23 °C

Aslanlı Köşk'ün yerine 7 yıldızlı otel yapacak

Remzi Gür, “Ticaret korkaklığı sevmez ama yavaş ve akıllı gitmekte fayda olduğuna inanıyorum” dedi. Adabank’ta BDDK onayını alamamasını ise bir özeleştiri ile özetledi: “Beceremedik demek lazım.”

Aslanlı Köşk'ün yerine 7 yıldızlı otel yapacak

ece_ceyhun.jpg

İSTANBUL - Gürmen Group Yönetim Kurulu Başkanı Remzi Gür’ün ajandasında henüz etüt aşamasında 3 önemli iş var. Bunlardan biri Çin ve Hindistan’da mağazalaşmak. Diğeri yabancı ortakla enerjide büyümek ve sonuncusu da TMSF’den alınan Aslanlı Köşk’ü 7 yıldızlı otel yapmak. Tarım ve hayvancılıkta istediği hedefl ere henüz tam olarak ulaşmasa da ‘devam’ diyen Gür, perakende de yeni bir markanın peşinde koşmadıklarını da söylüyor. Siyasi gündemle ilgili ‘istikrar’ mesajları veren Gür, dünyadaki gelişmeleri de değerlendirdiğinde ‘borcu kaldıraç yapmamanın’ önemine inanıyor. Gür, “Bunlar geçici gelişmeler ama yatırım için havanın açmasını beklemek lazım” diyor. 

Remzi Gür, Gürmen Group Yönetim Kurulu Başkanı. Markası Ramsey. Başbakanları giydiren isim olarak anılıyor. Gür, Osmanlı padişahlarına ait ferman ve beratlardan oluşan koleksiyonunu Londra’da sergileyen bir koleksiyoner ayrıca. Remzi Gür ile hem sıcak siyasi gündemi hem de iş ajandasını konuştuk. Gür’e yatırımcılara tavsiyesini sorduğumuzda ise önce hemen “Daha konservatif olmak lazım. Geçici şeyler bunlar ama havanın açmasını beklemek lazım” dedi ama peşinden de ekledi: “Çok da korkak olmamak lazım. Sonuçta ticaret riski sever.”

Remzi Gür, bir yandan siyasi çalkantılar bir yandan da ekonomik açıdan tam kendine gelememiş ülkeler diye değerlendirildiğinde her yerde bir ‘öksürük’ olduğunu söyledi. Rusya ve dolayısıyla Kırım’daki gelişmeleri “Umarım mevcut sorun büyümez. Sorunun büyümesinden herkes etkilenir” ifadeleri ile değerlendiren Gür, “Ekonomik krizin olduğu zor dönemlerde yatırıma çok fazla heves etmemek lazım. Türkiye sermayesi oluşmamış bir ülke. Hepimiz 150-160 milyar dolar ihracat yapıyoruz. Sadece Almanya’nın makine ihracatı 300 milyar dolar. Şimdi siz kendinizi onlarla nasıl mukayese edeceksiniz? Bugün Avrupa’da 7-8 devletin ihracatı 4.7 trilyon dolar gibi. Bizden 5 misli büyük ülkeler yatırım yapmazken siz nasıl Avrupa’ya veya başka bir ülkeye yatırım yapacaksınız. Bu yüzden akıllı gitmek krediye fazla yüklenmemek gerekir. Her ülkede imkan var. Çin’de Hindistan’da var ama oraya bir alışma zamanınız da var. O alışma döneminde sermayeyi de borçla aldığınıza göre zor durumda kalma riskiniz daha fazla. Yavaş ve akıllı gitmekte fayda var diye düşünüyorum. Yani borcu kaldıraç yapmamak lazım. Risk almazsan kazanma şansın da olmaz. Kimsenin yapamadığını yapma beceriniz varsa bir şey diyemem” dedi.

Aslanlı Köşk ‘7 yıldızlı otel’ olabilir, Çin ve Hindistan’da mağazalaşmayı çalışıyor

Projelerini de anlatan Remzi Gür, perakendede büyüme hedefleri olduğunu da kaydetti. Çin ve Hindistan’da yerli bir ortakla mağazalaşarak büyümek istediklerini söyleyen Remzi Gür, şimdi ofis olarak kullandığı ve TMSF’den satın aldığı Aslanlı Köşk’ü ise turizme katmak istiyor.

Gür, “İleride 7 yıldızlı bir otel yapabiliriz. Konum olarak çok güzel. Orada kentsel dönüşüm yapılırsa bölge daha da güzelleşir. Önünde marinası var. Mevcut  binaları kullanarak otele dönüştürme fikrimiz var” dedi.

Yeni bir Avrupa markasını bünyelerine katmak gibi bir düşünceleri olmadığını da kaydeden Gür, mağazalaşmayla ilgili şunları söyledi: “Çin’de  1.5 milyar nüfus var. Yüzde 1’i zengin olsa 15 milyon nüfus eder. Bizim İstanbul kadar zengin bir nüfus. İstanbul’da 30’un üzerinde mağazamız vardır. Demek ki sizin İstanbul’daki kadar mağazanız büyük paralar kazanacak. Büyük bir pazar. Çin’de başarılı olacağımıza da inanıyoruz. Franchising şeklinde çalışmayı düşünüyoruz. Yerli bir ortak olmazsa muvaffak olamazsınız. Pazar konusundaki bilgi eksikliğimizi yerli ortakla tamamlarız diye düşünüyorum. Hindistan’a da bakıyoruz. Orada da nüfus yüksek. Brezilya gibi gelişmekte olan ülkelere gitme niyetimiz var. Etütler yapıyoruz.”

Yabancı ortakla güneş enerjisine girecek 

Gana’da sanayi ve ticaret odasıyla bir anlaşma yaptıklarını ve bir gaz santrali kurmak istediklerini de söyleyen Gür, “Gana’yı şu anda inceliyoruz. Türkiye’de de imkanlarımız var. Manisa’da jeotermale girdik. 600 megavatın üzerinde müracaat açılırsa yabancı bir ortakla güneş enerjisine yatırım yapmayı düşünüyoruz.  Hem sermaye girdisinde yardımcı olacak hem de know how’ını Türkiye’ye getirebilecek Avrupalı bir ortak olsun istiyoruz. Rüzgarı çok düşünmedik” açıklamasını yaptı.

Yabancı 'geçici' diye bakıyor 

Yabancı yatırımcıların, siyasi gelişmeleri çok fazla detaya inerek değerlendirmediğini düşünen Remzi Gür, yatırım yapmak isteyen yatırımcının gelmeye devam ettiğini de anlattı. Gür, “Bu siyasi türbülansın geçici olduğunu düşünüyorlar. Bakın bunlar, seçim arifesinde yapılan ayak oyunları, tutmaz. Kim nasıl yapmaya çalışıyor, ne kazanacak bilmiyorum ama Türkiye’de rahatsızlık uyandıran bir olay var. Bu durum, ticari ortamı rahatsız ediyor. Biz yatırım kararlarımızı arz-talep dengesine göre karar veririz. Eğer talep yoksa siz arzı sunamazsınız. Piyasada durgunluk varsa yatırımımı büyüteyim düşüncesi içinde olmazsınız. Şu hava bir değişsin öyle bakarız derseniz. İnşallah 30 Mart’tan sonra bitecek” dedi. Gelişmeleri değerlendirirken Gür, “Kötü bir moda” diyorum. Birileri “bunu aldık ama yanlış seçtik” diyip vazgeçecek. Kırda, bayırda her zaman sinek olacaktır. Pikniğe gittiğinizde “sinek gelmesin” demekle olmuyor. Mutlaka gelip yemeğinize konuyor. Siz yemeğe konmasın diye tedbir alacaksınız. Eski kavgasız ortamın geleceğine inanıyorum” yorumunu da yaptı.

Perakendede %10 düşüş var 

Genel konjonktüre bakıldığında bir etkilenmenin olduğunu da vurgulayan Gür, “Geçen yıla göre işlerimizde yüzde 10-20 arasında bir düşüş var. Bunu gerek mevsim yapar. Siyasi ortamdaki bu gerginlik yapar, uluslar arası kredilerdeki iniş-çıkış yapar. Birde maalesef çevremizde problem var. Komşularımızda harp var. Suriye, Rusya’da Ukrayna’da problem var. Bunlar bizim içimizde değil ama onun bulutundan, rüzgarından ticari olumsuzluğundan etkileniyoruz” diye konuştu.

Bu ülke koalisyon dönemlerini de yaşadı

Remzi Gür Türk iş dünyası için istikrarın önemine değinerek “11 yıldır istikrarlı bir şekilde idare ediliyor. Bu istikrar kimleri rahatsız etti, bilmiyorum. İstikrarı bölmek istiyorlar. AK Parti’yi istemediklerini söylüyorlar. İstikrarı bozan AK Parti mi ki? Eğer istikrarı getirecekse hadi buyurun başka bir parti gelsin. Ama şu anda mevcut iktidar partisi bizim için zarar değil ki… Kaldı ki Türkiye’de demokrasiye inanıyorsan bir hafta sonra sandığa gidilecek. Orada ak koyun, kara koyun belli olacak” dedi. Türkiye’yi istikrarsızlaştırmak isteyenlerin sadece Türkiye’dekiler olduğunu düşünmediğini, dışarıdan da buna katkı sağlandığına inanan Remzi Gür, “11 yılda sermayenizi dörde, beşe katladınız. 1’ken 10, 10 iken 20 kata çıktınız. Ve sistemi sevmiyorsunuz. Herhalde bu kişisel bir sebep olsa gerek. “Bunu değiştirelim” diyenler bana göre başkalarına hizmet ediyor” ifadesini kullandı. “Her 2 yılda seçime giden bir ülke olsak istikrar mı olur?” diye soran Gür, “20’nin üzerinde bakanlık var. 2-3 ayda bir bakan değişse ne kadar verimlilik olur? Bu ülke koalisyon dönemlerini de yaşadı. Rahmetli Ecevit ayakta duramadığı halde “hükümetin başında kalsın” diye ısrar etmeye çalıştık. Bakın gelişmiş ülke haline gelmek ancak istikrarlı bir hükümetle olur. Gezi olayları sırasında Taksim’deki protestoların içinde birçok yabancının olduğu söyleniyor, tesadüf mü? Ben İngiltere’de yaşadım. Orada başka bir ülkenin vatandaşı olarak hiçbir marjinal olaya karışmadım. Bir turist öyle bir yere katılır mı? Düşündüğünüz de “Bunlar birilerinin piyonu olsa gerek” diyorsunuz” değerlendirmesini yaptı.

Adabank'ta 'beceremedik' demek lazım

TMSF tarafından satışa çıkartılan Adabank’ta herkes ipi göğüsleyeceğini düşünürken BDDK’nın ret cevabı ile karşılaşan Remzi Gür, finans piyasalarına yeniden yatırımcı olurmusunuz? sorusunun cevabını vermedi ama o dönemdeki düşüncesini şöyle anlattı: “Yatırımcı olarak tabii ki projeler üzerinde çalışıyorsunuz. İslami finansın Türkiye’ye gelmesini sağlamak için bu işe girmiştim, misyon gibiydi. Fakat ortağımız daha önce banka alıp sattığı için BDDK “ticaret mi yapıyor” gerekçesiyle kabul etmedi. Benim düşüncem Adabank’ı alıp katılım bankası yapmaktı. Kuveyt, Bahreyn, Dubai gibi sermayesi oluşmuş, nüfusu az ama paralarının büyük kısmı Avrupa bankalarında bulunan yatırımcıların Türkiye’deki bir banka ile çalışmalarını sağlamak istedik. Ama beceremedim demek lazım belki de. Maalesef bunu izah edemedik. Bugün Körfez yatırımcısının İsviçre’deki yahut Avrupa’daki parasının hepsi buraya gelmemiş olurdu belki ama en azından büyüklerin gelmesi, 5-6’sının gelmesi hem ticari hem seyahat merkezinin Türkiye’den geçmesini sağlardık. Dökülen suyun Türkiye’ye faydası olacağına inanıyordum.”

Hayvancılıkta hedefler yakalanmadı ama devam

Tarım ve hayvancılık yatırımları da bulunan Gürmen Gruop Başkanı Remzi Gür, tarım yatırımı olarak 300 bin zeytin ağacı olduğunu ve Gökkale Tarım Şirketi olarak zeytinyağı üretip ihraç ettikleri bilgisini de paylaştı. Remzi Gür, tarım ve hayvancılık yatırımlarını anlatırken “Kastamonu’da da 1000 baş hayvanımızla süt üretiyoruz. Hayvancılıkta koyduğumuz hedefl eri yakalayamadık. Bununda bölge şartlarından kaynaklandığını düşünüyoruz. Kastamonu’da başlamıştık. Bölgenin yem bitkisi açısından fakir olduğunu sonradan anladık. Başlangıçtaki etütlerimize göre olur gibi geldi ama bugün baktık olmuyor. Çok büyüme imkanı da yok. Yem bitkisini o bölgede yılda 1 ya da 2 defa alıyorsunuz. Ama Ege ve Akdeniz’de 5 sefer alma imkanı var. Bu yatırımda umduğumuzu bulamadık. Bölgesel bazda farklılıkların getirdiği dezavantajlarda var. Onun için bu yatırımda çok büyümeyi düşünmedik ve şimdilik devam ediyoruz” ifadelerini kullandı.

Güncel gelişmelerden anında haberdar olun!
dunya.com'a girmeden de haberleri takip edebilirsiniz.