Türk TIR’ı cezayı göze aldı

AB ülkelerinin uyguladığı haksız engeller nedeniyle Avrupa taşımalarında payı giderek azalan Türk nakliyeciler, gerekli desteği bulamayınca fiili durum yarattı ve TIR’larıyla “cezalı” geçiş yapmaya başladı

YAYINLAMA
GÜNCELLEME

aysel-004.jpg

Avrupa’ya yönelik ihracat taşımalarında Türk TIR’larının payının son 6 yılda yüzde 84’ten 62’ye gerilediğine, buna karşılık Avrupalı TIR’ların payının ise iki katından fazla artışla yüzde 16’dan 38’e çıktığına dikkat çeken nakliye sektörünün temsilcileri, kendilerine çıkarılan güçlükler karşısında  “sahipsiz” kalmaktan yakınıyor. Konunun sadece nakliyecilerin sorunu olmadığına işaret eden nakliyeciler, Avrupa ülkelerinin Türk TIR’larına karşı uyguladığı mevzuat dışı engellerin aşılması için hükümetten tam destek bekliyor.

Nakliyede yaşanan sorunlar nedeniyle yalnızca sektörün değil Türkiye ekonomisinin büyük kayıp yaşadığına dikkat çeken Uluslararası Nakliyeciler Derneği (UND) Başkanı Çetin Nuhoğlu, “Böyle giderse Avrupa’ya ihracatı Avrupalı nakliyeciler taşıyacak. İhracat yapıyoruz derken hizmet ithalatı yapılacak. 50 bin dolar mal ihraç ederken 5 bin dolarlık da hizmet ithalatı yapmış olacağız” dedi.  Türk nakliyecinin Batı’ya taşıma sayısı 335 binden 310 bine düşerken, yabancıların 65 bin olan taşıma sayısının üçe katlandığını anlatan Nuhoğlu, konunun sadece nakliyecinin sorunu olarak anlaşılmasından rahatsız olduklarını, yalnız kaldıklarını söyledi. Nuhoğlu, son dönemde Ekonomi Bakanlığı’nın konuyu takip etmeye başladığını, TOBB, TİM ve TÜSİAD’ın UND’yi desteklediğini anlatırken, UND  AB Danışmanı Can Baydorol da “Türkiye’nin AB’ye ihracatı, toplamın yüzde 40’ı. Bunun yüzde 50’sini Türkiye’deki Avrupalı şirketler yapıyor. Dolayısıyla bu artık Türkiye’nin ekonomisi değil. Türkiye’deki ekonomi. Türkiye’de 17 bin tane yabancı sermayeli firma üretim yapıyor. 5 bin 119’u Alman. Ama en önemlisi Avrupa’ya ihraç ettiğimiz ürünün yüzde 29’u Almanya’ya. Dolayısıyla Türk TIR’ının geçişini engelleyen Bulgar aslında Türkiye ile Almanya arasındaki ticareti vuruyor. 10 yılda ihracat 4 misli arttı ama nakliyecinin sayısı yüzde 10 düştü. Yabancının da payı arttı. Bunu nakliyecinin meselesinin ötesine taşımamız lazım” diye konuştu.
 
'Gümrük Birliği Anlaşması'na göre malların dolaşımı serbest'

Nuhoğlu, Gümrük Birliği anlaşmasının Türkiye ile Avrupa Birliği’ni (AB) ortak gümrük alanı yaptığını, malların dolaşımının serbest olduğunu, buna göre malların taşınmasının engellenemeyeceğini söyledi. Buna rağmen Türk nakliyecisine karşı hak ihlali yapıldığını dile getiren Nuhoğlu, şu bilgileri verdi: “Gümrük Birliği Anlaşması 1996’da yürürlüğe girdi. Malların serbest dolaşımını imzaladık. Ortaklık Konseyi Anlaşması sonucunda AB ile Türkiye ortak gümrük alanı, ortak pazar oldu. Anlaşma diyor ki ‘taraflar üçüncü ülkelerle bir şey yapacaklarsa beraber yaparlar. Üçüncü ülkelere uygulanacak vergiler, mallar hepsi aynı şekilde yorumlanır. Bir yerde vergi alınacaksa diğer tarafta da alınır’. Gayet güzel… Ondan sonra demiş ki, Gümrük Birliği’nin tam işleyebilmesi için de muhakkak ulaştırma politikalarına genişletilir. 5 yıl da süre vermiş. Ama öyle bir şey olmuş ki, biri bir tarihte Türkiye ile AB içindeki ilişkide ülkeler serbesttir demiş. Peki bu ne demektir? Adamlar bunu yanlış anladı ya da işlerine geldi. Yani ben buradan Almanya’ya 80 bin taşıma yapacağım, 80 bin de oradan getireceğim. Almanya’ya taşıyorum ama Avusturyalı ‘Yoo kardeşim, AB ulaştırma politikalarında üçüncü ülkelerle anlaşma yapmayı ülkelere bırakmıştır, olmaz diyor. AB bunu tanımlamış. 1973 Katma Protokolü ‘burası gümrüklü alanladır ticaret malları serbest dolaşır’ diyor.  Hatta 5-6 maddesinde der ki, ‘Hiçbir üye ülke kendi ülkesinden mal geçişini engelleyemez, zorlaştıramaz.’ Bu somut olarak belirtilmişken sen diyorsun ki, ‘Hayır para vereceksin ya bana başka hak vereceksin. Bunun temeli yanlış.”
 
'Türk nakliyecisi bin euro fark  ödüyor'

Bu uygulamayı anlamakta zorluk çektiklerini, kamuya anlaşmaları okuduklarını, “Bilmediğimiz bir şey mi var?” diye sorduklarını anlatan Nuhoğlu, “Biz bunu niye savunamıyoruz? Daha önce bu sorunlar yaşanmıyordu. 2007’den önce Bulgaristan geçiş parası almıyordu, kota yoktu. 2007’de AB’ye girince ‘Biz bu anlaşmayı yapmak zorundayız, siz kaç belge almak istiyorsunuz? 250 bin ise verelim’ dediler. Çok da üzerinde durulmadı. Nasıl olsa Türk TIR’larına yetiyordu. Ama sonra bu parasal işler Avrupa’da sıkışınca bunlar başladılar bir yanını bükmeye, öbür yanını bükmeye… Bize bir şey daha verirsen biz de transit için şunu yaparız demeye başladılar” diye konuştu. 2007’de toplam Batı’ya taşımalarımızın 400 bin olduğunu söyleyen Nuhoğlu, bunun 335 bini Türk TIR’larının, 65 binini yabancı TIR’ların yaptığını söyledi. Türk TIR'larının payının giderek azaldığına dikkat çeken Nuhoğlu, şöyle konuştu: "2013’e geldik. Bu 400 bin taşıma 500 bine çıktı. Ama bizim taşımamız 335 bin iken 310 bine düştü. Pazar yüzde 25 büyürken bizim pazarımız 310 bine geriliyor. Yabancıların payı üç katına çıkıyor. Ne oluyor, neyi yanlış yapıyoruz diye bakınca bir rekabet analizi yaptık. AB malların serbest dolaşımındaki haklarımız meğerse bu işi bu hale getirmiş. Talep etmeyişimiz, gündeme getirmeyişimiz. Nasıl olsa sorun yok deyişimiz." Yabancı taşımacıların pay aldığı süreçte Türk nakliye şirketi sayısının azaldığını belirten Nuhoğlu, bu durum karşısında AB ile anlaşmaları incelediklerini, AB ve Ekonomi Bakanlığı’na gittiklerini, yüzde 100 haklı olduklarını gördüklerini belirtti. Nuhoğlu, “Adamların bize verdikleri hakları istememişiz. Şu anda 1000 euro fark ödüyoruz. Bu da ihracatçıya yansıyor. Yabancı bizde 1000 euro daha fazla diye aşağısına taşımıyor ki. Dolayısıyla karlılığı artıyor. Çok karlı, var gücüyle saldırıyor. Çünkü 1000 euroyu onun devletine veriyoruz. Alman firması hem Bulgaristan’a hem Almanya’ya yatırım yaptı. Simens’in ya da Bosch’un yükünü aldı. Almanya’ya taşıyacak. Aynı gün yola çıkan bizim TIR, Bulgaristan’dan geçerken 86 euro, Romanya’ya 238 euro, Macaristan’da 439 euro ödüyor. Sonra Avusturya’ya geçmek istiyor, geçemiyor. ‘Benim ülkemden geçme, in aşağıya trene bin Slovenya’dan geç’ diyor. Öbürü geçiyor. Sordum, ‘Neden bu paraları ödüyorum da Bulgar, Romen ödemiyor.  ‘Türkler 3. ülke’ diyorlar. Ben de bütün anlaşmalara baktım. Hepsinde Türkiye akit taraftır. 1978’de Yunanistan ortak üye iken aynı sorunu yaşadı. AB kurumlarına gittiler. Baktılar; ortak üye tam üye ile aynı” diye konuştu.
 
Bakanlık, ‘heyet gönderelim sizi dinleyelim’ dedi

Avrupa Komisyonu’nun Ulaşımdan Sorumlu Komiseri Siim Kalas’a ‘malların dolaşımını nasıl engellersiniz?’ diye sorulunca, “Biz Türkiye ile malların serbest ticaretini imzaladık ama bu ulaştırmayı içermiyor” cevabı verdiğini anlatan Çetin Nuhoğlu, şunları kaydetti: “Birkaç aydır yazışmalarımız sürüyor. AB Bakanlığı’na da gönderdik. Sonunda dediler ki bu böyle olmayacak size bir heyet gönderelim. Geçtiğimiz çarşamba günü bir heyet geldi. Ekonomi, Ulaştırma bakanlıklarını ziyaret etti. vs. O kadar mahcup oldular ki ‘tekrar bakalım’ dediler. Ama onların derdi bakın sizi dinledik demiş olmak. Ne zaman raporu yazacaksınız, diyoruz. Mayıs, haziran! Zaten seçimler var. Bütün komiserler değişecek sene sonunda. Kafadan üç sene bekletecekler. ”
  
Batıya ihracatın  2018’de 100 milyar  dolar öngörüldüğünü belirten Nuhoğlu,  Türk nakliyecilerin bugünkü 310 bin seferinin de 500 bine çıkarılması gerekeceğini belirtti. Nuhoğlu, Türkiye'nin ihracat hedeflerine ulaşması için Türk nakliyecisinin önündeki engellerin mutlaka  kaldırılması gerektiğini vurguladı.

Günther Verheugen:  Türkiye'ye kota ve geçiş ücreti uygulanamaz
 
TOBB Başkanı Rıfat Hisarcıklıoğlu’nun geçtiğimiz Cuma günü, 2005-2006 yılları arasında görev yapan Avrupa Birliği Genişlemeden Sorumlu Komiser Günther Verheugen’i çağırdığını ve makamında ağırladığını aktaran Çetin Nuhoğlu, Verheugen’e Türk taşımacıların AB ülkelerinde karşılaştıkları transit geçiş sorunları ve ayrımcı uygulamaları tüm yönleriyle aktarıldığını söyledi. Verheugen’in bu konuda Türkiye’ye danışmanlık yapacağını ifade eden  Çetin Nuhoğlu, Verheugen’in toplantı sonrasında Türkiye’nin Bu konuda hem politik hem de ekonomik olarak yüzde yüz haklı olduğunu söylediğini belirtti. Nuhoğlu, toplantıda Verheugen’in şunları söylediğini aktardı: “Türkiye üçüncü ülke değildir. Ortak üyedir. Ortak üyelerde tam üyeler gibi haklara sahiptir. Bu konuda birçok ATAD kararı var. Hepsinde de bu konu tartışılmaz şekilde belirlenmiştir. Bu şu anlama geliyor: Sizinle imzalanan 1963, 1973 ve 1996 1/95 ortaklık konseyi kararı ile sizler AB gümrük alanı içindesiniz. Dolayısıyla ile malların serbest dolaşımının önünde hiç bir engel olamaz. Transit kota ve geçiş ücretleri Gümrük Birliği’ne aykırı uygulamalardır. Avusturya tren uygulamaları ise eğer Bulgar veya Alman nakliyeciye zorunlu olarak uygulanmıyorsa ayrımcılıktır ve yasaktır. Şu anda sizler tüm AB ülkeleri ile ulaştırma konusunda ayni haklara sahipsiniz.” UND'nin Avrupa’da yaptığı  baskılar da sonuç vermeye başladı. Fatin Şener, 27 Mart'ta AB Genişlemeden Sorumlu Genel Müdürü'nün 28 Mart'ta ise AB Taşımacılıktan Sorumlu Genel Müdürü'nün Türk heyetini Brüksel’de konuk edeceğini açıkladı.
 
İzinsiz geçiş yaptık, ceza yazsalar dava açacaktık
 
Avusturya’nın  Türk taşımacıların ülkeden geçişine izin vermemesi ve Türk TIR'larırnı Slovenya'da Ro-La’ya bindirmeye zorlaması üzerine eylem  kararı aldıklarını anlatan UND Başkanı Çetin Nuhoğlu şöyle konuştu: "Avusturya demiryollarının işleri kötü gidince bizi Slovenya’da trene bindirmeye mecbur bıraktı. Böylece trenin doluluğunu artırmak istediler. Şoförlere geçemezsin dedi. Türkiye’nin bir numaralı ticaret ortağı Almanya başta olmak üzere Orta ve Kuzey Avrupa ülkelerine yönelik her yıl Avusturya üzerinden ortalama 120 bin taşıma gerçekleşiyor. Avusturya yılda sadece 15 bin transit taşıma ile sınırlandırıyor, Ro-La hatlarını kullanmaya mecbur bırakıyor. Sen nasıl engellersin? Bu bırak AB anlaşmalarına, DTÖ kurallarına, GATT anlaşmalarına da aykırı. Aralık 2013’te DTÖ’nün Bali’deki toplantısında “hiçbir üye ülke bir başka üye ülke üzerinden geçişi engelleyemez” vurgusu yapıldı. Konuyu hükümete götürdüklerini, ancak çözülemeyince kendilerinin girişimde bulunduğunu anlatan Nuhoğlu, Avusturya’da yaşanan eylem gibi geçişi ile ilgili olarak,  “UND İcra Kurulu Başkanı Fatih Şener’e dedik ki siz gidin geçin zorla, cezası neyse öderiz. Bunu da duyurduk. Viyana büyükelçiliğinin önünde eylem yaptık, bu bir hak ihlalidir diye. Biz gittiğimizde o izin vermeyen polisler kafayı çevirdi. Fatih Şener de camlara yazdı, bu Gümrük Birliği Anlaşması'na aykırı diye. 28 Ağustos’ta yaptık. 13 araba geçti. Biri ceza yazsın da mahkemeye gidelim dedik ama kimse yazmadı” dedi. Yine şubat ayında Avusturya’dan izinsiz geçtiklerini anlatan Fatih Şener ise şu açıklamalarda bulundu: “Oraya gittiğimizde bir sürü Türk şoförü bekliyordu. 5 gündür bekleyen vardı. Vizesi biten vardı. Dedim ki hadi gidiyoruz. Ceza parasını da yanıma almıştım. Şoförlerin patronlarını aradık söyledik. 52 TIR gittik, izinsiz. Para da ödemedik ve geçtik sorunsuz.  Başka bir yerde de sorun vardı. Devlet sordu oraya da gider misin diye, ben de dedim ki hayır gitmiyorum gelin devlet olarak bu işi çözün dedim. TOBB Başkanı Rıfat Hisarcıklıoğlu ile de konuştum. ‘Tamam’ dedi. 52 arabayla geçtik, Önümüzdeki ay 152 arabayla geçeceğiz. Yakalasalar 1500 eurodan 275 bin öderiz dedim, ödeyecek misiniz? ‘Valla da öderim billa da öderim yeter ki gidin’ dedi.” Macarların son toplantıda geçiş ücretinden yüzde 25 indirim teklif ettiğini, bunu “ülkelerarası bonus kabul etmiyoruz” diyerek reddettiklerini anlatan Şener,  “Devletimize de söyledik. Bundan sonra ikili ülke görüşmelerinde transiti konuşmayacağız. Bir ülke ile o ülke üzerinden ne kadar geçeceğimizi konuşmayacağız. Transitin konuşul- duğu toplantıyı terk edeceğiz” dedi.

Bu konularda ilginizi çekebilir