Beyaz eşyada tablo karardı üretim bantları yüzde 21 yavaşladı

Türkiye beyaz eşya sektöründe çift haneli daralma devam ediyor. Küresel talep yavaşlaması ve maliyet baskısı altında ezilen beyaz eşya sektöründe ihracat, son 10 yılın en düşük seviyelerine gerilerken, Avrupa’nın birinci, dünyanın ikinci büyük üretim merkezi olan Türkiye’de, üretim bantları yüzde 21 oranında yavaşladı. Sektörden “maliyet üçgenine sıkıştık” uyarısı geldi.

Beyaz eşyada tablo karardı üretim bantları yüzde 21 yavaşladı

Nurdoğan A. ERGÜN

Türkiye beyaz eşya sek­töründe ilk çeyrek verileri, hem ihracat hem de üretimde “kalıcı da­ralma” alarmı verdi. 2025’i 20.2 milyon adetlik ihracatla kapatan ve ihracat hacminde 10 yıl önceki seviyelere inen sektör, küresel gelişmelerin de etkisiyle bu yılın ilk çey­reğinde de çift haneli kayıp­larla karşı karşıya kaldı. 2026 yılının ilk çeyreğinde 6 ana ürün grubunda iç satışlarda geçen yılın aynı dönemine göre, yüzde 10 oranında da­ralma yaşandı.

İhracatta son yıllarda gözlemlenen gerile­me trendi sürerken, 2026’nın ilk üç ayında ihracat yüzde 23 oranında azaldı. İhracat­taki düşüş üretim adetlerine de yansıdı ve üretim miktarı yüzde 21 geriledi. Toplam sa­tışlar ise yüzde 19 düşüşle 6 milyon 288 bin 817 adet oldu. Özellikle mart ayı özelinde ihracattaki yüzde 29’luk re­kor düşüş, üretimde de yüzde 14’lük kayıp getirdi.

“Rekabetçilik üçgenine sıkıştık”

Sonuçları değerlendiren TÜRKBESD Başkanı Alper Şengül, sektörün rekabet gü­cünün ihracat daralması, ma­liyet artışları ve korumacı ti­caret politikaları üçgeninde sıkıştığını söyledi. Uzakdo­ğu’nun agresif fiyatlaması­na dikkat çeken Şengül, “İh­racat hacmimiz 10 yıl önce­ki seviyelere döndü. İç pazarı canlandırmak için kredi kar­tı taksitlendirme imkanları­nın artırılması ve enerji ve­rimli ürünlere vergi teşviki sağlanması kritik önemde” dedi.

Türkiye’nin yüzde 7’lik üretim hacmiyle Avrupa’nın birinci, dünyanın ise en bü­yük ikinci beyaz eşya üretim merkezi konumunda oldu­ğunu kaydeden Şendil, “2025 yılı itibariyle yıllık 29 milyon üretim adediyle faaliyet gös­teren beyaz eşya sektörü, 60 bin doğrudan, 600 bin dolaylı istihdam alanı sağlıyor. İstih­damını var gücüyle koruma­ya çalışan sektörümüz, Ar- Ge, dijital dönüşüm ve yeşil dönüşüm yatırımlarıyla kü­resel piyasalardaki rekabet gücünü artırmayı hedefliyor” diye konuştu.

Beyaz eşyada tablo karardı üretim bantları yüzde 21 yavaşladı - Resim : 1

“İlave yüklerden kurtulmamız lazım”

“İhracat ve iç pazarda süre­gelen bu görünümün 2026’ya da taşınması, mevcut eğili­min kalıcılık riskini artırı­yor” diyen Şengül, “Bu çerçe­vede ortaya çıkan tablo, sek­törümüz açısından rekabet gücünün korunmasının ar­tık daha kritik bir öncelik ha­line geldiğini gösteriyor” di­ye konuştu. Şengül, hem iç sa­tışlarda hem ihracatta geçen yılın aynı dönemine kıyasla daralmanın sürdüğünü ve bu durumun üretim adetlerine de belirgin şekilde yansıdığı­na dikkat çekti.

Şengül, ihra­cat ve iç pazarda uzunca süre­dir gözlenen ve 2026’da da de­vam eden zayıf seyri tersine çevirmek için üretim ve ihra­cat kapasitesinin korunması, yurtdışında rekabet gücünün devam ettirilmesi gerektiği­ni belirtirken bunun için de girdi maliyetlerinin denge­lenmesi ve yurtdışı pazarlar­da rekabeti zayıflatacak ila­ve yüklerden kaçınılmasının kritik önemde olduğunu vur­guladı.

“Enerji verimli ürünler için dönüşüm desteği olsun”

Üretimdeki gerilemenin kalıcı hale gelmemesi için iç pazarın da desteklenme­si çağrısı yapan Alper Şen­gül, kredi kartı faiz ve komis­yon oranlarının satış kanal­larına olumsuz yansıdığını ifade ederek “Kredi kartı tak­sitlendirme imkanlarının ar­tırılması iç talebin sürekli­liğine katkı sunar” dedi.

İç pazarı sürdürülebilir biçim­de destekleyecek ve aynı za­manda Türkiye’nin uzun va­deli hedefleriyle uyumlu yapı­sal adımlara ihtiyaç olduğuna işaret eden Şengül, bu bakım­dan enerji verimli ürünlerin yaygınlaşmasını merkeze alan bütüncül bir yaklaşımın, mevcut tabloya en etkili ve ka­lıcı çözümlerden biri olduğu­nu vurguladı. Şengül, şunla­rı söyledi: “Bugün daha büyük ve daha yüksek performanslı ürünler, çok daha düşük ener­ji tüketimiyle çalışıyor.

Enerji verimli ürünlerin yaygınlaş­ması yalnızca enerji tasarru­fu sağlamakla sınırlı kalmı­yor. Aynı zamanda kaynak ve­rimliliğini artırarak üretimi destekleyecek ve ihracat açı­sından da önemli bir kaldıraç etkisi yaratacak. Bu nedenle, tüketicilerin enerji verimli ürünlere erişimini kolaylaş­tıracak vergi indirimi, finans­man desteği ve benzeri teşvik­lerin milli servetin korunması ve sürdürülebilir büyümenin desteklenmesi açısından kri­tik önem taşıyor.” Verilere gö­re, Türkiye’de 5-5.5 milyon adet dönüşmesi gereken ürün bulunuyor.

Hammaddede anti-damping çıkmazı sürüyor

Beyaz eşya gibi kritik imalat sanayi sektörlerinde girdi maliyetlerine yönelik korumacı politikalar hakkında değerlendirmelerde bulunan TÜRKBESD Başkan Yardımcısı Mehmet Yavuz, sonuçlanan ve devam eden soruşturmaların sektör maliyetlerini doğrudan etkilediğini belirterek, “Beyaz eşya sektörü açısından en kritik gündem maddesi, sac ürünlerine yönelik devam eden anti-damping soruşturması.

Özellikle boyalı sac tarafında, sektörün ihtiyaç duyduğu teknik gereksinimleri karşılayan her kalite sacın üretimi Türkiye’de bulunmuyor. Bu nedenle söz konusu ürünlerde ithalat, sektörümüz için bir tercih değil zorunluluk” dedi.

Halihazırda bu ürün grubunda yüzde 15 ile 20 arasında değişen oranlarda gümrük vergileri uygulandığını hatırlatan Yavuz, “Mevcut vergilere eklenecek yeni yüklerin hem iç hem de uluslararası rekabet gücünü zayıflatması ve istihdam üzerinde baskı oluşturması kaçınılmaz olacak. Bu çerçevede, maliyetlerimizin yaklaşık yüzde 17’sini oluşturan yassı çelik ürün grubunda devam eden anti-damping soruşturmasının, sektör gerçekleri dikkate alınarak ve ülke ekonomisinin bütüncül çıkarları gözetilerek önlemsiz şekilde sonuçlandırılmalı” diye konuştu.

“İki fabrika inşaatı kadar GEKAP ödedik”

TÜRKBESD Başkan Yardımcısı Fatih Özkadı, beyaz eşya sanayisinin son dört yılda hem küresel pazarlarda yaşanan daralma hem de artan maliyet unsurları nedeniyle ihracatta gerileme yaşadığını belirterek, özellikle Geri Kazanım Katılım Payı (GEKAP) artışlarının sektörde ciddi maliyet baskısı yarattığını vurguladı. Özkadı, “2020’de uygulanan birim fiyatlar, Mart 2026 itibarıyla yüzde 1550-1666,7 bandında arttı.

Bugün sektörümüze yansıyan yıllık GEKAP yükü yaklaşık 3 milyar TL düzeyine ulaştı. 2020-2025 yılları arasında kümülatif etki değerlendirildiğinde ise, yalnızca beyaz eşya sektöründen tahsil edilen GEKAP gelirlerinin yaklaşık 250 milyon dolar seviyesine ulaştığı tahmin ediliyor. Bu tutar, iki fabrika inşaatı eder” dedi. İmalatçı ihracatçılara yönelik kurumlar vergisi oranının yüzde 9’a indirilmesini de değerlendiren Özkadı, “Vergi indirimi toplam üzerinden yapılmalı ve ekosistemi yukarı çekecek politikalar üretilmeli” dedi.

Son üç yılda en çok kurutma makinesi satıldı

 İç pazarda bayilerin paraya erişim sorunu yaşadığını, bu ortamda yeni alımlara girmek istemediğini söyleyen TÜRKBESD Yönetim Kurulu Üyesi Semir Kuseyri, perakende tarafında ise kurutma makinelerinin pazarı sübvanse ettiğini belirtti. Kuseyri, son 3 yıldır en fazla satışın kurutma makinesinde olduğunu kaydetti. Satış sonrası hizmetlerde yaşanan mağduriyetlere değinen Kuseyri, tüketicileri internetteki sahte yetkili servis ilanlarına karşı uyardı. Kuseyri, “Teknik destek için arama motorları yerine markaların resmi sitelerini veya Bakanlığın servis.gov. tr adresini kullanın” uyarısı yaptı.

Kaynak: DÜNYA - İSTANBUL