Turkcell Genel Müdürü Ali Taha Koç: 5G ile makinelerin dünyasına geçiyoruz
Turkcell Genel Müdürü Ali Taha Koç, 5G ile birlikte sadece hızın değil, hayatın tüm dinamiklerinin değişeceğini söyledi. İnsanların yanı sıra makinelerin de aynı ağda buluşacağı yeni dönemin kapısının aralandığını vurguladı.
Ece CEYHUN
Türkiye genelinde hayata geçirilen 5G altyapısıyla birlikte dijital dönüşümde yeni bir eşik aşıldı. Turkcell Genel Müdürü Ali Taha Koç, 5G’nin yalnızca daha hızlı internet anlamına gelmediğini, aynı zamanda makinelerin birbiriyle iletişim kurduğu, akıllı şehirlerden otonom ulaşım sistemlerine kadar geniş bir ekosistemi mümkün kılan yeni bir çağın başlangıcı olduğunu ifade etti.
Türkiye’de 81 il ve tüm ilçelerinde 5G sinyali veren Turkcell’in çalışmalarını DünyagazetesiTV’de anlatan Genel Müdür Ali Taha Koç, “Bu bir başlangıç esasında. Yavaş yavaş yatırımlarımız devam edecek. Düğmeyi açtığınız an hepsinin mükemmel bir şekilde aynı anda çalışması lazımdı. Türkiye’nin her bir yerinde 2G, 3G, 4G alt yapımız vardı ama bu büyük yapıya yeni çok büyük bir yapı ekliyorsunuz. Süreç içerisinde testler, simülasyonlar yapıyorsunuz ama 31’inde açılışı yaptığımız gün “başardık” dedim. Çünkü 81 ile yayılmış binlerce baz istasyonundan bahsediyoruz” diye konuştu.
4G teknolojisi sadece insanlar içindi
Turkcell 2026 yılını hız yılı ilan ederken nisan ayında da hızı 5’e katladı. Koç, “Tüm paketleri 5 katına çıkardık. Herkes rahat rahat 5G’yi deneyimlesinler istedik” dedi ve ekledi: “5G denince herkesin aklına hız geliyor. Bu çok da önemli bir özellik. Şimdi önümüze yeni bir dünya açılıyor. Bu da makinelerin dünyası. 4G teknolojisi sadece insanlar içindi 5G ise herkes ve her şey için yapılmış bir teknoloji. Bunun içinde insanlar olduğu kadar makineler de var. Eskiden bu kadar çok makineyi birbirine bağlayamıyorduk.” En çok hangi sektörleri etkileyecek? diye sorduğumuzda ise Koç, “Sağlık, eğitim, sanayi, ulaşım… Mesela ulaşımda, şimdi araçlar bizlerle konuşacak, yolla konuşacak, trafik ışıklarıyla konuşacak, hava durumu ile konuşacak ve öndeki arabalarla konuşmaya başlayacak. Bir kaza varsa önceden haberi olacak. Artık herkesin birbiriyle konuştuğu bir ulaşım ağına doğru gidiyoruz” cevabını verdi.
Sanayiye özel terzi işi hizmetler sunmamız gerekiyor
Akıllı fabrikalar dönemi gelecek dediğimizde Koç, “Sanayiye özel terzi işi hizmetler sunmamız gerekiyor. Onlar için özel paketler ve özel entegre proje yönetimi anlayışımız var. Biz tüm sanayi kurumlarına iplik üreticisinden tutun demir-çelik, araba üreticisine kadar hepsine özel senaryolar geliştireceğiz. Çağı yakalayabilmek için mutlaka ve mutlaka dijitalleşme şart” dedi. Turkcell Genel Müdürü Ali Taha Koç şunları anlattı:
Fabrikalar için örnek model: Büyük bir ekosistemi yönetiyoruz ve Turkcell olarak çok büyük depolarımız var. Depolarımızdan bir tanesini akıllı depoya çeviriyoruz. Deposu olan herkes gelsin sadece robotların çalıştığı 5G’nin olduğu bir depoyu görsünler. Baz istasyonları bir yerden bir yere gidiyor. Antenler bir yerden bir yere gidiyor. Sunucular bir yerden bir yere gidiyor.
Akıllı evlerin alt yapısı hazır: Akıllı ev konsepti ise bireysel anlamda baktığımız zaman önemli konseptlerden bir tanesi. İlk olması gereken ise gene hızlı bir internet bağlantısı. Onun için de Superbox 5G’lerimiz var. Buzdolabının, çamaşır makinesinin, televizyonun, kameraların, kapı sensörlerinin hepsinin birbirine bağlanması için çok kaliteli bir internet altyapısına ihtiyacınız var. Biz fiber hızında internet hızlarını kablosuz olarak verebilecek durumdayız. Bu çok büyük ve bir yeni bir market oluşturacak.
Yatırımlar devam edecek: Finansal anlamda çok güçlü bir durumdayız. Gelecek 2,5 yıllık bütün borçlarımızı, 5G ödemelerimizi ve geri ödemelerimizi yapabilecek likiditeye sahibiz. Geçtiğimiz haftalarda aldığımız murabaha ile piyasada bir finansman fırsatı olduğu zaman onu çok uygun fiyatlarla ve uzun vadeli alabileceğimizi göstermiş olduk. Bunlara devam edeceğiz. Türkiye’nin verisi de verinin stratejik değeri de Türkiye’de kalacak diyoruz. Ondan dolayı veri merkezi yatırımlarımız hep devam edecek.
Veri merkezi yatırımları başlayacak: Mayıs ayında Google Cloud’la yapmış olduğumuz anlaşmanın ilk inşaatlarına başlıyoruz. Ankara’da başlayacağız. 3 tane çok büyük veri merkezimizi bir iki yıl içinde de aktive alacağız. 80 MW’a ulaşan bir güneş enerjisi santrallerimiz var. Van’dan tutun Karaman’a, Ankara’ya, birçok yerde, Şanlıurfa’ya her yerde güneş enerji santrallerimiz var. İzmir’de rüzgar enerji santralimiz var.
6G çalışmaları da yapılıyor: 2016 yılında biz mesela 4G’yi getirdiğimizde 2018 yılında ilk 5G testini yaptık. Şu anda 6G çalışmaları devam ediyor ve 6G’nin de özellikle 5G’den daha farklı olması bekleniyor. Bizim de şu anda 6G ile üzerine çalışan bir ekibimiz var. 6G’ye geçiş yakın bir gelecekte gözükmüyor. 2030 ve sonrası için gözüküyor ama hazırlıkları da başladı. Bununla beraber de yerli ekosistemi destekleme anlamında da 30’un üzerindeki Türkiye’deki firmayı destekliyoruz. Daha 6G konusunda çok bilinmeyen var. Şimdi bilinmeyen olduğu yerde siz araştırma yapıp doğru yöntemlerle kendi algoritmalarınızı, kendi fikirlerinizi o sistemin içine sokabilirsiniz. Onun için çok doğru bir zaman aynı zamanda.
Duyuların internetine gidiyoruz: Şu anda biz iletişim anlamında gözümüzü ve kulağımızı destekliyoruz. Görebildiğimiz şeyleri, video konferansları birbirimize aktarabiliyoruz ve duyabildiğimiz sesi aktarabiliyoruz. Ama hiçbir şekilde dokunma hissiyatını telefon üzerinden aktaramıyoruz. Hiçbir şekilde koku hissiyatını aktaramıyoruz. Hiçbir şekilde tat hissiyatını aktaramıyoruz. Şimdi hayatımızda duyuların interneti diye yeni bir konseptin girebileceği bir dünyaya doğru gidiyoruz. Bunun için değişik aparatlar var. Bazen dile takılan bir aparat var kablosuz olarak. Siz bir yemek yediğiniz zaman tuzluysa karşı tarafın dilinde de böyle ufak bir tuz hissi veriyor. Şimdi 6G ile beraber daha fazla duyunun bize taşınması gibi teknolojiler gelişecek.
3G hayatımızdan kademeli çıkacak: Özellikle teknolojik olarak baktığınız zaman eski nesli teknolojilerin hem enerji tüketimi daha fazladır hem de elimizde olan frekansı daha verimli kullanabilecek yeni teknolojiler var. 3G teknolojisini kullanan telefon oranı belli bir oranın altına gerilediğinde hayatımızdan çıkma durumu olacak. Ama şunu da unutmamız gerekiyor. Öncelikle bizim vermiş olduğumuz bir şart var. 2029’a kadar 3G teknolojisini canlı olarak tutmamız gerekiyor. Belli illerdeki telefon oranı, 3G’li telefon oranı düştüğü zaman orada 3G teknolojisini kapatacağız. O 3G teknolojisindeki frekansları daha verimli 4G ve 5G teknolojileri için kullanacağız. Aynı zamanda 3G baz istasyonları daha fazla enerji tüketiyor.
Deniz altından dijital otobana alternatif yol
Biz Türkiye’nin dijital omurgasını yönetiyoruz. Türkiye’nin dijital omurgasını yönetirken de dünyadaki stratejik konumumuz gereği riskleri de bertaraf etmemiz gerekiyor. Akdeniz bölgesinde geçen çok büyük ve dünyanın internetinin çoğunun üzerinden geçtiği bir denizaltı fiber kablo var. Akdeniz’den boylu boyunca Cebelitarık Boğazı’na kadar giden bir hat var diye düşünebilirsiniz. Orası da bir dijital otoban.
Biz de dedik ki buna bir alternatif olarak İzmir’den çıkalım. Önce Girit Adası’na gidelim. Girit Adası’ndan Hanya’dan Milano’ya gidelim. Milano bütün internetin toplandığı merkez. Biz Balkanları es geçerek yeni bir rotayla Türkiye’nin dijital omurgasına daha bir yedek ve güvenli bir alternatif sunuyoruz. Herhangi bir sorunda trafiği alternatifli bir şekilde üzerimizden geçirmeyi sağlayacak.