AKMİB’den Almanya ve Çin’de yeni fırsat arayışı
Akdeniz Kimyevi Maddeler ve Mamulleri İhracatçıları Birliği (AKMİB) Yönetim Kurulu Başkanı İmam Gazali Hıradağı, 2026’nın ocak-eylül döneminde ihracatın geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 21 artarak 4,63 milyar dolara ulaştığını açıkladı.
Eylül ayında ise bölge ihracatı yüzde 20 artışla 353,5 milyon dolar oldu. AKMİB, dokuz aylık performansıyla Türkiye’nin kimyevi maddeler ve mamulleri ihracatına yüzde 16 katkı sağladı.
İhracatın yüzde 65’i mineral yakıtlardan
AKMİB’in ürün gruplarına göre ihracatında mineral yakıtlar, mineral yağlar ve ürünleri ilk sırada yer aldı. Bu grupta dokuz ayda yaklaşık 2,74 milyar dolarlık ihracat yapılırken toplam ihracat içindeki payı yüzde 65 oldu. Plastikler ve mamulleri, yüzde 17 pay ve 699,4 milyon dolarla ikinci sırada yer aldı. Anorganik kimyasallar ise 263,5 milyon dolarlık ihracat ve yüzde 6 payla üçüncü sırada bulundu.
İtalya ilk sırada, Fas ve Malta’da yüksek artış
Ülke bazında en fazla ihracat yapılan pazar 468,3 milyon dolarla İtalya oldu. Bu ülkeyi 370,1 milyon dolarla İspanya ve 360,3 milyon dolarla Romanya izledi.
İhracat artış oranlarında ise Fas ve Malta öne çıktı. Fas’a yapılan dış satım yüzde 873 artarak 209,6 milyon dolara, Malta’ya ihracat yüzde 483 artarak 281,8 milyon dolara yükseldi. İspanya’ya ihracat da yüzde 156 arttı. AKMİB’in ihracat performansının yanı sıra sektördeki teknolojik dönüşüm ve yeni iş fırsatlarını takip etmeye de odaklandığını belirten Hıradağı, geçen ay Almanya ve Çin’de düzenlenen fuarlara katıldıklarını bildirdi.
Çin’in Şanghay kentindeki ICIF 2026 Uluslararası Kimya Sanayi Fuarı ile Almanya’nın Frankfurt kentindeki Automechanika Frankfurt 2026 Fuarı’nı değerlendiren Hıradağı, otomotiv sektöründe elektrikli ve hibrit araçların yaygınlaşmasıyla kimyasal ürün ve malzemelerde de dönüşüm yaşandığını söyledi. Yapıştırıcı, kaplama, boya, plastik, kauçuk, özel kimyasallar ve batarya teknolojilerinde kullanılan girdilerin Türk kimya sektörü için yeni ihracat fırsatları oluşturduğunu kaydetti.
ICIF 2026’da ise Çin’in üretim kapasitesi, teknoloji altyapısı ve tedarik zincirindeki gücünün incelendiğini belirten Hıradağı, hammadde ve ara ürünlerden özel kimyasallara, üretim teknolojilerinden ekipmanlara kadar farklı alanlarda yeni iş birliği ve tedarik bağlantılarının değerlendirildiğini ifade etti. Hıradağı, dijitalleşme, akıllı üretim, enerji verimliliği ve düşük karbonlu üretim alanlarındaki gelişmelerin firmaların rekabet gücünü artıracak yatırımlar açısından önem taşıdığını vurguladı.