Narbay: Rekabetçilik kaybı nedeniyle ABD fırsatını kullanamıyoruz
Kapasite kullanım oranlarının tarihsel ortalamaların altında kaldığını belirten Toygar Narbay, Avrupa pazarında rakip ülkelere kıyasla daha hızlı kayıp yaşandığını ifade etti. Buna karşın ABD’de ise Türkiye açısından önemli bir fırsat oluştuğunu anımsatan Narbay, ancak rekabetçilik kaybının bu fırsatın değerlendirilmesini sınırladığını söyledi.
Hüseyin VATANSEVER
Türkiye Giyim Sanayicileri Derneği (TGSD) Yönetim Kurulu Müşterek Başkanı Toygar Narbay, yılın ilk 8 ayını sektör açısından değerlendirerek üretim tarafında baskının sürdüğünü söyledi.
Ağustos 2026 itibarıyla kapasite kullanımının hazır giyimde yüzde 77, tekstilde yüzde 70,4 ile tarihi ortalamaların altında kaldığı bilgisini paylaşan Narbay, “Sektörel PMI hâlâ daralma bölgesinde; tekstil 44,1, hazır giyim 47,4. Yani talep zayıf. Baskılanan kur-yüksek faiz makası, firmaların faaliyetlerinden elde ettikleri kârı finansmana aktarmaya ve sermayelerini eritmeye devam etti” şeklinde konuştu.
İhracat ve dolayısıyla uluslararası pazarlardaki tabloyu da yorumlayan Toygar Narbay, iki farklı hikâye ile karşılaştıklarını söyledi. Sektörün Avrupa’da pazar kaybının sürdüğünü ifade eden Toygar Narbay, “AB’nin AB dışı hazır giyim ithalatı ilk yedi ayda yüzde 4,9 gerilerken Türkiye’den ithalat yüzde 13,3 düştü.
Ana pazarımızda rakiplerimizden daha hızlı kaybediyoruz” dedi. ABD pazarı için ise tam tersi bir durumun yaşandığını kaydeden Toygar Narbay, “Toplam hazır giyim ithalatı yüzde 8,2 azalırken Türkiye’den ithalat yüzde 10 arttı. ABD’nin tedarik zincirlerini çeşitlendirmesi bize ayağımıza gelen bir fırsat sunuyor. Ancak rekabetçilik kaybımız yüzünden bu fırsatı tam olarak kullanamıyoruz” dedi.
“Temkinli bir iyileşme var”
Belirsizlik ve öngörülemezliğin hala çok yüksek seyrettiğini belirten Narbay, “Bu nedenle kesin olmamakla birlikte temkinli bir iyileşme var. Sektörümüzde konkordato başvuruları ilk 8 ayda geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 28 geriledi. 2024-2025 yıllarındaki sert tırmanışın ardından bu ilk gevşeme sinyali umut verici. İstihdamda küçük de olsa bir artış var” ifadesini kullandı. Dünya hazır giyim ihracatında yaşanan yüzde 8 daralma karşısında Türkiye’nin hazır giyim ihracatındaki gerilemenin yüzde 2 ile sınırlı kalmasını olumlu değerlendiren Narbay, “Diğer taraftan PMI’ların 50 seviyesinin altında olması geleceğe dönük beklentilerin hâlâ zayıf olduğuna işaret ediyor. Sene başındaki 16-16,5 milyar dolar seviyesindeki öngörümüzü koruyoruz” dedi.
“Katma değer ve markalaşmaya odaklanacağız”
Yılın geri kalanı için dezenflasyon hızı ve destek kararlılığının önemine işaret eden Toygar Narbay, “Stratejimiz net: Sınır havzalarında ölçeği koruyacak, içeride katma değer ve markalaşmaya odaklanacağız. Ölçek ve değer birbirinin alternatifi değil, tamamlayıcısıdır. Şayet sektör butikleşirse hem ham madde maliyetleri hem işletme maliyetleri yükselir” dedi. Fiyat artırılsa da bugünkü durumdan farklı bir gelir tablosu görülemeyeceğini dile getiren Toygar Narbay, “Öncelikle bilançoların tamir edilmesi, sonrasında da TGSD olarak Cumhurbaşkanlığı, ilgili bakanlıklar ve kamu yöneticileri ile de paylaştığımız orta ve uzun vadeli stratejimizin uygulanması gerekiyor. Bunun için istihdam desteğinin bölgesel kademelendirilmesini, kur dönüşüm katkısının yüzde 10’a çıkarılmasını, Eximbank reeskont faizinin politika faizinin yarısına indirilmesini ve teminat mektubu sorununun KGF ile çözülmesini talep ediyoruz” dedi. Toygar Narbay, bu adımların atılması halinde 2027’nin sektörün yeniden pazar kazandığı yıl olabileceğini vurguladı.