Türkiye stratejik sektörlerde yeni oluşuma dahil oldu: 4 sektör Made in EU’da

Avrupa Komisyonu’nun açıkladığı Sanayi Hızlandırma Yasası Taslağı’nda, stratejik sektörlerdeki kamu alımlarında uygulanacak “Made in EU” kriterine Türk menşeli ürünler de dahil edildi. AB’nin Made in EU kriteri otomotiv, çelik, çimento, alüminyum ve net-sıfır teknolojilerini kapsayacak.

Türkiye stratejik sektörlerde yeni oluşuma dahil oldu: 4 sektör Made in EU’da

Nagihan KALSIN

Avrupa Komisyonu’nun bir süredir üzerinde ça­lıştığı Sanayi Hızlan­dırma Yasası Taslağı, 4 Mart’ta Avrupa Birliği (AB) Konseyi ve Avrupa Parlamentosu’nun ona­yına sunulmak üzere açıklandı. DÜNYA Gazetesi’nin edindi­ği bilgiye göre taslakta, AB üye­si ülkelerde otomotiv sektörü dahil stratejik sektörlerde ger­çekleştirilecek kamu alımların­da uygulanacak “Avrupa ürünü / Made in EU” şartına Türk men­şeli ürünlerin de ilke olarak da­hil edilmesini öngören bir ya­zım benimsendi. “Made in EU” kriterinin uygulanacağı strate­jik sektörler de belli oldu.

Buna göre düzenleme otomotiv başta olmak üzere çelik, çimento, alü­minyum ve net-sıfır teknolojile­ri kapsayacak. İlerleyen aşama­larda kapsama yeni sektörlerin de dahil edilmesinin gündeme gelebileceği belirtiliyor. AB ima­lat sanayinin korunmasını te­min etmek amacıyla hazırla­nan taslak, stratejik sektörlerde gerçekleştirilecek kamu alım­larında getirilen “Avrupa ürünü / Made in EU” kriterine ilişkin düzenlemeler içeriyor.

Türkiye için kritik başlık

Avrupa Birliği, söz konusu mevzuat ile AB menşeli ve dü­şük karbonlu üretimin birlikte teşvik edilmesini, böylece hem iklim hedeflerine katkı sağlan­masını hem de Avrupa imalat sanayinin küresel rekabet gücü­nün korunmasını amaçlıyor.

Gümrük Birliği ve adaylık sta­tüsü sayesinde AB pazarına ile­ri düzeyde entegre olan Türkiye açısından, stratejik sektörler­deki ürünlerin “Avrupa ürünü / Made in EU” kavramına da­hil edilmesi önemli bir başlık olarak görülüyordu. Son üç ay­dır AB gündeminin en önem­li başlıklarından biri haline ge­len Sanayi Hızlandırma Yasası taslağının hazırlanma sürecin­de, Ticaret Bakanlığı ve Dışiş­leri Bakanlığı ilgili kurumlarla eşgüdüm içinde AB kurumları ve üye ülkelerdeki muhatapla­rı nezdinde her seviyede yoğun diplomatik girişimler yürüttü.

Dışişleri Bakanlığı tarafından yapılan değerlendirmede, yürü­tülen diplomatik temasların ar­dından Avrupa Komisyonu tara­fından açıklanan taslakta, Tür­kiye menşeli ürünlerin de ilke olarak “Avrupa ürünü / Made in EU” kavramına dahil edilmiş ol­duğunun görülmesinin memnu­niyet verici olduğu ifade edildi. Türk ürünlerinin “Made in EU” kapsamına alınması için yoğun mesai harcayan Ticaret Bakanı Ömer Bolat da Türkiye’nin, baş­ta otomotiv sektörü olmak üze­re birçok kritik ürün grubunda Avrupa değer zincirlerinin ay­rılmaz ve güvenilir parçası oldu­ğunun altını çizdi. Bolat, “Bu ge­lişmenin, Türkiye ile AB arasın­daki sektörel entegrasyonu daha da derinleştirmesi, değer zincir­lerimizin yeşil ve dijital dönü­şümünü hızlandırması beklen­mektedir” diye konuştu.

Hindistan rekabetine karşı denge unsuru

AB’nin Hindistan ile yürüttüğü Serbest Ticaret Anlaşması müzakereleri, Türkiye açısından son dönemde en önemli risk başlıklarından biri olarak değerlendiriliyordu. Gümrük Birliği nedeniyle AB’nin ticaret politikasına uyum sağlayan ancak üçüncü ülkelerle yapılan serbest ticaret anlaşmalarına otomatik olarak dahil olamayan Türkiye için, Hindistan’ın AB pazarına avantajlı erişim elde etmesi Türk sanayisi açısından rekabet baskısı oluşturabilecek bir gelişme olarak görülüyordu. Bu çerçevede, stratejik sektörlerde uygulanacak “Made in EU” kriterine Türkiye menşeli ürünlerin de ilke olarak dahil edilmesi, Türk üreticilerinin AB’nin sanayi ve tedarik zinciri içinde konumunu koruyabilecek bir adım olarak değerlendiriliyor.

Kaynak: DÜNYA - İSTANBUL