Tarım Kredi Kooperatifleri üç şirketi halka arz edecek
Tarım Kredi Kooperatifleri Birliği Genel Müdürü Hüseyin Aydın, Tarım Kredi Yem, Tarım Kredi Süt ve Tarım Kredi Koop Market’i halka arza hazırladıklarını bildirdi. 2025 yılında yaklaşık 18 milyar liralık kâr ettiklerini kaydeden Aydın, Razi’deki gübre fabrikasına ilişkin bilgiler paylaştı.
Barış Ferit PARLAK
Tarım Kredi Holding iştiraklerinden Tarım Kredi Yem, Tarım Kredi Süt ve Tarım Kredi Koop Market halka arza hazırlanıyor. Tarım Kredi Kooperatifleri Birliği Genel Müdürü Hüseyin Aydın, holding bünyesindeki 3 şirketin halka arz edileceğine dikkat çekerek, “İlk aşamada Tarım Kredi Süt’ü ve sonrasında, yine 2026 yılı içerisinde Tarım Kredi Yem’i halka arz etmeyi planlıyoruz. Yaklaşık 2 bin 350 mağazaya ulaşan ve 1 milyar dolarlık değeri aşan Tarım Kredi Koop Market’in yüzde 25’lik bölümünün halka arzını ise 2027’de planlıyoruz” dedi.
4 yılda 800 milyon dolarlık yatırım
Tarım Kredi Holding’e bağlı 19 şirkette yatırımların da hızlanacağını ifade eden Aydın, “Son 4 yılda altın, gübre, süt, yem, yağ, lojistik, hayvancılık, et ürünleri sektörlerine yönelik toplam 800 milyon dolarlık yeni veya yenileme yatırımı yaptık. Bu yatırımlar artarak ve hızlanarak devam edecek” dedi.
Fabrikalar modernize edildi
Aydın, “Gübretaş Maden’in Bilecik’te ki altın madeni için bugüne kadar 253 milyon dolarlık yatırım yapıldı. Koop Market’in depolar ve mağazaları için 162 milyon dolar, Denizli’deki süt fabrikasının alımı ve modernizasyonu için 77 milyon dolar, Afyon, Kırklareli ve Balıkesir’deki yağ fabrikaları için 43 milyon dolar, 10 ildeki yem fabrikaları için 33 milyon dolarlık yatırım yaptık. Tabi ki yatırımlarımızın karşılığını da alıyoruz. Örneğin TK Süt bünyesinde yaklaşık 1 milyar liraya satın alınan markanın piyasa değeri 12 milyar liraya ulaştı” şeklinde konuştu.
Hayvancılık, yem ve altında yeni yatırımların yapılacağını dile getiren Aydın, “Altın tesislerimizde faz 2 yatırımına başladık. Ayrıca faz 1’de de kapasite artırıcı bir yatırımımız olacak Bu iki yatırım 193 milyon dolara mal olacak. Aynı şekilde, bu yıl içinde, yem sektöründe de 23 milyon dolarlık yeni ve yenileme yatırımlarımız olacak. Hayvancılıkta da 17 milyon dolarlık bölümünü bu yıl devreye alacağımız, Kırklareli’ndeki bin 200 dönümlük alanda, çiftlik kurulumu, modernizasyon ve yenileme yatırımı olacak. Hayvancılığın gelişimine katkı sunacağını düşündüğümüz, endüstriyel hayvancılık, ırk ıslahına da olanak sağlayacak bu projenin tamamı 100 milyon dolara mal olacak” dedi.
“Gıda dışı ürünler de satılacak”
Aydın, Türkiye’nin en büyük gıda tedarikçisi olduklarını, geçen yıl 20 milyar liranın üzerinde maliyetle 40 farklı ürün aldıklarını, Tarım Kredi KOOP Marketlerde 2 bin kadar ürün sattıklarını, marketin günlük müşteri sayısının yaklaşık 900 bini aştığını dile getirerek, “Depo ve dükkan kiraları çok yüksek. Bu nedenle depo alımlarına ağırlık vereceğimiz bir dönem olacak” bilgilerini aktardı. Market sayısı için bir sınır koymadıklarını dile getiren Aydın, “Şu anda 2 bin 350 mağazamız var. Yanısıra bin 598 kooperatifte de standlarımız bulunuyor. Yaklaşık bin bakkal da ürünlerimizin satışını aynı fiyatla yapıyor.
Mağaza sayısında, kısa dönemde 5 binleri aşmayı planlıyoruz. Ayrıca, sadece gıda satışıyla marketlerin ayakta kalması çok zor. Nasıl ayakta kalıyoruz? Satış noktasına sahip olmak çok büyük bir avantaj. Gıda dışı ürünlerde büyük kar marjları var. Biz şimdiye kadar o bölüme girmemiştik, yavaş yavaş o alana da gireceğiz” dedi. Dükkan başına ciroda rakiplerden iyi durumda olduklarını ve şube sayısında büyümeye devam edeceklerini de bildiren Aydın, “İnternetten satış yapmayı da düşünüyoruz. Tabi onu yapabilmek için dağıtım kanalı, lojistik gibi alanlarda da yatırım yapacağız” diye konuştu.
“Zarar etmiyoruz, kârlıyız”
Kurumun zarar ettiğine yönelik eleştirilere de yanıt veren Aydın, “Biz faaliyet zararı etmiyoruz. Biz bir grubuz ve bu grubun konsolide bilançosuna bakmak gerek. Stoklarımızı doğru yönetiyoruz. Bir şirketin güçlü olup olmadığını nereden anlarsınız, öz kaynaklardan. Öz kaynağı yüzde 45 artırmışız. 2025 yılında yaklaşık 18 milyar liralık kâr ettik” değerlendirmesinde bulundu.
Razi’yi tek başımıza yönetmiyoruz
Aydın, Gübretaş’ın İran’daki iştiraki Razi tesislerinin sahibi olmadıklarını, büyük ortak pozisyonunda bulunduklarını ifade ederek, “Ama büyük ortak olmak Razi’yi tek başımıza yönetiyoruz anlamına gelmiyor” dedi. Razi’nin yüzde 48,8’inin kendilerine ait olduğunu vurgulayan Aydın, yüzde 48›in üzerinde payı olan ortakların yönetime iki üye, kendilerinin ise üç üye sokabildiği bilgisini vererek, «Ama üç üyeyle toplanamıyoruz ve karar alamıyoruz. Dolayısıyla aslında iki üye, üç üyeyi yönetiyor. Çok kırılgan bir yer. Bizim dışımızda 5 ayrı ortak var” dedi.
Razi Fabrikası’nın yorgun ve yaşlı olduğunu vurgulayan Aydın, şunları söyledi: “Fabrikanın yenilenmesi lazım. Burada üretilmeyen hemen hemen hiçbir şey yok. Üre, amonyum sülfat, sülfürik asit yani her şey var. 9 ayrı üretim ünitesi bulunuyor. Fakat asıl sorun, İran’da doğal gaz bedava, kışın doğal gaz yeteri kadar çıkartılmadığı için yerin altından, kışın kısıtlama uygulanıyor.
Bizim 90 gün ürün alamadığımız zamanlar oluyor. Fabrikayı aldığımız zaman doğal gaz fiyatları gübre üreten diğer ülkelerle mukayese ettiğiniz zaman çok dipteyken şimdi doğal gaz fiyatları da yükselmiş. Razi, Türkiye’nin yurt dışındaki en büyük sanayi yatırımıdır. Burası İran gibi bu coğrafyada rekabet ettiğimiz bir ülkededir. İranlılar bize satarken iki ülke arasındaki ilişkiler iyi olsun diye de satılmış. Buradan çıkarken devletle görüşmeden, ‘Aldım çantamı gidiyorum’ diyemezsiniz. Savaş öncesi gittik, istişarelerimizi yaptık, devletimiz ‘Çıkabilirsiniz’ dedi bize. Ama şimdilik devam ediyoruz.”
İran›daki tesiste 2 bin 500 kişi çalıştığını dile getiren Aydın, “Ara verdiğimiz üretime bir an önce başlamayı istiyoruz. Enerji konusunda doğal gaz ile çalışan gaz türbini konusunda alternatif enerji yatırımı planlıyoruz. Bugünkü hali ile bile kıymetli olan tesisin yaptırımların kalkması halinde çok daha kıymetli hale geleceğini düşünüyoruz” dedi.
Savaşta tesisimiz çok az hasar gördü
Aydın, söz konusu tesisten yüksek bir temettü aldığına ilişkin iddialara da yanıt vererek, temettünün şirket kar ettiğinde alınabileceğini söyledi. Genel kurulda huzur hakkı ve temettüye ilişkin alınmış kararlar bulunduğuna işaret eden Aydın, “Burada benim bir dahlim yok, düzenleme bu şekilde yapılmış. Temettüyü ortaklar alıyor. Çalışanlar ise prim alıyor. Son 3 senedir biz buradan çok az para kazanmış durumdayız. Savaşta tesisimiz çok az hasar gördü. Buradan para kazanılmadı ki bir prim dağıtılsın. Türkiye’de 18 şirkette görev yapsan dahi sadece bir tane huzur hakkı alabiliyorsun” ifadelerini kullandı.
Kendilerinin özel yasaları olduğuna işaret eden Aydın, “Özel yasada diyor ki, ‘Yönetim Kurulu asgari ücret çarpı 4 alır’, bir şirketten alırsın. Biz geldiğimiz zaman genel müdür ne alıyorsa, sendika yüzde kaç bizden zam aldıysa, personel hangi zammı alıyorsa biz de onu alıyoruz” diye konuştu.
Gübre sorunu yok…
Aydın, “İlkbahar sezonu için gübre stoklarımızı yapmıştık. ABD ve İsrail’in İran ile savaşı öncesinde de hazırlıklarımızı tamamlamıştık, ihtiyacımız olan gemileri Hürmüz’den geçirmiştik. Şu anda gübre sorunu yok” dedi.