19 °C

Şölen, 100 yılın üretim tesisini kuruyor

Yeni yaşını kutladığı şu günlerde Şölen, kendisi için ‘gelecek 100 yılın’ tesisini Gaziantep’te inşa ediyor. Tesis, inşaat masrafları hariç 280 milyon liraya mal oldu. Yeni tesis ile istihdamda da yüzde 10'luk bir artış yaşanacak

Şölen, 100 yılın üretim tesisini kuruyor

GÜNEŞ DOĞDU SOYLU
M. TEKİN ÇİÇEK

GAZİANTEP - Türkiye’nin en çok çikolata ihraç eden firması Şölen, bu yıl 25’inci yılını kutluyor. Firmanın Yönetim Kurulu Başkanı İsmail Çoban, ‘gümüş yıllarını’ kutladıkları bu senede ‘100 yılın tesisini’ inşa ettiklerini büyük bir mutlulukla paylaşıyor. Üretimi tek çatı altında toparlayacak Gaziantep’teki tesis şimdiye kadar inşaat hariç 280 milyon liraya mal olmuş durumda. Yatırım tamamlandığında firma 260 bin tonluk üretim kapasitesine sahip olacak. 

Türkiye’nin En Büyük 500 Sanayi Kuruluşu listesinde 131. sırada yer alan Şölen, Türkiye İhracatçılar Meclisi’nin (TİM) hazırladığı Türkiye’nin İlk 1000 İhracatçı Firması’ listesinde de 80’inci sırada. Planlarını okurlarımızla paylaşan Şölen Yönetim Kurulu Başkanı İsmail Çoban, “Bu ihracatta sektör lideri olarak Türkiye’nin en çok çikolata ihracatı yapan firması unvanını koruyoruz” dedi. 
Türkiye'ye yakışan örneği az bir tesis olacak 

Gaziantep’te 4 lokasyonda üretim yaptıklarını kaydeden Çoban, “Bunun zorlukları var, geleceği düşündüğümüz zaman böyle bir yapının doğru olmadığını gördüğümüz için üretimimizi tek çatı altında toplamaya karar verdik” diyerek, şunları kaydediyor: “105 bin metrekare arsa üzerine 80 bin metrekare kapalı alanda üretim yapacağız. Gelecek 100 yılın tesisini kurmaya çalışıyoruz. Şu an kadar inşaat hariç 280 milyon liralık yatırım yaptık. Bu tesisle 260 bin tonluk bir üretim kapasitesine ulaşmış olacağız. Gaziantep’e yakışan Türkiye’ye yakışan örneği çok az olan bir tesis inşa ediyoruz. Şölen’de 2 bin kişiye istihdam sağlıyoruz. İstihdamımız yeni tesisle yüzde 10 artacak. Normalde böylesi bir yatırımda en az 2 bin kişi daha eklenmesi gerekiyor ancak teknolojiye yaptırım yaptığımız için oran yüzde 10’larda kalıyor.” 

Tıpkı Türkiye gibi Şölen'in de 2023 hedefi var 

Global bir şirkette olunsa da yerel gibi çalışmak zorunda olduklarını anlatan İsmail Çoban, 25. yılını kutlayan Şölen’le ilgili olarak, “Dünyadaki firmalara bakarsak, kuşaktan kuşağa geçen yüz yılı aşkın firmalar var. 25 yıl çok büyük bir zaman değil ama toplamda Türkiye’ye bakacak olursak 25 yılın üzerinde kaç tane şirket var. Biz bu yıl 25. yılımızı kutluyoruz ve elde ettiğimiz başarılardan gururluyuz. 200’ün üzerinde ürün çeşidimiz var. Yıllık 200 milyon dolarlık ihracat yapıyoruz. 2013 yılını 644 milyon TL ciro ile kapattık, bu yıl 900 milyon TL ciro hedefl iyoruz. Şölen her zaman çift hanelerle büyüdü, bundan sonra da enfl asyon, büyüme sıfır dahi olsa çift hanelerle büyümeye devam edecek” şeklinde konuştu. 

Tıpkı Türkiye’nin 2023 hedefl eri gibi Şölen’e 2023 hedefi koyduklarını anlatan İsmail Çoban, “2023 hedefimiz 2 milyar TL cirolu bir şirket olmak. Global bir şirkette olsanız da yerel gibi çalışabilmek çok önemli. Biz bunun için ihracat departmanına bağlı olarak uluslararası iş birimi adı altında birim oluşturduk. Bu birimimizin görevi gittiğimiz ülkelerde pazarlama yatırımı yapmak” diye konuştu. 

Yatırımlarımız Gaziantep’te çünkü altyapı mükemmel

Gaziantep’te 4 lokasyondaki üretimlerini Gaziantep 4. OSB’de tek çatı altında birleştirecek önemli bir yatırım yaptıklarını ve 2 yıl içerisinde taşınacaklarını söyleyen Çoban şöyle devam etti: “Şölen olarak elde ettiğimiz katma değerleri yatırıma dönüştürmeyi seviyoruz. Şu an için İstanbul-Silivri ve Gaziantep’te üretim yapıyoruz. Üretimimizin yüzde 65’ini Gaziantep’te gerçekleştiriyoruz. Yatırımlarımızın birçoğunu Gaziantep’e yapıyoruz  Bunun nedeni de sanayi altyapısının çok iyi olması. 

Irak’ta su ve çimento İstanbul’da inşaat… 

Farklı sektörlerdeki yatırımları hakkında konuşan Çoban, “İçecek su, çimento ve inşaat sektöründe varız. Su işimizde İMH markasıyla Irak’ta üretim gerçekleştiriliyor. Irak’ta ayrıca ortaklı bir yapıda olduğumuz Sincar Çimento adında fabrikamız faaliyet gösteriyor. Doğal olarak Irak’taki son gelişmelerden biz de payımızı aldık, oradaki çalışanlarımızı getirmek zorunda kaldık. Bu geçici bir durum tabi ki. Yayla Yatırım olarak 2013 yılında inşaat sektörüne giriş yaptık. İstanbul Güneşli Basın Express’te 83 bin metrekarelik alanda ilk etabına başladığımız inşaatımız var. Epey yol aldık sayılır. İkinci etabı da olacak. 2015’in sonunda ilk etabı bitirmiş olacağız. Ofis ağırlıklı yatay ve dikey mimariden oluşan lüks bir proje. İnşaatta ağırlıklı İstanbul’da olacağız sonraki dönem Gaziantep’te de yer alacağız. Sadece lüks projelerde yer almayı düşünüyoruz” ifadelerini kullandı. 

Türkiye ve Irak et ile tırnak gibi 

Irak ile Türkiye’nin etle tırnak gibi olduğunu söyleyen Çoban, Irak’ın Şölen için önemini ise şu sözlerle açıkladı: “Ortadoğu ülkelerine ihracatımız toplam ihracatımızın yüzde 40’ını teşkil ediyor. Irak’taki son olumsuz gelişmeler düzelirse Ortadoğu’ya ihracatımız toplam ihracatımızın yüzde 45-50’sini bulur. Irak’a yıllık 30 milyon dolarlık ihracat yapıyoruz. Sıkıntıların kısa sürede düzelmesini temenni ediyoruz ve düzeleceğine inanıyoruz. Çünkü et tırnaktan nasıl ki ayrılmaz Irak ve Türkiye’de ayrılamaz. Et tırnaktan nasıl ki ayrılmaz Irak ve Türkiye’de ayrılamaz.” 

İş dünyası olarak beklentilerini de aktaran Çoban, sözlerini şöyle tamamladı: “Sanayici her zaman istikrardan yanadır. Bu hükümetten iş dünyası olarak çok verim aldık. Dünya karışık, etrafımız karışık. Ortalığı karıştırmak isteyenler olabiliyor. Sıkıntılar haliyle ülkemizi bizi etkiliyor. Bizler hükümetimizin bu tarz sorunları önceden görerek önlem anlamasını bekliyoruz. Biz işadamları olarak ticaret yaptığımız yollarımızın kapanmasını istemiyoruz.”

Özellikle Avrupa'ya bakıyoruz, 3-5 yıl içinde yurtdışından bir marka almış oluruz

Şölen’in hedeflerini hızlandıracak bir marka satın alma gerçekleştirme yönünde araştırma yaptıklarını ifade eden İsmail Çoban, “Şölen olarak önümüzü açabilecek bölgesel markanın da ötesine taşıyabilecek güzel bir markayı satın alma düşüncemiz var. Bu yönde araştırmamız var. Özellikle Avrupa’daki markalara bakıyoruz. Önemli bir markayla hedeflerimizi hızlandırmış oluruz. Oluşmuş sevilen bir marka olması lazım ki biz onu daha iyi bir yere taşıyalım. 3-5 yıl içinde böyle bir satın almayı gerçekleştirmiş oluruz” dedi. Risk almaktan kaçmıyoruz “İddialı olmayan ürünün peşinden koşmayız” diyen Çoban, “Sektördeki başarımızı yeniliklere yatırım yapmaya borçluyuz. Hep ‘ilk bir ürünü nasıl yakalayabilirizin’ peşindeyiz. Bu konuda risk almaktan kaçmıyoruz. Böyle bir şirkette Ar-Ge çalışması olmazsa burası tıkanır. Örneğin lokumun anavatanı Türkiye ama hep el yordamıyla yapılıyordu, endüstriyel dönüşüm bize nasip oldu ve ‘Lokkum’ markasıyla mükemmel bir lokum çıktı. Katma değer bakımından sektörün en karlı firmalarındanız” şeklinde konuştu.

25 Maddelik aile anayasası Elif Çoban'a emanet

İki yıldır 25 maddelik bir aile anayasasıyla yönetildiklerini anlatan İsmail Çoban, “Şölen’de 3 kuşak birlikte çalışıyor. 2011 yılında bir aile anayasamız olsun dedik. 2013 yılında tamamladık. Ailenin tamamını kucaklayan bir anayasamız var. Şölen’in CEO’su Elif Çoban... Kadın CEO’muzun olmasından çok mutluyuz. Aldığı eğitimle, tecrübesiyle Şölen’e çok büyük değerler kattı ve katmaya devam edecek” şeklinde konuştu. Şölen’in 25 maddelik bir aile anayasası ile yönetildiğini söyleyen Çoban, kadın CEO’larının olmasının kendilerine çok önemli avantajlar sunduğunu ve yenilikler kattığını ifade etti.

Güncel gelişmelerden anında haberdar olun!
dunya.com'a girmeden de haberleri takip edebilirsiniz.