Zeytinyağı sektörü dahilde işleme rejimi istiyor
Ege Zeytin ve Zeytinyağı İhracatçılar Birliği’nde güven tazeleyen Başkan Emre Uygun, sektörün sürdürülebilirliği için dahilde işleme rejiminin açılmasını isterken, pestisit riskinin büyüdüğüne ve AB kotalarının ihracatı sınırladığına dikkat çekti.
Özlem SARSIN
Ege Zeytin ve Zeytinyağı İhracatçılar Birliği Genel Kurul Toplantısı yapılarak yeni dönem yönetim kurulu başkanı ve üyeleri seçildi. Mevcut başkan Emre Uygun güven tazeledi.
Toplantıda sektör temsilcileri zeytinyağı sektöründe dahilde işleme rejimi kapsamına alınmasını isterken, olası tehlike pestisit konusunda da önlem alınması gerektiğini vurguladı. Ege Zeytin ve Zeytin Yağı İhracatçıları Birliği Başkanı Emre Uygun, sektörün dahilde işleme rejimi (DİR) kapsamına alınmasını istediğini söyledi. Uygun, “Ana mücadelelerimizden bir ihracatçıların sürdürülebilir hammadde tedariğini sağlamaktır. DİR bunu sağlayacak enstrümanlardan biridir, olması da gerekir. Şahsi görüşüm DİR olmalıdır ve her zaman da açık olmalı. İhtiyacı olan kullanmalı, kullanmayan da kullanmaz. Açık olursa sektörün fayda göreceğine inanıyorum” dedi.
“Pestisit, büyümeye devam eden bir sorun”
Öte yandan sektörde pestisit kullanımının tehlikeli bir hal almaya başladığına da değinen Uygun, bu konuda şunları söyledi, “Pestisit yakın gelecekte yaşayacağımız bir sorun. Özellikle Uzakdoğu ve Amerika’ya ihracat yapan firmalar endişe ve risk yaşadılar. Ama Türkiye’de pestisit kullanımı ne boyutta bilmiyoruz.
Numeneler alınıyor, bakanlıktan rica ettik yaklaşık 100 adet numune. Bunların büyük bir kısmını analize gönderdik. Ama ciddi anlamda yüzde 50’nin üzerinde risk gördük. Bu büyüyen bir sorun. Bu sorunu çözmek için ya uzmanlarla toplanıp kararlar alacağız ya da yurt dışındakiler başımıza vura vura bu sorunu çözdürecek. Pestisit sorunu ihracatçının çözemeyeceği bir sorun. Üretim aşamasında çözülmesi gereken bir sorun. Diğer türlü işlenmiş ürün kucağımıza geldiği zaman çok zor oluyor. Konunun farkındayız” dedi. Zeytinyağı ihracatında geçmişte yaşanan ihracat yasaklarına değinen Uygun, “İhracat yasağı geçmişte üç kez geldi, ihracatçılar birliğine sorulmadı bile, keşke sorulsaydı.
Çoğumuz sabah öğrendik yasağı. Bunu kabul etmedik ve gerekli mücadeleyi verdik. Bizler ihracatın önünü açacak seçeneklerin önümüze sunulmasını isterdik. Daha fazla pazara ulaşmak, katma değerli ihracatı artırmak hedefindeyiz. Keşke böyle bir mücadele yapmak zorunda kalmasaydık ama maalesef sektörün bazı dinamikleri kimi zaman yurt dışındaki dinamikler bu yasakları bakanlık nezdinde zorunlu kıldı. Sadece bizim sektörümüzde değil yaş meyve, kuru meyve, hayvansal ürünler, hala günümüzde tavuk ihracatı yasak. İlgili birlikler de bunun mücadelesini veriyor” dedi.
“AB kotası üretim gücümüz ve hedeflerimizle örtüşmüyor”
Sektörü en önem gündemlerinden birinin AB kotası olduğuna dikkat çeken Uygun, “Türkiye, zeytinyağında dünyanın en büyük ikinci üreticisi konumuna ulaşmışken, Avrupa Birliği tarafından uygulanan 100 tonluk kota; üretim gücümüzle ve hedeflerimizle kesinlikle örtüşmemektedir. Ülkemize getirilen bu sınırlama açık bir eşitsizliktir. Bu engelin kaldırılması, hayati önem taşımaktadır. Bu nedenle çalışma başlattık.
Önümüzdeki dönemde temel hedefimiz; ihracatımızı yeniden büyüme trendine sokmak ve katma değerli ürün ihracatını artırmaktır. Bu doğrultuda başlattığımız OLIVEtoLIVE UR-GE Projesi, sektörümüz adına önemli bir adımdır. 60 firmadan gelen rekor başvuru, sektörümüzün vizyonunu açıkça göstermektedir. Bu proje ile firmalarımızın eğitim ve danışmanlık süreçleriyle rekabet güçlerini artıracağız. AB kotaları gibi yapısal sorunların çözümü de sektörümüz için kritik önem taşımaktadır. Hedefimiz, sektör ihracatımızı 1 milyar dolar ve üzerine taşımaktır.”