Pardus, ilk ve tek yerli antivirüs yazılımı CHOMAR ile buluştu

CHOMAR Antivirüs şirketi, Milli işletim sistemi Pardus’a Yerli Güvenlik Yazılımı geliştirdi. Şirket CEO’su S. Bilgehan Üstündağ, Kullanıcıya entegre bir çözüm olarak sunulan CHOMAR’ın bilgi güvenliği noktasında ulusal güvenliğe ve ekonomiye sağladığı büyük katkıya vurgu yaptı.

YAYINLAMA
GÜNCELLEME

Burçak GÖREL

MERSİN - Mersin Teknoloji Geliştirme Bölgesi’nde faaliyetlerini sürdüren CHOMAR Antivirüs şirketi, Milli işletim sistemi Pardus’a Yerli Güvenlik Yazılımı geliştirdi. Türkiye’de yerli imkanlarla geliştirilen ve Pardus’a Antivirüs çözümü sunan alanında yerli ve milli tek ürün olan CHOMAR Antivirus yazılım şirketi CEO’su S. Bilgehan Üstündağ, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın Yerli ve Milli işletim sistemi olan Pardus'un kullanılması çağrısından sonra, sistemin büyük bir önem kazandığını belirterek, bu doğrultuda Türkiye’de Pardus işletim sistemine de uygun ilk ve tek Antivirüs yazılımını geliştirdiklerini belirtti. Kullanıcıya entegre bir çözüm olarak sunulan CHOMAR’ın bilgi güvenliği noktasında ulusal güvenliğe ve ekonomiye sağladığı büyük katkıya da vurgu yaptı.

Yüzde 100 yerli sermaye ve Türk Mühendisliğiyle üretilen antivirüs yazılımı CHOMAR ile milli işletim sistemi Pardus’a geliştiren CHOMAR Antvirus, Türkiye’de yaklaşık 2 milyar dolarlık siber güvenlik pazarındaki yabancı marka tekelini kırmak istiyor. Üstündağ, kamu kurumlarının Pardus’a geçiş süreciyle beraber, bu işletim sisteminin, destekleyici ürünlere duyduğu ihtiyaçlardan birisinin de antivirüs uygulaması olduğunu belirterek, “Ürünler ve sistemler üzerinde çalışabilecek bir antivirüs uygulaması olmadan kullanıcının güvenliğinden bahsetmemiz mümkün değil. Üstelik bununla ilgili yerli bir ürünümüz de yoktu. Biz de bu açığı fark ettik ve Pardus uyumlu olan versiyonumuzu geliştirdik. Ürünün geliştirilmesi ile birlikte Turkey Expo Qatar etkinliğinde lansman yaptık. Türkiye’nin milli işletim sistemi Pardus, ülkenin ilk ve tek %100 yerli malı belgeli antivirüs ürünü ile buluşmuş oldu. Hem işletim sisteminin hem de kullanılacak güvenlik yazılımının yerli ve milli olması ülkemiz için önemli bir gelişme. Şu anda Pandus uyumlu başka bir antivürüs yazılımı bulunmuyor. Kamu kurumlarından Pardus’a ciddi bir geçiş olduğu anda, pazardaki tek firma olarak yaklaşık 300 milyon dolarlık antivürüs pazarından daha hızlı bir şekilde pay almaya devam edeceğiz. ” dedi.

Turkey Expo Qatar Fuarı’nda CHOMAR’ınlansmanı gerçekleşti

Katar’da düzenlenen Turkey Expo Qatar Fuarı’nda CHOMAR’ın Pardus lansmanını gerçekleştirdiklerini ifade eden Üstündağ, fuarın “Platinum Technology Sponsoru” olduk ve standımıza yoğun ziyaretler gerçekleştirildi. Aynı zamanda fuarda milli işletim sistemi Pardus destekli antivirüs yazılımının tanıtımını gerçekleştirdik” şeklinde bilgi verdi. Mersin Teknopark'ta 2010 yılından bu yana faaliyet gösterdiklerini aktaran Üstündağ, KOSGEB destekleri ve öz kaynak kullanımı ile ürünleri geliştirdiklerini, 2018 yılında KOSGEB Tekno Yatırım projesine başladıklarını ve 2019 yılında 5 milyonu KOSGEB destekli olmak üzere 35 milyon TL tutarında bir Ar-Ge yatırımı yapmayı planladıklarını aktardı. Üstündağ, akıllı televizyonlardan, mobil cihazlara kadar geniş bir yelpazede ürünlerinin olduğunu, bireysel veya kurumsal müşterilere çözüm sağladıklarını söyleyerek, herkesi yerli siber güvenlik ürünleri kullanmaya davet ettiğini belirtti.

Siber güvenlik açığı aslında temelde ulusal güvenliği tehdit ediyor

Temelde siber güvenliğin yabancı menşeili uygulamalar ile sağlandığını ve bununla ilgili globalde ortaya çıkan bir çok skandala tanık olunduğunu hatırlatan Üstündağ, siber güvenlik açığının temelde ulusal güvenliği etkileyen bir durum olduğunu vurguladı. Yabancı menşeili güvenlik yazılımı kullanan kamu kurumlarının bilgi güvenliği noktasında sorun yaşayabileceğini belirten Üstündağ, “Kullanılan işletim sistemi ve anti-vürüs uygulaması bilgisayarınızın aslında tamamen hakimi konumunda. İstediği bilgiyi alıp manipüle edebilir. Bunun kontrolünün tamamen yerel firma ve üreticilerde olması ulusal güvenliğe katkısı açısından yadsınamaz bir durum ortaya çıkarıyor. Sonuçta biz herhangi bir kurumun kontrolünde olan bir firma değiliz. Tamamen özel bir teşebbüsüz. İşletim sisteminin de devletin kurumu olan TUBİTAK'ta olması ülke menfaati dışında bir sürecin içerisinde olmayacağını gösteriyor. Kamunun ithal ürün tercih etmesi oldukça sakıncalı. Çünkü alım-bakım işlemlerinde azami maliyetli ürünler cari açığı artırıyor ve korunacak veriler ithal ürünler vasıtasıyla güvenlik zafiyetine takılarak 3. kişiler ve istihbaratçılara kapı açarak herhangi bir tehdit anında aksiyon alma sürelerini uzatıyor” dedi.

Yerli ürünlere ihalelerde engel çıkarılıyor

Yerli ürün kullanımı noktasında halen kamu kurumlarında yoğun bir direnç olduğunu belirten Üstündağ, "Sayın Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan'ın yerli milli ürün kullanımındaki hassasiyeti ve yayımlanmış olan genelgelere rağmen, bir kısım yöneticilerin halen tam tersi bir tutum ile ihalelerde yabancı ürün tercih etme yoluna gitmeleri, ülke menfaati açısından kabul edilemez, ayrıca ihalelerde yabancı ürünü işaret edilmek, lisans yenilemesi adı altında yabancı ürün tedarik edilmek ve 3-4 farklı ürünü tek bir şartnamede paket halinde ilana çıkarak ürün tedarik edilmek suretiyle yerli ürünler devre dışı bırakılmak için adeta yarış içerisinde hareket edilmektedir." dedi. İhalelere bakıldığında ise bu tip paket ihale ile ürün alımlarının 3-4 yabancı menşeili ürünün distribütörlüğünü yapan belli başlı firmalarda kaldığını belirten Üstündağ, alımlar noktasında sert tedbirlerin alınması gerektiğini, ulusal güvenliğimizi doğrudan etkileyen bu sürecin, birkaç yöneticinin inisiyatifine bırakılmayacak kadar önemli olduğunu, bu sorunların sadece kendi ürünlerimiz için değil firewall, veri depolama, loglama vb. yerli ürün geliştiren firmalar için de geçerli olduğunu, yerli üreticilerin yalnız bırakıldığını, yabancı menşeili ürün lobilerinin seslerinin daha gür çıktığını, Cumhurbaşkanlığı dijital dönüşüm ofisinin bu konuda inisiyatifi ele alması zamanının geldiğini, %15 fiyat avantajı sağlayan mevzuata rağmen, yerlisi dururken yabancı ürün tercih edilmesinin önüne geçecek gerekli mevzuat düzenlemelerinin de yapılmasını ülkenin menfaatine olacağını belirtti.

Hedefimiz global siber güvenlik pazarında yerimizi almak

Öncelikli hedeflerinin ülke içerisinde belirli bir potansiyel oluşturup, sonrasında global siber güvenlik pazarından da pay almak olduğunu vurgulayan Üstündağ, siber güvenlik pazarının Türkiye’de 2 milyar dolar, Körfez ülkelerinde 22 milyar dolar seviyelerde seyrettiğini aktardı. Şu anda pazardan pay almaya çalıştıklarını belirterek, bir yılda gerçekleştirdikleri yüzde 250 oranında büyümeyi göz önünde bulundurarak siber güvenlik pazarında kararlı adımlarla yer alacaklarına inandıklarını söyleyen Üstündağ, mevcutta Mersin Teknoloji Geliştirme Bölgesi, Recep Tayyip Erdoğan Üniversitesi, Antalya’da 18 kamu hastanesi, Çukurova Kalkınma Ajansı vb. benzer kurumlarla çalışıyoruz. Yeni dönemde Pardus’a geliştirdiğimiz ürünün pazar payımızdaki artışı hızlandıracağı kanaatindeyiz. OPSWAT Gold sertifikaya sahip olan 34 antivirüs yazılımından biri olan markamız CHOMAR ile kamunun siber güvenlik yapısını YERLİ ve MİLLİ teknolojiler ile yeniden kurmak istiyoruz.” İfadelerini kullandı.

Bu konularda ilginizi çekebilir