Bilinç arttı tasarruf yarışı başladı

Yeşil dönüşümün basınçlı hava sektöründe büyük bir değişikliğe neden olduğunu vurgulayan Atlas Copco Kompresör Tekniği Genel Müdürü Nuri Köse, kullanıcıların bilinç seviyesinin değiştiğini söyledi. Enerji verimliliği elde etmek için talebin arttığını belirten Köse, işletme giderinin yüzde 20’sini kompresörlerin oluşturduğuna dikkat çekti.

YAYINLAMA
GÜNCELLEME

Başak Nur GÖKÇAM

Hemen her sektörde basınçlı havaya ihtiyaç duyulduğunu söyleyen Atlas Copco Kompresör Tekniği Genel Müdürü Nuri Köse, “Bu nedenle farklı ürün gruplarıyla ve farklı teknolojilerle ilerliyoruz. Bu hem bizim şirket içindeki finansal sürdürülebilirliğimizi hem de diğer şirketlerin sürdürülebilir hizmet vermesine etki ediyor” dedi.

Basınçlı havanın bir tesisteki giderin ortalama yüzde 15 ila 20’sini oluşturduğuna dikkat çeken Köse, “Sektörüne göre değişebilir ama genelde elektrik faturasına bakıldığı zaman 1 milyon liralık bir faturanın 200 bin lirasından kompresör odasının sorumlu diyebiliriz. Dolayısıyla küçüklü büyüklü her işletme basınçlı hava sistemindeki iyileştirmelerle, enerji tasarrufu sağlayabilir” diye konuştu.

Verimlilik ekibi kuruldu

Sektördeki enerji verimliliği bilincine ilişkin değerlendirmede bulunan Köse, “Bundan 12 yıl öncesinde Ankara’da Bölge Satış Mühendisi olarak görev alırken, enerji verimliliği projesi yapabilmek için müşterilere neredeyse yalvarırdım.

Tek istediğim kompresör odalarını ziyaret etmek, ölçüm yapmak ve ölçümler sonucunda da sunacağım raporla elde edebilecekleri tasarrufu somut delillerle sunmaktı. Üstelik bunu ücretsiz yapacağımı söylememe rağmen 10 sanayiciden yalnızca 2’sinden randevu alabilirdim. Şimdi ise tam tersi, onlar özel olarak ulaşıp enerji verimliliği hakkında bilgi almak, ölçüm yaptırmak istiyorlar.

Öyle ki bu iş için özel olarak ‘Enerji Verimliliği’ ekibi kurduk” dedi. Basınçlı hava kullanıcılarının bilinç seviyesinin değiştiğini özellikle vurgulayan Köse şöyle devam etti: “Bizim sektörümüzdeki en büyük değişikliğin enerji verimliliği alanındaki bilinç olduğunu söyleyebilirim. Bunda elbette en büyük etkenlerden biri enerji maliyetlerinin artışı, durumun faturalara ciddi boyutta yansıması. Fakat devletin de bu noktada teşvik edici VAP projelerinin etkisi büyük. Devletin verimliliği destekleyen projeleri var. Yatırım maliyetlerinizde yüzde 35’e varan oranlarda hibe destek alabiliyorsunuz.”

Kadın çalışan sayımızı artırmaya odaklandık

Atlas Copco kültürünün inovasyon, etkileşim ve sözünün arkasında durma temelleri üzerine kurulu olduğunu belirten Köse, sürdürülebilirlik hedeflerinde önceliklerinin insan olduğunu belirterek “Özellikle kadın çalışan konusunda çok netiz. Ofis ekibimizin yüzde 50’si kadın çalışanlarımızla ayakta duruyor.

Teknik kadromuzun ise yüzde 23’ü kadın. Bu oranı 2030 yılında yüzde 30’a ulaştırmayı hedefliyoruz” dedi. Ayrıca genç mezunlar için de istihdam alanı oluşturduklarını belirten Köse, “Önceliğimiz bizimle staj yapan, tanıdığımız arkadaşlarımız. Onlarla çalışma fırsatımızı değerlendirip, yolumuza devam etmek için özel bir çaba sarf ediyoruz.

Burada ayrıca önem verdiğimiz nokta kapsayıcılığa verdiğimiz değer. Biz Atlas Copco olarak tüm çalışanlarımıza aynı konforu sunmaya özen gösteriyoruz. Bu nedenle de 2 yılda bir memnuniyet için anket çalışması yapıyoruz. Geri dönüşler sonrasında da toplantılarla geliştirmeye odaklanıyoruz" dedi.

Sürdürülebilir eğitim sağlıyoruz

Her çalışanın eğitime katılması gerektiğini söyleyen Nuri Köse, “Tedarikçilerimizin ve distribütörlerimizin de bu eğitimin özet halinden geçmesini bağlılık dokümanını imzalamasını talep ediyoruz. Burada da yüzde 100’ün altı kabul edilmez” dedi. Eğitimlerin diğer bir kolunun da çalışanlara ‘sürdürülebilirlik’ temalı eğitimler vermekten geçtiğini ekleyen Köse, “Burada da kilit noktalarımız var. Çalışanın iş alanına özel olarak tanımlanan eğitimler tamamlanmazsa, o alanda çalışana görev verilmiyor” diye konuştu.

İş güvenliği hassas noktamız

Sürdürülebilirlik temasının Atlas Copco’nun kültüründe olduğunu belirten Köse, “Her başlıkta bu tema üzerinde çalışmalarımıza devam ediyoruz. Bu anlamda en hassas olduğumuz noktalardan biri de iş güvenliği ve sağlığının sürdürülebilir çözümlere sahip oluşu. Bunun için özel olarak ‘Ramak Kala’ adlı bir uygulama geliştirdik ve uygulama ile sahada görev yapan arkadaşlarımızın o an için risk yaratabilecek faktörleri gözlemleyerek, uygulama üzerinden bildirmelerine odaklanıyoruz. Denetimin sürdürülebilirliği de bizim için önemli bir mesele” dedi.