Anız yangınları toprağın verimliliğini azaltıyor

Çiftçilerin tarlalarını hızlı şekilde ikinci ürüne hazırlamak için kök ve sapları yakmasıyla ortaya çıkan anız yangınları, bir sonraki yıl toprağa daha fazla gübre atılmasına, dolayısıyla toprağın kalitesinin düşmesine neden oluyor.

YAYINLAMA
GÜNCELLEME

Tarımsal üretimde tasarruf sağlamak ve tarlanın ikinci ürüne hazırlanma süresini kısaltmak amacıyla yapılan anız yakma işlemi, bir sonraki yıl toprağa daha fazla gübre atılmasına, dolayısıyla toprağın kalitesinin düşmesine neden oluyor.

Her yıl hasat döneminin ardından birçok bölgede çiftçilerin çıkardığı anız yangınları, gerek toprağa verdiği zarar gerekse sebep olduğu çevre kirliliği nedeniyle büyük sorun oluşturuyor. Özellikle geniş tarım alanlarına sahip bölgelerde aynı dönemde çıkan çok sayıda anız yangını, toprak kalitesi kadar insan sağlığını ve yaşam kalitesini de olumsuz etkiliyor.

Çukurova Üniversitesi (ÇÜ) Toprak Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. İbrahim Ortaş, AA muhabirine yaptığı açıklamada, anız yangınları sonucu kaybedilen organik maddenin telafisi için daha fazla gübre kullanıldığını, bu durumunun da toprağın yapısını bozduğunu söyledi.

Ortaş, Çukurova'nın yaklaşık 8 bin yıldır insanlığa hizmet ettiğini, sağladığı yüksek verimlilikle, yılda birkaç kez ürün alınmasını mümkün kıldığını belirtti.

Böylesi verimli toprağa sahip olan ovada özellikle ilk ürün sonrası, üreticilerin tarlalarını ikinci ürüne hazırlamak için topraklarındaki anızları yakma yoluna gittiğini ifade eden Ortaş, bu yangınların Adana'nın kronikleşmiş bir sorunu olduğunu, kentte yaşayanların yanı sıra bu güzergahdan geçenlerin de yaşam kalitesini ve sağlığını etkilediğini söyledi.

Yangın bütün organik unsurları ortadan kaldırıyor

Ortaş, anız yangınlarında toprakta kalan kök ve sapların yanı sıra toprağın bütün enerjisini barındıran, besin elementlerini, suyunu tutan, verimi sağlayan organik maddenin de yandığına işaret etti.

Kaybedilen organik maddeyi telafi etmek için bir sonraki yıl üreticinin daha fazla gübreleme yapmak zorunda kaldığını anlatan ?Ortaş, şöyle devam etti:

"Yangının ardından yeniden yapılacak bitkisel üretimde ürünün sağlıklı gelişmesi, optimum dediğimiz verime ulaşması için kaybedilen organik maddenin telafi edilmesi gerekiyor. Çiftçi bunu daha fazla gübre uygulayarak yapıyor. Her gübre tuz demektir. Zaman içinde toprakların çoraklaştığını, verimsizleştiğini, tuzlaştığını, toprakta bitkilerin gelişmesi için yararlı olan mikroorganizmaların da toprağın bozulması ve tuzlulaşmasından etkilendiğini biliyoruz. Böylece bizim topraklarımız bozulmuş ve toprak kalitesi düşmüş oluyor. Yapısı bozulmuş toprak artık üretken bir toprak değildir. Toprağın yapısı bozulduğu için verimliliği bozuluyor. Yani toprak yıpranıyor ve sağlıklı bitki yetiştiriciliğine ev sahipliği yapamıyor."

Bu duruma karşı gerekli tedbirlerin alınması gerektiğini belirten Ortaş, "Çiftçilerimiz şunu bir daha gözden geçirsin. Yıllar içinde topraklarımızda özellikle de artan bir gübre kullanımı olduğunu göreceklerdir. Artan gübre kullanımı demek yavaş yavaş topraklarda yararlı mikroorganizmaların sayısının azalması, toprakların verimliliğinin azalması ve tuzlulaşma demektir." ifadesini kullandı.

Ortaş, artan gübre kullanımının gerek ülke gerekse çiftçi için yüksek maliyete neden olduğunu da dile getirerek, "Çiftçimiz anızını yakarak hem toprağını uzun sürede fakirleştirerek elden çıkmasına yol açmakta hem de kendi parasını ve ülkenin kaynaklarını ateşe vermektedir." diye konuştu.

Gübre kullanımı yıldan yıla arttı

Seyhan Ziraat Odası İkinci Başkanı Cahit İncefikir de anız yakmanın bumerang gibi dönüp dolaşıp çiftçiyi, üreticiyi vuracağını ifade etti.

Kök ve saplarla birlikte belki de yüzyıllarca geri gelmeyecek yararlı mikroorganizmaların da yakılmasının gittikçe artan gübre kullanımına, bunun da toprağın çoraklaşmasına yol açtığını vurgulayan İncefikir, "Geçmiş yıllara göre çok daha fazla gübre kullanmaya başladık. Tüm mevsim süreci içinde gübre kullanımı 30-35 kilolardan 60-70-100 kilolara çıkmaya başladı." dedi.

İncefikir, Bakanlığın, geçmiş yıllarda anızların parçalanması için gerekli ekipmanların teminine yüzde 50 hibe desteği verdiğini, en azından anız yangınına karşı çiftçideki bilincin daha da yaygınlaşması için son iki yıldır verilmeyen bu desteklerin tekrar başlamasını istedi.

"Anız yangınlarını üçte iki oranında azalttık"

Adana Gıda Tarım ve Hayvancılık Müdürü Muhammed Ali Tekin de anız yangınlarına karşı etkili bir mücadele yürüttüklerini belirtti ve bu çerçevede, 81 çiftçiye ceza uygulandığını, 5 binin üzerinde denetim gerçekleştirdiklerini kaydetti.

Anız yangınlarına karşı yıllardır yapılan çalışmaların aslında olumlu yönde de kendini gösterdiğini ifade eden Tekin, "Anız yangınlarını üçte iki oranında azalttık. Şu anda üçte birlik kısım mücadelemizdeki asıl nokta. Şu an çevreye baktığınızda geçmiş yıllara oranla anız yakımının daha da azaldığını, çiftçinin bu konuda bilinçlendiğini gözlemlemekteyiz. İnşallah bu çalışmalara devam ederek mücadelemizde başarılı bir noktaya gelmeyi planlıyoruz." dedi.

Tekin, bazı yangınların da çiftçiler tarafından değil, özellikle mısır tarlasında hasattan sonra kalan ürünleri toplamak isteyen ve "başakçılar" olarak tabir edilen kişiler tarafından, sapların içindeki ürünü daha kolay bulmak amacıyla çıkartıldığını da sözlerine ekledi.

Bu konularda ilginizi çekebilir