Şakir’in de başarısının sebebi bu güçlü bir mizaha sahip olması. Sadece çocukları değil anne babaları da güldürüyor.

Sizin için aldığınız en anlamlı ödüller nelerdi?

Oğuz Aral geleneğiyle Gırgır’ın çizgi anlayışı vardı, bir de Turhan Selçuk’un Abdülcanbaz çizgileri ve daha sade çizerler olarak Semih Boroy, Ali Uli Ersoy, Tan Orallar gibi çizgiler bulunuyordu. Aslında benim izlediğim yol sade çizgilerdi. Kral Şakir’de de onun etkisi var, az çizgiyle çok şey anlatmak karikatürden gelen bir geleneğim. Eskiden çok karikatür yarışmalarına katılırdım. Yarışmalardan çok ödüller aldım ama en anlamlısı Cumhuriyet gazetesinin Yunus Nadi ödüllerinde ikinci olmamdır.

Ayrıca Cumhurbaşkanlığı özel ödülünü aldım, çocukluğumdan itibaren idealimi gerçekleştirdiğim bir şeyin devlet nezdinde de görülmesi beni çok mutlu etti.