18 °C

'Yerli insülin'e Sanofi talip

Sanofi’nin iki numaralı üst düzey yöneticisi Suresh Kumar, Türkiye’de insülin üretimi için temas ve çalışmaların sürdüğünü açıkladı. Kumar, “makul” satın almalara da açık olduklarını söyledi.

'Yerli insülin'e Sanofi talip

Talip Aktaş

Küresel ilaç devi Sanofi’nin iki numaralı ismi Suresh Kumar, Türkiye’de daha fazla yenilikçi ilaç üretimi için çalıştıklarını belirterek, “Türkiye’deki ayak izimizden gurur duyuyoruz ve bu ayak izimizi arttırmaya, daha da geliştirmeye devam edeceğiz” dedi. Sanofi’nin diyabet alanındaki önemli biyoteknolojik ürünlerinden insülini Türkiye’de de üretmeyi hedeflediklerini ifade eden Kumar, üretim süreci ile ilgili görüşme ve temaslarının sürdüğünü açıkladı.

Türkiye CEO’su Fabrizio Guidi birlikte yerel faaliyetlerine ilişkin bilgi veren Sanofi İcra Komitesi ve Kıdemli Liderler Takımı Üyesi, Dış İlişkiler Kıdemli Başkan Yardımcısı Suresh Kumar, Türkiye’ye ilişkin vizyonlarının uzun soluklu yatırımlar ve projelere dayandığını söyledi. Kumar, bu çerçevede yatırımlarını büyüterek sürdürmeyi hedeflediklerini söyledi. Bu vizyonun, hükümetin “Sağlıkta Dönüşüm Programı” ile yüksek katma değerli üretim ve ihracat hedefleriyle örtüştüğüne işaret eden Kumar, “Devletin lokalizasyonla ilgili politikalarını yakından izliyoruz ve özellikle maddi manevi maliyeti yüksek olan diyabet gibi hastalıkları önlemek ve kontrol altında tutmak istediğini görüyoruz. Türkiye’de her 6 kişiden biri diyabetten etkileniyor ve bunun 2030’da 5’te 1’e kadar yükselebileceği öngörülüyor. Bu açıdan Sanofi’nin diyabet alanındaki global tecrübesini Türkiye’ye aktarma ve diyabetin önlenmesi ile yönetilebilir bir hastalık haline gelmesinde önemli katkılarımız olacağını düşünüyoruz” değerlendirmesini yaptı. 

Suresh Kumar, yerel faaliyetlerinin üretimle sınırlı olmadığına ve Lüleburgaz’daki Türkiye’nin en büyük ilaç üretim merkezinde Ar-Ge, inovasyon ile klinik çalışmalar yürüttüklerine de dikkat çekerek şu görüşleri dile getirdi: “Sanofi’nin Lüleburgaz’daki üretim tesislerini Türkiye için başarılı bir örnek olduğuna inanıyorum. Bugünü kadar Türkiye’ye taşıdığımız bilgi ve teknoloji ile önemli katkılar sağladık. Yaptığımız üretim ve ihracat ile Türkiye’nin ekonomik hedeflerine katkı sağlarken toplumda farkındalık yaratan sosyal sorumluluk çalışmalarımız ile hastalıkların önlenmesi konusunda da önemli desteklerimiz oldu. Sanofi Türkiye, Grup bünyesinde bulunan diğer ülkelerdeki Sanofi şirketleri ile kıyaslandığında Avrupa’da 6. sırada, dünyada ise 16. sırada yer alıyor. Türkiye’nin ise Türkiye’nin ikinci büyük ilaç şirketi konumundayız. En önemli yatırımlarımızdan biri Lüleburgaz üretim tesisimiz, Türkiye’de bulunan ilaç üretim tesisleri arasında üretim kapasitesi olarak birinci sırada yer alıyor.” 

“Japonya’ya Türkiye’den antibiyotik satıyoruz” 

Kumar, Türkiye’de aşı alanında da en büyük üretici olduklarını, lider konumda bulundukları kardiyovasküler, diyabet ve hayvan sağlığına ilişkin yüksek katma değerli ürünlerin üretimiyle ilgili en yeni teknolojilerle Türkiye’nin bu alandaki dönüşümüne katı sağlamayı amaçladıklarını da kaydetti. Yerel üretimi küresel bakış açısıyla yönettiklerini belirten Kumar, şu bilgileri aktardı: “Buradaki ayak izimizi büyütmeye, lokal üretimimizi büyütmeye devam edeceğiz. Bunu dünya standartlarına göre yapıyoruz. Örneğin, onay almanın el zor olduğu Japonya’ya bile Türkiye’den antibiyotik ihracatı gerçekleştiriyoruz. Lüleburgaz merkezimizin 20 ülkeden iyi uygulama onayı var. Bu da dünya genelinde alınmış en yüksek sayı ve 45 ülkeye buradan ilaç tedariği yapıyoruz.” 

Lüleburgaz’daki Türkiye Klinik Araştırma Birimi aracılığıyla önemli klinik araştırmalara da imza attıklarına işaret eden Kumar, “Onkoloji, diyabet, kalp damar hastalıkları, immünoloji, enfeksiyon hastalıkları, göz hastalıkları, nadir hastalıklar, yaşlanma ve aşılar gibi alanlarda birçok klinik araştırmamız var. Sanofi Türkiye olarak sahip olduğumuz altyapı, bilgi birikimi ve yaptığımız önemli çalışmalarla diğer ilaç firmalarına kıyasla ciddi bir gelişme kaydettik. Tüm bunlar bizim Ar-Ge ve Klinik Araştırmalar alanında Türkiye’ye ne kadar büyük bir önem verdiğimizi gösteriyor” diye konuştu. 

Makul satın almalara açığız 

Suresh Kumar, Türkiye’de yeni bir satın alma planları bulunup bulunmadığına ilişkin bir soruya verdiği yanıtta da “Hiçbir zaman olmayacak diyemeyiz. Aktif bir şekilde her zaman satın alma avantajlarını araştırıyoruz, makul oldukları sürece neden olmasın. CEO’muz da net bir mesaj verdi; yapacağımız işler arasında özellikle insan sağlığına odaklanacağız ve bu çerçevede mantıklı bir satın alma olasılığını değerlendireceğiz" dedi.

'Türkiye, Sanofi için stratejik önem taşıyor'

Sanofi Türkiye CEO’su Fabrizio Guidi de Türkiye’de üretim ve ihracat yapan, Ar-Ge ve klinik araştırma birimleri aracılığıyla araştırma ve geliştirme faaliyetleri yürüten ve yürüttüğü farkındalık projeleri ile hastalıkların önlenmesi için çalışan ve hepsinden önemlisi bunların hepsini birlikte sunabilen ender şirketlerden biri olduklarını kaydetti. Türkiye’de yatırım trendini sürdüreceklerini anlatan Guidi, “Yerelleştirme konusunda iyi bir iş çıkardık, üretimimizin yüzde 80’ini burada yapıyor olmamız zaten önemli bir adım” dedi. Türkiye’deki tesislerinin kendileri için stratejik bir önem taşıdığını ifade eden Guidi, geçen yılki üretimlerinin yüzde 51’ini Sanofi Grubu, yüzde 49’unu ise Türkiye’de faaliyet gösteren 19 çokuluslu ve yerel ilaç şirketleri için yaptıklarını vurguladı. Guidi, ayrıca başta diyabet olmak üzere hastalıklarla ilgili farkındalık yaratmaya yönelik eğitim projelerine de büyük önem verdiklerini söyledi.

İnsülin pazarının büyüklüğü 500 milyon dolar

Hükümet’in 2015 ve 2016 yılı eylem planlarında, her yıl milyonlarca doların yurtdışına çıkmasına yol açan birçok hastalığın ilacının Türkiye’de üretilmesi için yerli üretimin teşvik edileceği açıklanmıştı. Sağlık Bakanlığı yetkilileri de bu çerçevede başta patent süreleri dolan insülinler olmak üzere kanser ve hematoloji alanlarında kullanılan tuzumab, filgrastin, eritroproteinlerin de Türkiye’de üretilmesi için çalışmalara başlandığını duyurmuştu. Bakanlık yetkililerinin verdiği bilgiye göre, bu ürünlerden birinin 30 gramı için yılda 17 milyon dolar yurtdışına gidiyor. Türkiye’deki insülin pazarının büyüklüğünün ise 500 milyon doların üzerinde bulunduğu belirtiliyor.

SANOFİ TÜRKİYE

Merkezi Fransa’da bulunan Sanofi, başta diyabet , kardiyovasküler hastalıklar, nadir görülen hastalıklar ile hayvan sağlığı olmak üzere geniş bir yelpazede çeşitlendirilmiş ilaç, aşı ve yenilikçi tedavi çözümleriyle sağlık ürünlerinin araştırılması, geliştirilmesi ve üretiminde dünyanın önde gelen sağlık gruplarından biri. Grup bünyesindeki Sanofi Türkiye ise, ülkenin ikinci büyük ilaç üreticisi konumunda. Satışlarının yüzde 80’i yerli üretimden oluşan Sanofi Türkiye, farklı ilaç şirketleri için de fason üretim gerçekleştiriyor. Yaklaşık 1600 çalışanı bulunan ve üretiminin yüzde 13’ünü 45 ülkeye ihraç eden Sanofi’nin Lüleburgaz’daki üretim tesisleri, Türkiye’nin 20 ülkeden GMP onaylı tek üretim tesisi olarak faaliyet gösteriyor. Şirket 2015’te 24 milyon euro’luk ihracat gerçekleştirdi.

 

 

Güncel gelişmelerden anında haberdar olun!
dunya.com'a girmeden de haberleri takip edebilirsiniz.