Reeder, Samsun’da 300 bin telefon üretecek

9 yıldır Reeder markası ile ürünler geliştiren Selekt Bilgisayar, Samsun’da kurduğu operasyon merkezi ile artık üretimi Türkiye’ye taşımayı planlıyor.

YAYINLAMA
GÜNCELLEME

MURAT YILDIZ

Selekt Bilgisayar bundan 9 sene önce Türkiye’de Reeder markası ile e-kitap sektörüne giriş yaptı. Şirketin kurucusu ve genel müdürü Uygar Saral, mobil sektörde var olacaklarını ve giderek büyüyeceklerini o günlerde yaptığımız röportajda da söylemişti. Şirket şimdi hem tablet hem de akıllı telefon pazarında daha güçlü olmak için yerli üretim tesisini kuruyor. Tesisin amaçlarını ve gelecek hedeflerini Uygar Saral’a sorduk.

- 2018 yılı sektör ve markanız açısından nasıl geçiyor?

Biz 2018 yılında 9 yaşına girdik. Onuncu yaşımıza yaklaşırken son 3 yılda yeniden yapılanma, firma içerisindeki değerleri tespit edip onları yükseltme ve üzerimize yük olan işlerden kurtulma süreçlerine odaklandık. Elbette bu son 3 yılda hem dünyada hem de Türkiye’de sektörel ve ekonomik anlamda çalkalanmalar oldu. Bu çalkalanmalardan da doğal olarak biz de etkilendik. Çünkü dolarla mal alıp TL ile satan bir sektör olduğumuz için biz dahil tüm oyuncular bu ekonomik dalgalanmalardan etkileniyor. Son 3 yılda biz şunun farkına vardık. Öncelikle sürekli ve sürdürülebilir saygın bir marka yaratmak için, Türkiye’de mutlaka üretime ve istihdama destek verecek projelerin içerisinde olmamız gerekiyor. İkincisi, markanın güçlü olması yalnızca ürünün iyi olmasıyla değil, aynı zamanda arkasındaki satış sonrası hizmetlerin ve teknik servisin ne kadar güçlü olduğu ile doğru orantılı. Bizim bulunduğumuz ürün gamı, yani cep telefonu sektörü, aslına bakarsanız yenilikler açısından ivmesini kaybetti. İki sene önce telefonunu değiştirmiş birine sorsanız muhtemelen size kamerasından bataryasına kadar birçok sebep sıralayacaktır. Şimdi bu değişimi yapmış olan adama aynı soruyu sorsanız muhtemelen yine cihazını değiştirmek istiyordur ancak memnun olmadığı bir özellik yoktur. Dolayısıyla farklılaşmanın artık ürün özelliklerinde değil, hizmet ve satış sonrası destek ile olacağına inanıyoruz. Tüm bunların farkına varınca Samsun’da bir üretim ve teknik destek merkezi açmayı planladık.

- Samsun’da böyle bir merkezi açma fikri nereden ortaya çıktı?

Biz farklı STK’lar ile işbirliği içerisindeyiz çünkü bu iş ağlarının içerisinde yer almanın iş birikimimize katkı sağlayacağını düşünüyoruz. Endeavor ve EBRD gibi STK’lar ile sürekli iletişimdeyiz ve onlarla farklı işbirliklerini geliştirmek istiyoruz. EBRD ile yaptığımız görüşmelerde farklı fon ve teşvikler yaratabileceklerini belirttiler. Hatta teklif doğrudan onlardan geldi. Çünkü EBRD’nin Afrika, Ortadoğu ve Türk Cumhuriyetlerine ayrılmış teknoloji yatırım fonları var, ancak bu konularda işbirliği yapabilecek ve doğru fonların doğru işler için aktarımı için güvenilir şirketlere ihtiyacı var. Bu çerçevede yaptığımız görüşmelerde EBRD, özellikle Samsun’da yapılacak olan bir yatırıma destek olabileceklerini belirtti. Bu konuda bize destek veren EBRD danışmanlarından bir tanesi de, yapılacak olan yatırımın içerisine stratejik bir ortak almamızı ve bunu Çin’deki üreticilerden birinden seçmemizi tavsiye etti. Biz de 5 yıldır çalıştığımız Çin’de üretici firmanın da desteği ile Samsun’a yatırım yapmış olduk.

- Ne kadarlık bir yatırımdan bahsediyoruz?

Şu ana kadar 6 milyon TL’yi geçti. Bu maliyetin önemli bir kısmı insan kaynakları yatırımı oldu. Samsun’da bu ölçekte yatırım ve iş modeli biz gelene kadar yoktu. Şu anda 80 kişilik bir ekip çalışıyor. Bu merkezde üretim, teknik destek ve servis, lojistik ve Ar-Ge faaliyetleri yürütülüyor. Ar-Ge kısmında 19 Mayıs Üniversitesi ile iş birliğimiz var. Bize oradan yönlendirilen öğrenciler ile Ar-Ge faaliyetlerini yürütmeye başlayacağız.

- Devletin verdiği teşvikler faydalı oldu mu?

Samsun şu anda beşinci bölge yatırım teşviki bölgesi oldu. Elbette vergi indirimleri ve istihdam süreçlerinde devletin katkısı oluyor. Ancak bence Anadolu’da yatırım yapmanın en önemli teşviki çalışan sadakati. Bizim ülkemizde ekonominin ve işverenlerin en büyük sorunlarından biri çalışan sadakatini yakalamak. Çünkü ciddi anlamda sosyal erozyon var ve çalışanların şirketlere olan bağlılığı ciddi oranda azaldı: Türkiye’de özellikle büyük şehirlerde ekonominin lokomotifi KOBİ’ler bu sorunla baş ederek büyümeye çalışıyor. Ancak Anadolu’da bu çalışanların işe olan bağlılıklarını ve özverilerini halen görebiliyorsunuz. Birçok işletmede 10, 20 hatta 30 yıldır çalışan kişiler görebilirsiniz. Usta kalfa ilişkilerinin güçlü olduğu, insanlara bir şeyler öğretebileceğiniz ve ardından yetiştirdiğiniz insanların size katma değer sağlayabileceği bir yer Anadolu. Bir diğer önemli teşvik ise maliyet avantajı. Şehirde yaşaması kolay olduğu için çalışanların sizden beklentileri de çok daha makul oluyor.

- Çin’li üretici firmanın size kattığı fayda ne oldu?

5 yıldır çalıştığımız üretici firmanın bu projede bize destek olması önemli. Aslında yalnızca %10’luk bir ortaklıkları bulunuyor. Ancak Samsun operasyon merkezinin kurulması ile birlikte 30 kişilik bir ekip olarak gelip hem kurulumu hem de personelin yetiştirilmesi sürecinde bize destek oldular. Şu anda da orada 8 kişilik bir Çin’li ekibimiz halen personele destek veriyor.

- Samsun’daki bu operasyon size nasıl bir üretim gücü kazandıracak?

Şu anda bizim aldığımız kapasite raporu yılda 600 bin adet için. 300 bin adet cep telefonu, 200 bin adedi tablet, 100 bin adedi de akıllı saat. Önümüzdeki sene bu kapasitenin tamamını kullanmayı hedefliyoruz. Özellikle TL’nin değer kaybetmesi ile birlikte yerelde üretim maliyetleri Türkiye’nin lehine dönmüş oldu. Ful mesai ve tempolu çalışan bir fabrikanın, teşvikler, lojistik avantajı ve pazara yakın olmayı hesaba katarsanız çok daha avantajlı konuma geçmiş oluyorsunuz.

- Çin’den gelen ortağınızın bu işe girmesindeki en önemli sebep nedir?

Çin’deki şirketlerin en büyük sorunu pazara ulaşmak. Çin büyük bir üretim merkezi ama kendi iç pazarında bile doygunluğa ulaştı, dolayısıyla yurtdışı pazarlara ulaşabilen üreticiler çok daha kazançlı hale geliyor. Biz de pazarın içerisinde ama üretim ayağı eksik olan bir firmayız. Bu ortaklık ile ikisini bir araya getirdiğimizi düşünüyoruz.

'Oyunlara odaklanacağız'

Ben kendim bilgisayar mühendisiyim. Android henüz 2.0 versiyonundayken San Fransiko’daki Droid toplulukları ile toplantılara katılıyordum. Ben bu yüzden kendi bünyemde güçlü bir Android ekipi oluşturdum ve bunları Selekt Yazılım olarak bir şirkete dönüştürdük. Bu ekip şu anda yenilikçi oyunlar piyasaya çıkarmaya başladı. Önümüzdeki 10 yıl bence telefon dünyasındaki ekosistem oyun ve oyunlaştırma alanında dönecek.

Bu konularda ilginizi çekebilir