Hayal gücünüzü ateşleyin

Yılbaşı için Antalya’da mısınız? Bu sefer bambaşka bir mola ister misiniz? O zaman ilk durak Perge, ikincisi Müze...

YAYINLAMA
GÜNCELLEME

Bir araştırmaya göre, yeni yılı karşılamayı en çok istediğimiz şehirlerden biri Antalya... Bu “Hafta Sonu Molası” da madem 2016’nın son, 2017’nin ilk molası, hem şu an Antalya’da olanlara, hem de yakın zamanda gideceklere bir önerim olsun. Ama bu kez “tarih kokulu” bir öneri: Perge! Eğer şehir size bu kez başka bir yüzünü göstersin istiyorsanız, düşün peşime; Antik Çağ’ın “Şanzelizesi” ni de barındıran haşmetli bir Pamfilya şehrine gidiyoruz... Bin yıllar öncesine...Hellenistik dönemin en güzel kentlerinden biri olduğunu, tiyatrosuna ve stadyumuna bakarak bile anlayabileceğiniz, içine doğru ilerledikçe; yerden ısıtmalı hamamını, dev sütunlarla süslenmiş; dükkân dükkân bölünmüş upuzun caddesini ve taa sonundaki anıt çeşmesini görünce iliklerinize kadar hissedeceğiniz bu görkemli diyar, geçmişin taşıdığı esrar ve mimariyle sanatın bütünleştiği kent tasarımıyla size kesinlikle ilham verecek. Nasıl bir ilham mı bu? Daha güzel olanı aramak! Tarihi İÖ 5. bin sonlarına kadan inen Perge, İÖ 3. binden itibaren kesintisiz olarak yaşanan bir kent. Göç aldığı ve bir karma kültüre sahip olduğu biliniyor. Önce Lydia ve Pers krallıklarına, İÖ 334'te Büyük İskender'e teslim olan, sonrasında Hellenistik krallıklar arasında el değiştiren kentin bir şansı, Roma İmparatorluğu'nun barış döneminde geniş çaplı imara sahne olarak parlak yüzyıllar yaşaması. Zaten bugün gördüğümüz Perge de ağırlıklı olarak bu döneme ait.

Bence bir Antalya ziyaretinde; çoğu ayakta olan sütunların süslediği, sonunda yer alan çeşmeden birzamanlar akan suyun ortadaki kanaldan kenti serinlettiği upuzun caddesini Büyük İskender’in “ayakizlerine basarak” yürüyüp, bir an gözlerinizi kapatıp o dönemin seslerini; örneğin çevrenizdeki onlarca dükkânın satıcısının nidalarını duymaya çalışmakta yarar var. Ne yarar mı var? Hayalgücü her şeydir; işimiz, üretimimiz, özel hayatımız, sanatımız için her şey... Hayalgücümüzün ipini salalım biraz Perge’de...
Hadi. 2017'de çok gezelim. İyi seneler!

Heykelleri de kent kadar görkemli

Perge’yi gezdik, düşlerle, taze fikirlerle çıktık ören yerinden... Bitti mi, hayır! Asıl Perge, Antalya Müzesi’nde çünkü... Kent dönemin heykeltraşlığının da merkezlerinden biri. İlk kazıların 1946'da yapıldığı Perge'den, özellikle tiyatro ve anıt çeşmeden nefis heykeller çıkarılmış. İşte bu sebeple müze bugün en önemli Roma heykel koleksiyonlarından birine sahip. Eğer estetiğe, sanata, özellikle de heykele meraklıysanız müzede saatler çabucak akabilir. Ama vaktiniz kısıtlıysa görmeniz gereken birkaç önemli parça var: İlki üst bölümünün yurda dönmesi için yıllarca uğraşılan “Yorgun Herakles.” İkincisi müzenin de simgesi olan, üzerindeki tül adetâ uçuşacakmış gibi duran “Dansöz.” Sonra müthiş “Hermes” ve bugün bilinen bütün haldeki tek Hükümdar Caracalla heykeli. Tiyatro heykellerindeyse Midas'ın kulaklarının müsebbibi Marsyas'ınkini ben çok beğendim.

Bu konularda ilginizi çekebilir