Yapay zekâ çalışacak değeri insan yaratacak

Yapay Zekâ ve İnsan Kaynakları Yönetiminin Yakın Geleceği üzerine araştırma yapan SEGM, risk altındaki meslekleri ve geleceğin mesleklerini raporladı. Sonuçlara göre şirketlerin yüzde 48,8’i yaşanacak dönüşüme hazır değil. Bu da gelecekte kalifiye elemana ihtiyaç duyulmasına neden olacak.

YAYINLAMA
GÜNCELLEME

Başak Nur GÖKÇAM

Gelişen teknoloji ile hayatımıza giren yapay zekâ, iş hayatının dokusunu değiştirecek bir dönüşüm sürecini de beraberinde getirdi. Birçok noktada insanı tamamlayıcı özelliği ile bilinen yapay zekâ, bir yandan iş süreçlerini iyileştirse de diğer yandan da insan faktörünün önemini azaltma riski ile bizleri karşı karşıya getirdi.

Yapay zekâ ve insan arasındaki bağlantıya yönelik yeni bakış açılarını anlamak amacıyla ‘Yapay Zekâ ve İnsan Kaynakları Yönetiminin Yakın Geleceği’ araştırmasını gerçekleştiren Sürdürülebilir Eğitim, Gelişim ve Mükemmellik Derneği (SEGM) Yönetim Kurulu Başkanı Çağlar Çabuk ve İleri Düzey İstatistik Analisti Özge Tarakçı Özkurt, Türkiye’nin önde gelen 41 şirketinin üst yönetimi veya insan kaynakları yöneticilerine ulaşarak 19 sorudan oluşan bir anket çalışması gerçekleştirdi.

Çalışmanın sonuçlarına ilişkin konuşan Çağlar Çabuk, “Bu çalışma istatiksel veriden çok buradaki algının, beklentinin veya hazır bulmuşluğun ne olduğunu anlamaya yönelikti. Ben bir insan kaynakları uzmanı olarak yapay zekânın getirdiklerinin yanında götürdüklerini de görmek ve iş dünyasının buna ne kadar hazırlıklı olduğunu gözlemlemek istedim” dedi.

“Rutin işleri üstlenecek”

 Araştırmanın sonuçlarına göre katılımcıların söylediği yanıtlar aslında yapay zekânın, rutin ve her gün yaptığımız işlerde daha önde olduğunu gösterdi. Çünkü bir işte ne kadar tekrara düşüyorsak, orada yapay zekâ birçok konuda öne geçiyor. Örneğin yapay zekâ ile ilk kaybolan meslekler arasında çevirmenlik geliyor. Geçmişte en prestijli işlerin başında çevirmenlik gelirken, bugün artık bu hizmete ücretsiz olarak da ulaşılabiliyor” diye konuştu.

Yapay zekânın endişe veren yanlarından birinin de dezenformasyon, manipülasyon gibi durumlar olduğunu belirten Çabuk, “Veri gizliliği, mahremiyet, etik yönetimi gibi konular da yapay zekâ ile gündeme geliyor. Bu durum, karşımızdaki ileri teknolojinin çok dikkatli kullanılması gerektiğini de gösteriyor. Çünkü özellikle gencecik insanların, çocukların, ev ödevlerini bununla yapıyor olmaları, düşünme eylemini ortadan kaldıracak bir neslin haberciliğini yapıyor gibi geliyor.

Bizim asıl ihtiyacımız düşünen, sorgulayan ve itaat etmeyen beyinler. Bu araçların hızından ve verilerinden faydalanmalıyız fakat bunu yaparken insani yeteneklerimizi de göz ardı etmeden davranmalıyız. Yapay zekânın ayak sesleri, bizi harekete geçirmeli. Bunun için de yapmamız gereken sürdürülebilir yönetim anlayışını benimsememiz gerekiyor” diye ekledi.

“Şirketlerin yüzde 48,8’inin hazırlığı yok”

 Araştırma raporuna göre şirketlerin dönüşüme ne kadar hazır olduklarının değerlendirmesini yapan Çağlar Çabuk, “Yapay zekâ dönüşümüne ilişkin şirketlerin yüzde 48,8’i buna yönelik bir hazırlığın olmadığını belirtirken, yüzde 14’ünün ise hazırlığı olduğunu ama bir planları olmadığı, yüzde 9,8’inin de planı olduğu ama uygulamaya geçmedikleri sonucuna vardık.

Ayrıca yüzde 14,6’sı ise stratejilerinin olduğu ve uygulama aşamasında olurken, yüzde 12,2’sinin ise hiçbir fikri olmadığını gördük. Burada net planı olmayan yüzde 14,6’nın bir an önce plan hazırlığı içerisine girmesi gerekiyor. Çünkü artık gördüklerimizden etkilenme sürecini aşmamız, inisiyatif alarak kendi sektörümüz için bir yol haritası çizmemiz gerekiyor” ifadelerinde bulundu.

“Denetim alanında meslek dalı geliştirilmeli”

Yapay zekânın, duygusal zekâ, empati, yaratıcılık ve sosyal becerileri taklit edebilmesinin çok güç göründüğünü belirten Çağlar Çabuk, “Bu nedenle de insanın kendine has olan bu farklılıklarının bilincinde olarak hareket etmesi, becerilerini geliştirmesi büyük öneme sahip. Ayrıca dönüşüm süreci için ihtiyacımız olan şeylerden biri de etik ve denetim alanında bir meslek dalı. Çünkü artık bilgi kirliliği içinde boğuluyoruz ve bunların acilen denetlenmesi gerekiyor” dedi.

“5 kişilik ekipte 3 kişinin işinin tehlikeye girme ihtimali var”

şi tehlikeye giren 3 kişinin yetenekleri doğrultusunda başka alanlarda konumlandırılması için de İnsan Kaynakları birimi tarafından bir planlama yapılması gerekiyor. Tabii tüm bunlara karşı kişilerin de kendilerini geliştirip, sürece adapte olmaları için çalışmalarını sürdürmeleri şart” dedi.