18 °C

'Tağşiş ve gümrüksüz ithalat haksız rekabete neden oluyor'

Küçükbay Yağ Sanayi’nin Yönetim Kurulu Başkanı Ahmet Küçükbay, ayçiçek yağında tağşişli ürünler ile boya sanayii için yapılan ithalattan ve Bosna’dan gerçekleştirilen ithalattan gümrük vergisi alınmamasının sektörde haksız rekabet yarattığını dile getirdi

'Tağşiş ve gümrüksüz ithalat haksız rekabete neden oluyor'

AHMET USMAN 
İZMİR 

Türkiye’nin en büyük yemeklik yağ markalarından Orkide’nin üreticisi Küçükbay Yağ Sanayi Yönetim Kurulu Başkanı Ahmet Küçükbay, haksız rekabete karşı savaş başlattı. Haksız rekabetin en önemli nedenlerini tağşişli ürünler, boya sanayii için yapılan gümrüksüz ithalat ve Bosna’dan yapılan gümrüksüz ithalat olarak sıralayan Küçükbay, bu durumun hem halk sağlığını tehdit ettiğini hem de vergi kaybına neden olduğunu söyledi. 

Yemeklik yağda fiyatlara paralel olarak tağşiş olaylarının da arttığına dikkat çeken Küçükbay, “Kalite, ileri teknoloji, ürün çeşitliliği ve üstün kapasite anlayışımızla ülke ekonomisine katkı sağlamaya, tüketicilerimize de kaliteli ürünler sunmaya devam ederken sektörümüzün kanayan yarası tağşişle de savaşmaya sonuna kadar devam edeceğiz. Temmuz ayında Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı, tağşiş yapan bazı gıda firmalarını ifşa etti. Ama bunlar yetmiyor. Daha büyük güçbirliklerine ihtiyacımız var. Adı açıklanmayan daha pek çok tağşişçi firma hala piyasada yer alıyor. İnanıyoruz ki devletimizin en üst makamında da tağşişle ilgili çalışmalar var. Hileli ürün ile haksız rekabet yaparak halkın sağlığıyla oynayan düzenbazlar konusunda önemli adımlar atıyorlar. Bakanlık da bizimle iletişime geçti. Devletin de desteğiyle hilebazların kökünü kurutacağız” dedi. 

Haziran ayından beri tağşiş konusunu gündemde tutmaya çalıştığını söyleyen Küçükbay, “Marketlerden aldığımız örnekleri kendi laboratuvarlarımızda inceliyoruz, hassas kontrollerden geçiriyoruz. Takviye edici gıdalar, renklendiriciler ve tatlandırıcılarla insan hayatını tehlikeye düşürüp, sağlığını bozacak türden ürünleri satılıyor. Halkımız kandırılıyor, sağlığıyla oynanıyor. Buna ‘dur’ demek için hükümetimizin en üst makamından itibaren herkes ve sanayicilerimiz el ele vermek zorunda. Büyük firmalar kendi branşlarındaki ürünleri bizim yaptığımız gibi tetkik ve tahlil ederse karşılaşacağımız manzarayı hayal bile edemiyorum" diye konuştu. 

Hileli ürün üreten firmaların derhal tespit edilerek gereğinin yapılması konusunda tüketiciyi de duyarlı olmaya davet eden Küçükbay, “Halkımız da gördüğü, bildiği, duyduğu merdiven altı firmaları zabıtadan polise, Gıda Mühendisleri Odası'ndan bakanlığa kadar şikayet etmeli. Devletin de yapması gerekenler var. Yerli üretimi artırmak amacıyla üreticiye doğrudan destek en az kilogramda 60 kuruşa çıkarılmalı. Tohum ve ham yağlara uygulanan ithalat vergisi makul seviyelere çekilmeli. Uluslararası piyasalarda CIF bir ton bedeli 850 dolar olan ham ayçiçek yağı için 540 dolar vergi ödüyoruz. Yani ürünün üzerinde yüzde 65 gibi çok yüksek bir vergi yükü bulunuyor” dedi. 

“Yaptırımlar caydırıcı olmalı” 
Ahmet Küçükbay, özellikle 5, 10 ve 18 litrelik ambalajlı yağların yağ asitleri kompozisyonu kontrollerinde yüzde 100’e varan oranda farklı yağlar çıktığını söyleyerek, “Denetim ve cezalar caydırıcı olmalı" diye konuştu.

'35 milyon dolar kayıp vergi'
Boya sanayiinde kullanılmak üzere teknik amaçlı sıfır gümrük vergili ham ayçiçek yağı ithal edildiğini hatırlatan Ahmet Küçükbay, “Halbuki boya sanayii için GDO’dan dolayı gıdada kullanımı yasak olan, sadece yem sanayiinde kullanılabilen soya yağı veya gıdada çok tercih edilmeyen ve daha ucuz olan keten yağları kullanılabilir. Neden her sene artan büyük tonajlarda ayçiçek yağı ithal edildiğini araştırmak gerekir. Geçen sene bu kapsamda yapılan 64 bin tonluk ithalattan devletin almadığı vergi tutarı 35 milyon dolar. Olabilecek suistimallere karşı teknik sanayi kullanım amaçlı da olsa ham ayçiçek yağ ithalatına gıda ile aynı ithalat vergisi uygulanmalı” dedi. Bosna’dan sıfır gümrüklü ham veya rafine ayçiçek yağı ithal edilebildiğine dikkat çeken Küçükbay, “Bu kapsamda gelen miktar aylık 5 bin tonlara yaklaştı. Bu Türkiye’nin aylık kullanımının yaklaşık yüzde 8’i demek. Bosna’da bu kadar ürün yetişmiyor. Muhtemelen komşu ülkelerden alınıp Türkiye’ye ihraç ediliyor. Biz de Türkiye olarak Bosna’dan vergi almamakla kendi çiftçimiz dururken komşu ülkelerin çiftçilerine dolaylı destek sağlıyoruz. Bu ithalatlar sektörde fiyat dengelerini bozuyor” diye konuştu

Güncel gelişmelerden anında haberdar olun!
dunya.com'a girmeden de haberleri takip edebilirsiniz.