Üretim, ihracat ve ticaretin güçlü merkezleri büyümeyi destekliyor

Türkiye ekonomisinin üretim ve ihracat odaklı büyüme vizyonunu temsil eden unsurlar arasında yer alan serbest bölgeler, 2026 yılının ilk yarısında 14,34 milyar dolar toplam ticaret hacmi gerçekleştirdi. Önceki yılın aynı dönemi ile kıyaslandığında serbest bölgelerin ticaret hacmi yüzde 3,76 artış gösterdi. Bu sonuç, serbest bölgelerin uluslararası ticaret ağlarındaki etkinliğini yeniden gösterdi.

Dünya'yı haber kaynağınız olarak eklemek için tıklayın!
Üretim, ihracat ve ticaretin güçlü merkezleri büyümeyi destekliyor

Serbest Bölgeler Kurucu ve İşleticileri Derneği Başkanı Yusuf KILINÇ

Küresel ekonomide be­lirsizliklerin ve ticaret­te dalgalanmaların sür­düğü bir dönemde serbest böl­gelerimizin ortaya koyduğu performans, Türkiye ekonomisi­nin üretim ve ihracat odaklı bü­yüme vizyonunun somut bir gös­tergesi oldu.

Serbest bölgelerimiz, 2026 yılının ilk altı ayında üretim, ihracat, yatırım ve istihdama sağ­ladığı katkılarla ülke ekonomisi­nin büyüme hedeflerine güçlü des­tek vermeye devam etti. 2026 yılı ocak-haziran döneminde serbest bölgelerimizde gerçekleşen top­lam ticaret hacmi, geçen yılın ay­nı dönemine göre yüzde 3,76 ar­tış göstererek 14,34 milyar dolara ulaştı. Bu sonuç, serbest bölgele­rimizin uluslararası ticaret ağla­rındaki etkinliğini ve küresel değer zincirleri içerisindeki güçlü konu­munu bir kez daha ortaya koydu.

Üretim, ihracat ve ticaretin güçlü merkezleri büyümeyi destekliyor - Resim : 1

Serbest bölgeler, stratejik üretim üsleri konumunu koruyor

Özellikle ihracat performansın­daki artış dikkat çekici. Serbest bölgelerimizden yurt dışına ger­çekleştirilen ticaret, geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 6,19 ar­tışla 6,56 milyar dolara yükseldi. Bu güçlü artış, yüksek katma de­ğerli üretimin ve ihracat odaklı fa­aliyetlerin serbest bölgelerimizde hız kesmeden devam ettiğini gös­teriyor. Elde edilen bu başarı, ca­ri dengeye sağlanan katkının yanı sıra ülkemizin küresel pazarlarda­ki rekabet gücünü de pekiştiriyor.

Aynı dönemde Türkiye’nin toplam mal ihracatındaki artış oranının yüzde 3,6 seviyesinde gerçekleşti­ği dikkate alındığında, serbest böl­gelerdeki ihracat artış hızı Türki­ye ortalamasının yaklaşık 1,7 katı düzeyinde gerçekleşti. Bu sonuç, serbest bölgelerimizin yalnızca bi­rer ticaret merkezi değil; üretim, katma değer, teknoloji ve ihracat odaklı bir kalkınma modeliyle fa­aliyet gösteren stratejik üretim üs­leri olduğunu bir kez daha ortaya koydu. Serbest bölgelerde uygu­lanan ihracat odaklı yatırım poli­tikaları, üretim altyapısının güç­lendirilmesi, yüksek katma değerli sektörlerin desteklenmesi ve kü­resel tedarik zincirlerine enteg­rasyonu önceleyen yaklaşımın so­mut sonuçları alınıyor.

2025 yılında serbest bölgelerde ihracatın ithalatı karşılama ora­nı yüzde 142 seviyesinde gerçek­leşirken, 2026 yılında ilk altı ay­lık döneminde ise bu oran yüzde 160 gibi anlamlı bir yükseliş gös­terdi. Bu sonuç, serbest bölgele­rimizin yalnızca ticaret hacmini büyüten değil, aynı zamanda ülke­mize net döviz kazandıran üretim ve ihracat merkezleri olma niteli­ğini daha da güçlendirdiğini orta­ya koydu. İhracatın ithalatı karşı­lama oranındaki yükseliş, serbest bölgelerde üretilen katma değerin arttığını, ithal girdilerin daha yük­sek katma değerli ürünlere dönüş­türülerek uluslararası pazarlara sunulduğunu gösteriyor.

Serbest bölgelerin ihracat kabiliyetinden yararlanılıyor

Serbest bölgelerimizde 2025 yı­lında gerçekleşen ihracatta yük­sek teknolojili ürünlerin payı yüz­de 6,2’ye ulaştı. Türkiye’nin toplam ihracatında bu ürünlerin payının yüzde 3,8 olduğu düşünüldüğün­de; serbest bölgelerde yüksek tek­noloji ürünlerinin ihracattaki payı­nın Türkiye ortalamasından oran­sal ifadeyle yaklaşık yüzde 63 daha fazlasına denk geldiği görülüyor. Bu bölgelerin ileri teknoloji üretimi, Ar-Ge odaklı yatırımlar ve katma değerli ihracat bakımından ülkemi­zin stratejik üretim merkezleri ha­line geldiğini açıkça ortaya koyuyor.

Serbest bölgelerimiz, uluslara­rası pazarlara erişimde firmaları­mıza önemli rekabet avantajı sağ­lamaya devam ediyor. Elde edilen bu performans; yüksek teknolo­jili üretimi, ihracat kapasitesini ve uluslararası yatırım çekme po­tansiyelini güçlendiren serbest bölge modelimizin doğru yönde ilerlediğinin önemli bir gösterge­sidir. Önümüzdeki dönemde de katma değerli üretim, ihracat ve nitelikli yatırımları merkeze alan politikalarımızı kararlılıkla sür­dürecek; serbest bölgelerimizin ülkemizin ihracat hedeflerine, ca­ri dengenin güçlendirilmesine ve Türkiye Yüzyılı vizyonuna sağla­dığı katkıyı daha da artıracağız.

Diğer taraftan, Türkiye’den serbest bölgelere gerçekleştiri­len ticaretin yüzde 9,40 artarak 1,77 milyar dolara ulaşması, böl­gelerimizdeki üretim faaliyetle­rinin canlılığını ve yurt içi teda­rik zincirleriyle kurulan güçlü entegrasyonu ortaya koyuyor. Ül­kemizdeki KOBİ’lerden serbest bölgelere yönelik ticarette kay­dedilen artış, üretim kapasitesi­nin genişlediğini, sanayicimizin serbest bölgelerin ihracat kabili­yetinden yararlandığını ve ülke­mizde üretilen girdilere olan ta­lebin arttığını gösteriyor.

Nitelikli yatırımların öncü merkezleri olarak gelişmeyi sürdürüyor

Yurt dışından serbest bölgelere yapılan ticaretin de yüzde 0,84 artışla 4,08 milyar dolara yükselmesi, serbest bölgelerimizin uluslararası yatırımcılar ve küresel tedarik zincirleri açısından cazibesini koruduğunu teyit ediyor. Bölgeden Türkiye’ye yönelik ticarette sınırlı düzeyde gerçekleşen gerileme ise serbest bölgelerde üretilen ürünlerin daha yüksek oranda uluslararası pazarlara yönlendirilmesi ve ihracat performansındaki güçlü artışla birlikte değerlendirildiğinde, dış pazarlara yönelik üretim kapasitesinin güçlendiğine işaret ediyor.

Serbest bölgeler, ülkemiz ekonomisinde üretimin, ihracatın, teknolojik dönüşümün ve nitelikli yatırımların öncü merkezleri olarak gelişmeye devam ediyor. Katma değerli üretimi artıran, ihracatı destekleyen, istihdam oluşturan ve uluslararası yatırımcılar için cazibesini sürdüren serbest bölgelerimizin rekabet gücünü daha da artıracak politika ve uygulamaların hayata geçirilmesi yönünde Ticaret Bakanlığı ve SEBKİDER olarak iş birliği içinde çalışmalarımıza devam etmekteyiz.

Kaynak: DÜNYA - İSTANBUL