13 °C

Türkiye’nin petrolü turizm

Kültür ve Turizm Bakanı Kurtulmuş, turizmi ekonomik kalkınmanın motor gücü ve istihdamı geliştiren önemli sektör olarak niteledi. Denizbank Genel Müdürü Hakan Ateş de turizmin stratejik sektör ilan edilmesini önerdi.

Türkiye’nin petrolü turizm

SERHAT ALİGİL-BEGÜM AKSOY

Akdeniz Turistik Otelciler ve İşletmeciler Birliği (AKTOB), bu yıl yedincisini düzenlediği “Uluslararası Resort Turizm Kongresi”ni dün Antalya’da gerçekleştirdi. Kongrenin açılışında bir konuşma yapan Kültür ve Turizm Bakanı Numan Kurtulmuş, yaşanan iç ve dış zorluklara rağmen Türkiye’nin 2016 yılının zorluklarını, turizmde de geride bıraktığını, yılın ilk 10 ayındaki performansıyla da dip noktadan yükselişe geçtiğini söyledi. Kurtulmuş, “10 ayda 29,1 milyon turist Türkiye’ye geldi. Geçen yılın 10 ayıyla kıyaslandığımızda yüzde 28’lik bir gelişmeyle karşı karşıya kaldık. Bu önemli bir başarı. Gelirler de 20,2 milyar dolara ulaştık 9 ayda. Tahminimiz yıl sonunda 31,4 milyon turist sayısına, 26 milyar dolar gelire ulaşmak” dedi.

"Yeni pazarlara dikkat"

Turizmin ekonomik kalkınmanın motor gücü ve istihdamı geliştiren önemli sektörlerden olduğuna işaret eden Kurtulmuş şöyle devam etti: “Sektörün dünya ekonomisi ölçeğindeki ekonomik gelişmeye katkısı yüzde 4 civarında. Bu büyük pastadan, ekonomik büyüklükten yeterince pay almamız gerekiyor. Türkiye tabiatın dört mevsimine imkan sağlayan doğası, on bin yıllık belki daha geriye giden tarihi geçmişi, büyük medeniyetleri bir arada tutan gücü dolasıyla önemli bir ülke. Hedefimiz 664 dolar olan kişi başına turizm harcamasının ortalama bin dolar seviyesine çıkartılmasıdır. Bunun için 2023 yılını hedef olarak karşımıza koyuyoruz.”

Türk turizminde deniz, kum ve güneşin yanı sıra dağ, kış, spor, yaşlı, sağlık, kongre ve gastronomi turizmini kullanmak zorunda olduklarını, Anadolu’nun “basit yaşam” turizmi arayanlara da hitap edebileceğini belirten Kurtulmuş, komşu ülkelerle ortak paketler oluşturulması gerektiğini söyledi. Pazar çeşitliliğin de artırmaları gerektiğini aktaran Kurtulmuş şu çağrıyı yaptı: “Çin, Hindistan, Endonezya, Malezya, Japonya ve Güney Kore yeni kapılar olarak hedefimiz olmalı, bu kapıları tıklatmalıyız.”

"KGF’deki payı artırılmalı"

Kongrede bir sunum yapan Denizbank Genel Müdürü Hakan Ateş de ekonomiyle ilgili temel büyüklüklere dikkat çekerek Türkiye’nin çok dayanıklı bir ülke olduğunu ifade etti. Son yıllarda yurtiçi ve yurtdışında yaşanan olayları ve zorlukları hatırlatan Ateş, bunların reform odaklı sürdürülebilir politikalarla, bağımsız Merkez Bankası ve para politikasıyla, bankacılığın yeniden yapılandırılması gibi çalışmalarla aşıldığını söyledi. Bu çerçevede turizmin Türkiye için önemine dikkat çeken ve “Turizm Türkiye’nin petrolüdür” diyen Ateş, özetle şu noktalara dikkat çekti:

Tarım ve gemicilik sektörüyle birlikte turizmin stratejik sektör ilan edilmesini öneriyoruz. Türkiye, 2015 yılında turist sayısında dünyada 6. sırada konumlandı ancak 2016 yılında ilk 10’a giremedi. 2017 yılında turist sayısında tekrar ilk 10’a girmesi bekleniyor. Pazarın çeşitlenmesi önemli. Önümüzdeki dönemde Çin, Hindistan ve Endonezya’nın öne çıkması bekleniyor. Geleneksel pazarlarımızın yanında bu ülkelere önem vermeliyiz. Sadece turizme yönelik 3+7 yıla kadar vadeli, yüzde 100 KGF kefaleti ile 50 milyar liralık ilave KGF limiti oluşturulmalı. Çünkü mevcut KGF kredilerinden sadece yüzde 3 pay aldılar. Bankaların sektörü kredilendirmesi açısından, ilave 49 yıllık tahsis süresiyle ilgili TBMM’de kabul edilen düzenleme çok önemli Çünkü birçok yatırımda bunun sonuna gelinmişti. 1 Ocak devreye girecek UFRS’nin yeni mevzuat nedeniyle karşılıklar konusunda turizm sektörüne yönelik kolaylaştırıcı düzenlemeler yapılması da iyi olur.” Denizbank’ın turizme verdiği önemi de anlatan Ateş, “Ülkemizde turizm sektörüne kullandırılan 20 milyar dolar kredinin 3 milyar dolarını biz sağladık. Pazar payımız yüzde 17. KGF tarafında da turizm sektöründe yer alan 9300 firmaya 5.9 milyar lira kefaletli kredi sağladık. Bu toplam KGF kefaletlerinin yüzde 3’ü”dedi.

Ateş: Denizbank’ın hiçbir işlemi yoktur

Denizbank Genel Müdürü Hakan Ateş altın taciri Reza Zarrab’ın bu ülkede görülen davanın duruşmasında Denizbank’ın da adını zikretmesiyle ilgili açıklamalar yaptı. Denizbank’ın 2004 ile 2013 yılı Şubat ayı arasında, Türkiye’de altın takası ile ilgili Hazine tarafından görevlendirilen tek banka olduğunu hatırlatan Ateş, şöyle devam etti: “2013’e kadar takas bankası Denizbank oldu. Bu tarihten sonra da Kuveyt Türk’e geçti. Takas bankaları altın işi yapan, altın borsalarına kayıtlı şirketlerin işlemini açmakla mükelleftir. Bankalar ve kişiler de bu takas banka Hazine’nin belirlediği kriterler ve belgelere göre üye olurlar. Bu çerçevede altın hareketleri takas bankasından geçer. Ama bu demek değildir ki biz altını Dubai veya şemada görülen başka bir banka ile ilgili olarak yurtdışı edildiği ifade edilen, sonra altının gitmediği bunlar belgelerle tevsik edilir. Zaten bu belgeleri de BDDK her bankadan istedi ve inceledi. Bu kapsamda bir tane yurtdışına döviz işlemimiz yoktur.”

ABD’nin çeşitli ülkelere yönelik ekonomik yaptırımlarının OFAC adlı bir kurum tarafından denetlediğine de dikkat çeken Ateş, “OFAC ile yakın mesaimiz var... Burada ne bilerek isteyerek, ne bilmeden istemeden Denizbank’ın hiçbir işleme konu bir işlemimiz yok. Dubai’ye olan gönderimlerle ilgili” dedi. Bankadan yapılan yazılı açıklamada da, şu vurgu yapıldı: “Bankamızca kamu görevi sorumluluğuyla bu işlemlere aracılık edilmiş olup, Rıza Sarraf’ın sahibi olduğunu belirttiği Royal Denizcilik firmasının Bankamızla hiçbir zaman çalışması olmamıştır.”

Destekler devam etmeli

Kongrenin ev sahipliğini yapan AKTOB Başkanı Dr. Erkan Yağcı, turizmle ilgili 2018 yılı ve ötesi için sinyallerin olumlu olduğunu belirterek yüksek büyüme potansiyeline dikkat çekti. Türkiye’nin turizm için örnek var olduğunu anlatan ve bu gücü kaybetmemek gerektiğini ifade eden Yağcı, şöyle devam etti: Ürün ve hizmet avantajlarımızı geliştirmeliyiz. İstihdam şartlarını da güçlendirmeliyiz. Tur operatörleri de yaşanan zorluklar nedeniyle işletme maliyetlerimizin arttığını dikkate almalı. Kazan-kazan uygulamalıyız. Turizme yönelik teşvik ve destekler de devam etmeli.

Antalya Valisi Münir Karaloğlu da, turizmle ilgili zorlukları şehir ve bölge olarak birlikte aştıklarını belirterek “2018 ve 2019 en iyi sezonlarımız olacak. Yeni trendler oluşturmalıyız” derken, Büyükşehir Belediye Başkanı Menderes Türel, 2016’nın karamsarlığını geride bıraktıklarını vurguladı. “Bunu barışçı ve dostane kültürle sağladık” diyen Türel şöyle devam etti: “Rusya’yı yeniden tümüyle kazandık. Avrupa’da olumlu gelişmeler var. Geliştireceğimiz turizm dalları var. Her bölgemiz farklı bir yönüyle öne çıkmalı. Destinasyon sayımız artmalı. Turizmimizi 12 aya yaymalıyız. Örneğin bu nedenle piyano festivalimizin süresini uzattık. 2018 yılı koşma zamanı olacak.”

"Türkiye’ye yatırım zamanı"

Türkiye’de tesis yatırımları olan, tur operatörlüğü de yapan FTI Group CEO’su Dietmar Gunz ise, “Zaman Türkiye’ye yatırım yapma zamanı” diyerek şu konuları vurguladı: “Hükümet desteği eşine az rastlanır bir destek. Profesyonel çalışmalar var. Bu riskleri daha iyi yönetmemizi sağlıyor. Bankacılık hizmetiyle ilgili seçenekler çok. Tur operatörleri pişman olmaz. Ancak bundan sonrası için yetkililerden bir önemli isteğimiz ise KDV ile ilgili yeni bir düzenleme yapılması.”

Yorumlar

Yorum yapabilmek için lütfen giriş yapınız. Daha önce üye olmadıysanız lütfen üye olunuz.
Giriş Yap Üye Ol!

Güncel gelişmelerden anında haberdar olun!
dunya.com'a girmeden de haberleri takip edebilirsiniz.