TÜRMOB’dan deprem bölgesi için geçici vergi çağrısı: Süre marta uzatılsın
TÜRMOB Genel Başkanı İrfan Hüseyin Yıldız, deprem bölgesinde fiziki ve teknik eksikliklerin sürdüğünü belirterek, 2025 yılı 4. dönem geçici vergi beyannamesine ilişkin açık bir idari düzenleme yapılmasını talep etti. Yıldız, “Tamamen kaldıramıyorsak da süreyi mart ayına kadar uzatalım” çağrısında bulundu.
Nagihan KALSIN
Türkiye Serbest Muhasebeci Mali Müşavirler ve Yeminli Mali Müşavirler Odaları Birliği (TÜRMOB) Genel Başkanı İrfan Hüseyin Yıldız, yeni yönetim dönemindeki ilk buluşmada ekonomi gündemi ve mesleğin dönüşüm başlıklarını değerlendirirken, deprem bölgesine ilişkin “geçici vergi” uyarısını öne çıkardı.
Yıldız, 2023-2024-2025 döneminde mücbir sebep kapsamında beyanname veremeyen küçük esnafın aynı anda birikmiş yükle karşı karşıya kaldığını, buna ek olarak 2025’in 4. dönem geçici vergi uygulamasındaki belirsizliğin yeni mağduriyet riskini artırdığını dile getirdi. Yıldız, deprem bölgesinde mücbir sebep hali kapsamındaki mükellefler için 2025 yılı 4. dönem geçici vergi beyannamesine yönelik belirsizliklerin giderilmesi gerektiğini belirterek, Gelir İdaresi Başkanlığı’na süre uzatımı ve idari düzenleme talebinde bulunduklarını açıkladı. Yıldız, bölgedeki fiziki koşulların ve altyapı eksikliklerinin iş süreçlerini aksattığını vurguladı.
“Yeni mağduriyetler doğabilir”
Yıldız, deprem bölgesinde ofislerin yıkıldığını, kamu hizmetlerinin prefabrik yapılarda ve sınırlı imkânlarla sürdürüldüğünü söyledi. Elektrik, internet ve ulaşım sorunlarının devam ettiğine işaret eden Yıldız, “Deprem bölgesinde fiziki eksiklikler var. Bu nedenle 2025 yılı 4. dönem geçici vergi beyannamesine ilişkin düzenleme yapılmalı. ‘Zaman tanıyın, yetiştiremiyorlar, sıkıntıları var’ diye resmi talepte bulunduk. Tamamen kaldıramıyorsak da süreyi mart ayına kadar uzatalım dedik” ifadelerini kullandı.
6 Şubat depremlerinin üçüncü yılı dolayısıyla yaptığı yazılı açıklamada da mücbir sebep hali kapsamındaki mükellefler açısından açık ve tereddüde yer bırakmayan bir idari düzenlemenin ivedilikle yapılması gerektiğini anlatan Yıldız, aksi halde yeni mağduriyetlerin doğabileceğine dikkat çekti. Yıldız ayrıca, 30 Kasım 2025’te mücbir sebep kapsamından çıkarılan işletmeler için 2022, 2023 ve 2024 yıllarına ait defter kapanış noter tasdik sürelerinin 31 Ocak 2026’da sona erdiğini hatırlatarak, bu sürenin cezai yaptırım doğurmaksızın haziran ayı sonuna kadar uzatılması gerektiğini belirtti.
"Katma değerli üretimin artışı ekonomiyi güçlendirir"
Yıldız, Türkiye ekonomisine yönelik de değerlendirmelerde bulundu. Dezenflasyon sürecinin sürdüğünü ifade eden Yıldız, kalıcı fiyat istikrarı için para politikası ile maliye politikası arasındaki uyumun korunmasının, kamuda sahici tasarrufların hayata geçirilmesinin ve öngörülebilirliğin artırılmasının kritik önem taşıdığını söyledi. Büyümenin niteliğine dikkat çeken Yıldız, katma değerli üretimin artırılmasının ekonomik dayanıklılığı güçlendireceğini kaydetti.
Vergi politikalarının da bu çerçevede şekillenmesi gerektiğini dile getiren Yıldız, kayıt dışılıkla mücadelede dijitalleşmenin önemli katkı sağladığını ancak kalıcı çözüm için vergi sisteminin sadeleştirilmesi gerektiğini vurguladı. “Kayıtlı olmayı teşvik eden mekanizmalar güçlendirilmeli, işgücü maliyetleri dengelenmeli ve toplumsal vergi uyumu artırılmalı” diyen Yıldız, vergi sisteminin sadeleştirilmesi yönündeki taleplerini Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz’a ilettiklerini ve vergi konseyi oluşturulması önerisinde bulunduklarını da aktardı.
Yıldız, sundukları önerinin içeriğine dair, “Vergi sağlam bir finansman kaynağı ancak “vergi artırımı” denince ilk akla gelen oran yükseltmek. Asıl doğru yaklaşım kayıt içine girişi teşvik edip vergiyi tabana yaymak” dedi. Yıldız, vergi sistemindeki karmaşıklığı somut bir örnekle anlattı: “Basit bir şirket hangi vergi oranında vergi ödeyecek diye sorsanız; ihracatçıysa, imalatçıysa, teşvik belgeleri varsa… oranını söyleyemezsiniz, bir saat çalışmanız lazım.”
Elle veri girişi bitiyor
Dijitalleşme ve yapay zekânın muhasebe süreçlerini hızla dönüştürdüğünü belirten Yıldız, e-fatura entegrasyonları, otomatik banka kayıtları, sensör/veri akışı gibi uygulamalarla “elle defter tutma” döneminin kapanmaya başladığını söyledi. Bu dönüşümün 70 bine yakın ofis pratiğini etkileyebileceğini ifade eden Yıldız, TÜRMOB’un meslek mensuplarını denetim, analiz, danışmanlık, sürdürülebilirlik raporlaması, adli muhasebe gibi alanlara hazırlamak için yoğun eğitim programları yürüttüğünü kaydetti.