Zeytin, rekor rekolte yılında tarihi sınava hazırlanıyor

Türkiye’nin bu yıl 3,8 milyon tonluk zeytin üretimiyle tarihi rekolte rekorunu kırması bekleniyor. Ancak maliyetlerdeki artış nedeniyle fiyatta rakiplerinin gerisinde kalan sektör, ihracat kaybı ve devreden 200 bin tonluk stok ile tarihi sınava hazırlanıyor.

Dünya'yı haber kaynağınız olarak eklemek için tıklayın!
Zeytin, rekor rekolte yılında tarihi sınava hazırlanıyor

Mehmet Hanifi GÜLEL

 Her geçen yıl artan ağaç sayımızın yanında, bu yıl ‘var yılı’ olma­sı nedeniyle zeytin üretimin­de Cumhuriyet tarihinin en yüksek rekoltesi bekleniyor. TÜİK’in bitkisel üretim tah­minlerine göre bu yıl yüzde 55,7 artışla 3,8 milyon ton re­kolte öngörülüyor.

Son yıllar­da yüksek maliyet kıskacında olan sektörde bolluğu da yö­netmek oldukça zorlaşıyor. İh­racat pazarında yüksek fiyat­tan dolayı rekabet gücünü kay­beden sektör, yüksek rekolte ile tarihin en zor sınavına çı­kıyor. Şu anda iç piyasada nor­mal sızma zeytinyağının litre fiyatı yaklaşık 250 TL’ye kadar işlem görüyor. Bundan 3 haf­ta öncesinde ise 230 TL ile 235 TL bandında bulunuyordu.

İs­panya’da şu anda litre fiyatı 3,6 euro seviyesinde. Türkiye’nin zeytinyağını ihraç edebilme­si için 3,1 euro gibi bir seviye­de olması gerekiyor. Bu da 170 TL’ye tekabül ediyor. Şu anki mevcut fiyat olan 250 TL’den alınıp 170 TL’ye satılması söz konusu olamayacağı için de pi­yasa durmuş vaziyette.

200 bin ton devir stoku oluşması bekleniyor

Bu yıl devredecek zeytinya­ğı stokunun yaklaşık 200 bin ton olacağından bahsediliyor ve bunun da yeni sezonda bü­yük sorun oluşturacağı belir­tiliyor. Diğer yandan sektörde iki yıldır dökme ihracat yasağı uygulanıyor ve sadece amba­lajlı markalı yağ ihracatı teşvik ediliyor. Ancak, Avrupa’nın uy­guladığı yüksek vergi nedeniy­le Türk markalı yağlar ne kadar kaliteli olursa olsun AB pazar­larında rekabetçi olamıyor.

Bu yıl özellikle kış aylarının yağışlı geçmesi ve çiçeklenme döneminde uygun hava koşul­ları nedeniyle son yılların en yüksek rekolte beklentisi ile karşı karşıya olduklarını kay­deden Edremit Ticaret Odası Başkanı Ahmet Çetin, zeytin üreticisi hasat ve sıkım işçiliği maliyetleri ile oluşacak zeytin ve zeytinyağı piyasa fiyatları­nı beklediğini söyledi.

Yüksek işçilik ve sıkım maliyetlerinin yüksekliğinden dolayı iç piya­sadaki yüksek toptan fiyatla­rın üreticiyi zor durumda bı­raktığını dile getiren Çetin, “Uluslararası piyasalarda özel­likle İspanya ve İtalya’daki dü­şük zeytinyağı fiyatları ihraca­tı anlamlı kılmıyor. Üreticiler mümkün olduğunca makineli hasada yönelmeli, yüksek kali­tede zeytinyağı üretimi için uğ­raş vermeli. Ayrıca markalaş­ma, kooperatifleşme ve ürün geliştirme seçenekleri üzerin­de de durmalı” dedi.

Avrupa’da verilen prim kadar destek talep ediliyor

Yüksek toplama maliyetleri nedeniyle son birkaç yıldır zey­tin bahçelerinde yere düşmüş zeytinlerin toplanmadığını ifa­de eden Çetin, “dip zeytin” de­nilen toprağa düşmüş zeytinle­rin, yüksek asit ve düşük fiyatlı yağ elde edilmesinden dolayı maliyeti kurtarmadığı için top­lanmadığını belirtti.

Bu yıl tüm yörelerde ağaçlarda bir kısım zeytinin üzerinde kalma ihti­malinin oluştuğuna dikkat çe­ken Çetin, “Zeytinin dalda kal­maması için devletimiz zeytin­yağında üretime litre başına ‘prim’ uygulamasını başlatma­lı. Bu prim miktarı şu anda AB ülkelerinde uygulanan 1,3 euro kadar olmalı” diye konuştu.

“Uzak pazarlara 1 € destek verilsin”

Yüksek rekoltenin doğru yönetilmesi halinde sektör için önemli bir fırsata dönüşebileceğini kaydeden Ayvalık Ticaret Odası Genç Girişimciler Kurulu Başkanı ve Köklü Zeytincilik Yönetim Kurulu Başkanı Mustafa Kürlek, fiyatın maliyetlerin altına kalması halinde küçük ölçekli üreticiler için hasat yapmanın ekonomik olmayabileceğini söyledi.

Bu riskin özellikle işçilik maliyetlerinin yüksek olduğu eğimli arazilerde görülebileceğine dikkat çeken Kürlek, doğru makineler ile hasat edilerek maliyetlerin bir miktar aşağıya çekilebileceğine ifade etti.

Zeytinyağı destekleme priminin uzun yıllardır kiloda 80 kuruş olarak ödendiğini hatırlatan Kürlek, “Bu desteklemenin yıllar içindeki enflasyon gözetilerek revize edilmesi hem çiftçimizin ağaçlarına yapacağı bakıma katkı sağlayacak hem de maliyetlerini bir miktar olsun düşürmüş olacak. Ayrıca özellikle uzak pazarlarda rekabet edebilmek için kilogram başına en az 1 euro seviyesinde ihracat desteğinin sektörün rekabet gücüne katkı sağlayacaktır” diye konuştu.

"Ürün dalda kalmaz kalitede düşüş olur”

İklim şartlarının uygun gitmesiyle rekoltenin yüksek görüldüğünü, ancak kesin tahminlerin eylül ayında netleşeceğini kaydeden Ayvalık Ticaret Odası Yönetim Kurulu Başkanı Ali Uçar, zeytinyağı üreten bölgelerde ürünün dalda kalmayacağını, fakat hasat zamanında gerekli itinanın maliyetler dolayısıyla gösterilmeyeceğini ve kaliteli yağ üretiminin az olacağını vurguladı.

Bu yüzden çiftçinin ihtiyaç duyduğu tane ve kilogram başı destek miktarlarının artırılması gerektiğini belirten Uçar, “Farklı pazarlara ihracat için öncelikli olarak zeytinyağındaki AB kotasının müzakere edilerek Tunus’un kotasına çıkarılması. Üretici ve ihracatçı için esnek destekleme sisteminin oluşturulmasını ve desteğin iç ve dış piyasalardaki gelişmelere göre değerlendirilip güncellenmesi gerekiyor.

Geçen yıldan devreden yaklaşık 200 bin ton zeytinyağının piyasayı olumsuz etkilemesi bekleniyor. Bunun için ihracatta fuar ve tanıtım destekleri arttırılmalı ve kolaylaştırılmalı. Öte yandan, Türkiye’nin zeytin ihracatı son 3 yıldır geriliyor. 1 Kasım 2025 ile 30 Haziran 2026 döneminde zeytinyağı ihracatı %62 düşüşle 14 bin 850 tona geriledi ve karşılığında 81 milyon dolara yakın ihracat gerçekleştirildi” dedi.

Kaynak: DÜNYA - İSTANBUL