Hatay'ın 117 adet vakıf eseri 2600 kare fotoğrafla belgelendi

Vakıf Katılım tarafından 2022 yılında vakıf kültürünü yaşatmak amacıyla başlatılan çalışmanın sonucunda Hatay’ın 117 adet vakıf eseri, 2600 kare mimari fotoğraf ve 500 sayfalık bir külliyat ile belgelendi. Yapılan bu değerli çalışma sayesinde Hatay’ın restorasyon ve yeniden yapılanmasında başvurulabilecek değerli bir envanter oluştu.

Haber Merkezi
YAYINLAMA
GÜNCELLEME

Günay DEMİRBAĞ- Vakıf Katılım, Üsküdar Mimar Sinan Çarşısı’nın restorasyonunu gerçekleştirerek Mimar Sinan Galerisi haline dönüştürdü. Böylece hem bulunduğu lokasyona, hem de şehre değerli bir sergi alanı kazandırdı. Galeri ilk olarak Kuş Evleri Sergisi ile İstanbulluları tanıştırdı ardından da, depremden bir gün önce Hatay’ın son halini yansıtan 5 Şubat Hatay Sergisi’ni açtı. Selçuklu ve Osmanlı eserlerinin bir envanterini oluşturmak amacı ile başlayan çalışma yaklaşık üç ay sürdü. Özel çekilmiş, mimari açıdan da ölçümlendirilerek olası bir restorasyon çalışmasında bir kaynak oluşturabilecek fotoğraflar, depremden sonra daha da önemli bir arşiv çalışmasına dönüştü. Vakıf Katılım’ın gerçekleştirdiği adeta Hatay’ın depremden önceki şehir hafızasına dönüşen fotoğrafların, hazırlık aşamasından galeride sergilenmesine kadar geçen aşamalar hakkında Vakıf Katılım İnsan Kaynakları ve Kurumsal İletişim Direktörü Ersin Çatalbaş’dan bilgi aldık.

 Son yıllarda çalışmalarıyla adını sık duyduğumuz Vakıf Sanat’tan bahseder misiniz?

 Kurumsal İletişim departmanımızın içerisinde Vakıf Sanat diye bir merkez oluşturduk. Sosyal sorumluluk projelerine yaptığımız katkılar, açtığımız sergilerimiz gibi çalışmalarımızı hepsini de buraya topladık, vakıf sanat bünyesinde yapıyoruz. Vakıf Sanat’ın kurumsal iletişim bünyesinde sıkça duyacağınız bu tip çalışmaları olacak. Kurumsal iletişimde yaklaşık 12 kişilik bir ekibimiz var, sanatsal alanda yürüttüğümüz çalışmalarda ya orijinaline yakın olsun, ya da bizim bilmediğimiz uzman gözüyle görünen noktaların ortaya çıkması için sıklıkla proje bazında danışmanlık alıyoruz.

Üsküdar’da bulunan Mimar Sinan Çarşısı’nı bir sergi alanı olarak şehre kazandırmanızdan bahseder misiniz?

 Vakıflar genel Müdürlüğü ile yürüttüğümüz proje kapsamında özellikle Mimar Sinan’ın büyük eseri olarak bilinen Üsküdar’da bulunan ve Valide Atik Camii’nin külliyesine gelir getirmek amacıyla yapılan bu büyük hamam yıllarca hor kullanılmış ve en son çarşı olarak hizmet veriyordu.2017’de Vakıflar Genel Müdürlüğü burayı devir aldı. Sonra Vakıf Katılım olarak buranın restorasyon çalışmasına başladık. Orijinaline uygun bir şekilde yapılması için sanatsal destek alındı ve altı ay gibi kısa bir sürede bu hale geldi. Vakıf Katılım aslında finans alanında bir referans kurum fakat adımızdan ve yüzlerce yıllık vakıf kültürümüzden aldığımız güçle, ecdat yadigârlarını hem bugüne taşımak hem de gelecek nesillere aktarmak gibi bir misyonumuz var. Dolayısıyla biz misyonumuz çerçevesinde sadece burası için değil Türkiye genelinde birçok vakıf eserinin ve ihya edilmesi ile uğraşıyoruz, ilgileniyoruz. Bu kapsamda Üsküdar’da yer alan bir kısmı müze olan bu yapı da bunlardan bir tanesiydi. Burada, Yeni Cami’de olduğu gibi bir çok külliyede, türbede vakıf eserlerinin ihya ve restorasyon çalışmalarında görev alıyoruz. Bundan sonrası için de birçok plan var. Bir bütçe ayırıyoruz ve Vakıflar Genel Müdürlüğümüzün değerlendirmesiyle, ayırdığımız bütçe kapsamında destek oluyoruz.

Vakıf Sanat’ın ilk sergisi olan Kuş Evleri Sergisi’ni başka yerlerde görebilecek miyiz?

 Daha önce açtığımız Kuş evleri sergisi hem mekan olarak hem de Vakıf Sanat adı altında ilk sergi çalışmamız oldu. Kuş Evleri envanter olarak bizde muhafaza altında. Zaman zaman özellikle yerel yönetimlerin talebi, milli eğitimin talebi doğrultusunda belirli yerlerde gezdirmek suretiyle tüm vatandaşlarımıza tanıtmak istiyoruz. Başka yerlerde ve şehirlerde Kuş Evleri sergisini görme imkânımız olacak. Yer, zaman gösterdiklerinde sergiyi her yere götürme imkânına sahibiz.

 Yeni serginiz 5 Şubat Hatay Sergisi fikri nasıl başladı ve nasıl gelişti?

 2022 yılının Haziran-Temmuz aylarında, Vakıf eserlerini hem bugüne aktarmak, tanıtmak hem degelecek nesillere iletme misyonu çerçevesinde başka bir proje daha başlattık. Proje başlangıç noktası şuydu; biz aslında medeniyet timsali olarak gördüğümüz Selçuklu ve Osmanlı’dan bugüne kadar gelmiş vakıf eserlerinin bir külliyatını, bir envanterini oluşturmak istedik. Sonra bütün ülke neredeyse vakıf eserleri cenneti olduğu için nereden başlayacağımızı düşündük. Bilimsel anlamda uzmanı olan kişilerle yaptığımız istişarelerde Hatay, hem medeniyet beşiği hem çok kültürlü, çok dinli olması, bir tarafı Akdeniz, bir tarafı Doğu’ya doğru açılan kozmopolit bir şehir olması nedeniyle ön plana çıktı. 2022’nin Eylül ayında profesyonel bir fotoğraf ekibiyle üç ay kadar süren bir çalışma başlattık. Böylece Hatay’ın bütün vakıf eserleri yaklaşık 2600 karede fotoğraflandı. Bu çalışmalar yapılırken iki tanesi cami, bir tanesi de türbe, bir han ve üç dükkândan oluşan yedi tane de vakıf envanterine kayıtlı olmayan eser ortaya çıkarıldı. Bunlar da dahil olmak üzere sanatsal olmakla birlikte aynı zamanda mimari açıdan 117 tane vakıf eserinin 2600 kare fotoğrafı çekildi. Çünkü restorasyon ve ihya etme misyonumuz çerçevesinde, fotoğraflar özel çekilmiş, mimari açıdan da ölçülendirilerek olası bir restorasyon çalışmasında da, bir kaynak olarak sunmak istedik.

 Detaylı çalışma 3 ayda tamamlandı

 Berica Nevin Berberoğlu ve ekibi ile yapıldı. Ekibinin içerisinde fotoğraf sanatçıları, ışıkçılar, mimarlar, kendi alanında uzman sanat tarihçileri bulunuyor. Olası bir restorasyonda kullanılmak üzere matematiksel hesaplarla ortaya koyacak şekilde çektiler. İç ve dış mekân fotoğraf çekimlerinde metrik ölçümlerle, ast, üst, çatı, kubbe vs açılarını görebilecek – ölçümleyebilecek çekimler yapıldı. Bunlar önemli detaylar olduğu için 3 aylık bir sürede gerçekleştirildi. Çalışmadan sonra ne yazık ki 6 Şubat’taki elim hadise ile karşılaştık. Depremden yaklaşık bir hafta sonra Hatay’a gittik. Elimizde fotoğrafları olan hemen hemen hiçbir eser artık ortada yok. Parlamento binası, tarihi Kurtuluş Caddesi, birçok konak, han, hamam, cami, mescidin birçoğu ya enkaz halinde ya da ağır hasarlı. Uçtum Mescidi, Kantara Camisi gibi külliyatlı olmayan tek katlı yapıların küçük minareleri devrilmiş ama yine ağır hasarlı olması bizi çok üzdü. Aslında birkaç ay önce fotoğraflamış olmanın bizim açımızdan bir teselli kaynağı olduğunu da düşünmeye başladık. Son kareleri bizde. Daha öncesinde Hatay’daki vakıf eserlerine özel bir araya getirilmiş bir çalışma yok. Ayrı ayrı yapılmış doktora çalışmaları var ama profesyonel anlamda bir araya getirilmiş bir külliyat yok. Külliyat anlamında basılı hale getirdik, tamamlanmak üzere bittiğinde kütüphaneler ve yerel yönetimlere dağıtacağız. Basılı 500 sayfalık külliyatın içerisinde hem Türkçe hem de İngilizce olmak üzere fotoğraflar ve bilgiler yer alıyor. Fotoğraflarda herhangi bir filtre kullanılmadı. Camiler, Külliyeler gibi bölümlerden oluşuyor. Sütunlardaki taş işçiliğinin detaylarına kadar fotoğrafları bulunuyor. 2600 kareden oluşan daha teknik ayrıntılar bizim elimizde ve restorasyon çalışmasında bulunmak isteyenlere bilabedel olarak gönül rahatlığıyla verebiliriz.

 Hatay’ın fotoğraf envanteri restorasyon çalışmalarına kaynak olacak

Sonrasında da enkaz haline dönem ve ağır hasarlı olan vakıf eserlerinin yeniden inşası için birçok sivil toplum kuruluşu birçok yerel yönetim hem de devletimiz ciddi kaynak ayırmış, seferber olmuş durumda. Onlara da kaynak olması açısından bunları paylaşacağız, böylece vizyon ve misyonumuzu tamamlamış olacağız.

 "Sergide Hatay’ın depremden önce en son çekilmiş fotoğrafları yer alıyor"

 2600 kareden sergi içerisinde toplam 59 adet fotoğraf yer alıyor. Sergide önce şehrin genel bir girişini göreceksiniz sonra sokaklar, caddeleri, konaklar yerel Antakya evleri, çarşılar yer alıyor ve cami, mescitlerle bitiyor. Şu anda sergideki fotoğraflardaki birçok eser ya yok ya da ağır hasarlı. Özellikle öncesi-sonrası diye fotoğrafları koymadık çünkü sonrasını gidenler yerinde, gitmeyenler fotoğraflardan gördü dolayısıyla Antakya’nın bu haliyle hatırlanmasını istiyoruz. Hatay’ın beş Şubat’taki halini görmeyenler için sergimizdeki fotoğraflarda göstermek istedik. Sergi 26 Kasım’a kadar açık kalacak, bu süre talebe göre de uzatılabilir